Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/338 E. 2026/553 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/338
Karar No
2026/553
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2026/338 Esas

KARAR NO:2026/553

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:05/11/2025

NUMARASI:2025/203 E. - 2025/853 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... aleyhine davalı/alacaklı tarafından İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, Müvekkil aleyhine başlatılan işbu icra takibi haksız ve mesnetsiz olduğunu,Bu nedenle işbu davayı açma gereği doğduğunu, Zira; Müvekkilinin davalı/alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı tarafından yapılan icra takibine dayanak yapılan senet dilekçe ekinde bulunan müvekkili ile ... arasında gerçekleştirilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine binaen teminat olarak verildiğini, söz konusu sözleşmeye ilişkin müvekkili tarafından ödemeler gerek ... gerekse de eşi ...'e bir kısmı elden olmak üzere ve banka yolu ile ödeme yapıldığını, Elden yapılan ödemelere ilişkin ...'in ödemeleri teslim aldığına dair el ürünü imzası ve beyanı bulunduğunu, mahkemece uygun görülürse, tayin edilecek bilirkişi incelemesi neticesinde imzanın ...'e ait olduğu açıkça ortaya çıkacağını, müvekkilinin ... ile hiçbir ticari ve borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ...'ü tanımadığını ve hiçbir bağlantısı olmadığını, ..., davalı/alacaklı ve ... ile arkadaş olduğunu, bununla ilgili tarafların savcılık ifadelerinde beyanları hali hazırda mevcut olduğunu, Davalı/alacaklı ise ... ismini ... olarak değiştirmesi ...'in soy ismini alması yakın ilişkide olduklarını açıkça ortaya koyduğunu, Ayrıca ... ile ...'in resmi nikahsız birliktelikleri ve ortak çocukları bulunmadığını, ..., ... ve ...'in yakın ilişkileri mevcut olup söz konusu icra takibi muvazaalı olarak başlatıldığını, davaya konu icra takibi incelendiğinde bu durum daha da net anlaşılmadığını, davalı/alacaklı, ... aleyhine hiçbir takip işlemi yapılmamış olup yalnızca bir tebligat çıkartılmış o da iade döndüğünü, daha sonrasında ise ... için tebligat kanunu m.21/2'ye göre tebligat gönderilmediğini, ... yapılan muvazaalı işlemin anlaşılmaması için dosyaya borçlu olarak kaydedildiğini,Davaya konu icra takibinde yalnızca müvekkil aleyhine takip işlemleri yapılmış müvekkili zor durumda bırakıldığını, .Müvekkilinin tüm mal varlığına davalı/alacaklı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak haciz uygulandığını,Müvekkilinin uygulanan bu hacizler neticesinde maddi ve manevi anlamda zorluklar yaşadığını, müvekkilinin maaşında da haciz olması nedeniyle hayat standardı oldukça düştüğünü, ülkece yaşanan ekonomik sıkıntılar da üstüne gelince geçimini sağlayamayacak hale geldiklerini, Zira, müvekkilinin eşinin de çalışmamakta olup aynı evde 5 çocuğu ile birlikte yaşadığını, müvekkilinin ve ailesinin, müvekkilinin maaşı haricinde başkaca bir gelir kaynağı bulunmadığına, müvekkilinin aracı da icra yoluyla yakalandığını ve satışının istendiğini, .Bu nedenlerle müvekkilimin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına sayın mahkemenizden ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemek hasıl olduğunu, Ancak, müvekkilinin şu an için teminatı karşılayacak ekonomik durumunun olmaması nedeniyle öncelikle teminatsız olarak mahkemeniz aksi kanaatte olur ise de teminatın yatırılması için kendilere süre verilerek ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından... isimli şahıstan alınan senet karşılığında senet ödemesi gerçekleştirilemediği için İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya ile hem...'e Hemde ...'e icra takibi başlatıldığını, İş bu icra takibine davacı ... tarafından itiraz edilmiş ve İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesinde 2021/571esas sayılı dosyasıyla dava açılmış olduğunu, Dava açıldıktan sonra davayı kazandıklarını ...'in davasının reddedildiğini, ancak davacı tarafından karar istinaf edilmiş olup henüz istinaf aşamasında iken davacı iş bu davanın açıldığını, Bu sebeple 15.İcra Hukuk Mahkemesi 2021/571 esas sayılı dosyanın henüz derdest olması sebebiyle dolayı derdestlik itirazında bulunduklarını, Derdest dava olması sebebiyle davanın usulden reddini, Derdestlik ve zamanaşımı iddialarının da bulunduğunu, Davacı ... ile bir ticaretinin olduğunu satış vaadine istinaden bu senedini verdiğini ve iş bu senedin teminat senedi olduğunu beyan etmişse de; bu durumda dava açacağı kişi müvekkilinin değil ... ...'in olması gerektiğini, müvekkilinin senet üzerinde üçüncü şahıs olup davacının senet üzerinde hiçbir şekilde yer almayan senetle bağlantısı bulunmayan ... ile ticaretinin olduğunu iddia etmesi hukuka aykırı olduğunu, senet teminat senedi olmayıp bu husus davacı tarafından ispatlanmadığını, Davacı her ne kadar senedin teminat senedi olarak verildiğini beyan etse de senedin teminat senedi olduğuna dair yazılı bir sözleşme dosyaya sunulmadığını, Ayrıca senet arka yüzünde de senedin teminat senedi olduğu ibaresi bulunmadığını, ayrıca vade kısmına da teminat yazılmamış ve bir vade belirlenmediğini, Bu sebeplerle senedin teminat senedi olduğuna dair somut bir delil dosyada bulunmadığını, Bu sebeple davacı tarafın teminat senedi beyanlarının kabulü mümkün olmadığını, Davacı dava dilekçesinde sürekli olarak ... ile olan ticaretinden bahsetmiş ve ödemelerini yaptığını belirtmişse de ... iş bu davanın konusu olmayıp ona yapılan ödemelerde müvekkilini ilgilendirmediğini, Ayrıca ... davanın ne tarafı ne de konusu olduğunu, Bu sebeple ...'e yapılan ödemelerin kendilerini ilgilendirmediğini, Davacının ...'in el yazısı örneklerinin bilirkişiye gönderilmesini talebininde mahkeme nezdinde alakasız olması sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Kaldı ki; davacı ...'e de böyle bir senet imzalayıp verdiğini de ispatlayamadığını, davacı tarafından...'e verilen senet... tarafından cirolanıp müvekkiline verildiğini, ... müvekkilinle olan ticaretini, senedi neden müvekkilime verdiğini yenikent polis merkezi amirliğinde 01.12.2021 tarihinde alınan ifadesinde bizzat beyan ettiğini, davacı her ne kadar...'ü tanımadığını beyan etse de senedi imzalayıp...'e veren kendisi olduğunu, ...'le olan ilişkisi de müvekkilini ilgilendirmediğini ayrıca karakol ifadelerine bakıldığında...'ün davacıyı tanıdığını ve onunla ticaret yaptığını beyan etmesini de mahkemece dikkate alınması gerektiğini,Davacı dosyada herkesin birbirini tanıdığını beyan etmişse de müvekkilinin Adapazarı'nda oturduğunu,. Adapazarı küçük bir yer olduğundan herkes herkesi tanıdığını, Bu sebeple tanışık olmaları bu hususta işbirliği içinde olmaları ve muvazaalı işlem yaptıkları anlamına gelmediğini, davacı taraf her ne kadar davacı ile...'ün tanışık olmadıklarını bu sebeple senedin kambiyo vasfından olmadığını beyan etmiş ve buna ilişkin yargıtay kararı sunmuşsa da işbu yargıtay kararına bakıldığında seneti alan kişinin borçluyu tanımadığını bizzat beyan etmesi gerektiğini, ancak... vermiş olduğu ifadede davacıdan senedi aldığını aralarında bir ilişki olduğunu bizzat beyan ettiğini, bu sebeple davacının iş bu iddiası çürütüldüğünü, ...'ün karakol ifadesine bakıldığında davacıyı tanıdığını aralarında bir ticari ilişki olduğunu davacının bizzat senedi imzalayıp kendisine verdiğini beyan ettiğini, müvekkilinin ... ile bir birlikteliği bulunmamaktadır, iki çocukları olduğu doğrudur ancak ayrıdırlar ve ... başka biri ile evli olduğunu, bu sebeple aralarında bir muvazaa söz konusu olmadığını, müvekkilinin ile ...'in bir birlikteliği bulunmadığını, Müvekkilinin şuan bekar olup davacı tarafın müvekkili ile ... Demiri'n birlikte olduğuna dair iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın hali hazırda dosyaya kesin net açıklayıcı ve yazılı somut bir delil sunmadığından gerek teminatsız gerek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talebinin de reddini talep etmişlerdir.Dairemiz kaldırma kararından önce İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda "...İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarihli 2022/346 E- 2023/785 K sayılı kararıyla; ".. davacının takibe konu senedi teminat amacıyla verdiğini ve ödemelerinin yapıldığını, davalılarca ticari ilişkisinin bulunmadığını iddia ettiği, mahkememizce hükme esas alınan savcılıkça alınan bilirkişi raporunda senedin alt bölümünün, sol baştaki matbaa adının bir kısmını da içine alacak şekilde sonradan düzensiz olarak kesilmiş olduğunun tespit edildiği, davalının iddiasının ispatlayamadığı, takibin yalnızca davacı yönünden kesinleştirildiği, davalı ...'in haksız ve kötü niyetli takipte bulunduğu" gerekçesiyle; davanın kabulüne, Davacının, davalıya İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nü... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline" karar verilmiştir.Dairemiz 04/04/2024 tarihli 2024/420 E. 2024/682 K. Sayılı kararı ile; "...Senedin teminat senedi olup olmadığının görevli olan Ticaret Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkemece görev yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, dosyanın İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmediğinden, HMK 355. Madde ve HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin, resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın kararımızda işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.Dairemiz kaldırma kararından sonra İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının takibe konu senedi teminat amacıyla verdiğini ve ödemelerinin yapıldığını, davalılarca ticari ilişkisinin bulunmadığını iddia ettiği, mahkemece hükme esas alınan savcılıkça alınan bilirkişi raporunda senedin alt bölümünün, sol baştaki matbaa adının bir kısmını da içine alacak şekilde sonradan düzensiz olarak kesilmiş olduğunun tespit edildiği, davalının iddiasının ispatlayamadığı, takibin yalnızca davacı yönünden kesinleştirildiği, davalı ...'in haksız ve kötü niyetli takipte bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı ... Vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Yerel mahkemenin savcılık makamı tarafından aldırılan denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna, davacı yanın soyut beyanlarına ve başlatılan icra takibinde dosyadaki diğer borçlu... yönünden takibin kesinleştirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdiğini, kararın gerekçesinde yer alan... yönünden takibin kesinleştirilmediği hususunu kabul etmediklerini, icra dosyası incelendiğinde...'ün vefat ettiği bu nedenle taraflarınca mirasçılık belgesi alındığı ve mirasçılarının dosyaya dahil edildiği akabinde ise mirasçılarına tebligat çıkartıldığı daha sonra dosyaya yerel mahkemece tedbir konulduğu ve hiçbir işlem yapılamadığını,

-Savcılık dosyasında alınan raporu kabul etmediklerini, senet incelendiğinde senedin kesilmediğini, katlanması nedeniyle deformeler olduğunu, deforme olan kısımlar incelendiğinde teminat olduğuna ilişkin ibareler yazılamayacağının anlaşılacağını, senedin Adli Tıp Kurumuna gönderilerek incelenmesini talep ettiklerini.

-...'in İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/480 Esas sayılı dosyada vermiş olduğu ifade örneğini ve ...'in whatsapp mesaj görüntüsünü dosyaya sunduklarını, bu delillerinin incelenmesi gerektiğini, davacının abisi ...'nın (ceza dosyasında tanık sıfatıyla dinlenmektedir.) (... numaralı hattan) ...'in kullanmış olduğu ... numaralı hatta whatsapp üzerinden 16.03.2022 tarihinde atmış olduğu mesaj kaydı incelendiğinde "... senden çok özür diliyorum. Hem kendi adıma hem... kardeşim adına sen bana güvenerek 250.000 TL değeri olan daireyi 190.000 TL'ye...'a verdin. Sana büyük yanlış yaptı. Benim yanlış hesapladığımdan dolayı bana borçlu olduğunu biliyordum. Bana borcun yok kardeşim, ...'un 2018'de sana 80.000'e yakın borcu varken büyüklük ederek 41.000 TL kabul ettiğin için çok teşekkür ettim. Dünkü ofisindeki görüşmemizde büyük adamlık ve erdemlik ettin kardeşim inşallah 10 günde...'daki paranı kendim zaten şahit oldum ve paranı vericem. Yalandan sana dava açtı ve ...'e sattığı İstanbul'daki daireyi de o sıkıntısını da çözersen sevinirim adamın parasını iade etsin senedini icradan alsın ... bey, o büyüklüğü de senden bekliyorum. Allah'a emanet ol. Her şey için teşekkür ettim. Özür diliyorum. 20 yıllık kardeşliğimiz bitmesin." şeklinde olduğunu, 26.03.2022 tarihinde ... yeniden ...'e mesaj atmış ve dava dışı ...'i tehdit ettiğini, mesaj kayıtlarında görüleceği üzere taraflar arasında ... ile ...'in arasında bir ticaretin olduğu ve ... ile... arasında da farklı bir ticaretin olduğunu, Davacı, ... ile bir ticaretinin olduğunu satış vaadine istinaden bu senedini verdiğini ve işbu senedin teminat senedi olduğunu beyan etmişse de; bu durumda dava açacağı kişi müvekkili değil ... olması gerektiğini,

-Müvekkilinin senette üçüncü şahıs olduğunu, davacının senette hiçbir şekilde yer almayan senetle bağlantısı bulunmayan ... ile ticaretinin olduğunu iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davacı dava dilekçesinde sürekli olarak ... ile olan ticaretinden bahsettiğini ve ödemelerini yaptığını belirtmişse de ... iş bu davanın tarafı olmayıp ona yapılan ödemeler de müvekkilimi ilgilendirmediğini, bu sebeple ...'e yapılan ödemelerin tarafını bağlamadığını,

-Davacının senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmüşse de bu hususta yazılı belge sunmadığını,Senedin... tarafından cirolanarak verildiğini, ...'ün Emniyette alınan ifadesinde müvekkiline senedi verdiğini, aralarında bir ticari ilişki olduğunu davacının bizzat senedi imzalayıp kendisine verdiğini beyan ettiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... Vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle;Davalının ilişkisinin bulunmadığını iddia ettiği ..., davalı ...’in dini nikâhlı eşi olup, tarafların müşterek iki çocuk sahibi oldukları da bizzat davalı vekilince cevap dilekçelerinde ikrar edildiğini, Davalı, ...’e borç para verdiğini ve bu borç karşılığında senedi aldığını ileri sürüldüğünü, söz konusu icra dosyası kapsamında fiilen yalnızca müvekkili aleyhine tahsilat girişimlerinde bulunulduğunu, diğer borçlu konumunda bulunan ...’ün mirasçıları hakkında hiçbir şekilde haciz ya da takip işlemi tesis edilmediğini, Davalı ...’in gerçek gayesi, iddia ettiği üzere ...’e verdiğini ileri sürdüğü borçların tahsili değil; müvekkili ile ... arasında akdedilmiş taşınmaz satış sözleşmesinden doğan ve icra yolu ile tahsil edilmiş bulunan bedelin, haksız ve ikinci kez müvekkilinden alınmasını sağlamaya yönelik olduğunu, ...’ün emniyet makamlarında vermiş olduğu ifadede; müvekkili ile Kartal ilçesinde bir taşınmaz alışverişi gerçekleştirdiğini, bu kapsamda müvekkilinin kendisine senet verdiğini iddia ettiğini ancak müvekkilinin Kartal ilçesinde adına kayıtlı herhangi bir taşınmazı bulunmadığını, müvekkili ...’ü hiçbir surette tanımadığını, bir taşınmazın satıcısının, alıcıya karşı senet borçlusu konumuna düşmesi hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğunu, taşınmaz satımına ilişkin ticari ilişkiyi somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, Müvekkilinin, ...’den 20.01.2018 tarihinde 190.000 TL bedelle bir adet taşınmaz satın aldığını, (Ek- Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi). satış sırasında 1.000 TL kapora ve 85.000 TL olmak üzere toplam 86.000 TL ödeme yapıldığını; bakiye 104.000 TL için ise işbu davaya konu 01.02.2018 tarihli, 104.000 TL bedelli bononun düzenlenerek ...’e teslim edildiğini, sözleşmenin içeriğinde ödemelere dair tüm kayıtlar yer almakta olup, metin altında ...’in imzası da bulunduğunu,Müvekkilinin evi 20.01.2018 tarihinde 190.000TL'ye satın aldığını, ödediği 86.000TL çıkarıldığında ise o tarihte 104.000TL borcu kaldığını,Senet ise 01.02.2018 tarihli ve 104.000TL tutarlı olduğunu, ...'in işbu senedin üzerine, yakın ilişkide bulunduğu ve kendi kontrolünde hareket eden ...’