Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2026/38 E. 2026/18 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/38
- Karar No
- 2026/18
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/38 Esas 2026/18 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/38 KARAR NO : 2026/18
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2025 ara karar NUMARASI : 2023/193 Esas
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 22/10/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026
İhtiyati haciz kararına itirazın reddine dair karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/07/2022 Tarih ve 2021/626 Esas sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporlarında davalının müvekkili şirketin müdürlüğünü yaptığı dönemde şirket hesabından kendi şahsi hesabına fahiş miktarda para transferi yapmış olduğu ve bu paraları iade etmediğini, davalının şirket müdürlüğünden azline karar verildiğini, davalının mal kaçırma olasılığının yüksek olduğunu, davalının üzerine kayıtlı olan taşınmazları üçüncü kişilere devretmeye başladığını iddia ederek İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 01/12/2023 tarihli ara karar ile, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/07/2022 Tarih ve 2021/626 Esas sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporlarında davalının kendi şahsi hesabına para transferi yaptığının sabit olması, dosyaya sunulan delillere göre, haklılık durumu ve alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat için yeterli delil sunulduğu gerekçesiyle talebin kabulü ile 100.000 TL yönünden %15 teminat karşılığı yukarıda adı geçen borçlu davalının menkul, gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1 vd maddeleri uyarınca ihtiyaten haczine, İİK’nun 259. maddesinin amir hükmü uyarınca alacaklıdan takdiren 15.000 TL tutarında güvence alınmasına, güvencenin nakit olarak yatırmak yahut bu miktarda kesin, koşulsuz ve süresiz banka teminat mektubu ibraz etmek suretiyle dosyaya depo edilmesini müteakip karardan bir suretin yerine getirilmesi için Ankara İcra Müdürlüğü’ne gönderilmek üzere alacaklı davacıya tevdiine karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin itirazı üzerine mahkemece 23/10/2025 tarihli ara karar ile, davacı tarafın sunduğu kayıtlara göre alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleştiği, davalı tarafından İİK'nin 265/1.maddesinde belirtilen itiraz sebepleri ileri sürülmemiş olduğu gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacize itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, dayanak mahkeme ilamının kesinleşmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, İİK 265. maddesine göre ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesinde; vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). Somut olayda, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/07/2022 Tarih ve 2021/626 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararının içeriği ve dava dilekçesindeki iddialar gözetildiğinde talebin hukuki nitelik itibariyle şirketin ortağına verdiği borcun iadesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla ve ilk derece mahkemesinin gerekçeleri gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinden alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan 615,40 TL peşin alınmış olup kalan bakiye 116,60 TL'nin alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İtiraz eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 12/01/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -