İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1155 E. 2018/107 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1155
Karar No
2018/107
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - T.C.N.... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : T. VEKİLİ : Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2017 KARAR TARİHİ : 30/01/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/02/2018 Mahkememize tevzi edilen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili duruşmada tekrarladığı dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin otobüs işletmeciliği yaptığını ve vergi mükellefi olduğunu,müvekkilinin araç alımı için kredi kullanmak istediğini ve davalı bankaya başvurduğunu,05/04/2012 tarihinde kendisine kredi tahsisi yapılarak 2012 model ISUZU marka otobüs için 200.000,00 TL.model ISUZU marka otobüs için 200.000,00 TL.kredi kullandırıldığını,kullanılan kredi gereğince 5 yıllık bir ödeme planı düzenlendiğini ve aylık 4.568,62 TL.ödeme ile 60 aylık olmak üzere %12,36 faiz oranı üzerinden kredi tahsisi yapıldığını,alınan araç üzerine rehin tahsisi yapıldığını ve kredinin teminatlandırıldığını, müvekkili tarafından ödeme planına uygun şekilde 07/05/2012 tarihinden başlayarak 05/12/2012 tarihine kadarki tüm ödemelerini yerine getirdiğini,bu tarihten sonra müvekkilinin kredinin tamamını kapatmak istediğini bankaya bildirdiğini,kendisine kredinin tamamının kapatılması halinde erken kapama komisyonu alınacağını ve bu rakamın da 17.012,29 TL.olduğunun beyan edildiğini,müvekkilinin böyle bir ödeme yapamayacağını,alınmasının haksız olduğunu beyan etmesine rağmen,aracını satmak için rehni kaldırması gerektiğinden mecburen ödemeyi yapmak zorunda kaldığını,kalan ana para tutarının 180.302,67 TL,05/12/2012-28/12/2012 arasındaki faiz tutarının 1.299,98 TL., temerrüt tutarının 307,01 TL., BSMV'sının 80,35 TL.olmak üzere toplam 181.990,01 TL.'lık ödeme yapıldığını, erken kapama komisyonu olarak da 16.202,18 TL.komisyon,810,11 TL.BSMV olmak üzere toplam 17.012,29 TL.ödeme yapıldığını,banka tarafından erken ödeme komisyonu olarak alınan bedelin gerekçesi olarak kredinin erken kapatılmasınadn kaynaklanan banka zararının gösterildiğini,oysa bu zararın hiç gerçekleşmediğini, müvekkilinin imzalamış olduğu kredi sözleşmelerinde bu konuya ilişkin bir madde bulunmadığını,erken kapama tutarının alınabileceğine dair bir madde olsa bile bu rakamın karşılıklı olarak belirlenmiş olmadığını,bankanın krediyi kullandırırken her tür hesaplamayı yapar iken kredi sözleşmelerinde ise bu duruma ilişkin bir madde koymadığını,herhangi bir hesaplama yöntemi ve oranının da belirlenmediğini, müvekkili ile bankanın yapmış olduğu kredi sözleşmesinde erken kapatma ile ilgili herhangi bir madde konmadığını ya da erken kapatma yapılması halinde davalının hangi sonuçlara katlanması gerektiği izah edilmemişken,müvekkilinin erken kapatma yapması ile ödemek mecburiyetinde kaldığı bedelin fahiş olup,müvekkilinin ekonomik açıdan dengesizliğe düşürdüğünü beyanla, davanın kabulüne,davalıdan olan fazlaya ilişkin dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL.alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili duruşmada tekrarladığı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili Bankanın Beşevler Küçük Sanayi Şubesinin ... numaralı ticari müşterisi olduğunu, davacının imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde .................. kredi hesap numaralı, 200.000,00 TL., 60 ay vadeli ticari kredi kullandığını, davacının 28/12/2012 tarihinde kendisine bildirilen erken kapama maliyetleri dahil tutarının yatırıldığını ve kredilerin