ün adını sonradan eklediğini, ardından senedi dini nikahlı eşi olan davalı ...’e ciro etmek suretiyle alacağın kaynağını hileli biçimde değiştirerek takibe elverişli hale getirmeye çalıştığını, Müvekkili, taşınmaz satışından doğan tüm borçlarını ...’e tamamen ifa etmesine rağmen, davalı ... —dinî nikahlı eşinin ve müşterek iki çocuğunun babasının— gerçekte ortadan kalkmış bir borcu ikinci kez tahsil etmek amacıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını,Davalı ... ile ...’in bu suretle müvekkili dolandırdıkları açık olduğundan, anılan fiillerine ilişkin İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2023/380 esas sayılı dosyası kapsamında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçlarından iddianame düzenlendiğini, Davalı taraf, bir yandan ... ile hiçbir ilişkileri olmadığını ileri sürerken; diğer yandan bizzat ...’e atılan mesajları delil olarak sunmakta ve kendi iddialarını bizzat kendileri çürüttüğünü, alınan raporda; senet üzerinde tahrifat bulunduğu, senedin bazı bölümlerinin kesildiği, yazı ve rakam ilavelerinin sonradan ve farklı el ürünüyle oluşturulduğu, senedin tedavül kabiliyetinin bu suretle suni olarak sağlanmaya çalışıldığı teknik olarak tespit edildiğini, bu bulgular, senedin ilk düzenleme amacı dışında, hukuka aykırı şekilde yeniden düzenlenerek takip konusu yapıldığını tartışmaya yer bırakmayacak açıklıkla ortaya koyduğunu, ...'ün müvekkilinden ev satın aldığı iddiası mesnetsiz olup müvekkilinin, ...'den satın aldığı taşınmaza karşılık davaya konu senedi imzaladığını,Davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Davayı konu İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından borçlular... ve ... aleyhine 104.000,00 TL senet bedeli, 32.476,89 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 136.476,89 TL'nın %18,75 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı, ( davacı vekilinin dava dilekçesinde alacaklı ...'ın ismini ... olarak değiştirdiğini beyan ettiği) anlaşılmıştır.İcra takibinin dayanağı senedin incelenmesinde 01/08/2018 tanzim, 19/12/2019 vade tarihli, 104.000 TL bedelli bonoda borçlunun davacı ..., lehtarın davalı... ve hamilin ... (...) olduğu anlaşılmıştır.Davacının sunmuş olduğu sözleşmenin incelenmesinde ... ile ... arasında 20/01/2018 tarihli sözleşmede adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, satış bedeli olarak 190.000,00 TL belirlendiği, ödeme planının bir kısmı peşin, kalanının taksitli olarak düzenlendiği, ödeme planında müştekinin 1.000 TL kaparo verdiği, beş gün içinde 85.000 TL ödemeyi, yedi gün içinde müştekinin 2011 model ...... marka otomobil olmak üzere toplamda 125.000 TL ödeme yapmayı, kalan 65.000 TL’yi eşit taksitler halinde 18 ayda ödemeyi kabul ettiğinin belirtildiği, sözleşmenin taraflarca imzalandığı görülmüştür. Banka yoluyla yapılan ödemelere ilişkin hesap dökümünün incelenmesinde davacının, ... ve ...’in hesaplarına, 06/02/2018 -15/07/2020 tarihleri arasında değişen miktarlarda olmak üzere toplam 80.870 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, ancak sözleşmede senede atıf yapılmadığı ve ...'ın alınan ifadesinde de senedin bu borca karşılık verildiğinin kabul edilmediği görülmüştür.Ölümü nedeniyle hakkında ek yok kararı verilen ...’ün ifadesinde, davacıdan Kartal’da bir daire satın aldığını, daire bedelinin 104.000 TL’sinin devirden önce verdiğini, kalanını da devir sırasında vermek üzere anlaştıklarını, verdiği paraya karşılık davacının kendisine şikayete konu senedi verdiğini, senedi davacının yazıp verdiğini, sonrasında bu senedi borcu karşılığında ...’a verdiğini, daha sonra davacının evin devrini kendisine vermediğini, davacı ile ... arasındaki ticaretin, bu senetle bir ilgisi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.Adapazarı Tapu Müdürlüğü’nün cevap yazısı ile bahsi geçen taşınmazın ... ait iken ferdileşme ile 01/02/2018 tarihinde ...’e tescil edildiğinin tespit edildiği,Kartal Tapu Müdürlüğü’nün cevap yazısı ile davacının Kartal ilçesinde aktif-pasif herhangi bir taşınmaz kaydına rastlanmadığının bildirildiği, ...'