Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/419 E. 2025/3243 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/419
- Karar No
- 2025/3243
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/419
KARAR NO : 2025/3243
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/12/2024
NUMARASI : 2022/279 E - 2024/1007 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/181120 sayılı dosyasında, faturaya dayalı (elektrik tüketim faturası) alacağa dayanarak takip başlatıldığını, davalıların hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz ettiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı Metin'in ise diğer davalı şirketin yetkilisi olduğunu, sözleşmede ticari kefaletinin mevcut olduğunu, davalı şirketin elektrik tüketimi yaptığını, takibe konu faturaları ödemediğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki taahhüdüne uymayıp faturayı ödememesinin basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, faturanın neye istinaden kısmen ödendiği, neye kısmen itiraz edildiğinin de anlaşılamadığını, müvekkili şirketin alacağının likit bir alacak olduğunu, yargılama neticesinde ortaya çıkabilecek, belirsiz bir alacak olmadığını beyanla,davalıların haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılara % 20'den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde davalı müvekkili aleyhine olan tüm hususları külliyen reddettiklerini beyanla , davasında haksız ve kötüniyetli davacının % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-Davalıların Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/181120 Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptıkları vaki itirazın asıl alacak miktarı yönünden İPTALİ ile; takibin 60.761,00 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA, TBK'nın 100. maddesinin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına,2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,3-Dava konusu kabulüne karar verilen asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 12.152,20 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Denetime elverişli, açık, anlaşılır 02/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkil şirket alacağı 81.856,09-tl asıl alacak, 2.995,26-tl takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.851,35-tl olduğu tespit edilmiş ve hükme esas alınmış olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından takibin 60.761,00-tl üzerinden devamına karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bilirkişi raporu ile tespit edilen rakamda eksiltilmeye gidilerek hatalı şekilde kısmen kabul kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin davalının kısmi itirazını yalnızca 60.761,00-tl üzerinden olduğuna yönelik kanaati ise hukuka aykırı ve yüzeysel olmuştur. Her ne kadar davalıların borca itiraz dilekçesinde böyle bir rakam zikredilmiş ise de, dilekçenin tümü incelendiğinde, ödeme yapılan toplam 103.967,14-tl dışındaki tüm alacak, faiz ve ferilere itiraz edildiği, dolayısıyla itirazın 103.967,14-tl ödeme yapılan tutardan bakiye tüm alacağa ilişkin olduğu açıktır. Hal böyle iken yapılan inceleme, davacı talebi ve bilirkişi incelemesi rakam itibariyle doğru tespitleri yaparak birbirini doğrulamasına karşın, davalı beyanına itibar edilmesi son derece haksızdır. Bununla birlikte itirazın iptali davası ancak takibe gelen itiraz bir bütün olarak değerlendirilerek, tüm takip çıkışının ve taleplerin doğru olup olmadığının incelenmesi ile görülen bir davadır. Burada borçlunun yaptığı tüm itiraz değerlendirilerek bir hükme varılmaktadır. Hal böyle olunca borçlunun tüm itirazının haksızlığı gözler önüne serilmiş ve müvekkil şirketin haklılığı sübut etmişken; davalılarca yapılan ödeme ancak TBK 100 anlamında öncelikle ferilerden düşülmesi gereken bir kısmi ödemedir. Borçlunun itirazının haksızlığı saptandığında, borçlunun yaptığı ödemeyi şu kadarı asıl alacağa, bu kadarı vekalet ücretine şeklinde seçmek hakkı yoktur. Bu durumda Mahkemece tahsil harcı, takip giderleri, vekalet ücreti ve sair tüm kalemler yokmuş ve salt asıl alacak varmış gibi inceleme yaparak karar vermesi tüm takip ilkelerine ve borçlar hukuku temellerine aykırı olmuştur.Öncelikle davalılar aleyhine, son ödeme tarihi 10/12/2021 olan ... numaralı 152.101,10-TL bedelli faturanın ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatılmıştır. (Dava dilekçesi 4 numaralı delil) 09/02/2022 tarihli ödeme emrinde 152.101,10 TL, 202110108 nolu elektrik fatura alacağı ile 6.405,75 tl, elektrik faturasının takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere 158.506,85 TL alacak kalemlerine yer verilmiştir. İcra takibi açıldıktan sonra, harç, vekalet ücreti, takip giderleri, takip sonrası faiz olmak üzere çeşitli alacak kalemleri eklenmiş ve toplam dosya borcu 184.913,62-TL olmuştur. Davalılar tarafından 21/02/2022 tarihinde borca kısmi itiraz edilerek 103.967,41 TL ödeme yapılmıştır. Hali ile davalının 24/02/2022 tarihli ödeme emrine itiraz dilekçesinde faturada geçen borcun 91.340,10-TL'lik kısmını kabul edip 60.761,00-TL'lik kısmına itiraz etmesinin bir anlamı bulunmamaktadır. Dosya borcu salt fatura tutarından ibaret olmayıp, başkaca alacak kalemleri de eklenmiştir. Türk Borçlar Kanunu 100.maddesi uyarınca ödeme önce faiz, takip masrafları ve ferilerinden mahsup edilmiş Kalan bakiye 80.153,68-tl (184.913,62 - 103.967,41 - 792,53(peşin harç tutarı) = 80.153,68) yönünden ise itirazın iptali davası ikame edilmiştir. Bu tutarın tamamı da asıl alacaktır. Hal böyle iken yerel mahkeme tarafından davalıların asıl alacağın 60.761-tl'lik kısmına itiraz edilmiş olduğuna yönelik beyanına itibar etmiş olması sebebiyle bu tutar yönünden takibe devam edilmesi yönündeki kararı hatalıdır. davalıların gerçek itirazı 60.761,00-tl tutara ilişkin değildir; ödeme yaptıkları tutardan geriye kalan tüm bakiyeye ilişkindir. kalan alacak bakiyesinin tamamının itirazlı olması ve yerel mahkeme tarafından da itirazın haksız bulunması sebebiyle takibin aynen devamına karar verilmesi gerekmekte iken kısmen kabul yönünde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırıdır. Mahkemenin hatalı değerlendirmesi sonucu kısmen kabul kararı veirlmiş olması nedeniyle aleyhe vekalet ücretine, yargılama giderine ve eksik icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hukuka aykırı olup " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalılar vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; "Verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğu gibi denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarındaki tespitler gerekçe gösterilerek verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Ayedaş evraklarının incelenmesi sonucunda yapılan tespitler husumet konusu faturayla ilgili sorunları gidermekten uzaktır. Zira dava konusu fatura borcuna yönelik itirazlarımız, faturanın tanzim edildiği tarihle, bu tarihten önce tanzim edilen faturalar arasındaki birim tüketim bedeli farkının davacı tarafça açıklanamaması ve oluşan farkın sözleşmeye aykırı olması üzerinde toplanmaktadır.Buradaki uyuşmazlık tüketim miktarı ile ilgili olarak Ayedaş tarafından gönderilen evraklarda yer alan tüketim rakamlarının davacı tarafından tanzim edilen faturalara doğru yansıtılıp yansıtılmadığı ile ilgili değildir. Zira daha önce dosyaya sunulan beyanlarda da belirtildiği gibi müvekkilimiz şirket 2021 yılı Aralık ayına kadar davacı tarafça tanzim edilen faturaları düzenli bir şekilde ödemiş, ancak 10.12.2021 tarihli faturada müvekkilimizden talep edilen bedelin fahiş ve sözleşmeye aykırı olması nedeniyle bu fatura bedelini ödememiştir. Davaya konu faturalara yansıtılan birim fiyatlar davacının önceki tarihli faturaları ile çelişkili ve sözleşmeye aykırıdır. Hatta davacı tarafın tüketim bedellerinde birim fiyatı neden arttırmış olduğu dava safahatı içerisinde açıklanabilmiş değildir...Davacının düzenlemiş olduğu ihtilaf konusu faturalar incelendiğinde enerji bedeli, dağıtım bedeli, tüketim vergisi ve enerji fonu bedelleri dışında ayrıca müvekkilimize ... (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) bedeli adı altında bedeller yansıtmış olduğu görülmektedir. Ancak bu bedellerin gerek taraflar arasındaki sözleşmeye göre gerekse ilgili düzenlemelere göre müvekkilimize yansıtılması hukuken mümkün değildir.Hem taraflar arasında imzalanan sözleşmeye hem de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından ilan edilen Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in (EK 1) 6/5 maddesine göre yüksek tüketimli tüketicilere son kaynak tedarik tarifesine ... bedeli tahakkuk ettirilebilmektedir. Ancak düşük tüketimli son kaynak tedarik tarifesinde söz konusu bedelin faturaya yansıtılması mümkün değildir. Hem taraflar arasında imzalanan sözleşmeye hem de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından ilan edilen Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 6/5 maddesine göre yüksek tüketimli tüketicilere son kaynak tedarik tarifesine ... bedeli tahakkuk ettirilebilmektedir. Ancak düşük tüketimli son kaynak tedarik tarifesinde söz konusu bedelin faturaya yansıtılması mümkün değildir.EPDK tarafından ilan edilen 22.10.2020 tarihli karara göre bahsi geçen tebliğ’in 5'inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan tüketim miktarı 2021 yılı için mesken tüketici grubuna yönelik 50 milyon kWh/yıl, diğer tüketici gruplarına yönelik 7 milyon kWh/yıl olarak uygulanacaktır. Buna göre 7 milyon kWh/yıl altında kalan tüketimlerde son kaynak tedarik tarifesi düşük tüketimli olarak kabul edilmektedir.Davacının müvekkilimize yönelik tanzim ettiği faturalar incelendiğinde her faturada cari yıla ait toplam kullanım miktarının davacı tarafça belirtildiği görülmektedir. Örneğin takibe dayanak 01.12.2021 tarihli faturada yer alan ve bizzat davacı tarafça faturaya işlenen bilgilere göre müvekkilimizin bu faturanın tanzim edildiği cari yıl tüketim miktarı 1.195.509,020 kWh; önceki yıl tüketim miktarı 598.134,160 kWh olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlar EPDK kararı ile belirlenen tüm sınırların altında kalmaktadır. Dosyaya alınan 06.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu faturada belirtilen ... bedelinin nereden geldiği ve nasıl hesaplandığının dosyada açıklanmadığı tespit edilmiş olmasına ve yukarıda detaylarına yer verilen gerekçelerle ... bedelinin faturaya yansıtılmasının hukuka ve taraflar arasında tanzim edilen sözleşmeye aykırı olduğunun tespit edilmiş olmasına rağmen İDM tarafından itirazlarımız karşılanmadan gerekçeli kararda açıklanmadan hukuka aykırı şekilde ... bedelinin yerinde olduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasında ihtilaf konusu olan bir diğer konu ise faturaya yansıtılan tüketim ve dağıtım birim fiyatlarıdır.Ekte EPDK tarafından ilan edilen 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere birim fiyat tarifesi tablosuna yer verilmektedir . Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.2 maddesine göre bu tabloda bakılması gereken ilk yer Perakende Tek Zamanlı Enerji Bedeli altında Tek Terimli enerji tarifesi olacaktır.( Sözleşmenin ilgili kısımları dilekçemiz ekinde işaretlenerek ekte sunulmaktadır.) Buna göre;enerji bedeli fatura edilirken bu tarife üzerinden sözleşmenin EK-1 A nolu ekindeki indirim oranı bu tarifedeki bedele yansıtılacaktır.sözleşmenin EK-1A nolu ekinde tarifeye esas gerilim türü Alçak Gerilim değil Orta Gerilim; abone grubu Sanayi; indirim oranı ise %55 olarak belirlenmiştir.Bu durumda sözleşmeye göre EPDK tarifesinin Perakende Tek Zamanlı Enerji Bedeli altında Orta Gerilim/Tek Terimli kısmındaki Sanayi vasıflı kullanıcı tarifesi (2) dikkate alınmalıdır ve indirime esas birim fiyat 63,5338 kr/kWh olmalıdır. Bu birim fiyata sözleşmenin EK-1 A nolu ekinde düzenlenen %55 indirim oranı uygulandığında ise faturaya yansıtılması gereken birim fiyatı (63,5338x55%) 34,9436 kr/kWh olacaktır.Gelinen noktada faturaya yansıtılması gereken bedelin tümden yanlış hesaplandığı, bu hesapla müvekkilimizin gerçekte sözleşmeye göre ödemesi gereken bedelin iki katından fazla borçlandırıldığı açıktır.Uygulanmayan indirimler bakımından; Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2 maddesine göre, aktif enerji elektrik birim satış fiyatı sözleşmenin EK-1A ek belgesinde belirtilen aboneliklere düşük tüketimli son kaynak tarifesi üzerinden indirim uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.Buradan hareketle sözleşmenin EK-1 A listesine bakıldığında taraflar arasında abone numarası 4005925902 olan müvekkilimiz için %55 oranında iskonto yapılacağının kararlaştırılmış olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Ancak davacı tarafça düzenlenen fatura detaylarına bakıldığında böyle bir iskontonun hiçbir zaman uygulanmadığı görülmektedir. Dolayısıyla sırf bu nedenle bile dava konusu fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığı anlaşılabilmektedir " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/181120 sayılı dosyasında; 09/02/2022 tarihinde ;152.101,10 TL Elektrik Fatura Alacağı (İstenen:%25.2 Yıllık Diğer), 6.405,75 TL elektrik faturasının takip öncesi işlemiş faiz alacağı olmak üzere 158.506,85 TL Toplam Alacak yönünden takip yapılmıştır.MTS takip dosyasında ,davalı ... ve şirketin itiraz dilekçelerinde ,"borca kısmen itiraz ediyoruz,Alacaklı ... Enerjisi Toptan Satış A.Ş.'nce Mimtek Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne kesilen 01.12.2021 tarihli, ... nolu ve 152.101.10 TL bedelli Fatura'ya istinaden icra takibi başlatılmış ise de borçlu müvekkilimiz şirket, faturada geçen borcun 91.340,10 TL'lik kısmını kabul etmiştir. Bu rakamı aşan 60.761,00 TL'lik kısmı ise kesinlikle kabul etmemektedir. Müvekkilimiz şirketçe kabul edilen borç kısmı ile yine bu borç kısmına tekabül eden Avukatlık Ücreti, ... Elektrik Epefjisi ToptâmSatış A.Ş.'nin MTS Ödeme Emrinde yer alan banka hesabına yatırılmıştır. Mimtek Makina, ...kabul edilen borç ödemesi 91.340,10 TL, Mimtek Makine, ...kabul edilen borcun Av.Ücreti ödemesi 12.627,31 TL, yapmış olduğumuz bu ödemeler nedeniyle karşı dava ve talep haklarınız mahfuzdur.Kabul ettiğimiz kısmı aşan borç miktarına tekraren itiraz ediyoruz. "şeklindeki beyanlar ile borca itiraz etmiş olduğu görülmüştür.Davalı şirket vekili ,21/02/2022 tarihli dekont ile 91.340,10 TL ve 12.627,31 TL lik ödeme dekontları itiraz dilekçesine ekli olarak sunulmuştur.Takip tarihi 09/02/2022 olup, ödeme dekontları 21/02/2022 tarihlidir. Bu davanın açılma tarihi 15/04/2022 dir. Dava değeri ;80.153,68 -TL (Yapılan kısmi ödemeler düşüldükten sonra kalan tutar- Faiz ve masraflar hariç) şeklinde belirtilmiştir.Yapılan ödemeler ,takip tarihinden sonra,iş bu dava tarihinden öncesine aittir.Merkezi Takip Sistemi 2022/181020 E. dosyasında bulunan belgelere göre ; Alacak tutarı 152.101,10 TL, İşlemiş faiz 6.405,75 TL, Takip tutarı 158.506,85 TL, Harçlar 884,73 TL, Vekalet ücreti 19.008,15 TL, Takip giderleri 62,00 TL, Masraflar 2.362,31 TL, Takip sonrası faiz 4.089,58 TL, Genel toplam 184.913,62 TL, Tahsilatlar 103.967,41 TL, Peşin harç makbuzu 792,53 TL , Dosya borcu (dava tarihi tarihi itibarıyla ) 80.153,68 TL olarak hesaplanmıştır .Davacı tarafça ,itirazın iptali davası bu miktar üzerinden açılmıştır.Mahkemece yargılamada alınan 26/10/2022 tarihli elektrik mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu raporunda özetle;Dava dışı Ayedaş tarafından 07.03.2023 tarihli üst yazı ekinde dosyaya kazandırılan sayaç okuma tutanağı üzerinde yapılan incelemede, davalı yanın ilk ve son sayaç bilgileri arasındaki endeks farkının (kWh), çarpanının ve toplam Tüketimin (kWh), davacı yanca haklı yere doğru değerlerle faturalandırıldığı, fatura da baz alınan birim fiyatların taraflar arası akdedilen sözleşme ve eklerine uygun olduğu, Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 09.02.2022 tarihi itibarıyla 152.101,10 TL asıl, 6.405,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 158.506,85 TL alacaklı olduğu,.Davalı yan tarafından davacı yana (takip tarihi ile - dava tarihi arası) 21.02.2022 tarihinde 91.340,10 TL ve 12.627,31 TL olmak üzere toplam 103.967,41 TL tutarında ödeme yapıldığı, Yapılan ödemelerin TBK 100. md. uyarınca düşülmesi ile; Davacı yanın davalı yandan dava tarihi itibarıyla talep edebileceği alacağının 81.856,09 TL asıl, 2.995,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.851,35 TL olmakla birlikte, davacı yanın talebi ile bağlı alacağının 80.153,68 TL olduğu görüşü beyan edilmiştir.