İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/726 E. 2018/1018 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/726
Karar No
2018/1018
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - . VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2017 KARAR TARİHİ : 19/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının M. Kemalpaşa ilçesi, Ormankadı köyünde kahvehane işlettiği dönemde davalı şirket ile " digitürk" tabir edilen televizyon yayınlarını izletmek maksadıyla sözleşme yaptığını, ancak sözleşmenin, dijital uydu yayını hizmet alımı için yapılacak yerde " kredili satış- cari hesap sözleşmesi" şeklinde getirilip davacıdan imza alındığını, davacının hayatında ilk defa okuduğu bu kelimelere bir anlam veremese de sözlü güvenceler ile hizmeti satın aldığını, davacının bu alışveriş sebebiyle davalı şirkete 1.160 TL borcu kaldığını, bu bedeli ödemeyince aleyhinde Bursa 16. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında hakkında icra takibi başlatıldığını, tebligatın azaya yapıldığını ve ödeme emrine itiraz süresinin geçtikten sonra davacının takipten haberdar olduğunu, tebligatın usulsüz olduğunu, imzalanan sözleşmenin tekel dayaması altında tip sözleşme şeklinde imzalandığını, tarafların hür iradeleri ile imzalanmış bir sözleşme olmadığını, davanın konusuz kalmaması bakımından Bursa 16. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında derdest olan icra takibinin faiz alacağı yönünden ihtiyaten durdurulmasına, davanın kabulü ile Bursa 16. İcra Dairesinin ... E. Sayılı esas sayılı dosyasında talep edilen faiz oranının hakkaniyete uygun bir orana nihayetinde kanunda belirlenen azami oranlara indirilmesine, fazlaya dair faiz talebi bakımından davacının indirilmesine, davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 16. İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, taraflar arasında düzenlenen kredili satış sözleşmesinde fahiş fahiş faiz oranı sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı işlettiği kahvehanede dijitürk hizmetin verilmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen kredili satış sözleşmesi kapsamında davacının borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmakla sözleşmenin niteliği gereği yukarıda açıklandığı üzere alacak davasının mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davacının 02/05/2018 tarihli beyan dilekçesinde açıklandığı üzere kahvehane işleten küçük esnaf olduğu, vergi kayıtları, Ticaret ve Sanayi Odası Kaydı ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasına dair kayıtlar ile davacının tacir olmadığının sabit olduğundan nispi ticari dava sayılmayacağı zira TTK' nın 21. Maddesi gereğince her iki tarafından birlikte tacir olması ve ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Mahkemesinin taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/07/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/726, K. 2018/1018, T. 19.07.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-726-e-2018-1018-k-ace41e808d67