Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/725 E. 2025/1335 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/725
- Karar No
- 2025/1335
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/725 - 2025/1335 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/725 KARAR NO : 2025/1335
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2025 Tarihli Ek Karar NUMARASI : 2025/62 D.İş Esas - 2025/60 D.İş Karar İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN : MAGNA OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0465023329500021 - Deniz Evler Mah. Ali Uçar Cad. Ford Yeni Yan San. No:53/9 Gölcük/KOCAELİ VEKİLİ : Av... İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN : GRC KALIP METAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0411091768800001 - Yaylacık Mah. 44. SK. No:19 Nilüfer/BURSA VEKİLİ : Av... TALEP TÜRÜ : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 11/07/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; talep eden şirket aleyhine GRC Kalıp Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde Gölcük İcra Müdürlüğünün 2025/331 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, e tebligat yöntemi ile yapılan ödeme emri tebligatına süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı kanun değişikliği ile menfi tespit davaları da zorunlu ticari arabuluculuk kapsamına alındığını, talep eden şirketin Gölcük Arabuluculuk Bürosu nezdinde menfi tespit talepli olarak arabuluculuk başvurusu yapıldığını, dava şartı arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra ivedilikle menfi tespit davası açılacağını, takibe müstenit faturaların dahi incelendiğinde talep eden şirket ile alacaklısı şirket arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, icra takibine itiraz edilmemesi nedeni ile talep eden şirketin telafisi imkansız zararlara uğrayacağının açık olduğundan İİK'nun 72/3 maddesi gereği ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkemece takdir edilen teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra dosyasına ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 20/02/2025 tarihli karar ile; " ... 1-Davacı vekilinin tedbir talebinin KABULÜ ile, 2-İİK 72/3 .maddesi uyarınca alacağın %15 i oranında (730.042,87TL) nakit teminat mahkeme veznesine yatırıldığında ya da banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, Gölcük İcra Müdürlüğü'nün 2025/331 Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE ... " karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; tedbir kararının icra dosyası celp edilmeden verildiği, arabuluculuk başvurusu yapıldığına dair evrak sunulmadığı, faturadaki şirket ile davacı şirket grup şirketi olduğu, birbiriyle bağlantılı şirketler olduğu, şirketler arasında bağlantı mevcut olduğu, davacı şirkettin de borçtan sorumlu olduğunu, kararda teminatın yanlış hesaplandığı, hüküm kısmında alacağın %15 oranında 730.042,87 TL nakdi teminatın yatırılmasını talep ettiği ancak bu miktarın hesaplanması takipte kesinleşen miktar üzerinden mi yoksa dosya kapak hesabı üzerinden mi hesaplandığına dair bir bilgi verilmediği, icra dosyasındaki bakiye borç miktarı 5.910.404,46 TL olduğu dikkate alındığında ve %15 teminat miktarı bu miktar üzerinden hesaplandığında 886.560,60 TL teminat yatırılmasına karar verilmesi gerekirken teminat miktarının hatalı daha düşük ve hatalı şekilde hesaplandığını belirterek davacının hukuki dayanaktan yoksun ve yazılı belgelerle ispatlayamadığını belireterek itirazları doğrultusunda ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 05/03/2025 tarihli ara karar ile " ... Tedbire itirazın reddine, İhtiyati tedbir talep eden kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00 TL vekalet ücretinin ihtiyati tedbire itiraz edenden alınarak ihtiyati tedbir talep eden vekiline verilmesine, ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararından da görüleceği üzere mahkeme tarafından icra dosyası gerek fiziken gerekse UYAP üzerinden celp edilmeden hüküm kurulduğunu, arabuluculuk başvurusu yapıldığına dair evrak sunulmadığını, davacı her ne kadar dava dilekçesinde kendilerinin borçlu olmadıklarını, itiraz eden şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını belirterek borçlu olmadığını iddia etse de davacı şirket ile faturada ismi geçen şirket Grup şirketi olduğunu, bu nedenle şirketler arasında bağlantı mevcut olup, davacı şirkette borçtan sorumlu olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. İhtiyati tedbir talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın açıkça fatura da ki firma ile talep eden firmanın farklı tüzel kişilikler olduğunu ikrar etmesine rağmen kötü niyetle talep eden firmaya takip başlatması kabul edilemeyeceğini beyan ile; karşı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/62 D.İş Esas - 2025/60 D.İş Karar sayılı 05/03/2025 Tarihli Ek Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; faturaya dayalı icra dosyasında; teminat karşılığında; dava sonuçlanıncaya kadar icra dosyasına ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 20/02/2025 tarihli D.iş karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, karşı taraf tarafından itiraz edilmesi üzerine bu kez duruşma açılarak 05/03/2025 tarihli ek karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği ve karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda, davacı vekili; davacı şirket aleyhine GRC Kalıp Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde Gölcük İcra Müdürlüğünün 2025/331 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, e-tebligat yöntemi ile yapılan ödeme emri tebligatına süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, takibe müstenit faturaların dahi incelendiğinde müvekkili şirket ile alacaklısı şirket arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, icra takibine itiraz edilmemesi nedeni ile müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğrayacağının açık olduğundan 2004 sayılı İİK'nın 72-(3) maddesi gereği ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkemece takdir edilen teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra dosyasına ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; tedbir talep edenin dilekçesi ve ekli belgelerin Mahkemelerinde oluşturduğu kanaat gereği,ihtiyati tedbir talep edenin aleyhine yürütülen Gölcük İcra Müdürlüğü'nün 2025/331 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatılmış olmakla, İİK 72-(3) maddesi uyarınca başlatılmış olan takiplerde teminat üzerine icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilebileceği düzenlendiğinden ve yaklaşık ispat koşulu sağlanan ihtiyati tedbir talebinin, talebe konu miktarın %15 i oranındaki teminatın yatırılması kaydıyla kabulüne karar verilmiş, ihtiyati tedbir kararına karşı davalı vekilinin yapmış olduğu itiraz reddedilmiş, itirazın değerlendirilmesine yönelik ara karara itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'unun 72-(3) maddesinde, “....icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve göstereceği teminat karşılığında mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir...” Aynı Yasanın 72-(4) maddesinde “...dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar, alacaklı ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağını geç almasından doğan zararını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. Eldeki davada; tüm bu açıklamalar ışığında; ilk derece mahkemesince Gölcük İcra Müdürlüğü'nün 2025/331 Esas sayılı dosyasında icra takibinin %15'i oranında teminat yatırılması halinde, icra dosyasındaki paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve bu karara karşı yapılan itirazın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Dairemizin uygulamalarına da uygun olduğu ilk derece mahkemesi gerekçesinin davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; İhtiyati tedbire itiraz edenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025
Başkan ... e imzalıdır
Üye ... e imzalıdır
*Üye ... e imzalıdır
Katip ... e imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*