kapandığını, erken kapama maliyetine dair tutarın geri istenmesinin tamamı ile haksız ve hukuka aykırı olup mevcut yasal düzenlemeler ile Bankacılık usul ve teamüllerine aykırı bir husus bulunmadığını, müvekkilinin Banka gibi davacının da tacir olduğundan, davaya konu işlemin de ticari nitelik kazandığını, davacının davaya konu kredilerin kullanılması ile ilgili olarak da ticari işletmesine ait vergi levhası gibi belgelerin sunulduğunu,davacının tacir sıfatıyla hareket ettiği ve müvekkili Bankanın da tacir sıfatıyla işlem yapptığı kanısını uyardırdığının açık olduğunu,davacının ticari araç satın aldığını, dava konusu işlemin de ticari olduğunu, erken kapama maliyetinin yansıtılmasının bankacılık ve ticari teamüllere uygun olduğunu, tacirler arasında düzenlenen ve iki taraflı bir sözleşme olan kredi sözleşmesi şartlarının kredi borçlusunun tek taraflı beyanı ile değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu edilen kredinin ticari kredi olup, tacirler arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ve ödeme planı çerçevesinde kullandırıldığını, müvekkili Bankanın da TTK hükümlerine göre kurulan tüzel kişilik olup, TTK'nun gerekse de Bankacılık Kanunu uyarınca asli gayesinin kar elde etmek olduğunu, davacının kredisini erken kapatmak istemesi halinde, bu durumun Bankanın onayına tabi kılındığından, sözleme uyarınca davacının, Bankalarına kendisine bildirilen kredinin erken kapatılması halinde alınacak faiz/komisyon tutarlarını ödemek zorunda olduğunun tartışılmaz olduğunu, bu tutarlar toplamının da kredinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre normal vadelerinde ödenmesi halinde Bankaca alınacak faiz gelirinden daha fazla olmadığı nazara alındığında, mevcut yasalara ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığının ortada olduğunu, erken kapama maliyet tutarı olarak tahsil edilen bu bedelin her kredinin kendi şartları, vadesi, kalan süreye oranı ve sözleşmenin başlangıçtaki faiz oranı gibi sebepler ve taraflar arasındaki bağlayıcı olan sözleşmeler nazara alınarak hesaplandığını ve tahsil edildiğini,ayrıca TTK'nun 24.maddesi gereğince tacirlerin tenkis talebinde bulunmalarının da mümkün olmadığını, alınan ücretin gerçek maliyet oranını da altında olduğundan hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, müvekkili Banka tarafından alınan erken kapama maliyetinin hem taraflar arasındaki kredi sözleşmesine hem de genel bankacılık uygulamalarına uygun olduğunu beyanla, haksız, gerçeğe uymayan ve hukuken korunmayan taleplere dayalı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle alınan erken kapama komisyonunun fahiş olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak, sözleşmeye istinaden davacıya 05/04/2012 tarihinde .............................. kredi hesap numarası ile 200.000,00 TL., 60 ay vadeli otobüs alımı için kredi kullandırılmış olup, kredinin teminatına "Taşıt Rehni" ile satın alınan araca rehin tesis edilmiştir. Davalı ile davacı arasında Taşıt Rehin Sözleşmesi ile 05/04/2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve sözleşme tutarının 250.000,00 TL.olarak belirlendiği,Sözleşmenin 15-6.maddesinde "Müşterinin bakiye borcunu vadesinden önce ödeyerek hesabını kapatması bankanın kabulüne bağlıdır.Bankaca kabul edilmesi halinde erken ödeme taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde işlemiş faizin ve kalan anaparanın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapama ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF,gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödenmesi kaydı ile yükümlüdür.Bankanın erken ödeme tarihi ile vade tarihi arasındaki süre için erken ödeme sebebiyle Bankanın mahrum kalacağı ilgili kredi faiz oranı üzerinden hesaplanmış faiz tutarını da talep hakkı saklıdır" ibaresi yazılıdır. Taşıt Rehin Sözleşmesinin incelenmesinde,imzalanan taşıt Rehin Sözleşmesi 1.Sözleşmesinin konusu maddesinde 2012 model Isuzu marka, araç cinsinin,OTOBÜS (Citibüs 25+1 alt model) olduğu tespit edilmiş olup,satın alınan aracın ticari bir araç ve kredinin Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda kullandırılan ticari nitelikte bir kredi olduğu tespit edilmiştir. 05/04/2012 tarihinde 200.000,00 TL.kredinin 60 ay vadeli %12,36 faiz oranı ile kullandırıldığı aylık taksit ödemelerinin 4.568,62 TL.olduğu, 8.taksit ödemesi 05/12/2012 tarihinde kalan anapara tutarı 180.302,67 TL.olduğu kredinin 28/12/2012 tarihinde kapatıldığı, 05/12/2012-28/12/2012 tarihleri arası faiz tahakkuku yapılarak kapatıldığı, 28/12/2012 tarihinde 16.202,18 TL.komisyon, 810,11 TL.BSMV olmak üzere toplam 17.012,29 TL.erken kapama ücreti tahsil edildiği banka dekontlarından tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan 17/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle;davalı banka dekont kayıtlarında davacı ...'dan; 28/12/2012 tarihinde 180.302,67 TL.anapara tahsilatı,1.364,98 TL.kredi faiz tahsilatı,322,26 TL.kredi temerrüt tahsilatı olmak üzere toplam 17.012,29 TL.kredi erken kapama tahsilatı adı altında hesaptan tahsilat yapıldığı tespit edildiğini, davacı ...'ın hesap hareketlerinden 526-7839471 nolu kredi hesap hareketlerinden 05/04/2012 tarihinde 200.000,00 TL.nakit kredi kullandırıldığı, 07/05/2012-06/12/2012 dönemine ait taksit ödemelerinin yapıldığı,05/12/2012 tarihli 8.taksit ödemesi 06/12/2012 tarihinde yapılarak, 28/12/2012 tarihinde 180.302,67 TL.ödeme planı anapara tahsilatı açıklaması ile hesaba ödeme yapıldığı ve ödeme sonrası hesap bakiyesinin "0,00" olduğunun tespit edildiği, 526-6674663 nolu hesap hareketlerinden 28/12/2012 tarihinde 180.302,67 TL.anapara tahsilatı,1.364,98 TL.kredi faiz tahsilatı,322,26 TL.kredi temerrüt tahsilatı,17.012,29 TL.kredi erken kapama tahsilatı adı altında hesaptan tahsilat yapıldığının tespit edildiği, davalı Bankanın kullandırdığı 200.000,00 TL.taşıt kredisinden 60 ay vade sonunda 70.588,01 TL.(BSMV hariç) faiz kazancı sağlamak için davacı ile anlaşmaya vardığını,ancak 8.taksit ödemesini yaptıktan sonra 28/12/2012 tarihinden krediye 180.302,67 TL.ödeme yaparak erken kapattığı, 70.558,01 TLfaiz geliri-17.349,19 TL.taksit ödemelerinden tahsil edilen faiz=53.238,82 TL.faiz kazancından 17.012,29 TL.erken kapama bedeli talep edildiği, 36.226,53 TL.faiz kazancından feragat ettiği, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL.alacağın ödeme tarihi olan 28/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesini, yagrılama giderleri ile 28/12/2012 tarihinde tahsil edilen 17.012,29 TL., 25/03/2014 dava tarihinde 17.012,29TL*452 gün*%11,75/360=2.509,78 TL.faiz, davacı talebinin 25/03/2014 dava tarihi itibari ile 17.012,29 TL.anapara, 2.509,78 TL.faiz olmak üzere toplam 19.522,07 TL.davacı talebi olarak tespit edildiği, Yargıtay kararları ile istikrar kazanan uygulama doğrultusunda erken kapama ücreti ile alakalı olarak, bankalarca uygulanan gelen bir oran olmadığı,kullanılan kredinin niteliği ve türü,müşterinin banka nazarındaki kredibilitesi, banka müşteri ilişkileri,müşterinin bankaya olan yaklaşımı gibi sübjektif nedenlerin ön planda tutulduğu,bu sübjektif nedenler dikkate alınırken,bankanın ticari kazancından,müşteriye bağlı olarak bir kısmından feragat edildiği,banka ile müşteriye bağlı olarak bu oranın %4 ila %9 arasında değiştiğinin tesipt edildiği, davalı bankanın uyguladığı erken komisyon ücreti oranının %8 olduğu, sözleşmenin 15/6 maddesi ile davalı bankanın erken kapama ücreti tahsil edebileceği yetkisinin bulunması ve ayrıca davacının davranışının MK'nun 2.maddesinde yer alan kötü niyetli bir davranış olarak kabulü ile davasının reddi ile davaya konu uyuşmazlığın kaynanığının sözleşmenin tip sözleşme olarak kabulü halinde davacının sözleşme maddelerinde değişiklik yapma hakkının olmaması, erken kapama halinde ne kadar ücret ödemesi gerektiğini bilmemesi, sözleşme kapsamında ortaya çıkabilecek masraf ve kesintilerin belirlenmemiş olması nedeniyle, davacının talebi doğrultusunda faizi ile birlikte 19.522,07 TL.bedelin davacıya ödenmesine karar verilmesine ilişkin raporunu ibraz etmiştir. Taraf vekillerinin bu rapora itirazı üzerine dosya Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek bilirkişi heyetinden 27/07/2015 tarihli rapor aldırılmış olup; söz konusu raporda özetle ve sonuç olarak; kullandırılan kredinin aylık taksit tutarı 4.568,62 TL olup, kredinin 60 ay vade sonuna kadar ödenmesi halinde yapılması gereken toplam ödeme 274.117,20 TL., bu tutarın 200.000,00 TL.'lık kısmının anapara, 70.587,81 TL'lık kısmının faiz ve 3.529,39 TL'lık kısmının ise BSMV olarak ödeneceği, davacı tarafın 8 takside karşılık olarak Bankaya toplam 36.548,96 TL.ödendiği, bu tutarın 19.697,33 TL'lık kısmı anapara, 16.851,63 TL'lık kısmının faiz ve 842,58 TL'lık kısmının ise BSMV olarak ödendiği, bu duruma göre, davalı Bankanın yapılan erken ödeme nedeniyle kredinin vade sonuna kadar tahsil edebileceği gelirin (70.587,81-16.851,63=53.736,18 TL'lık kısmından mahrum olmuş; buna karşılık 52 hafta içerisinde tahsil edebileceği anapara tutarını erkenden tahsil ederek kasasına koyma imkanı elde ettiği, kredinin erken kapatıldığı tarih itibari ile kalan vadeye göre yapılan hesaplamada davalı Bankanın gelir kaybına uğramış görünse de bu gelirin kaybının geçici bir süreye şamil olduğu, vadesinden önce alacağına kavuşan Bankanın bu tutarı aynı anda veya en geç bir iki gün içerisinde tekrar kredi olarak plase etme imkanı mevcut olduğu, bu hususun dikkate alındığında, kredinin orijinal vadesine göre hesaplanan 53.736,18 TL'nın Bankanın gelir kaybı olarak dikkate alınmasına imkan bulunmadığı, 2012 yılı Mayıs ayında yıllık %12,36 faiz oranı ile kullandırıldığı, erken kapamanın yapıldığı 26/12/2012 tarihi itibari ile Merkez Bankası kayıtlarına göre ticari krediler için uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranının %11,72 olarak yer aldığı, davalı Bankanın yıllık %12,36 faiz oranı ile kullandırmış olduğu kredinin 26/12/2012 tarihinde erken kapanması nedeniyle hesaplarına girmiş bulunan fon tutarını yıllık %11,72 faiz oranı ile tekrar plase edebileceği, kredinin erken kapatılması nedeniyle Banka hesaplarına intikal eden 180.302,67 TL'nın yıllık %11,72 faiz oranı ile orijinal vadeye göre kalan ay sayısının 52 ay üzerinden tekrar plase etmesi halinde kredi ödeme tablosunun 180.302,67 TL'nın 52 ay vade ile aylık %0,98 (yıllık %11,72) oranından kullandırılması halinde davalı Bankanın elde edeceği faiz geliri 580.880,07 TL'na tekabül ettiği, davalı Bankanın yıllık %12,36 faiz oranı üzerinden kullandırmış olduğu kredinin erken kapaması nedeniyle uğramış olduğu gelir kaybı 53.736,18 TL iken, erken kapama nedeniyle hesaplarına intikal eden 180.302,67 TL'nın belirtilen faiz oranı ve vadede tekrar plase etmesi halinde elde edeceği faiz gelirinin yaklaşık olarak 50.880,00 TL olduğu,davalı Bankanın erken kapama sebebiyle uğramış olduğu faiz kaybının ise 53.736-50.880=2.856,00 TL civarına