Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2025/28 E. 2025/320 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/28
Karar No
2025/320
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2025/28 Esas

KARAR NO: 2025/320

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/79 Esas, 05/12/2024 tarihli ara karar

ASIL DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzün tespiti, meni, refi

KARŞI DAVANIN KONUSU: Markanın Hükümsüzlüğü

KARAR TARİHİ: 27/02/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25/06/2014 tarihinde koruma altına alınan, 25/06/2016 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının davalı-karşı davacı tarafça aynen kullanılması suretiyle marka haklarına tecavüz edildiğini belirterek, öncelikle müvekkiline ait "..." markasına ilişkin davalı tarafından kullanılan tabelaların sökülmesi, davalı tarafından markaya ilişkin kullanılan www...com internet sitesinin kullanımdan kaldırılması, ambalaj, kartvizit, reklam vasıtası, basılı evrak ve tüm evrakların toplatılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haklı davanın kabulü ile, davalı şirketin "..." markasına ilişkin tecavüzün tespiti ile söz konusu tecavüzün önlenmesi ve menine, Mahkeme tarafından davalı şirketin "..." markasına ilişkin tecavüzünün tespiti ile söz konusu tecavüzün önlenmesi ve menine karar verilmesi durumunda "..." markasına ilişkin davalı tarafından kullanılan tabelaların sökülmesine, davalı tarafından markaya ilişkin kullanılan www...com internet sitesinin kullanımdan kaldırılmasına, ambalaj, kartvizit, reklam vasıtası, basılı evrak ve tüm evrakların ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesini, masrafı davalıdan alınarak hükmün tirajı en yüksek gazetelerden biri ile ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL yoksun kalınan kazanç tazminatının davalıdan tahsiline kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 05/12/2024 Tarihli ara kararı: "..Mahkememizce 04/04/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir isteminin REDDİ yönünde karar verilmiş, mahkememizce verilen karara ilişkin olarak yapılan istinaf başvurusu neticesinde İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesi'nin 2024/939 Esas, 2024/1462 Karar sayılı ilamı ile "Dosyada mevcut marka tescil kayıtları, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/ D.İş sayılı tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ile, davacı-karşı davalıya ait ... numaralı "..." markasının tescil başvurusunun 25/06/2014 tarihinde, davalı-karşı davacının ... numaralı "..." markasının ise 19/06/2008 tarihinde tescil başvurusunun yapıldığı, davalı-karşı davacının markasının 35. sınıfta "…Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." hizmetleri için davacı-karşı davalının markasından önce tescil edildiği, davalı-karşı davacının karşı davasında da bu markayı 2008 yılından bu yana davacı-karşı davalının markasının tescilli olduğu 14. sınıftaki mallar için kullanıldığının iddia edildiği, dosyada henüz bu konuda ve davalı-karşı davacının tescilli markasının 14. sınıftaki malların satışı hizmetini de kapsayıp kapsamadığı hususunda bir bilirkişi incelemesi yapılmadığı, bu aşamada davacı-karşı davalının haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği, HMK’nun 390/son maddesindeki ihtiyati tedbir şartının mevcut olmadığı," gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, gelinen aşamada davacı-karşı davalı vekili dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile birlikte yeniden ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş ise de; alınan raporun bam ilamında değinilen eksikliğe ilişkin yeterli ve etkin bir değerlendirme içermediği gibi tarafların dayandığı delillerin yeterince tartışılmadığı ve yine dosya kapsamına davalı-karşı davacı vekilince sunulan uzman raporunda da tamamı ile tezatlık ihtiva edecek rapor düzenlendiği, sunulan uzman raporunun davacı-karşı davalının sunduğu uzman raporu ile çeliştiği gibi bilirkişi raporu ile de çeliştiği, uzman raporlarının da bilirkişi raporu gibi delil mahiyeti olması, dosya kapsamına sunulu delillerin çelişkiler içermesi hasebi ile mevcut çelişkili durum karşısında yeni bir rapor alınmasının zaruriyet arz ettiği, bu hali ile yaklaşık ispatın ihtiyati tedbir talep eden lehine olduğunu söyleminin mümkün olmadığı mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle; -İhtiyati tedbir isteminin REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde; Yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu, Müvekkili adına 2014 yılında yapılan başvuru ile 14. Ve 35. sınıfta tescil edilen "..." markası, kuyumculuk ürünleri kapsamında yasal koruma altında olduğunu, davalı şirketin 35. sınıftaki tescili, yalnızca hizmetler için geçerli olduğunu ve 14. sınıf kapsamında hak tesis etmeyeceğini, 18.09.2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporunda davalının “...” markasını hukuka aykırı bir şekilde ürün etiketlerinde, mağaza tabelalarında ve “www...com” internet sitesinde kullandığının tespit edildiğini, 14. sınıfta müvekkili adına tescilli olan markanın davalı tarafından kullanıldığını açıkça tespit edildiğini, SMK 7/1-b ve 29. maddeleri uyarınca davalının açık bir marka hakkı ihlalinde bulunduğunu, İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/119 D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan ve 04.06.2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda da davalıya ait iş yerlerinde yapılan incelemeler sonucunda, 14. sınıfta müvekkil adına tescilli olan “...” markasının birebir aynısının kullanıldığını tespit edildiğini, Mahkemenin, bilirkişi raporunu göz ardı edip objektif olmayan davalı tarafça alınan uzman raporu arasındaki çelişkiyi gerekçe göstermesinin hukuka aykırı bir değerlendirme sonucunu doğurduğunu, davalının açıkça kötüniyetli olduğunu belirterek 05/12/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, Davalının marka hakkına tecavüzünün önlenmesi adına Tabelaların sökülmesine, www.....com internet sitesinin erişime kapatılmasına, Ürün etiketleri, ambalaj, kartvizit ve ilgili materyallerin toplatılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE Asıl dava, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi, karşı dava ise öncelik hakkına dayanılarak açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır. İlk derece mahkemesince, davacı-karşı davalının "..." markasının davalı-karşı davacı tarafça kullanılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesinin 04/12/2024 Tarihli ara kararında dosyada mevcut bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişki olduğu gerekçesi ile yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olmakla mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/02/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/28, K. 2025/320, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2025-28-e-2025-320-k-54b6d9b761fa