Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/739 E. 2025/1349 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/739
Karar No
2025/1349
Karar Tarihi

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/739

KARAR NO : 2025/1349

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/05/2025 (Karar)

NUMARASI : 2021/572 Esas, 2025/289 Karar

DAVA : Maddi tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 20/08/2019 tarihinde... plakalı araçla ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken tek taraflı trafik kazası geçirdiğini, aracın genişletilmiş katılım kasko sigorta poliçesinde davalı şirket sigortacı olarak görüldüğünü, ... poliçe numaralı kasko katılım sigorta poliçesinin sigortacı davalı şirketen sigorta ettiren ise müvekkilin kaza tarihli işvereni olan ...olduğunu, sigorta ettirene ait olan araçta müvekkilinin 20/08/2019 tarihinden itibaren şoför olarak çalışmakta olduğunu, iş sözleşmesi kazadan sonraki bir tarih olan 29/02/2020 yılında feshedildiğini, sigorta ettirenin aracında meydana gelen trafik kazası neticesinde poliçe konusu rizikolardan biri meydana gelmiş olduğunu, müvekkilin vücudundaki fonksiyon ve yeti kayıpları ile manevi sıkıntılarının göz önünde bulundurularak müvekkil uhdesinde doğan zararın davalı tarafça tanzim edilmesi gerektiğini, alınmış olan muayene raporunda müvekkilin %13 oranında sürekli iş göremezlik oranı tespit edildiğini, diğer bir inceleme de ise müvekkilini %15 oranında sürekli iş göremezlik oranı tespitinde bulunduğu, tüm bu sebeplerden ötürü davalarının kabulü ile müvekkile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000,00TL tutarındaki maddi tazminat davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin 14/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 100.000,00-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.

CEVAP:

Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

YEREL MAHKEME KARARI;

Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 20/08/2019 tarihinde meydana gelen kazaya bağlı olarak işbu tazminat davasının ikame edildiği, kazaya karışan ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketince genişletilmiş kasko katılım poliçesi ile sigortalandığı ve mezkur poliçe incelendiğinde ise ferdi kaza koltuk sigortası klozu kapsamında aracın sürücüsü veya yolcusu konumundaki kişilerin bedeni zararlarına dair tazminat yükümlülüğünün bulunduğunun anlaşıldığı, mahkememizce davacının yaralanmasına dair adli tıp kurumundan maluliyet raporu alındığı ve fakat bilahare Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarındaki cetvele göre maluliyet durumunun tespiti için de ara karar kurulduğu, davacının ara kararda belirtilen avansı yatırmaması üzerine ise mevcut delil durumu bağlamında değerlendirme yapılmak durumunda kalındığı, bu doğrultuda hükme esas alınan ve yukarıda kısaca yer verilen maluliyet raporunda, davacının tüm vücut engellilik oranının %13 olduğu ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği hususlarının tespit edildiği, anılan rapor doğrultusunda tanzim edilen aktüer raporunda ise davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik bağlamında toplamda 902.005,52 TL tutarında tazminat alabileceğinin belirtildiği ve fakat poliçe teminat limitinin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunun da tespit edildiği, davacının faiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, dava açılmadan evvel davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvuruya dair evrakın 14/06/2021 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü ve anılan tarihten 8 iş günü sonrasında sigorta şirketinin temerrüde düştüğü sonucuna varıldığı, netice olarak tüm dosya kapsamının değerlendirmesinde davanın kabulüne dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 100.000,00 TL'nin 24/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF İTİRAZLARI:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ZMMS poliçesi ve poliçe teminatının üzerinde kalan kısmın sağlanması için yapılan kasko İMM poliçesinin üçüncü şahısların zararını temin etmek amacıyla yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün üçüncü şahıs konumunda olmadığını, bu nedenle kasko İMM klozunun sigortalının uğradığı zararı karşılamadığını, davacının taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, mahkemece verilen kararın tamamen hatalı olduğunu, kabul etmemekle birlikte mahkemece davacının taleplerinin ferdi kaza sigortası kapsamında olduğundan bahisle ferdi kaza poliçesi teminatlarının dikkate alınmaksızın, ferdi kaza limiti yerine kasko İMM limiti dikkate alınarak hatalı hüküm kurulduğunu, ferdi kaza sigortası genel şartlarına uygun olarak maluliyet raporu aldırılması gerekirken, davacının gider avansı yatırmadığı gerekçesi ile % 13 maluliyete göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının davasını ispatlayamamış sayılması ve davanın reddinin gerektiğini, mahkemece davacının taleplerinin açıklattırılması gerekirken kendi yorumu ile tazminatın hangi poliçeden talep edildiğinin tespit edilmesinin hatalı olduğunu, zira hangi poliçeden talepte bulunulduğuna göre davanın seyrinin tamamen değişeceğini, kabul etmemekle birlikte kasko İMM poliçesi üzerinden karar verilecek ise öncelikle davaya konu aracın ZMMS poliçesi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zira kasko İMM poliçesindeki sorumluluğun doğması için öncelikle ZMMS poliçe teminatlarının tüketilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun da bu yönde olduğunu, hal böyle iken ZMMS poliçe limitleri tüketilmeden müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin... plakalı araçla seyir halindeyken tek taraflı trafik kazası geçirdiğini, aracın genişletilmiş katılım kasko sigorta poliçesinde davalı şirket sigortacı olarak görüldüğünü, sigorta ettirene ait olan araçta müvekkilinin şoför olarak çalışmakta olduğunu, sigorta ettirenin aracında meydana gelen trafik kazası neticesinde poliçe konusu rizikolardan biri meydana gelmiş olduğunu iddia ederek maddi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 100.000,00 TL'nin 24/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.