olduğu, erken ödeme nedeniyle elde edilen fonun zaman içerisinde ticari kredi faiz oranlarında meydana gelen negatif yönlü değişim nedeniyle daha düşük orandan plase edilmesi halinde dahi, uğranılan gelir kaybı Bankaca iddia edildiği gibi kapatılan anaparanın %8-9'una tekabül edecek seviyelere ulaşmamakta, gelir kaybı düzeyi %2'ye yaklaşık bir düzeyde gerçekleşmediği, davalı Bankanın kredinin erken ödenmesi halinde tahsil edilen tutarın aynı vade ve faiz koşullarında hemen tekrar plase etme imkanı bulunmadığı, bu nedenle paranın anında değerlendirilebileceği enstrümanın hazine bonosu olduğu cihetle hazine bonosundan elde edilen faiz geliri ile kredinin vadeden önce ödenmesi nedeniyle uğranılan gelir kaybı arasındaki tutarın Bankanın zararını oluşturduğu yönündeki iddiasına ise katılmak mümkün olduğu, taraflar arasına akdedilen sözleşmenin erken ödeme ücreti tahsiline ilişkin 15/6.maddesinin tahsil edilecek masrafın oran ve tutarının Bankaca tek taraflı olarak belirleneceğine dair hükümlerinin TKB'nun 20.maddesine göre genel işlem koşulu olarak aynı yasanın 21.maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiği, bu gereklilik kapsamında Bankaca tek taraflı olarak belirlenip uygulanan karşılık %9 oranındaki erken ödeme ücreti tahsiline ilişkin akdi dayanağın ortadan kalkacağı, kredinin erken kapatılması nedeniyle Bankanın gelir gider dengesinde meydana gelen olumsuzluk nedeniyle davalı bankanın erken ödeme ücreti tahsil etmekte haklı olduğu, ancak bu ücretin kredinin kalan anapara tutarının yaklaşık %9'una gelecek şekilde tahsil edilmesinin haklı ve izah edilebilir bir yönü bulunmadığı, bu nedenle Bankaca uygulanan oranın fahiş olduğu, Bankanın, tüketici kredisinin erken kapatılması halinde yasal olarak tahsil edebileceği oran %2 lik oranın üzerinde tahsil edilen tutarın Banka yönünden haksız kazanç anlamına geleceği, kredinin erken kapatılması nedeniyle tahsil edilen tutarın 181.667,65 TL.olduğu ve bu tutar üzerinden Bankaca tahsil edilebilecek erken ödeme ücretinin 3.815,02 TL.olarak hesaplandığı, davalı Bankaca erken ödeme ücreti olarak tahsil edilen tutarın ise 17.012,29 TL.olup, haksız olarak tahsil edildiği ve davacıya iadesi gereken tutarın 17.012,29-3.815,02=13.197,27 TL.olduğu kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Rapor doğrultusunda beyanda bulunan davacı vekilinin 20/08/2015 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davalı Bankaca erken ödeme ücreti olarak tahsil edilen tutarın 17.012,29 TL.olup, haksız olarak tahsil edildiği ve davacıya iadesi gereken tutarın 17.012,29-3.815,02=13.197,27 TL.olduğu, bu nedenle bilirkişi raporu doğrultusunda 10.000,00 TL.asıl alacak taleplerini 3.197,27 TL.arttırarak 13.197,27 TL.olarak ıslah ettikleri ve dilekçeleri ekinde ıslah harcını yatırdıkları anlaşılmıştır. Mahkememizce 05/11/2015 tarihinde davanın kabulune karar verilerek dosya Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/15741 Esas ve 2017/3027 Karar sayılı bozma ilamında "Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle erken kapama komisyonu adı altında alınan ücretin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, %2 oranında bir komisyonun davalı bankaca alınabileceğinin hakkaniyete uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Sözleşmenin imzalandığı tarihte henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı TBK ve bu Kanunda düzenlenen genel işlem şartlarının da somut olay bakımından uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 80. maddesine göre "Akdin hükmünden veya mahiyetinden veya hal icabından iki tarafın hilâfını kast ettikleri anlaşılmadığı takdirde, borçlu