İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/386 E. 2018/1715 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/386
- Karar No
- 2018/1715
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2017 KARAR TARİHİ : 25/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket aleyhine ödenmemiş fatura bedellerinin tahsili amacıyla Bursa 16. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçluya usulüne uygun şekilde ödem emri tebliğ edildiğini ve devamında borçlu tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, haksız ve mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, davalının müvekkili şirketten uçak bileti satın aldığını ve bu biletler uyarınca faturalar düzenlendiğini, davalının ödeme yapmaması sebebiyle takibe konu edildiğini, seyahat acentası olarak faaliyet gösterendavacı müvekkili tarafından bahsi geçen faturalara ilişkin hizmet sağlandığını, faturaların düzenleniş sebebi olarak uçak biletlerinin davalı şirket yetkililerince kullanılmak suretiyle davalı borçlu tarafından da temel hukuki ilişki ile kabul edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun süredir devam eden bir ticari ilişkinin bulunduğnu, bu sebeple müvekkili şirketin davalı şirkete daha önce de defalarca seyahat sağlandığını ve bu faturaların bir çoğunun ödemesi alınmışsa da takibe dayanak faturalara temel teşkil eden hukuki ilişkiye yönelik ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle davalı borçlunun Bursa 16. İcra Müdürlüğünün... esas numaralı dosyasına vak itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, Bursa 16. İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takip dosyası, faturalar, e-bilet çıktıları, e-posta çıktıları, uçuş listesi, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından 30/01/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 03/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 08/02/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 17/09/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının davalı firmayı defterlerinde 120 alıcılar ana hesabı altında 120 01 p058 alt hesabında izlendiğini, 2016 yılı defteri kapanış fişinde davacının kendi defter kayıtlarına göre davalıdan 14.182,32 Tl alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 08/02/2018 tarihli celse de yasal sürenin verildiği, davetiye gönderildiği ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete uçak bileti sattığı, hizmetin verildiği ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 17/09/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek faturalar sebebiyle davacıya borçlu olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla talebin sübut bulan asıl alacak 14.182,12 TL kısmı yönünden davanın kabulu ile bakiye kısım yönünden icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, Davalının Bursa 16. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 14.182,12TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi, icra gideri, icra vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere devamına, 2-İİK 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20' si olan 2.836,42TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 968,78 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 249,99 TL'nin mahsubu ile bakiye 718,79 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 100,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 484,43 TL yargılama gideri ve 249,99 TL peşin harç olmak üzere toplam 734,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.