Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/727 E. 2025/852 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/727
- Karar No
- 2025/852
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/727
KARAR NO: 2025/852
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30.12.2024 tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2024/817 Esas
DAVANIN KONUSU: Şirket yöneticisinin azli
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortak müdürlerinden olduğunu, şirket ortak müdürü davalı ...'un şirket sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkiline ve şirketin diğer ortaklarına hesap vermekten kaçındığını, mevcut şirket hesaplarından kendisine ait diğer hesaplara para transferi yapmakta hatta şirket mallarını muvazaalı şekilde yakınlarına devrettiğini, üstelik bu işlemleri yürütürken de şirket sözleşmesini ve ortaklık durumunu görmezden gelerek hesapsız bir şekilde hareket ettiğini, şirketin kuruluşunda ana sözleşme ile her bir ortağa müdür olarak tek başına şirketi temsil yetkisi verildiğini, daha sonra 01.09.2024 tarihli tüm ortakların imzaladığı yönetim kurulu kararı ile tüm ortak müdürlerin birlikte şirketi temsil yetkisinin benimsendiği, bu kararın tescil ilanı için, ticaret tescil memurluğuna başvuru yapılmasına rağmen henüz süreç sonuçlanmadığını, şirkete ait taşınmazın usülsüz olarak davalı tarafından ...'a devir edildiğini, konuya ilişkin olarak Gaziosmanpaşa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2024/421 E. Sayılı dosyasında şirkete ait İstanbul Arnavutköy ilçesinde ... köyü ... ada ... parselde bulunan taşınmazın devri nedeniyle şirket müdürü ... ve öz oğlu ... aleyhine muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açıldığını, şirket mallarından şirkete ait taşınmazı öz oğlu ...'a bila bedel satış göstermek suretiyle muvazaalı şekilde devrettiğini, 01.09.2024 tarihli tüm ortakların imzaladığı yönetim kurulu kararı sonrasında davalının temsil yetkisini alenen kötüye kullanması, kendisine verilen temsil yetkilerini kötüye kullanması, diğer ortak müdürlere şiddet ve manevi baskı uygulaması, kişisel çıkarlarını şirket menfaatinin önünde tutması davalının şirket müdürlüğünün kaldırılması ,olmadığı takdirde kısıtlanması için haklı neden teşkil ettiğini, bu kapsamda şirket yetkilisinin sözü edilen işlemlere devamı halinde aleyhine açılacak olan sorumluluk davasının semeresiz kalması ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, bu nedenlerle ... Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ...’un davacı müvekkili dahil ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüm ortakları ile birlikte müştereken temsil ve ilzam olacak şekilde yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasını, yapılacak olan yargılama sonunda davalının müdür yetkisinin kaldırılmasına, bu talebin herhangi bir sebeple kabul olunmaması halinde ise müvekkili dahil ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüm ortakları ile birlikte müştereken temsil ve ilzam olacak şekilde davalının temsil yetkisinin sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 30.12.2024 tarihli ara kararıyla; "...HMK.nun 390. maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacının, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delillerini sunmadığından haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, HMK.nun 389. ve 390. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dilekçesinde, davalı şirket müdürünün sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiği, diğer ortaklara cevap vermekten kaçındığı, şirket hesaplarından kendisine ait hesaplara para transferi yaptığı, şirket mallarını muvazaalı şekilde yakınlarına devrettiği, şirket kuruluşunda ana sözleşme ile her bir ortağa tek başına şirketi temsil yetkisi verildiğini, 01.09.2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile tüm ortak müdürlerin şirkete birlikte temsil yetkisinin benimsendiğini, sicile ilan için başvuru yapılmasına rağmen henüz sürecin sonuçlanmadığını, davalı tarafça şirket taşınmazının usulsüz şekilde devir edilmesinden dolayı Gaziosmanpaşa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/421 Esas sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığını, davalının temsil yetkisini kötüye kullanması, diğer ortak müdürlere şiddet ve manevi baskı uygulaması gibi nedenlerle şirketin tüm ortakları ile birlikte müştereken temsil ve ilzam olacak şekilde yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasına karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemece talebin reddedildiğini, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, kendisine verilen yetkileri kötü kullanan şirketi zarara sokan davalı müdürün TTK 644.maddesinin yollaması ile aynı yasanın 553 ve 555 maddeleri uyarınca tüm zararlardan sorumlu olduğunu, sunulan delillere göre yaklaşık olarak ispat edildiğini, daha ciddi zararların meydana gelmemesi nedeniyle mahkemenin 30.12.