İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/15 E. 2018/909 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/15
Karar No
2018/909
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/01/2017 KARAR TARİHİ : 05/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı aleyhine müvekkile olan borcundan dolayı Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icta takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına yaptığı haksız itirazında borca, ferilerine ve faize, müvekkiline borcu olmadığından bahisle de asıl alacağa ve faize itiraz ettiğini, ancak davalının itirazının haksız olduğunu, çünkü davalıya icra dosyasındaki alacağın dayanağı olarak gösterilen hesap ekstresi taraflar arasındaki ticari ilişkiyi yansıttığını, bu ekstrede geçen alacakla ilgili olarak, borçlu şirkete mal teslimatı yapıldığını, bununla ilgili faturalar kesildiğini, değişik zamanlarda da hesap mutabakatları yapılarak borca ilişkin karşılıklı antrat sağlandığını, bu nedenle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, ba ve bs formları, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturalara dayalı olarak 25/05/2014 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. Davalının icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itiraz üzerine dosay Bursa İcra Dairesine gönderilmiş ve İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 26/03/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 01/04/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememizce 19/10/2017 tarihli celsede davacı tarafın ticari defterlerini mahkememiz yargı çevresi dışında olduğu anlaşıldığından davacı tarafın ticari defterlerinin bulunduğu yerin yargı çevresi içindeki Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde 1 SMMM bilirkişi incelemesi yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olmakla; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince SMM bilirkişi ... aldırılan 23/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda " Davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin incelendiği, defter tasdiklerinin TTK md. 64 hükümlerine uygun olduğu, Davacı taraf ticari defterleri yönünden yapılan incelemede 2014 yıl sonu itibariyle davalı tarafa ait borç bakiyesinin 24.821,45 TL olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. Davalı tarafa 19/10/2017 tarihli celse de ticari defterlerin incelenmesi için inceleme günü verilmesine rağmen ticari defterler sunulmadığından inceleme yapılmamıştır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 23/03/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi mazerette bildirmediği kaldı ki davalı tarafından 2013 yılında 18.670 TL lik ve 2014 yılında1 1.854 TL lik mal aldığına dair BA formu ile bildirimde bulunduğu anlaşılmakla, mal aldığının sabit olduğu ödediğinin ispat yükü davalıda olup ispat edilemediği ve davalının ticari defterleri sunmayarak ve HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın asıl alacak 24.821,45 TL kısmı yönünden kabulu ile işlemiş faiz alacağı yönünden davacının icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir belge sunulmadığından işlemiş faiz yönünden davanın reddine, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Bursa 8. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 24.821,45 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faizi, icra gideri, icra vekalet ücretiyle sınırlı olmak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 4.964,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.695,55 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 428,46 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.267,09 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 349,80 TL olmak üzere toplam 699,80 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 692,34 TL yargılama gideri ve 428,46 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.120,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.978,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT 13/2 . Maddesine göre belirlenen 267,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/07/2018 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/15, K. 2018/909, T. 05.07.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-15-e-2018-909-k-c6ee4c5a55af