Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2025/684 E. 2025/862 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/684
- Karar No
- 2025/862
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/684 Esas
KARAR NO: 2025/862 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/257 Esas- 2025/67 Karar
TARİH: 24/01/2025
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, tekstil ticareti faaliyetleri çerçevesinde yurt dışına ihracat yaptığını, yapmış olduğu işler çerçevesinde müşterilerine yaptığı işlerin karşılığında bir kısım nakit ödeme, bir kısım da vadeli kıymetli evraklar ile alacaklarını tahsil ettiğini, ...Ltd. Şti'nin keşidecisi olduğu, 21.02.2024 keşide tarihli, 15.06.2024 vade tarihli ... Tic. San. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş 3.900.000 TL meblağlı bono ile ...Tic. San. Ltd. Şti.'nin keşidecisi olduğu, 11.03.2024 keşide tarihli, 15.12.2024 vade tarihli ve müvekkili firma adına düzenlenmiş 1.900.000 TL meblağlı bononun müvekkiline teslim edildiğini, bonoların şirkette, kilitli çekmecede bulunmaktayken kaybolduğunu beyanla bonoların iptaline, ödeme ve protesto işlemlerinin durdurulması konusunda öncelikle ihtiyati tedbir kararının verilmesine, yargılama hasımsız olduğundan yargılama giderleriyle vekalet ücretinin müvekkili üzerine bırakılmasına ancak bonoların sahibi olduğu iddiasıyla bir taraf çıkması durumunda ve davalı sıfatı ile dosyaya işlenirse bu sefer yargılama giderlerinin ve vekalet üvretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 24/01/2025 tarih 2024/257 Esas- 2025/67 Karar sayılı kararında; "Dava; zayi nedeniyle bonoların iptalleri talebine ilişkinlidir. Zayi edildiği bildirilen bonolar hakkında ilanlar yapılmıştır. Mahkememizce dava konusu Lehtarı ... Şirketi olan, Keşidecisi ... Ltd. Şirketi olan, 21.02.2024 keşide tarihli, 15.06.2024 vade tarihli 3.900.000,00 TL bedelli bono yönünden tefrikine karar verildiği ve belirtilen bono yönünden tefrik işlemi yapılarak Mahkememizin 2024/593 Esas sırasına kayıt yapıldığı, mahkememizin 02/07/2024 tarih 2024/593 Esas 2024/711 Karar sayılı ilamı ile bu bono yönünden zayi nedeniyle iptaline karar verildiği anlaşılmış olmakla tefrik edilen bono yönünden yeniden hüküm tesis edilmemiştir. Dava konusu; Lehtarı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, Keşidecisi ... Tic. San. Ltd. Şirketi olan, 11.03.2024 keşide tarihli, 15.12.2024 vade tarihli 1.900.000-TL bedelli bono için, gerekli yasal ilanlar yapılmış, 3 aylık yasal sürenin dolması beklenilmiş senetleri elinde bulunduran ve dosyaya başvuran olmamıştır. Davacı zayi nedeniyle bononun iptaline karar verilmesini talep etmiş yapılan ilanlar ve geçen yasal süre nezdinde bonoyu ibraz eden bulunmadığı ve bononun ortaya çıkmadığı ve talebin yerinde olduğu anlaşıldığından dava konusu bononun zayi nedeniyle iptali karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Dava konusu Lehtarı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, Keşidecisi ... Tic. San. Ltd. Şirketi olan, 11.03.2024 keşide tarihli, 15.12.2024 vade tarihli 1.900.000-TL bedelli bononun ZAYİ NEDENİYLE İPTALİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Fer'i Müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargılama aşamasında, şikayet konusu olması sebebiyle 3.900.000 TL bono aslının Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/ 39118 Soruşturma sayılı dosyasında olduğunu beyan etmelerine rağmen Mahkemece bu durum göz ardı edilerek ve gerekli araştırmalar yapılamadan senedin iptaline karar verildiğini, Mahkemece usulüne uygun olarak, senet aslının istenilmesi ve sonrasında davcı vekiline istirdat davası açılması için süre verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca bu bononun meşru hamilinin davacı değil, senedi ciro yoluyla devralmış olan müvekkili ... olduğunu, senet bedelini kötüniyetle ödemek istemeyen davacı tarafın bu dava yoluna başvurduğunu; Davaya konu 11.03.2024 keşide tarihli ve 15.12.2024 vade tarihli 1.900.000 TL bononun kaybedilmiş ve zayi edilmiş bir senet olmadığını, işbu senedin meşru hamilinin davacı şirket değil, alacağına karşılık senedi ciro yoluyla devralmış olan müvekkili olduğunu, senet hakkında Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takiplerine özgü icra takibi yapılmış olup, senet aslının icra kasasında olduğunu, davaya konu her iki senet zayi olmadığından ve biri Büyükçekmece savcılığında, biri de Büyükçekmece icra kasasında olduğundan, Mahkemece verilen iptal kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu; Kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle açılan iptal davaları hasımsız olup, verilen iptal kararlarının maddi hukuk yönünde herhangi bir etkileri olmadığını, TTK'nun 564.maddesine göre; iptal kararlarının sadece hak sahipliğinin teşhisi bakımından bir fonksiyonu olduğunu, iptal kararlarının hakkın mevcudiyetine, muhtevasına ve hatta bu hak üzerinde tasarruf yetkisine tesir etmeyeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2004/ 7538 Esas- 2005/ 4273 Karar sayılı içtihadı ile birçok kararının da bu yönde olduğunu, davaya konu bono asılları bulunduğuna göre, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ 257 Esas Sayılı davasının konusuz kaldığını, mahkemece ,davanın konusuz kalması sebebiyle, esasın kapatılarak davacı tarafa istirdat davası açılması konusunda mehil verilmesi gerekirken iptal kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ 257 Esas -2025/ 67 karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, zayi olduğu iddiası ile senedin iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı feri müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, TTK'nun 818/1-s maddesi atfı ile aynı Kanunun, önleyici önlemler başlıklı 757 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Yine aynı atıf gereği, TTK'nun iade davası başlıklı 763 maddesi uyarınca, elden çıkan çekin yargılama sırasında mahkemeye sunulması veya muhatap bankaya ibraz olunması halinde, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verecek, dilekçe sahibi bu süre içerisinde dava açmazsa, mahkeme muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldıracaktır. Hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekliyse de, çek iptali davalarında yukarıda açıklanan prosedür gereğince, kararda üçüncü kişilerin hakkı zedeleyen hükümler bulunsa dahi karar üçüncü kişiler bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden, hasımsız açılan davaya üçüncü kişilerin asli ya da fer'i müdahale imkanı da yoktur (Yargıtay 11. HD 29.02.2016 tarih, 2015/7488 ; 2016/2170 E.K ilamı). Somut olayda, çekin zayi nedeniyle iptali istemi için açılan davada, iptal kararı verilmiş ve verilen hüküm de hasımsız olarak tesis edilmiş bulunmaktadır. Dava konusu çekin gerçek hamili olduğunu ileri süren üçüncü kişi ...'in davada taraf olmadığı gibi, davaya asli ya da fer'i müdahil sıfatıyla müdahale imkanı da olmadığından, verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvuru hakkı bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle istinaf kanun yoluna başvuran ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 342, 352/1 maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Fer'i müdahilin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 342 ve 352/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/05/2025 tarihinde HMK'nın 342 ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.