İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/786 E. 2018/1716 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/786
Karar No
2018/1716
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2017 KARAR TARİHİ : 25/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2019 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket tarafından Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından 23/03/2010 tanzim ve 30/04/2010 vade tarihli 100.000 Tl bedelli bono ile müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket hakkında davalı şirket tarafından kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapılarak, müvekkili şirkete ait işyeri olarak kullandığı Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Alaattinbey Mah, 626 Sok., ... kapı numarasında kain ve tapunun 2790 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki dükkanın icra yolu ile satıldığını, müvekkili şirkete ait söz konusu taşınmazın değerinin 300.000 Tl olarak beblirlendiğini ve davalı şirket tarafından taşınmazın satışı istendiğini, 12/10/2012 tarihinde yapılan 1. Satış gününe kimse katılmadığını, müvekki şirkete ait taşınmazın 2. Satış günü olan 22/10/2012 tarihinde davalı şirket tarafından alacağına mahsuben 123.000 TL bedel ile satın alındığını, müvekkili şirketin davalı şirkete borcu olmamasına rağmen davalı şirket tarafından Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılması nedenyle Bursa 4. ATM'nin ... sayılı dosyasıyla Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takip miktarına ilişkin menfi tespit davası açıldığını, taşınmazın değerinin satış tarihinde 300.000 Tl olduğunu, davalı şirketin 123.000 TL ile satın alınmış olduğunu, müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu nedenlerle müvekkili şirkete ait Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Alaattinbey Mah, 626 Sok, N:... adresinde bulunan taşınmazın mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu satışın gerçekleştiği tarihteki gerçek değerinin belirlenen davalı şirketin 123.000 TL bedel ile satışı gerçekleştirmesi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın tespit edilmesini ve davalı şirketten tahsil edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davalı şirketin Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla müvekkili şirket aleyhine yapmış olduğu haksız icra takibi sonucu müvekkili şirkete ait Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Alaattinbey Mah., 626 Sok., No:... adresinde bulunan taşınmazın gerçek bedelinden çok düşük bir bedelle satmış olması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zarar olarak şimdilik 50.000 TLnin satış tarihi olan 22/10/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, daval ışirketin müvekkili şirkete ait olan aynı zamanda şirketin işyeri olarak kullandığı taşınmazı haksız olarak satarak müvekkili şirketi tahliye etmesi nedeniyle müvekkili şirketin ödediği kira bedelleri olarak şimdilik 25.000 Tlnin tahliyenin gerçekleştiği 30/10/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalı şirketin Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla müvekkili şirket aleyhine yapmış olduğu haksız icra takibi, müvekkili şirketin taşınmazını sattırması ve müvekkili şirketi tahliye etmesi sonucu müvekkili şirketin itibarının zedelenmesi nedeniyle 10.000 Tl manevi tazminatın satış tarihi olan 22/10/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Buras 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davacı hakkında 91.507,98 Tl asıl alacak ve ferileri nedeniyle icra takibi başlattığını, takibin yasal süresinde kesinleştiğini, kesinleşme üzerine de davacıya ait bir kısım gayrimenkul mallar üzerine haciz konularak satış işlemlerine başlandığını, davacı ile davalı arasında bir akdi ilişkinin farklı farklı şekillerde yorumlanmasından doğan ihtilafın kesin hüküm ile çözümlenmiş olup, müvekkilinin iddiasında haklı çıktığını, müvekkilinin herhangi bir kötü niyeti yahut zarar verme kastı olmadığını, davaya konu edilen ve bedeli nedeniyle zarara uğranıldığı iddia edilen mahcuz malın yürürlükte olan yasaların emrettiği tüm kural ve kaidelere uygun bir şekilde satıldığını, satış aşamasında vaki olan hem bedele hem de ihaleye yönelik tüm itirazların reddedildiğini, menfi tespite ilişkin hükmün kesinleşmes iile müvekkilinin takip alacaklısı olduğu ... esas sayılı dosyaya müracaat ederek kendisine yapılan fazla ödemenin hesaplanmasını istediğini, müvekkilinin mezkur parayı icra müdürlüğüne ödediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, taşınmazın açık arttırma şartnamesi ve tutanağı, taşınmazın açık arttırma ilanı, Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında gerekçeli kararı, tahliye teslim tutanağı, kira sözleşmeleri, keşif, bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davalı tarafından davacı borçlu aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında davacının taşınmazının düşük bedelle satılması sebebiyle davacının zararının varlığı ve davacının icra takibi sebebiyle kira alacağı ile ticari itibarının zedelenip zedelenmediği ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin açılmış alacak davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 1 inşaat, 1 emlak ve 1 icra konusunda uzman hesap bilirkişisi eşliğinde keşif yapılmıştır. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 12/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Borçluya ait taşınmazın satılarak paraya çevrilmesinden elde edilen miktardan alacaklıya yersiz olarak ödenen miktarın faizi ile birlikte Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından iade edildiği fazla ödenen bu miktara ilişkin iadesi gereken herhangi bir bedel bulunmadığını, dava konusu taşınmazın zemin kat + ara kat +1. Kattan müteşekkil 65 m2 taban alanlı dükkanın değerinin 325.000 Tl olduğu, dava tarihi olan 13/06/2017 tarihi itibariyle değerinin 470.460,00 Tl olacağı, kira tazminatına hükmedilmesi halinde davacının dava konusu taşınmazı tahliye ettiği 01/11/2013 tarihinde dava tarihi olan 13/06/2017 tarihine kadar 2 adet taşınmaz için ödediği toplam kira bedelinin 83.265,00 Tl olacağı mütalaa edilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 09/11/2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile taşınmaz zararı sebebiyle, 202.000 TL, kira bedeli sebebiyle 83.265 TL ve manevi tazminat sebebiyle 10.000 TL alacağı olduğunu, davayı 260.265,00 TL arttırarak toplam 295.265,00 TL olarak ıslah etmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasında kambiyo senedine özgü takip başlatılarak takibin kesinleştiği ve davacıya ait Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Alaattinbey Mah, 626 Sok., ... kapı numarasında kain ve tapunun 2790 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki dükkanın icra yolu ile satılması sebebiyle zararının olduğu ileri sürülmüş olup davalı ise icra takip dosyasına konu alacağının olduğunun kesinleşmiş yargı kararıyla sabit olduğunu yasal yollara başvuruda bulunduğunu savunmuş olup uyuşmazlık, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasına konu alacağın Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı menfi tespit davasında borçlu olmadığının tespiti sebebiyle, davacıya ait Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Alaattinbey Mah, 626 Sok., ... kapı numarasında kain ve tapunun 2790 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki dükkanın değerinden az fiyata satılması sebebiyle zararı ile dükkandan tahliyesi üzerine ödediği kira geliri ve manevi zararın olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı menfi tespit dosyasında, davalının, asıl alacaklı olduğu miktarın 8562,09 TL olduğu ve verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesince incelenerek 30/03/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla davalı alacaklının 100.000 TL bedelli bono sebebiyle 91.507,98 TL üzerinden takip başlattığı bu miktarın 8562,09 TL dışında kalan kısmı yönünden davalının takip başlatmasında haksız olduğu sabit olup ticari ilişkinin mal alım satımından kaynaklandığı davalının alacağın varlığı ve miktarının bilebilecek durumda olduğu, alacağın likit olduğundan 82.945,89 TL üzerinden takip başlatmasında haksız ve kötü niyetli olduğu sabittir. Diğer yandan hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Davalı tarafından her ne kadar hak arama özgürlüğü, alacak için yasal yollara başvurulduğu ileri sürülmüş ise de 8562,09 TL yönünden haklı olduğu, bakiye kısım yönünden alacağının olmadığını bilebilecek durumda olduğu kötü niyetli olduğu ve haksız olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) “Dürüst davranma” başlıklı 2. maddesinde; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; Dürüstlük kuralı, herkesin uyması gerekli olan genel ve objektif bir davranış kuralıdır. Genel olarak dürüstlük kuralı kişilerin tarafı oldukları hukuki ilişkilerde dürüst, namuslu, ahlaklı ve diğer kişilerde yaratılan güvenle tutarlı şekilde davranmalarını ifade eder. Buna göre belirli bir hukuki ilişkide dürüstlük kuralına uygun davranış; toplumdaki dürüst, namuslu ve orta zekalı bir kişinin, genel ahlâk, doğruluk ve karşılıklı güven esaslarına uygun davranış biçimidir. Dürüstlük kuralına uygun bu davranışın belirlenmesinde, toplumda geçerli olan genel ahlâk kuralları, günün adet ve uygulamaları, davranışın söz konusu olduğu hukuki ilişkilerin içerik ve amaçları da dikkate alınacaktır (DURAL, M. / SARI, S.: Türk Özel Hukuku 6. Baskı İstanbul 2011, s.226-227).Diğer bir anlatımla dürüst davranma “bir hak sahibinin hakkını kullanırken veya bir borçlunun borcunu yerine getirirken iyi ve doğru hareket etmesi yani dürüst, namuslu, makul, fiilinin neticesini bilen, orta zekalı her insanın benzer hadiselerde takip edecek olduğu yolda hareket etmesi” anlamındadır. e bunların kullanılmasının şartlarını ve şeklini ilgili hak yönünden özel olarak düzenlemiştir. Ancak, hayatın sonsuz ihtimallerinin önceden öngörülmesinin ve bunların en küçük ayrıntılara kadar düzenlenmesinin imkânsızlığı karşısında, bütün hakların kullanılmasında dikkate alınacak genel bir sınırlama koyma ihtiyacı duyulmuştur. Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı, bu açıdan uyulması gerekecek genel kurallar olarak karşımıza çıkmaktadır (DURAL / SARI, s. 225). TMK’nın 2. maddesinde, hakların dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerektiği ifade edilmiş, ardından hakların açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı belirtilmiştir. Bu ifade şeklinden yola çıkarak; bir hakkın kullanılmasında dürüstlük kuralına uyulmamasının müeyyidesinin, bu hakkın açıkça kötüye kullanılmış sayılması ve hukuken korunmaması olduğu kabul edilebilir. (DURAL / SARI, s. 225). Bir hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması suretiyle başkasına bir zarar verilmesi hakkın kötüye kullanımını oluşturur. TMK’nın 2/I hükmü herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. Hakkın kullanımı ölçütünü Türk Medeni Kanununa göre dürüstlük kuralları verir. Bunun yanında ayrıca hak sahibinin başkasını ızrar kastıyla hareket etmiş olup olmadığını araştırmaya gerek yoktur. Önemli olan başkasına zarar vermek kastı değil, hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması sonucunda başkasının zarar görmüş olmasıdır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/5-2801 Esas ve2018/86 Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere) Davalının alacağının 8562,09 Tl olduğu halde 100.000 TL bedelli bono sebebiyle 91.507,98 TL üzerinden takip başlattığı, bonoya dayalı kambiyo senedine özgü takiplerde imzaya itiraz edilmediği ve borcun ödenmediği takdirde takibin kesinleştiğinden, davalının icra takibinde hak arama özgürlüğü, yasal yollara başvurma iddiasının yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere TMK' nı 2. Maddesi uyarınca dürüstlük kuralı gereği hakkın açıkça kötüye kullanımı niteliğinde olup yapılan haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle meydana gelebilecek doğrudan zararlardan davalı sorumludur. Dolayısıyla dava konusu taşınmazın tarafların yer aldığı Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında bilirkişilerce 13/02/2012 tarihinde değerinin tespit edildiği ve değere karşıda itiraz edilmediğinden 300.000 TL değerinin tarafları bağlayacağı ve 123.000 TL ye taşınmazın satıldığından davacının taşınmazın satılması sebebiyle 177.000 TL doğrudan zararı olup bu miktar zarar yönünden dava tarihinden önce temerrüde davalı düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davanın kısmen kabulune, dolaylı olarak ileri sürülen kira geliri zararının menfi tespit davasında kötü niyet tazminatına hükmedilmediği ve davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmayarak kesinleştiğinden dolaylı zararlardan olan kira geliri zararına hak kazanamayacağından reddine, manevi tazminat talebi yönünden davalının icra takibi başlatılarak yasal yollara başvurması ve icra hukukuna uygun olarak taşınmazın satılması sebebiyle davacının kişilik haklarının zedelendiğinin, ticari itibarın sarsıldığının, müşteri kaybına uğradığının ispat edilemediğinden manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen KABUL, kısmen REDDİ ile, A)177.000,00TL taşınmaz satış sebebiyle uğranılan zarara ilişkin alacağın 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Davacı tarafın kira bedeli ve manevi tazminata yönelik alacak taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.090,87 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 5.896,26 TL'nin (1.451,59 TL peşin harç + 4.444,67 TL ıslah harcı olmak üzere) mahsubu ile bakiye 6.194,61 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1.500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 134,50 TL, keşif harcı 253,80 TL, keşif araç ücreti 150,00 TL olmak üzere toplam 2.038,30 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.221,88 TL yargılama gideri ve 5.896,26 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.118,14 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 16.570,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 12.211,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/786, K. 2018/1716, T. 25.12.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-786-e-2018-1716-k-e1f477c05156