Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1382 E. 2026/1400 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1382
- Karar No
- 2026/1400
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1382 - 2026/1400 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1382 KARAR NO : 2026/1400
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.07.2026 NUMARASI : 2026/495 Esas
GEÇİÇİ ÖDEME TALEP EDEN DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 - DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 15.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.09.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; Geçici ödeme talep eden davacı vekili; 12.07.2025 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı diğer davalı idaresinde bulunan aracın neden olduğu kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek esas hüküm beklenmeksizin, davacı için ivedi tedavi ve rehabilitasyon ihtiyacı ile geçici iş göremezlik döneminde uğradığı gelir kaybına mahsuben TBK'nın 76. maddesi uyarınca 500.000,00 TL geçici ödemeye karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 28.07.2026 tarihli ara karar ile; "Türk Borçlar Kanununun 76. maddesi uyarınca geçici ödeme yapılması talebinin reddine," kararı verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TBK’nın 76. maddesi uyarınca davacı vekilinin tedbiren geçici ödeme talebi üzerine mahkemece ara karar ile geçici ödeme talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Uyuşmazlığa ilişkin olan yasal düzenlemeler incelendiğinde; 6098 Sayılı TBK III. Geçici ödemeler Madde 76: ''Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.'' hükmünü içermektedir. Bu düzenlemenin, 1. Fıkrasının gerekçesi "zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hakime istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak fıkrada yapılan düzenleme ile "geçici ödeme kararı ile kesin hüküm sonucunun eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır." şeklindedir. 6100 Sayılı HMK'nun 10. Kısım 1. Bölüm başlığı, "ihtiyati tedbir” , 2. Bölüm başlığı ise "delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar" şeklinde düzenlenmiştir. Delil tespitine ilişkin hükümlerden sonra "diğer geçici hukuki korumalar" başlıklı 406. maddesinin 2. Fıkrasına göre; ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler saklıdır denilmiş, 406. maddesinin gerekçesinde " bu maddede diğer geçici hukuki korumalar tek tek belirtilmek yerine ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında da geçici hukuki korumalar olabileceğine işaret edilmiştir." 2. Fıkranın gerekçesinde ise "diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanmıştır. Bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında, diğer geçici hukuki korumalar kendi özel hükümlerine tabidir. Bu sebeple bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanması mümkün değildir; ayrıca bu şekilde bir uygulama birçok sakıncayı içinde barındırmaktadır." denmek suretiyle açıkça 6100 Sayılı HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmayacağı vurgulanmıştır. Öte yandan, geçici ödeme talebinde bulunulabilmesi için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığına göre yargılamanın her aşamasında talepte bulunulabileceği gibi reddedilmesi halinde yeniden istenebilir. Ortaya çıkan yeni delillerle zaten hükmedilen bir geçici ödemeye ek olarak yeniden bir geçici ödeme talebinde bulunulabilir. 6100 Sayılı HMK Madde 341: (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (1) (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (1) (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1) (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir. Diğer geçici hukuki korumalar 6100 Sayılı HMK Madde 406: “Mahkemece, gerekli hâllerde, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir. (2) İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.” hükümlerini içermektedir. Dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde; TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen tedbiren geçici ödeme gerek koşulları gerek teminat bakımından, 6100 Sayılı HMK'nın 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde gerekse 6100 Sayılı HMK'nın 341. maddesinde uyuşmazlığa konu geçici ödeme kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden ve mahkemece verilen geçici ödeme talebinin reddine dair karar ara karar niteliğinde olduğundan bu kararlara karşı ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden davacı vekilinin geçici ödeme talebinin reddi kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. Maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin geçici ödeme talebinin reddine dair ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamayacağından istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 341. maddesi gereğince REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı adli yardımdan faydalandığından istinaf başvuru harcı ve istinaf karar ve ilam harcının yargılama sonunda haksız çıkacak taraftan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz talep eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada dikkate alınmasına, 4-Kararın tebliği, istinaf karar harcı iadesi ile ihtiyati haciz infaz işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 352. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.