İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/55 E. 2024/1005 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/55
- Karar No
- 2024/1005
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2024 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; davalının borcunu ödememesi sebebiyle, ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/... sayılı dosyası (Kapatılan ... 19.İcra Müdürlüğü 2023/... sayılı dosyası) ile icra takip işlemleri başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenle itirazın iptali ile 14.994,70TL asıl alacak ve fer'ileri açısından takibin devamına ve alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, asıl alacak üzerinden %20’sinden aşağı olmamak üzere hükmedilecek icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davaya konu faturada belirtilen "porselen alçı bej rengi" ürün ile teslim edilen ürünler birbirinden farklı olduğunu, davacı tarafın kararlaştırılan edimi ifa etmediğinden borcunun sona ermediğini, davacı tarafın müvekkilinin borcunu yerine getirmesinin beklemesinin yersiz olduğunu, açıklanan nedenle davanın reddi ile davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; ... 1. Genel İcra Dairesi'ne, ...'ya, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, ... ... İl Müdürlüğü'ne, ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. SMMM Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı: "1- ... 19. İcra Dairesi 2023/... esas sayılı dosyasından davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 19.706,54 TL (FATURA) asıl alacak ve 410,39 TL Yıllık Reeskont Avans faizi istendiği, toplam 20.116,93 TL borç üzerinden icra takibi başlatılmış olup; davalı tarafından söz konusu icra takibine itiraz edilerek, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulduğu,2- Ticari defterlerin usulüne uygun olup olmadığına ilişkin tespitte;« Davacının Ticari defterlerinin; 13.12.2017 Tarihli Resmi gazetede yayımlanan VUK 486 Seri numaralı Genel tebliğine göre; “Defter-Beyan Sistemi (DBS)”nde Elektronik ortamda tutulduğu, davacının fiziki defter tutma zorunluluğu olmadığı ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,* Davalının Ticari defterlerinin; 2023 yılı Ticari Defterleri, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225. maddeleri ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 64 ve devamı maddelerine göre açılış ve kapanış tasdikinin yaptırıldığı, zorunlu Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı görülmüştür 3- Dosya kapsamında tarafların BA-BS kayıtlarına ilişkin belge görülmemiştir. Bu sebeple tespit yapılamamıştır.4- ... 19. İcra Dairesi 2023/... esas dosyası incelendiğinde; davacı tarafından takip tarihine kadar davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir ihtarına rastlanmadığından, faiz hesaplaması yapılmadığı, mahkemenin özellikle faiz hesaplaması istemesi halinde faiz hesaplamasının ek rapor ile yapılabileceği, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ... tarafından davalı ... “ne düzenlenen dava konusu 18.05.2023 tarihli ve Nolu 14.944,70 TL tutarlı ve 06.07.2023 tarihli Nolu 4.761,84 TL tutarlı faturaları davacı ... ve davalı ...'nin ticari defterlerine kaydettiği, tarafların düzenlenen bu faturalar bakımından defterlerinin birbiriyle örtüştüğü, davalı tarafından düzenlenen 29.07.2023 tarihli 19.706,54 TL bedelli iade faturasını ise davacının ticari defterine kaydetmediği, davacı tarafından düzenlenen Kur Farkı Faturasının döviz cinsinden yapılan fatura kesim ve tahsil durumlarında arada ortaya çıkan farkı kapatmak için kesileceği gözetildiğinde takibe konu edilen kur farkı faturasının bu şartları taşıyıp taşımadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davalının İade faturasını yasal sürede düzenlemediği, keza davacının da ticari defterine kaydetmediği, davalının malı iade ettiğine dair teslim tutanağının dosyasında görülmediği, davalı tarafından dosyaya sunulan dekontta ödeme her ne kadar dava dışı ...'e ait hesaba yapılmış görülse de açıklama kısmında “ nolu fatura kısmi ödeme” yazılı olduğu, bu ödemeye davacının itirazı olmasa dahi bu ödemenin davacının işletme hesabı defterine kaydının yapılamayacağı, zira işletme hesabı defterinde ödemelerin kaydedilmediği, Tüm bu hususlar dikkate alınarak, Nihai Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ...'in davalı ...'ne 18.05.2023 tarihli numaralı Fatura Bedeli olan 14.944,70 TL alacaklı olduğu, 06.07.2023 tarihli numaralı 4.761,84 TL'lik kur farkı faturası alacağının olup olmadığının ve davalı şirket tarafından ...’e ödenen 3.500,00 TL'lik ödemenin mahsubu gerekip gerekmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatimdir." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı satıcı, davalı alıcıya sattığını iddia ettiği ve açık hesap ilişkisinde kaydettiği her bir faturadaki malların alıcıya teslim edildiğini yazılı olarak ispatlamalıdır. Davalı alıcı da ödeme iddiasında bulunuyor ise ödeme iddiasını yazılı olarak ispatlamalıdır. Davacının takibine dayanak olarak gösterdiği her bir faturaya ilişkin faturadaki malların teslim edildiğine dair davalıdan sadır yazılı teslim belgesi sunup sunmadığı önem arz etmektedir. 12.665,00 TL + KDV olan faturadaki malların teslim edildiğine dair teslim belgesi sunulmuş ve ticari defter kayıtlarına da dayanılmıştır. Ticari defter kayıtlarına dayanılmış olduğundan ticari defterlerin delil olma durumu ile ilgili yasa maddesine de değinmekte fayda vardır. Şöyle ki; HMK m.222'de aynen, "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür. Bu açıklamalar ışığında; tarafların ticari defterleri incelenmiş ve davacının keşide ettiği her iki faturanın da davalının defterinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davacının kestiği faturalardan biri kur farkı faturasıdır ve taraflar arasında döviz üzerinden bir alışveriş olmadığından bu kur farkı faturasından kaynaklı davacının alacaklı olmadığı kanaatine varılmıştır. Keza davacı da dava dilekçesinde bu kur farkı faturası ve işlemiş faiz yönünden itirazın iptalini talep etmemiştir.Davacının talebine konu olan 14.944,70 TL'lik fatura davalının defterine kayıtlı olduğundan ve aynı zamanda bu faturadaki malların teslim edildiğine dair teslim belgesi sunulduğundan davacının bu malları teslim ettiğini ispatladığı kabul edilmiştir. Davalının ödemeleri ile ilgili ...'e 3.500,00 TL'lik ödeme yapıldığı ve ödemeyi alan kişinin ... hizmet dökümünden anlaşıldığı üzere davacının çalışanı olduğu, keza ödeme dekontunda söz konusu faturanın kısmi ödemesinin yapıldığının yazıldığı, ödemenin davalıya geri iade edilmediği ve ayrıca ödemeyi alan kişinin davacının kardeşi olması gözetildiğinde ödemeyi alanın davacıyı temsilen ödemeyi davacının kestiği fatura için aldığı, aksinin söz konusu olması halinde ödemenin iade edilmesi gerekeceği, ancak davalının bu ödemenin iade edildiğine ilişkin bir savunma ve ispat faaliyetinde bulunmadığı, bu durumda davacının alacağının ilgili ödemenin de düşülmesi sonrasında 11.444,70 TL olduğu, bu miktarın davalı tarafça belirlenebilir olduğu ve bu sebeple likit olduğu kanaatine varılmakla; aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; ... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında davalının yaptığı İtirazın Kısmen İptaline ve davalı hakkında yürütülen icra takibinin 11.444,70 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan 11.444,70 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının, itiraz haksız olduğundan davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 781,78 TL karar ve ilam harcından; 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 354,18 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.700,00 TL bilirkişi ücreti ve 214,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.341,60 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.550,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 11.444,70 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 3.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin; 2.390,00 TL'sinin davalıdan, 730,00 TL'sinin ise davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 10-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 11-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kabul edilen ve reddedilen miktarların istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341/2 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 10/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır