Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 2026/167 E. 2026/215 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/167
- Karar No
- 2026/215
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/167
KARAR NO : 2026/215
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/11/2025
NUMARASI : 2025/16 Esas, 2025/814 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 13/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, niteliğince İİK'nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davaya konu takiple hafriyat yapımı işi nedeniyle fatura bakiyesi alacağın tahsilini istemiş; davalı ise, sözleşme ilişkisini ve borcu inkar etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davaya konu icra takibine dayanak ihtiyati haciz kararının ilgili Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmış olması nedeniyle geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden bahisle davanın özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresinde ve usulünce istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili istinaf talebinde özetle, ihtiyati haciz talebinin takip dayanağı olmadığını, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının icra takibini ortadan kaldıracak mahiyette olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının, bu hacze dayanılarak başlatılan icra takibini hükümsüz hale getirip getirmediği, dolayısıyla itirazın iptali davasının görülmesine engel olup olmadığıdır.İtirazın iptali davası icra takip dosyası ile sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, bu dava için usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır.İhtiyati haciz ile icra takibinin hukuki nitelikleri farklı olup; ihtiyati haciz, takibin varlık sebebi değil geçici bir koruma sağlayan güvence aracıdır. İcra takibi ise, alacaklının alacağını cebri icra yoluyla talep etmesi yoludur. Takip başlatma yetkisi doğuran ihtiyati haciz kararının kaldırılması, haczi düşüreceği için takibi güvencesiz bıraksa da, takip, hukuken mevcut olduğu için dava şartı eksikliği oluşturmaz.Sonuç olarak, ihtiyati haciz kararının kaldırılması bu karara dayanılarak başlatılan icra takibini ortadan kaldırmayacağından mahkemece işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları kapsamında delillerinin toplanıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı bir değerlendirmeyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/11/2025 tarih, 2025/16 Esas, 2025/814 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.