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince limited şirket müdürünün yetkisinin kaldırılması, mümkün olmadığı takdirde şirketin tüm ortakları ile birlikte müştereken temsil ve ilzam olacak şekilde müdürün temsil yetkisinin sınırlandırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davacı vekilinin davalı müdürün şirket yetkililerinin tedbiren kısıtlanmasına dair ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, dava dışı ... Ltd Şirketinin 30.12.2011 tarihinde tescil edildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 06.01.2012 tarihli nüshasında ilan edildiği, şirketin limited şirket olarak kurulduğu, kurucu ortaklarının ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, her bir ortağın 10.000,00 TL sermaye sahibi olduğu, şirketin toplam kuruluş sermayesinin 50.000,00 TL olduğu, şirket idaresinin ana sözleşmenin 8.maddesinde düzenlendiği, söz konusu maddede; şirketin işleri ve muamelelerinin ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya bir kaç müdür tarafından yürütüleceği ilk 20 yıl için ..., ..., ..., ..., ...'un şirket müdürü olarak seçildiğinin belirtildiği, ana sözleşmenin 9.maddesinde temsil düzenlendiği, söz konusu düzenlemede, şirketi müdürlerininin temsil ve ilzam edecekleri imzaların ortaklar kurulu tarafından tespit, tescil ve ilan ettirileceği, ilk 20 yıl için müdür seçilen ..., ..., ..., ... ve ...'un münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı hususlarının düzenlenmiş olduğu, şirketin 01.09.2024 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket ortağı müdürlerin şirketi her hususta münferit imzaları ile temsil ve ilzama yetkilerinin müşterek imza ile temsil ve ilzama dönüştürülmesine dair karar alındığı söz konusu kararda müdürlerin 01.09.2024 tarihinde şirketin münferit imzaları ile temsil ve ilzam yetkilerinin sonlanmasına söz konusu tarih itibari ile şirketin her konuda müşterek imza ile temsil ve ilzam edileceği kararı alındığı, söz konusu ortaklar kurulu kararında tüm ortakların hazır olduğu, 10.12.2024 tarihli ortaklar kurulu toplantısının yapıldığı, toplantıya ..., ...ve ...'un katıldığı, toplantının özet kısmında şirket ortaklarından aynı zamanda müşterek temsil ve ilzama yetkili müdür ... hakkında yetkilerinin sınırlandırması, müdürlükten azli ve muvazaalı olarak devretmiş olduğu taşınmazın şirket adına tescili için dava açmak üzere avukata vekalet verilmesine dair karar alındığı, 2 nolu kararda; 01.09.2024 tarihi itibari ile şirketi her konuda ortakların müşterek imzaları ile temsil ve ilzam etmeleri kararı verildiği ancak buna rağmen ortak ve müdürlerden ...'un karar tarihinden sonra şirkete ait İstanbul ili Arnavut ilçesi ... parselde bulunan taşınmazı muvazaalı şekilde öz oğlu ... adına satış göstermek suretiyle devrettiği, 3 nolu gündemde müdürlerden ... hakkında yetkilerinin sınırlandırılması vb hususlarda dava açmak üzere avukata vekalet verilmesine, yargı sürecinin başlatılmasına karar verildiği, dava dışı şirket vekili tarafından ... ve ... hakkında 5 nolu parselle ilgili olarak tapu kaydının iptali ve şirket adına tescil amacı ile 13.12.2024 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtığı, Gaziosmanpaşa 6. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada mahkemenin 2024/421 Esas, 2024/94 Karar ve 13.12.2024 tarihli karar ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddedildiği, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/623 D.İş sayılı dosyasında ..., ..., ... ve şirket tarafından ... ile ... aleyhine taşınmaz satışı ile ilgili olarak değişik iş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, mahkemenin 27.12.2024 tarihli kararı ile taşınmazlar üzerine 3.kişilere devri önlemek üzere ihtiyati tedbir kararının verilmiş olduğu, davacının 16.01.2025 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açarak tedbiren davalının müdür olarak tek başına kullandığı yetkilerinin kısıtlanmasını talep ettiği anlaşılmıştır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda, dava aşaması itibari ile yaklaşık ispatı sağlamaya yeterli deliller mevcut olmadığı gibi dava tarihinden önce davalı şirket ortaklar kurulu tarafından temsile dair alınan karar dikkate alındığında, mahkemenin ret kararında isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.05.2025