İtirazlar üzerine alınan ek raporda ,aynı görüş tekrar edilmiştir.İtirazlar üzerine alınan 2. ek bilirkişi kurulu raporunda ; Dosya kapsamında bulunan 1 adet elektrik faturasının hesaplanan bilgileri;fatura Seri No 1 ..., Fatura Son Ödeme Tarihi 110/12/2021,EPDK Tarafından Onaylanan ve 1 Temmuz 2021 Tarihinden itibaren Uygulanacak Faaliyet Bazlı Tarifeler Tek Terimli :Sanayi |164.8683, Dağıtım bedeli : 0,200024 Kw/TL olarak hesaplanması suretiyle Dosya kapsamında bulunan adet elektrik faturanın ,aktif enerji bedeli 77.923,19 TL,diğer tüm fatura bileşenleri eklendiğinde 127.071,98 TL olarak hesaplanmıştır.Davacı tarafın 28.839,08 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaati beyan edilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan kök raporun yeterli teknik ve mevzuat incelemesi içerdiği ,denetlenebilir olduğu, bu sebeple hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ,ayrıca Sözleşmenin 5.3 maddesinde ... ile ilgili açık düzenleme bulunduğundan bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Bu sebeple ,davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı istinafı yönünden; yukarıda da açıklandığı üzere ; davalılr borca kısmi itirazda bulunmuş olup, takip tarihinin 09/02/2022, ödeme dekontlarının 21/02/2022 tarihli olduğu, bu davanın açılma tarihinin ise 15/04/2022 olduğu, yapılan kısmi ödemeler düşüldükten sonra kalan tutar- Faiz ve masraflar hariç) şeklinde belirtilmek suretiyle ve dava değeri ;80.153,68 -TL gösterilmek suretiyle dava açılmıştır.Merkezi Takip Sistemi 2022/181020 E. dosyasında bulunan belgelere göre ; Alacak tutarı 152.101,10 TL, işlemiş faiz 6.405,75 TL, Takip tutarı 158.506,85 TL, Harçlar 884,73 TL, Vekalet ücreti 19.008,15 TL, Takip giderleri 62,00 TL, Masraflar 2.362,31 TL, Takip sonrası faiz 4.089,58 TL, Genel toplam 184.913,62 TL, Tahsilatlar 103.967,41 TL, Peşin harç makbuzu 792,53 TL , Dosya borcu (dava tarihi tarihi itibarıyla ) 80.153,68 TL olarak hesaplanmıştır .Davacı tarafça ,itirazın iptali davası bu miktar üzerinden açılmıştır.Bu sebeplerle ,mahkemece davalıların borca itirazlarının bu miktar üzerinden iptali gerekirken,yazılı gerekçe ile karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmuştur.Ayrıca , kabule göre de ; dava tarihinden sonra yapılan bir ödeme olmadığından,tüm ödemeler dava açılmadan evvel yapıldığından ,bu sebeple infazda dikkate alınacak başka ödeme bulunmadığından ,hükümdeki "TBK'nın 100. maddesinin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına" şeklindeki ibare de hatalı olmuştur.Bu sebeplerle ,davacının istinaf talebinin kabulü ile ,HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar kaldırılarak ,yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davalıların istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
B-Davacının istinaf talebinin kabulü ile ,karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden esas hakkında;
1-Davanın kabulü ile , Merkezi Takip Sistemi 2022/181020 E. dosyasında davalıların borca yaptıkları İTİRAZLARININ İPTALİNE, takibin devamına,
2-Asıl alacak olan 80.153,68 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 5.475,29 TL harçtan , peşin alınan 1.368,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.106,46 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacının yatırmış olduğu 1.368,83 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 2.083,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL 'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların karar kesin olmakla ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,
İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
Davacı tarafça yapılan 862.-TL istinaf giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalıların istinaf aşamasında yapmış olduğu masrafın üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2025