İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1375 E. 2019/37 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1375
- Karar No
- 2019/37
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. .... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2017 KARAR TARİHİ : 15/01/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ............. esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ilamsız yolla başlatılan bu takibin davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine durduğunu, takibe yapılan itirazın iptali için işbu davanın açılmasının gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı ... arasında bulunan ticari ilişkinin taralar arasında düzenlenen faturalarla sabit olduğunu, borçlu şahsın var olan borç ilişkisinden doğan 6.808,60 Tl bedelli borcu ödemekten kaçındığı için kendisine 23/12/2016 tarihinde Bursa 8. İcra Müdürlüğünün .................. esas sayılı dosyasıyla yasal takip başlatıldığını, borçlunun 06/01/2017 tarihinde sunduğu dilekçeyle borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, bu haksız itiraz sonucunda da başlatılan icra takibinin kendiliğinden durduğunu, bahsedilen ekstreyi 29/02/2016 ve 25/03/2016 tarihli faturaların dilekçe ekinde bulunduğunu, borçlu tarafın yapmış olduğu haksız itirazı ile icra müdürlüğünün gereksiz meşguliyet içerisinde bıraktığını, borcun varlığının ortada olduğu halde takibin durmasına ve hakkın tecelliğinde gecikmeye sebebiyet verdiğini, bu sebeple itirazın iptaline ek olarak borçlu müddeabihin değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davaya konu icra takibinde müvekkilinin itirazının haklı olduğunu, davacının takipte kötü niyetli ve haksız olduğunun aşikar olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki cari hesaba göre davacı tarafın takip yaptığı miktar kadar alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip miktarına da açıkça itiraz ettiklerini, söz konusu alacağın muaccel hale gelmemiş olması dolayısıyla faize ve faiz miktarına, faiz oranına da açıkça itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 8. İcra müdürlüğünün............... esas sayılı icra takip dosyası, faturalar, cari hesap ekstresi, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 23/12/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 04/01/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 06/01/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 22/10/2018 tarihli raporunda özetle: Davacı şirket tarafından davalı firmaya düzenlenen faturaların, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davacı şirketin 2016 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalı firmadan 6.808,60 Tl alacaklı olduğu, icra takip 23/12/2016 tarihinde davacı şirketin davalı firmadan 6.808,60 TL asıl alacak olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulaması gerektiği mütalaa edilmiştir. Davalı tarafa ticari defterlerin inceleme günün sunulması için ön inceleme duruşmasında HMK' nın 220 . Maddesi uyarınca ihtar edildiği, ticari defterlerin sunulmadığı gibi herhangi bir mazerette bildirilmediği anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya hizmet verdiği ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 22/10/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ayrıca davalının cevap dilekçesi ve rapora karşı itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiği, ancak alacağın muaccel hale gelmediğini beyan etmiş olup alacağın muaccel olmadığı savunmasının ispat yükü davalıda olduğundan, davalı tarafından ticari defterler ve alacağın vadeli olduğuna dair herhangi bir yazılı sözleşme ve belge sunulmadığından davanın kabulu ile itirazın iptali ve takibin devamına, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, Davalının Bursa 8. İcra müdürlüğünün................ esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-İİK'nun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 1.361,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 465,10 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 82,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 382,86 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 450,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 93,85 TL olmak üzere toplam 543,85 TL yargılama gideri ve 82,24 TL peşin harç olmak üzere toplam 626,09TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.