ün, davacı ile ev satışı için anlaştıklarına dair bir sözleşme veya 104.000 TL parayı müştekiye ödediğine dair bir dekont, belge sunmadığı, Türkiye Noterler Birliği’nden sorulduğunda, 29/03/2022 tarihli cevap yazısı itibariyle davacı adına kayıtlı 2011 model ...marka bir araç olduğunun anlaşıldığı, davacı adına aktif-pasif başka bir araç kaydının olmadığı, davacı adına kayıtlı tek aracın da cevap yazısı itibariyle ...'a devredilmediğinin görüldüğü anlaşılmıştır.Senet hakkına bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda, senedin ön yüzündeki borçlu imzalarının ... eli mahsulü olduğu, senedin ön yüzündeki yazıların iki gruba ayrıldığı, vade tarihi olarak yazılan 19/12/2019 yazıları ve ... yazısının ... eli mahsulü olduğu, bunun dışında diğer yazıların tek bir kişi tarafından yazılmış olduğu ve müşteki ile şüphelilerin eli mahsulü olmadığı, arka yüzde 1. ciranta ... hanesindeki yazılar ve imzanın ... eli mahsulü olduğu, ... ... hanesindeki yazılar ve imzanın ... eli mahsulü olduğu, senedin sol alt köşesinde matbaa adı bölümünün bir kısmının bulunmadığı, senedin sağ, sol ve üst kenarının matbaada giyotinle düzenli kesilmiş olduğu, bu kenarların zamanla yıpranmaya bağlı olarak benzer görüntü verdikleri, senedin alt kenarının ise diğer kenarlardan farklı ve daha az yıpranma gösterdiği, standart matbaa giyotin kesimi olmayıp düzensiz kesilme emarelerinin bulunduğu, bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, senedin alt bölümünün, sol baştaki matbaa adının bir kısmını da içine alacak şekilde sonradan düzensiz olarak kesilmiş olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesinin incelenmesinde davacının, takibe konu senedin teminat amaçlı verildiğini, ödemelerin elden ve banka yoluyla ... ve ...'e yapıldığını, davalı ... ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, ... ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını ve senedin bu amaçla verildiğini iddia ettiği, Davalı ...'in davacının ...'e verdiği senedin kendisine ciro edildiğini, teminat amaçlı verilmediğini, davacının yazılı delil sunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, bahsi geçen senedin, davacı tarafça ...'a verilen teminat senedi olduğunun ileri sürüldüğü, ancak senet üzerinde teminat kaydı bulunmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmede de senede atıf yapılmadığı, bununla birlikte anılan fiillerine ilişkin İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2023/380 esas sayılı dosyası kapsamında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçlarından iddianamenin kabul edilerek dava açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.HMK.nun 165. maddesinde yer alan düzenlemeye göre; bir davada hüküm verilmesi, başka bir davada incelenmekte ve kesin olarak karara bağlanacak bir hukuki durumun mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkeme, o davanın sonuçlanmasını beklemek üzere yargılamayı erteleyebilir. Davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı var sayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır. Eldeki davada davacı dolandırıldığı iddiasıyla C.savcılığına başvurmuştur. Ceza soruşturmasının sonucunun eldeki davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğu aralarında bağlantı bulunduğu açık olup, bağlantının varlığı ve bekletici mesele yapıp yapmamak tarafların isteğine bırakılmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bekletici mesele yapılmaması talebine göre ceza soruşturmasının sonucunun beklenilmemesi yerinde görülmemiştir.Davacının, dava dışı sanık ve davalı arasında fikir ve eylem birliği bulunduğunun tespiti halinde sonucu etkileyeceğinden, ceza mahkemesinin bekletici mesele yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği, kabule göre de davacının 1.000 TL kaparo, 80.870 TL’yi de taksitler halinde hesaba olmak üzere toplamda 81.870 TL ödeme yaptığı, bu halde 108.130 TL eksik ödeme bulunduğunun anlaşıldığı, davacının ödeme konusundaki 85.000 TL’lik beyanının ise yazılı olarak delil sunulmadığı bu hususların da araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2025 tarih, 2025/203 E. 2025/853 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2026/338, K. 2026/553, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-338-e-2026-553-k-9259dc92253c