Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2025/73 E. 2025/455 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/73
- Karar No
- 2025/455
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/73 Esas
KARAR NO:2025/455 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:02/12/2024
NUMARASI:2024/60 E. SAYILI ARA KARAR
DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ:26/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile ... arasında kurulan bayilik sözleşmesi ile davacı şirketin "..." markasının bayisi ve Türkiye'deki tek distribütörü olduğunu, somut olayda davalı ... tarafından kurulan ... (...) isimli kulüp ile bu kullanıcı isimli Instagram hesabı üzerinden "..." marka araçların yetkili ve sözleşmeli servisi gibi lanse edilerek paylaşımlarda bulunulduğunu, bu markanın görsellerine ve yine araç görsellerine paylaşımlarında yer verildiğini, ilgili kişi tarafından "..." markası ile ... logosu doğrudan kullanılmak suretiyle tekstil ve tasarım işine girişildiğini, ... logolu kıyafetler satılarak bu kıyafetlerden büyük bir gelir elde edildiğinin tespit edildiğini, davalının gerek Instagram sayfası üzerinden, gerekse ilgili ....com.tr URL' li bu sayfayı kullanmak suretiyle gerçekleştirmiş oldukları etkinlikler ile, gerekse yine ... logosunu hiçbir izin olmaksızın kullandığı ürünlerin satışları ile haksız menfaat ve kazanç sağladıklarını, davalı tarafından "..." markasının logosunu taşıyan tekstil ürünlerinin "...com.tr" hesabından satıldığını, "...tr" isimli instagram hesabı üzerinden de haksız şekilde "..." markası üzerinden paylaşımlarda bulunularak söz konusu marka adı altında çalışıldığının imajı oluşturulduğunu belirterek, müvekkilinin daha fazla hak kaybına uğramasını önlemek adına öncelikle ve ivedilikle; davalı tarafından haksız şekilde "..." markasının isim ve logosu kullanılarak satışa çıkartılan ürünlerin ivedilikle satışının durdurulmasına, davalıya ait adresler ve Mahkemece tespit edilecek sair adreslerde yapılacak arama neticesinde tespit edilecek ürünlerin toplatılarak imhasına, işbu marka adı altında usul ve yasaya aykırı eylemlerde bulunmak üzere açılmış olan"..." URL'li instagram hesabına erişimin engellenmesine, 5651 sayılı yasanın 9/A Madde 5.Fıkrası gereği kararın Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gönderilmesine, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün men'ine, davalının haksız eylemleri nedeniyle davacının uğradığı yoksun kalınan kar başta olmak üzere uğramış olduğu zararlara binaen 100- TL maddi tazminatın (hmk m.107 kapsamında artırım yapma hakları saklı kalmak kaydıyla) faizi ile beraber davalıdan tazminine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/10/2024 tarihli ön inceleme tensip kararı ile; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, bu konuda gerekçeli karar yazılmadığı tespit edilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRİN REDDİ KARARINA İTİRAZ:Davacı vekili 19/11/2024 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, münhasır lisansın yalnızca lisans alanın markayı kullanabildiği ve lisans verenin aynı markaya ilişkin bir üçüncü kişiye lisans hakkı veremediği lisans türü olduğunu, somut olayda dosyaya sundukları bayilik sözleşmesinden açıkça anlaşılacağı üzere münhasır lisans hakkının yalnızca müvekkiline tanındığını, münhasır lisans sahibinin ise marka sahibinin yetkilerine sahip olduğunu, münhasır lisans alanın marka sahibi gibi markadan doğan davaları açma yetkisine sahip olduğunu, bu durumun müvekkiline söz konusu markanın hakları hususunda münhasır yetki verildiğini açıkça ortaya koyduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin söz konusu bayilik sözleşmesi kapsamında satış, pazarlama ve tanıtım yetkisine münhasır olduğunu, bu bağlamda müvekkili şirketin işbu sözleşme kapsamında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâllerin, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiğini, mahkemece ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi gerekeceğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme tarafından müvekkilin işbu davada ileride ortaya çıkabilecek zararı dikkate alınmadan ihtiyati tedbire ilişkin istemine red kararı verildiğini, mahkemece tedbirde ölçülülük ilkesi dikkate alınarak müvekkilinin zararının oluşacağı açıkça ortada olduğundan tedbir taleplerinin kabulüne ve yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın açıkça müvekkilinin haklarını ihlal etmekte olup, bu hususun dosyaya sunulan tüm belgelerden açıkça anlaşıldığını, davalı tarafından açılan Instagram hesabında "..." markasının temsilcisi olarak hareket ettiğinin açıkça görüldüğünü, davalının söz konusu marka adını kullanarak başka firmalara "..." markasının servis hizmeti veren şirketi olduğunu beyan ederek, müvekkilinin müşterilerini distribütör olmayan firmalara yönlendirdiğini, müvekkilinin kaybının büyük olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile davalının marka hakkını ihlal ettiğinin açıkça ortada olduğunu, dava dilekçesinde detaylı olarak belirttikleri gibi müvekkili şirketin söz konusu markanın bölgedeki satışında münhasır yetkili olduğunu, bu sebeple işbu dosyada verilen ihtiyati tedbire red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini, yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARINA İTİRAZIN REDDİ KARARI:İstanbul 1.FSHHM'nin 02.12.2024 tarihli 2024/60E.sayılı ara kararıyla; "...Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, marka devir sözleşmesi, hizmet sözleşmesi incelendiğinde, huzurdaki davacıya münhasıran marka kullanım lisansı ve dava açma hakkının verildiğine dair somut delil sunulmadığı, hizmet sözleşmesi içeriğinde tek başına davacıya münhasır bir lisans verildiğine ilişkin düzenlemenin yer almadığı, aktif dava ehliyeti bulunmayan davacının tedbir talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına yönelik itirazın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:İhtiyati tedbir isteyen vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava ve itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, HMK'nun 389. maddesindeki ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğunu, alınan bilirkişi raporu ile davalının müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğinin tespit edildiğini,Mahkemece yaklaşık ispata ilişkin yeterli değerlendirme yapılmadan ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini,Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin neden reddedildiğinin dayanaklarının açıklanmadığının ve gerekçelendirilmediğini, Gerekçeli karar hakkının, dava taraflarının haklarında verilen kararı bilme isteğine mahkemenin eksiksiz ve zamanında açıklama getirmesi anlamına geldiğini, Mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının zorunlu olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme tarafından Tensip Tutanağı ile ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadan gerekçesiz şekilde reddine karar verildiğini belirterek, arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek sebeplerle; İstinaf Mahkemesince işbu dosyaya sundukları itirazları neticesinde İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/60 Esas sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına, itirazları neticesinde taleplerinin kabulü yönünde hüküm kurularak ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Bilirkişiler ... ve ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 29.05.2024 tarihli raporda; ....com.tr alan adı kontrol edildiğinde alan adının 22.11.2022 tarihinde alındığı/ kayıt edildiği, alan adı sahibi/ yetkilisi bilgilerinin gizlenmiş olduğu, alan adı kayıt şirketinin ODTÜ ... A.Ş. olduğu, alan adı sahibi/ yetkilisi bilgilerine... A.Ş. firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, domain servers bilgilerinde ... yazdığı, web sitesi ana sayfada ..., 03.10.2022 tarihinden itibaren Türkiye' de resmen faaliyetlerine başladığını,değerli araç sahiplerini ve ... markasına ilgi duyan tüm dostları aynı aile çatısı Altında buluşturmayı hedefleyen bir oluşum olduğunun belirtildiğini, ... - ... ... - Türkiye Resmi Temsilcisi yazdığı, mevcut durumda ...tr/ürünler linki kontrol edildiğinde sayfa bulunamadığı,... linki 31 Ekim 2023 tarihli web archive kaydında ürünler menüsünün olduğu ve...com.tr/ürünler linkine bağlantı verildiği, ancak mevcut durumda web sitesinde ürünler menüsünün olmadığı, davacının dava dilekçesi EK’inde sunmuş olduğu ekran görüntüleri kontrol edildiğinde .../ürünler linkinde... ibareli ürün/ ürünler olduğu, dava dilekçesinde belirtilen ve görevlendirme kapsamında olan ... linki kontrol edildiğinde...tr Instagra hesabının olduğu, hesabın Temmuz 2021 tarihinde oluşturulduğu, hesap açıklamasında ... - Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluş - Official ... Turkiye -... - ... - ... -... bilgilerinin olduğu, davacı şirket adına tescilli “...” ibareli markaların tespiti için Türk Patent ve Marka Bülteni nezdinde araştırma yapıldığında, davacı şirket tarafından 11.05.2015 tarihinde, ... ve ... numaralı “...” ibareli marka başvuruları gerçekleştirildiği ve markaların feragat ile sonuçlandığı, tescilli olmadığının tespit edildiği, davacı ... ŞİRKETİ adına tescilli “...” ibareli herhangi bir markaya rastlanılmadığı, dosya kapsamına sunulu hizmet sözleşmesi değerlendirildiğinde, davacının ... Limited (...) firması ile 2015 yılında bayilik hizmet sözleşmesi bulunduğu ancak sözleşme içeriği incelendiğinde, davacı şirketin Türkiye’ de münhasır lisans hakkı sahibi olduğu ve marka hakkı sahibi ... LİMİTED adına Türkiye’ de tescilli olan ... marklarının kullanımı hususunda inhisari lisans sureti ile marka hakkı sahibi olduğu ve markaların tescili hak sahibi olan ... LİMİTED adına 3. kişilerin marka hakkı ihlalinden doğan fiil ve eylemlerine karşı dava yoluna başvurma hakkı bulunduğuna ilişkin açık bir hükmün bulunmadığı, aksine anılan sözleşmenin 12.1 numaralı tanıtım maddesinde, davacı şirketin münhasır olmayan bir marka kullanım hakkına sahip olduğunun tespit edildiği, raporun teknik kısmında... alan adlı web sitesi içeriğinde ve... Instagram hesabında tespit edilen ... ... Türkiye şeklindeki kullanımların ve davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ...ürünler linkli yer alan ekran görüntüleri kontrol edildiğinde ...ibareli ürün/ ürünler olduğu ve anılan kullanımlarının Türkiye’ de tescilli hak sahibi olduğunun tespit edilen dava dışı ... LİMİTED adına tescilli markalara tecavüz teşkil edebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.Mahkemece 04/02/2025 tarihli, 2024/60 Esas, 2025/33 Karar sayılı kararla, davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili bu karara itiraz etmiş, bu kez itirazın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından itirazın reddi kararına karşı istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verileceği ve karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. HMK’nun 341/1-b maddesi uyarınca da başvurulabilecek kanun yolu istinaf kanun yoludur.Mahkemece 23/10/2024 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmişse de, bu konuda gerekçeli karar yazılmadığı, davacı vekilinin Mahkemenin bu kararına karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yargı yoluna başvurması gerektiği halde karara itiraz ettiği, Mahkemenin itirazı inceleme yetkisi bulunmadığı halde, itiraz incelenerek reddine karar verildiği tespit edilmiştir.İhtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı itiraz yolu açık olmadığından, Mahkemece itiraz üzerine verilen 02/12/2024 tarihli karar yok hükmündedir.Ancak, istinaf incelemesi sırasında Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş olup, Mahkemece davadan el çekildiği ve davacı vekilinin istinaf talebi konusuz kaldığından, istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekilinin FSHHM'nin 02.12.2024 tarihli, 2024/60 E. sayılı ara kararına karşı yaptığı istinaf talebi konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Tedbir talep eden vekilinin istinaf talebi incelenmediğinden, istinaf harçlarının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,3-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.