Motorlu Kara Taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartlarının “Sigorta teminatının kapsamı” başlıklı 1. maddesine göre, sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder. İhtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamının başlangıç noktası, zorunlu trafik sigorta limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise ihtiyari mali mesuliyet sigortası limitidir. Başka bir ifadeyle gerçek zarar miktarı zorunlu trafik sigorta limitini geçtiği anda ihtiyari mali mesuliyet sigortası güvencesi başlamakta ve kendi poliçesindeki limit miktarı da sorumluluğun sona erdiği nokta olmaktadır. Bu nedenle zarar, trafik sigortası kapsamında kalmakta ise ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğundan bahsedilemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1661 E. 2023/6984 K. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/19625 E. 2022/982 K.)

Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 inci maddesi gereği, aynı Kanun'un 85 inci maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.

Ayrıca Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre;

Sigorta Teminatının Kapsamı;

Madde 1-Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder.

Ek Sözleşmeyle Teminat Kapsamına Alınabilecek Hal ve Teminat Dışında Kalan Halleri düzenleyen 3. b Maddesine göre; Aracı sevk ve idare edenin, aracı sevk ve idare ederken uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler teminat dışıdır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacının talebinin kendi sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, KTT tutanağına ve mahkemece trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuna göre davacının meydana gelen olayda % 100 oranında kusurlu olduğu, yukarıda belirtilen Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 3/b. Maddesine göre aracı sevk ve idare edenin, aracı sevk ve idare ederken uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen taleplerin teminat dışı kaldığı, bu sebeple davacının bu kapsamda kendi kusuru ile sebebiyet verdiği olay sebebiyle davalı İMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden talepte bulunamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde ve takdirinde hukuki hata yapılarak yukarıda yazılı olduğu şekliyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.

Ancak yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile yerel mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;

"1-Davanın REDDİNE,

2-Tahsili gereken 615,40 TL harçtan 343,15 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 272,25 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK'nın 333. Maddesi uyarınca re'sen taraflara iadesine,

6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/1. maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," şeklinde HÜKÜM TESİSİNE;

III- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

IV-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.683,10-TL Başvuru harcı ile 500,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.183,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

VI- Gerekçeli kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/739, K. 2025/1349, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-739-e-2025-1349-k-c35bfe0f4b12