Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2025/4460 E. 2025/2450 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4460
- Karar No
- 2025/2450
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/4460
KARAR NO : 2025/2450
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/01/2025
NUMARASI : 2024/215 E. - 2025/57 K.
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz
Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 1988 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kent içi raylı sistemlerin işletmeciliğini yapmak üzere kurulduğunu, faaliyetlerini İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştirak şirketi olarak sürdürmekte olduğunu, İstanbul'daki mevcut metro, tramvay, füniküler ve teleferik hatlarını işlettiğini, 23.12.2010 tarihinde dava dışı ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. “İstanbul Metrosu ve Aksaray-Havalimanı Hafif Metro İstasyonlarında Oluşturulacak Satış Kabinlerinde Hasılat Paylaşımına Dayalı İşletme Hakkı Verilmesi Sözleşmesi” ve 11.01.2011 tarihinde imzalanan "Ek Sözleşme" uyarınca işletme hakkı sahibi sıfatıyla davalı tarafla sözleşme imzaladığını, ... ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme ve ek sözleşme Bakırköy 11. Noterliğinin 19.03.2013 tarih ve ... numaralı ihtarnamenin feshedilmiş olduğunu, bahse konu ihtarnamenin ... firması tarafından 21.03.2013 tarihinde tebellüğ edildiğini, davalı tarafa ... A.Ş. firmasının 21.03.2013 tarihinden itibaren İstanbul Metrosu ve Aksaray-Havalimanı Hafif Metro İstasyonlarında üçüncü kişilere kiralama hakkının bulunmadığını, bahse konu yerlerde işletme ve yönetme hakkının, sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebiyle ortadan kalktığını, bu nedenlerle alt kiracılardan kira talep hakkı olmadığının bildirildiğini, davalı şirketin, kiralamaya konu alanı kullanmaya devam etmiş olmasına rağmen bugüne kadar müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, bahse konu nedenler uyarınca 23.03.2013 ile 01.01.2014 tarihleri arasındaki haksız ticari alan kullanımından doğan 538.094,93 TL’lik bir borcu bulunmadığını, borcun ödenmesi için 13.08.2014 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, mezkur dönem için ...'a ödeme yaptığını belirterek borcu ödemekten imtina ettiğini, bu sebeple fatura alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve her türlü dava hakları saklı tutarak; İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapılan kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına; davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20’den az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu ile davacı yan arasında hukuki bir bağ bulunmadığını, davacı yanın davasının aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davaya ve takibe konu edilen kira bedelinin dava dışı ... firmasına ödendiğini, davanın halihazırda müvekkili banka tarafından ödenmiş olduğu davacının da kabulünde olan bir tutarın mükerrer olacak şekilde kendilerine ödenmesi istemine dayandığını, bu doğrultuda davanın temelindeki hukuki ilişkinin alt kiralama ilişkisi olduğunu, asıl kiraya verenin (aktif husumet ehliyetine ilişkin itirazları baki kalmak kaydıyla davacı yanın asıl kiraya veren olarak kabulü halinde) taleplerini, alt kiraya verene iletmesi gerektiği gözetildiğinden davanın ... Yapı Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'ye ihbar edilmesini, dava konusu kira dönemine ait kiralama hakkının hangi firmada olduğuna dair iddialar yargılama konusu olup, müvekkili banka tarafından, İstanbul Ulaşım A.Ş.'nin evrak kayıt birimine 29.08.2014 tarihinde teslim edilen 08.04.2014 tanzim tarihli cevabi yazıda da, halihazırda talep edilen fatura alacağının dava dışı ... Yapı Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'ye ifa edildiği, aynı zamanda kiralama hakkına ilişkin dava dışı ... Şirketi ile davacı arasında derdest olan İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/429 esas sayılı dosyasında kesin hüküm tesis edilmemiş olmasından dolayı davaya konu fatura alacağının dava dışı ... Şirketine ifa edildiği açık bir şekilde bildirildiğini, bahse konu müvekkili banka tarafından davacı yana fatura itirazına ilişkin bildirimi üzerine davacı yan tarafından 10 yıla yakın süre içerisinde müvekkili banka ile dava konusu fatura hakkında hiçbir suretle iletişime