borcunu vadesinden evvel ifa edebilir. Şu kadar ki borçlunun, vadeden evvel tediyede bulunmasından dolayı mukavele ile veya adeten mezun olmadıkça bir miktar tenzilât icrasına hakkı yoktur. " Bu hüküm uyarınca, kural olarak borcun erken ifasına engel bir durum bulunmamakla birlikte borcun erken ifası nedeniyle aksi sözleşme, kanun veya adet gereği olmadıkça indirim talep edilemeyecektir. Taraflar arasında sözleşme serbestisi kapsamında ticari kredi sözleşmesi imzalanmış olup, kredi kullanan davacının da tacir olduğu ve tüm iş ve işlemlerinde basiretli tacir gibi davranması gerektiği, davalı bankanın tahsil ettiği komisyon ücretlerinin kredi sözleşmesi ve geri ödeme planı hükümlerine uygun oranlarda alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekirken hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca varılması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. O halde somut olayda toplanan delillerden Yargıtay Bozma İlamı ışığında, taraflar arasında 05/04/2012 tarihinde sözleşme tutarı 250.000 TL olan genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafından 200.000, TL , 60 ay vadeli otobüs alımı için 05/04/2012 tarihinde ticari kredi kullandığı, bu krediye aylık %12,36 faiz oranı belirlendiği ve aylık 4568,62 TL ödeme yapılması planlandığı ancak davacının 8. Taksit ödemesinden sonra 28/12/2012 tarihinde faiz tahakkuk edilerek kalan 180.302,67 TL anapara ödenerek kredinin kapatıldığı davalı banka tarafından erken kapama sebebiyle 16.202,18 TL komisyon ve 810,11 TL BSMV toplam 17.012,19 TL erken kapama ücreti tahsil edildiği, davalı bankanın erken kredi kapama olmasa idi toplam faiz gelirinin 70.588,01 TL olduğu ve yapılan ödemelerden sonra kalan faiz gelirinin 53.238,82 TL olduğu ve davalı bankanın uyguladığı erken komisyon ücreti oranının %8 oranında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihi itibariyle sözleşmenin imzalandığı 05/04/2012 tarihinde heniz yürürlüğe girmediğinden genel işlem şartlarının uygulanma olanağının bulunmadığı ve tarafların tacir olup tüm iş ve işlemlerinde basiretli davranması gerektiği yapılan sözleşmenin tarafları bağladığı, bu sözleşmenin 15.6. Maddesine göre borcun vadesinden önce erken kapanmasının davalı bankanın kabulune bağlı olduğu ve bankanın kabulu halinde erken ödeme, taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde işlemiş faizin ve kalan anaparanın, bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapama ücreti ve mali yükümlülüklerin ödenmesi ile mümkün olduğunun düzenlendiği anlaşılmakla davacı bankanın komisyon ücreti olarak tahsil ettiği %8 oranının, 60 ay vadeli kredi sözleşmesinde 8. Aydan sonra kredinin kapatılması ve bu oranın bankacılık piyasasına göre uygun bir oran olduğuna dair 17/02/2015 tarihli bilirkişi heyetinin raporunun kanaat verici olduğu, davanın taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı davalardan olup ispat yükünün davacıda olduğu, davacı vekilinin önceki talimat yoluyla alınan raporda bütün hususların değerlendirildiği ve önceki kararda direnilmesinin talep edildiği anlaşılmakla mevut delil durumuna göre gerekçeli denetime açık 17/02/2015 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek açılan davanın sübut bulmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 170,80 TL' ve ıslah harcı 55 TL' nin mahsubu ile bakiye 189,90 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 69,00 TL posta tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/01/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1155, K. 2018/107, T. 30.01.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1155-e-2018-107-k-6c8c2be7e314