İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/755 E. 2018/193 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/755
- Karar No
- 2018/193
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : YAPI KREDİ FİNANSAL VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/06/2017 KARAR TARİHİ : 13/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/02/2018 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigorta edilen ... plaka sayılı aracın 18/03/2016 tarihinde davalıların malik ve işleteni bulunduğu .............. plaka sayılı aracın çarpması neticesinde ağır hasarlandığını, trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde... plaka sayılı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, mezkur kaza nedeniyle sigortalı aracın pert total kabul edilerek belirlenen toplam 43.865,00 TL hasar bedeli sigortalıya ödendiğini, davalıların kazaya ve hasara tamamen kusur ile sebep olan aracın malik ve işleteni olması nedeniyle 2918 ksayılı KTK 85 ve müteakip maddeleri ile TTK gereği sorumlu olduğunu, davalılara ait aracın olayda tamamen kusurlu bulunması, müvekkili şirketin büyük zararına yol açması talebin de sadece trafik kaydına olduğu dikkate alınarak HMK'a göre teminatsız olarak .............. plakalı aracın ve varsa davalıların dava konusu borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkullerin kaydına 3. Şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati haciz vasfında icrai satışa da engel olacak şekilde ihtiyati tedbir konularak,22.998,75 TLnin son ödeme tarihi olan 20/07/2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Yapıkredi Finansal Kiralama ...... Vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin finansal kiralama faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, kiracının seçimi ve talebi üzerine 3. Şahıslardan veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka bir suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında kiracıa bırakmakta ve bu amaçla kiracı ile aralarında finansal kiralama sözleşmesi akdolunduğunu, Müvekkili şirketin T.C. Ankara 34. Noterliğinin 11 eylük 2013 tarih ............ yevmiye nolu, ........... sözleşme numaralı, düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi ile dava konusu .................. palakı aracı, diğer davalı ..... ... Tic. A.Ş.'ne finansal kiraladığını ve teslim ettiğini, aracın mülkiyetinin finansal kiralama şirekitne ait olsa bile yararlanma ve kullanma hakkının kiracıya ait olduğu ve malın zilyedinin kiracı olduğu dolayısıyla üçüncü kişilere verilecek zararlardan da kiracının sorumlu olduğunu, bu sebeplerle sadece finansal kiralama konusu araçların kredi vereni olan ancak 6361 sayılı Yasa gereği mülkiyet sahibi müvekkili şirkete husumet yokluğu sebebiyle hiçbir iddia ve talebin yöneltilemeyeceğini, bu nedenlerle husumet itirazında bulunduklarını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Diğer davalı .................. İnş. Taah. Tur. Ve Pet. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ilgili araç sürücüsünün kazanan meydana gelişi ile ilgili olarak tamamen kusurlu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile ilgili aracın sürücüsünün tamamen kusurlu olmadığını öncelikle kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından daha önce davalı firmaya gönderilen ihtarnamede belirtilen kusurun tamamen müvekkiline yüklenerek hesaplama yapıldığını ve ödeme talep edildiğini, talep edilen miktarın çok yüksek olduğunu, tüm zararın davalı müvekkili tarafından karşılanması anlamına geldiğini, davacı tarafın davalı müvekkiline yönelttiği dava miktarını belirlenecek kusur oranının üstünde bir rakamı oluşturduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, kasko sigorta poliçesi, kaza tutanakları, trafik kayıtları, ödeme kayıtları, ekspertiz raporu, hasar dosyası, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. Maddesine dayalı kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bilindiği üzere halefiyet ilkesi Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketi, sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise o mahkemede davasını açmalıdı Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının kasko sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davalıların malik ve işleteni olduğu... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının sigortacısı olduğu ... plakalı aracın hasarı sebebiyle ödenen 22.998,75 TL' nin davalılardan tahsilini talep ettiği, davacının sigortacısı olduğu ... plakalı aracın hususi otomobil olduğu, araç maliki Mehmet Civelek' in tacir olmadığı ve ticari işletmesini ilgilendirmediğinden nispi ticari dava olmadığı gibi yukarıda sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2018 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.