geçilmemiş olduğu da, iş bu icra takibinin kötü niyet taşıdığının en önemli ibaresi olduğunu, müvekkili bankanın kira ilişkisinin tarafı olan ... firmasına ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle işbu usul ve yasaya aykırı davanın öncelikle husumete ilişkin itirazlarının, aksi halde zaman aşımı ve sair itirazları doğrultusunda müvekkili Banka yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yargılamada Sulh Hukuk mahkemesi görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 23.12.2010 tarihinde dava dışı ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. “İstanbul Metrosu ve Aksaray-Havalimanı Hafif Metro İstasyonlarında Oluşturulacak Satış Kabinlerinde Hasılat Paylaşımına Dayalı İşletme Hakkı Verilmesi Sözleşmesi” ve 11.01.2011 tarihinde imzalanan "Ek Sözleşme" uyarınca işletme hakkı sahibi sıfatıyla davalı tarafla sözleşme imzaladığını, ... ile müvekkil şirket arasındaki sözleşme ve ek sözleşme Bakırköy 11. Noterliğinin 19.03.2013 tarih ve ... numaralı ihtarname feshedilmiş olup, bahse konu ihtarname ... Firması tarafından 21.03.2013 tarihinde tebellüğ edildiğini, davalı tarafa ... A.Ş. firmasının 21.03.2013 tarihinden itibaren İstanbul Metrosu ve Aksaray - Havalimanı Hafif Metro İstasyonlarında üçüncü kişilere kiralama hakkının bulunmadığı, bahse konu yerlerde işletme ve yönetme hakkının, sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebiyle ortadan kalktığı, bu nedenlerle alt kiracılardan kira talep hakkı olmadığı bildirildiğini, davalı şirket, mezkur alanı kullanmaya devam etmiş olmasına rağmen bugüne kadar müvekkil şirkete ödeme yapmadığını, bahse konu nedenler uyarınca 23.03.2013 ile 01.01.2014 tarihleri arasındaki haksız ticari alan kullanımından doğan 538.094,93 TL’lik bir borcu bulunduğunu, borcun ödenmesi için 13.08.2014 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, mezkur dönem için ...'a ödeme yaptığını belirterek borcu ödemekten imtina ettiğini, görevsizlik kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının müvekkili bankadan herhangi bir alacağı mevcut olmayıp, aynı şekilde davacının aktif husumet ehliyeti mevcut olmadığını, her ne kadar davacı, işbu davada müvekkil bankayı taraf olarak göstermişse de; uyuşmazlık konusu edilen fatura alacağının muhattabı müvekkil banka olmadığını, müvekkili banka tarafından 23.03.2013-01.01.2024 dönemine ait atm kira bedelleri ... A.Ş firmasına kira akdine istinaden ödendiğini, müvekkili bankanın, davacı iştirak nezdinde iddia olunan şekilde bir borcu da mevcut olmadığını, ikame edilmiş dava ticari alacağın tahsili amacıyla açılmış itirazın iptali davası olduğundan, davayı görmede Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, "itirazın iptali" davasıdır.Kira alacağı talebi ile ecrimisil talebi davanın sebebi yönünden ayrı mahiyettedirler. Kira alacağı sözleşmeye göre belirlenirken, ecrimisil rayice göre hesaplanacağından verilen kararların birbirlerine karşı kesin hüküm dahi teşkil edemeyecekleri düşünüldüğünde aynı dava olduklarından bahsedilemez. Bu durumda davacı vekili kira sözleşmesine dayanmadığından anılan bu isteğin 4721 sayılı Kanun hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Kanun'un 2/1 inci maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi veya tarafların sıfatına göre Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevinde bulunduğunun kabulü gerekir. ( YHGK 2023/1-235 E. 2024/195 K.)Somut olay değerlendirildiğinde, davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sözleşme ilişkisi olmadan 23.03.2013 ile 01.01.2014 tarihleri arasındaki haksız ticari alan kullanımından doğan 538.094,93 TL’lik bir borcu bulunduğunu belirttiği anlaşılmaktadır. Görüleceği üzere dava dilekçesinde açıkça haksız fiile dayanıldığı gibi, hukuki nitelendirme de davacı tarafından bu iddiaya uygun olarak yapılmış ve açık bir şekilde ecrimisil istenilmiştir. Dosyada bulunan belgelerden davalının tacir olduğu, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, bu nedenle mahkemece, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İlk derece mahkemesinin kararının HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Tarafların istinaf başvurusu için yaptıkları yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının ilgilisine iadesine,5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19/09/2025