Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2026/229 E. 2026/395 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/229
Karar No
2026/395
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/229

KARAR NO:2026/395

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:12/11/2025 (Ara Karar)

NUMARASI:2025/930 Esas

TALEP:İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbirlerin davacının, davayı kazanması halinde dava konusu mal veya hakka kavuşmasını güvence altına almak amacıyla davadan önce veya yargılama sırasında verilen tedbirler olduğunu, somut olay özelinde bakıldığoı takdirde dava dilekçelerinde de arz ve izah ettikleri üzere müvekkili şirketin sistematik olarak uğradığı gelir ve hak kaybının mevcut olduğunu, her ne kadar aşamalarda alınacak bilirkişi raporu ile müvekkilinin uğradığı zararın açıkça tespit edilecekse de dosyalarının mevcut halindeki örnekleri dahi bu bedelin milyonları bulacağının açıkça ortaya koymakta olduğunu, bu durumda müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilmesi için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. " şeklinde açıklanmış olup, davacı yanca dava dilekçesinde ve beyan dilekçesinde ihtiyati tedbirin türünü ve sebebini belirtmediği, muğlak bir şekilde ihtiyati tedbir talebinin kabulü talep edildiği, dava konusunun tazminat olduğu, dava konusu uyuşmazlık hakkında tedbir kararı verilebileceği anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmayan talebin reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davaı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin haklarına halel gelmemesi için talep edilen ihtiyati tedbir talebinin 12/11/2025 tarihli ara karar ile reddedildiğini, somut olay özelinde dava dilekçesinde de izah edildiği üzere müvekkili şirketin sistematik olarak uğradığı gelir ve hak kaybının bulunduğunu, her ne kadar aşamalarda alınacak bilirkişi raporu ile müvekkilinin uğradığı zarar tespit edilecekse de dosyanın mevcut halindeki örneklerin dahi bu bedelin milyonları bulacağını ortaya koyduğunu, bilirkişi raporları alındıktan sonra dosyada izah edilen zararlar anlaşılacağından bu aşamada davayı yaklaşık olarak ancak ispat edebilir vaziyette olduklarını, müvekkilinin elde ettiği hakların korunması için bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, ihtiyati tedbir kararları ile uzun süren yargılamalar süresince, davanın taraflarının hak ve alacakları nezdinde gerçekleşmesi olası zararların önlenmesi ve böylece kesin hüküm kuruluncaya dek hak sahiplerinin haklarının zarara uğramasının önlenmesinin amaçlandığını, bu haliyle dosyada ihtiyati tedbir kararı verilmesinin elzem vaziyette olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Talep, bayilik sözleşmesi kapsamında uğranılan gelir kaybının tazmini istemiyle açılan davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, bayilik sözleşmesi kapsamında davacı şirketin uğradığı gelir ve hak kaybı bulunduğu iddiasıyla açılan tazminat davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir.HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.İhtiyati tedbirler hali hazırda görülmekte olan veya ileride açılacak bir davanın sonucunun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte ve kural olarak kanunla belirlenmiş önlemlerdir. Özel düzenlemeler bir kenara bırakılacak olursa ihtiyati tedbirlere ilişkin temel düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. İhtiyati tedbirde ferdileştirilmiş muayyen bir talebin teminini hedef tutulmaktadır. Bu nedenle para alacağına ilişkin bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka uygun değildir. Ayrıca, HMK'nın 389/1. Maddesinde belirtildiği gibi ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Somut olayda ihtiyati tedbir yargılaması devam eden bir dava içerisinde talep edilmiş olup, yargılamaya konu dava bir para alacağına ilişkindir. Bu halde, para alacağı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Buna göre ihtiyati tedbirin şartları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2026/229, K. 2026/395, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-43-hukuk-dairesi-2026-229-e-2026-395-k-acb77d352583