Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2026/280 E. 2026/280 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/280
- Karar No
- 2026/280
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/280
KARAR NO : 2026/280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/01/2026 tarihli değişik iş kararı.
NUMARASI : 2026/32 D.İş - 2026/30 K.
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen ihtiyati tedbir talepli değişik iş dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 16.01.2026 tarihli karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin son yetkili ve yasal hamili olduğu çekin müvekkilinin rızası hilafına karşı taraf eline geçtiğini, bu süreçte müvekkilinin çekine bir türlü ulaşamadığı için zayii nedeniyle İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/861 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığını, ödeme yasağı kararının verildiğini, karş tarafın çeki hukuka aykırı olarak eline geçirdiğini, arkasını cirolamak suretiyle bankaya ibraz ettiğini, ancak banka tarafından çek hakkında ödeme yasağı kararı olduğundan ödeme yapılmadığını, müvekkilin bilgisi ve rızası dışında çeki elinde bulunduran kötü niyetli karşı tarafça yine kötü niyetli olarak sırf haksız menfaat elde etmek amacıyla müvekkili aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, müvekkilinin bu haksız ve hukuka aykırı icra takibi üzerine çek arkasındaki karşı tarafın kim olduğunu öğrenebildiğini, müvekkilince çeki rızası hilafına ele geçirip cirolayıp anılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak girişmiş olan karşı taraftan Gaziosmanpaşa CBS 2026/2223 soruşturma no lu dosyada karşı taraftan şikayetçi olunduğunu, takibe konu çekin, ... Çağlayan Şubesinin 31.12.2025 keşide tarihli, ... seri nolu 500.000TL bedelli çeki olduğunu, karşı tarafın, anılan çeki müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında alıp ciroladığını, icra takibine giriştiğini, bu nedenle karşı taraftan adli merciler nezdinde şikayetçi olunduğunu, ayrıca menfi tespit ve istirdat davası açabilmek için 15.01.2026 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecinin de başlatıldığını, müvekkili ile karşı taraf arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, bu olaydan ötürü müvekkilinin ticari itibarının da zarar gördüğünü, İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/861 Esas sayılı dosyasının görüldüğü mahkemede görülen dava gereği zaten davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılmayacağından işbu takibin durdurulması gerektiğini, mvekkilince açılacak menfi tespit ve çek istirdatına ilişkin davanın, çek iptal davasının ve adli merciler nezdindeki şikayet dosyalarının süreç içerisinde zaman alacak olması ancak kambiyo takibindeki kesinleşme sürelerinin çok kısa olması gözetildiğinde işbu dosya ile anılan icra takibinin ihtiyadi tedbir yoluyla durdurulmasını istemek gerektiğini, aksi halde, müvekkilinin ticari hayatını durma noktasına getirecek hacizler ve blokelerle karşı karşıya kalacağını, müvekkilinin haksız yere zarara uğratılma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi ile başlatılan icranın öncelikle teminatsız aksi kanaatte uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyadi tedbir kararı verilip tedbiren icranın durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ DEĞİŞİK İŞ KARARI ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince 16.01.2026 tarihli değişik iş kararında özetle; "...İİK 72/2 maddesine göre" İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Yine İİK 72/3. md. göre de " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararı karşılamak ve alacağın alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
İİK 72. maddesi gereğince İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin tedbiren hangi koşullarda durdurulabileceği İİK 72/2.maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu durumda İİK 72/3.maddesinin amir hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, ancak İİK 72/3.maddesinin 2.cümlesi gereğince "borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini talep edebileceği" şeklindeki düzenleme karşısında tüm dosya kapsamına nazaran koşulları oluşmuş ise, mahkemece koşulları oluşmuş ise teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talep eden davacı borçlu tarafından icra veznesine yatırılacak paranın menfi tespit davası sonuçlanıncaya değin davalı borçluya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Davacı borçlu vekilince, talep dilekçesi ile talebe konu senette davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı yönündeki iddiasına dayalı olarak davaya konu icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile dava sonuçlanıncaya değin davaya konu icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de;
Yukarıda belirtildiği şekilde İİK 72/3. maddesine göre " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez." hükmü karşısında icra takibinden sonra açıldığı sabit olan eldeki menfi tespit davasında talep edildiği şekilde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.( Yargıtay 19.Hukuk Daire'sinin 2012/17902 Esas, 2013/3584 Karar sayılı, 2012/14719 Esas, 2013/2145 Karar sayılı, 2012/15906 Esas, 2013/1925 Karar sayılı ve Yargıtay 11.Hukuk Daire'sinin 2012/18660 Esas, 2013/1254 Karar sayılı kararları da bu yöndedir. )
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede; eldeki ihtiyati tedbir talebinde menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılacağının arabulucu başvuru süresi nedeniyle ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de üstte belirtilen emredici kanun hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan/açılacak menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinin açık olduğu netice ve kanaatine varılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemeye sundukları dilekçelerinde davanın ismi her ne kadar matbu şekilde bilindiği haliyle ''menfi tespit ve istirdat'' diyeyse de burada açılacak davanın asılının çek istirdatı ve menfi tespit davası olduğu, yani menfi tespitin ise terditli olarak aynı davada açılacağı denilmişse de yerel mahkemece asıl davanın talebinni menfi tespit olduğu şekilde yalın ve hatalı bir yaklaşımla hukuken hatalı karar verdiğini, çekin istirdatı ve menfi tespit davasının Yargıtayın yakın tarihli pekçok kararıyla özellikle arabuluculuk müessesi kavramı çerçevesinde yakınen bilinen bir husus olduğunu, ancak, yerel mahkemece gerekçeli hükümde menfi tespit davası açılacağı belirtilerek talebin reddedilmesinin kanuna ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, yerel mahkeme hükmünde ''Yine İİK 72/3. md. göre de " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. ... '' atıfta bulunularak tedbir talebini reddetmesinin açıkça kanuna dava ve taleplerine aykırı olduğunu, kanunun alakasız şekilde yanlış ve alakasız şekilde uygulandığını gösterdiğini, müvekkilinin rızası hilafına ele geçirilen çeke ilişkin çekin istirdatı ve menfi tespit davasının terditli şekikde açılacağını, burada dar yorumla yahut sırf terditli kısmı kanunda geçiyor denilerek kanunda geçmeyen ''çekin istirdatı davası'' kısmına ilişkin ayrım göz ardı edilerek tedbir talebinin reddine karar verilmesinin açıkça kanuna, hukuka ve usule aykırı olduğunu, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi ile başlatılan icranın öncelikle teminatsız aksi kanaatte uygun görülecek teminat karşılığında tedbiren icranın durdurulması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca, çekin konu edildiği icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine; istinaf, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 16.01.2026 tarihli değişik iş kararı verilmiş; bu değişik iş kararına ihtiyati tedbir talep eden vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati tedbir talep eden vekili; müvekilinin yetkili hamili olduğu ... Çağlayan Şubesinin 31.12.2025 keşide tarihli, ... seri nolu 500.000TL bedelli çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, çek iptali davası açılarak ödeme yasağı kararı alındığını, bu çekin karşı tarafça kötüniyetli olarak ele geçirilip Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini ileri sürerek, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Talep konusunda HMK'nın 389 vd. maddelerin değerlendirilmesi gerekecektir.
HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.''7 hükmünü, aynı Yasanın 390. maddesi ise ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, tedbir talep konusu çektir. Çek, bir ödeme vasıtası olup sebepten mücerrettir. Talep eden tarafça aksini ispatlayacak güçte yaklaşık ispata dair delil dosyaya ibraz edilmemiştir. Ayrıca, mahkemece ancak dosyanın tarafları hakkında karar verilebileceği, yüksek tedavül kabiliyeti bulunan çekin tedavülünü imkansız kılan ve çeki sonradan iyi niyetle iktisap eden kişilerin haklarını sınırlar şekilde ihtiyati tedbir kararı da verilemeyecektir. Bu nedenlerle, mahkemece talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.02.2026
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.