İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1576 E. 2018/1661 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1576
- Karar No
- 2018/1661
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2017 KARAR TARİHİ : 18/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı borçlu şirket yetkilisinin talebi üzerine davalı borçlu şirketin Denizli ili, Honaz ilçesindeki şantiyesine 18/10/2017 tarihinde dört teknisyenini gönderdiğini, söz konusu teknisyenlerin arasından bizzat müvekkili şirketin yetkilisinin de olduğunu, yine davalı borçlu şirketin talebi doğrultusunda 18/10/2017 ve 19/10/2017 tarihlerinde detayları ekte sunulu iş emrine mevcut toplamda beş adet tabanca (Kaya Matkabı) bakımını ve onarımını yaptığını, ayrıca bakım ve onarım esnasında yedek parçalar kullanıldığını ve sonrasında da kullanılmak üzere yedek parçaların davalı borçlu şirkete bırakıldığını, 00106 ve 00105 sıra numaralı dış servis iş emirlerinin davalı borçlu şirket tarafından kaşelenerek imza altına alındığını, hal böyleyken müvekkili şirketin davalı borçlu şirkete yedek parça teslim ettiğini, bakım hizmeti verdiğini ve bakım esnasında yedek parça kullanıldığının açık olduğunu, davalı borçlu şirketin mal ve hizmet karşılığında verilen faturalara itiraz etmediğini, dolayısıyla faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmayan davalı borçlu şirket tarafından faturanın münderecatının kabul edildiğini, ancak davalı borçlu şirketin faturalara dair borcunu müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili şirketin takip alacaklısı yana herhangi bir borcu ya da taahhüdü bulunmadığını, bu nedenle talep edilen borcun tamamına itiraz ettiklerini, kabul etmediklerini, takipte talep edilen faiz oranının fahiş olup faiz oranına itiraz ettiklerini, ancak davalı borçlu şirketin icra takibine itirazında anılan faturalara ait borcun ödediğine dair bir belge sunmadıklarını, herhangi bir ödeme yaptığını belirtmediğini, müvekkili şirketin işlemiş faiz alacağı yönünden bir talebinin olmadığını, bu nedenle faiz oranına yapılan itirazların kabul etmediğini, bu nedenlerle borçlu şirketin Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, işyeri tescil bilgisi, dönem bordro bilgisi, servis iş emirleri, irsaliyeli faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 23/11/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 30/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 05/12/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. Talimat gereği davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 03/09/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi 23/11/2017 tarihi itibariyle davalıdan 77.974,20 TL alacaklı olduğu, davacını icra takibine konu etmiş olduğu 1 adet 49.117,50 TLlik faturanın davalıdan olan 77.974,20 Tl'lik alacak toplamının içerisinde yer aldığı, davacının talep gereğince işbu icra takibi nedeniyle 1 adet fatura toplamının 49.117,50 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 24/05/2018 tarihli celse de yasal sürenin verildiği, davetiye gönderildiği ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafa davacının sunduğu iş emirlerini içerir isticvap davetiyesinin 12/06/2018 tarihinde usulune uygun tebliğine rağmen isticvap duruşmasına katılmamıştır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacı tacirin davalı şirkete ait şantiyesinde bakım ve onarım hizmeti verdiği, verilen hizmetler sebebiyle fatura düzenlendiği ve davacı tarafından alacaklı olduğu ileri sürülmüş, davalının ise cevap dilekçesi sunmadığından davacının iddialarını inkar ettiğinden uyuşmazlık, faturaya konu hizmetin verilip verilmediği ve bedelin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 03/09/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi davalıya düzenlenen iş emirlerini içerir isticvap davetiyesinin usulune uygun tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığından isticvaba konu iş emirlerinin ikrar edildiği dolayısıyla davacı tarafından hizmetin verildiğinin sabit olduğu, fatura bedelinin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilmediğinden davanın kabulu ile davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulune, davacının icra inkar tazminatına ilave kötü niyet tazminatının yasal unsuru olmadığından reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, Davalının Bursa 10. İcra müd. ... e. Sayılı icra takip dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-İİk 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 si olan 9.823,5 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin fazla talep edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.355,22 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 838,81TL'nin mahsubu ile bakiye 2.516,41 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 450,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 201,20 TL olmak üzere toplam 651,20 TL yargılama gideri ve 838,81 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.490,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5.752,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2018 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.