İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1084 E. 2018/1191 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1084
- Karar No
- 2018/1191
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/08/2017 KARAR TARİHİ : 27/09/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacı şirketin, davalının borcu ödememesi üzerine, davalı aleyhine Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibi yapılırken takip miktarında maddi hata yapıldığı ve takip miktarı cari hesap ekstresinde bakiye tutarı olan 4.886,41 TL olarak belirleneceğine, sehven cari hesap ekstresindeki alacak kaleminin toplamı olan 4.338,75 TL olarak belirlendiğini, davalının davacıya olan borcunu ödemekten kaçınmak için söz konusu takibe 22.02.2017 tarihli dilekçe ile itiraz ederek takibi durdurduğunu, davacının alacağının, davalı şirkete satmış olduğu unlu mamul satışlarından kaynakladığını, davacının satmış olduğu mamullerin hepsini eksiksiz olarak teslim ettiğini, bu hususun davalı şirket çalışanlarının imzasını taşıyan İrsaliyeli faturalar ile sabit olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı, itirazın iptaline, takibin devamına, ayrıca maddi hata nedeniyle takipte eksik talep edilen 547,66 TL’nin de davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep ettiklerini, neticede; davalı borçlunun Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İptali île davanın kabulüne, haksız itirazı nedeniyle davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, maddi hata sonucu takibe konu edilmiş olan 547,66 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte (avans) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraftı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali ve alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ekstresine dayalı olarak 16/06/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 22/06/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememizce 06/02/2018 tarihli celsede; Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiş olmakla; bilirkişi SMMM Şükrü Çalışkan tarafından mahkememize ibraz edilen 04/06/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " 1-Davacıya ait yukarıda yazılı defterlerin 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225. maddeleri ile 6762 Sayılı eski T/T. Kanunun 66, Maddesi ve 6102 Sayılı - Yeni TTK açılış ve Kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, 2-Davalı tarafa ara karar gereği ihtaratlı davetiye çıkarılmış olmasına rağmen inceleme günü ticari defterlerini inceleme günü sunmadığı. 3-Davacı şirketin, davalıya 2015 Yılında 3 adet karşılığı 1.467,88 TL tutarında (isatiyeli fatura düzenlediği. Butıa karşılık her hangi bir tahsilatının bulunmadığı, 2015 Yılında hesapların ayrıntılı olarak kayıt altına alındığı, 2015 Yılı sonu itibariyle Davacının, davalıdan 1.467,88 TL alacaklı göründüğü. 4- Davacı şirketin davalıdan 2016 Yılı başı itibariyle (2015 Yılından devir) 1.467,88 TL alacaklı göründüğü, Davacı şirketin 2016 yılı kayıtlarını 120 Alıcılar Ana hesap bazında kayıt altına aldığı, Bu sebeple davacı tarafından sunulan muavin hesap dökümü İle defterlerin karşılaştırılması sonucu hesap muavinine göre kayıtların teyit edildiği. Davacı şirketin, davalıya 2016 Yılında 28 adet karşılığı toplam 7.760,28 TL tutarında irsaliye fatura düzenlediği, Buna karşılık toplam 4.338,75 TL tahsilatının bulunduğu, Davalı cari hesap dökümüne göre 2016 yılı sonu itibariyle Davacının, davalıdan 4,886.41 TL. alacaklı göründüğü, Kapanış fişinde bakiye alacağın davalı hesap bazında ayrıntılı olarak yer almadığı. 5- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilen davalı şirket çalışanlarını gösterir bordrolar ile dava dilekçesi ekinde yer alan irsaliyeli fatura fotokopileri içeriğinde yer alan " Teslim alan” kısımları karşılaştırılmış olup. Tüm faturalarda isim veya imzanın bulunduğu, fakat faturalar üzerinde yer alan isimlerin, SGK, Tarafından gönderilen çalışanlar listesinde yer almadığı görüş ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 06/02/2018 tarihli celse de yasal sürenin verildiği ve davalıya usulune uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete taşıma hizmeti verdiği ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 04/06/2018 havale tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi ticari defterlerin sunulması sunulmadığı takdirde davacı vekilinin HMK' nın 220/son maddesi uyarınca davalının beyanlarının kabul edileceğine dair davetiyeye de cevap verilmediğinden, davacının beyanlarına itibar edilerek davanın kabulu ile ,davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile a- Davalının Bursa 8. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, b-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 867,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-547,66 TL alacağın 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 333,79 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 83,45 TL'nin mahsubu ile bakiye 250,34 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta ve tebligat gideri 112,50 olmak üzere toplam 512,50 TL yargılama gideri ve 83,45 TL peşin harç olmak üzere toplam 595,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/09/2018 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır