Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2025/269 E. 2025/705 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/269
Karar No
2025/705
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/269 Esas

KARAR NO: 2025/705

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 28/11/2024

NUMARASI: 2023/216 E. - 2024/240 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının ...'de müvekkiline ait tescilli "..." markasının izinsiz olarak mağaza ismi olarak kullanıldığını, bu durumun Beyoğlu ... Noterliğinin 08.05.2017 tarihli tespit tutanağı ile sabit olduğunu, yapılan alışveriş sonrası verilen kasa fişinden mağazanın davalı tarafından işletildiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin ... ve ... tescil numaralı markalarının mağazacılık alanında tescilli olduğunu, davalının kullanımlarının müvekkili tescilli markasından kaynaklanan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek tecavüz neticesinde davalı şirketlerin elde ettiği net kazancının hesaplanmasını ve şimdilik fazlaya talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile, 10.000,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkili tarafından yasal marka tesciline dayalı kullanımın söz konusu olduğunu, müvekkilinin "..." markalı ürün satmadığını, müvekkillinin marka kullanımının 07/07/11 ve 21. Sınıfta tescilli markalarına dayalı olarak yapmakta olduğu, davacının 35. ve 05. Sınıfta tescilli markalarına tecavüz oluşturmadığını, üretilen malın satımının 35. ve 08. Sınıfında marka kullanımı anlamına gelmeyeceğini, ... firmasının hem işletme adı hem de marka olarak tescil ettirdiği ... ibaresini sadece kendi ... markalı ürünlerin satışını yaptığı mağazasında tabela olarak kullanmasının yasal hakkı olduğunu, 35. ve 05. Sınıf bakımından müvekkilinin kullanım nedeniyle davacıdan daha eski tarihli gerçek hak sahibi konumunda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nin 28/11/2024 tarihli 2023/216 E. 2024/240 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; "1-Davacının davasının REDDİNE, " karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin marka tescillerinin olduğunu, davalının 08 ve 21. sınıf kapsamında bayisi olduğu şirketin züccaciye ürünleri (mutfak eşyaları) satışını yaptığı işyerinde işletme tabelası olarak dava dışı bu ... İmalat Ltd. Şti. adına 08 ve 21. sınıflarda tescilli olan "..." ibareli markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olan markasını kullandığını, davalının 08 ve 21. sınıf malları perakende satışa sunduğu işletmesinde “...” markasını kullanması 35-05. sınıf kapsamında bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili Şirketin ... ve ... sayılı markaların sahibi olduğunu, davalının ve dava dışı şirketin mağazacılık alanında herhangi bir hakları bulunmadığını, mahkeme kararında müvekkili şirketin ... ve ... sayılı tescilleri, genel mağazacılık sınıfı açısından bulunduğunu, müvekkili şirketin 2004 ve 2011 tarihli tescillerine dayalı olarak ... markasını züccaciye ürünlerinin satıldığı mağazacılık sınıfı açısından kullandığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, müvekkili şirketin ... markasını züccaciye ürünleri konusunda kullanma hakkına sahip olduğunu, davalının da züccaciye ürünlerinde kırmızı logolu taç markasını kullanma hakkına sahip olmadığının anlaşıldığını, kırmızı logolu taç markasını züccaciye ürünlerinde kullanma hakkına sahip olmayan davalının, mağaza ismi olarak kullanamayacağını, dava dışı şirketin 8. ve 21 sınıfta kırmızı logolu taç markasını kullanma yetkisi bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, aynı logoyu mağaza ismi olarak kullanmasının da mümkün olmadığını, dava dışı şirketin 8 ve 21 sınıfta herhangi bir tescili ve herhangi bir hakkı bulunmadığını, davalının 8 ve 21. sınıftaki kırmızı logo içeren bütün taç markaları hükümsüz kılındığını, dosyadaki kararlara rağmen mahkeme, müvekkili şirketin marka hakkın tecavüz ve haksız rekabet bulunmadığına hükmederek, dosyada bulunan ve doğrudan kırmızı logo kullanımına ilişkin Yargıtay kararlarına aykırı bir karar tesis ettiğini, bütün sınıflar dolayısıyla markanın hükümsüz kılınması gerektiği belirtildiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olduğununu, Yargıtay kararında, müvekkili şirketin markasının tanınmış marka olmasından dolayı, dava dışı şirketin kırmızı logolu ... markasını 8 ve 21. sınıflardaki kullanımının iltibasa ve haksız rekabete yol açacağını, bütün sınıflar bakımından markanın hükümsüz kılınması gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne, taleplerinin kabul edilmemesi halinde dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının tabelada kullanılan logonun iltibas yarattığına ilişkin bir iddiası bulunmadığını, sarı logoya ilişkin olan davalar ile birlikte somut olayla birebir benzer olan davalar ile ilgili verilen kesinleşmiş kararların olduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından da 2017/17 E. 2018/59 K. Sayılı 20/03/2018 tarihli kararına konu somut olayda huzurdaki davadaki aynı iddialar ile açılmış olan bir dava söz konusu olduğu ve söz konusu davada internet sitesindeki satış dava konusu yapılırken huzurdaki davada fiziki olarak satış dava konusu yapıldığı ve davacının 2011 yılı değişikliği öncesi tescil ettirdiği 35/05.sınıftaki markalardan doğan hakları ihlal edildiği iddia edilerek söz konusu davada ... ismi sanal mağazacılık adı olarak kullanılamayacağını, huzurdaki davada fiziki mağaza tabelasında ... ismi kullanılamayacağı iddia edildiğini, yine kesinleşmiş İstanbul 2.fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/298 E. 2021/417 K. Sayılı 09.12.2021 tarihi kararın konu somut olayda da kırmızı logolu kullanımlar tartışılmış olduğu ve iltibas yaratmayacağına dair karar verildiğini, dolayısıyla hem İstanbul 2.fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/298 E. 2021/417 K. sayılı 09.12.2021 tarihli kararı hem de sanal mağaza açısından verilen ve kesinleşen davanın reddi kararının fiziki mağaza tabelasındaki ... ibaresinin kullanımı açısından da davanın reddine ilişkin İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından da 2017/17 E. 2018/59 K. Sayılı 20/03/2018 tarihli kararı dikkate alındığında huzurdaki davada verilen davanın reddine dair karar usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek Yargıtay ilamları dikkate alınarak davacı tarafın istinaf talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekilin: müvekkilinin tanınmış ... markasının, 35. sınıfta tescilli olduğunu, ...’de davalı şirket tarafından bu markanın izinsiz mağaza adı olarak kullanıldığını, bu durumun Beyoğlu ... Noterliği'nin 08.05.2017 tarihli tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ... ve ... tescil numaralı ... markalarının mağazacılık alanında koruma altında olduğunu, bu izinsiz kullanımın ihlal teşkil ettiğini beyan etmiştir. Davalı vekili: müvekkilinin kendi tescilli markası kapsamında yasal kullanım yaptığını, ... ibaresinin 07, 11 ve 21. sınıflarda tescilli olduğunu ve sadece kendi ürünlerini sattığını, Ürün satımının 35. sınıf kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmadığını,“...” ibaresinin hem işletme adı hem marka olarak yasal tescilli olduğunu, müvekkilinin kullanımının daha önceye dayandığını ve fiili hak sahibi olduğunu, davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını belirtmiş,elerle davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince17/09/2019 tarihli 2017/453 E. - 2019/299 K. Sayılı kararla ; "davacı taraf adına tescilli "..." ibaresi ile davalının bayi sıfatıyla kullanımında olan markanın TPMK'nun 21. Sınıfında tescilli olarak kullanıldığı, davalının ... markasının 21. Sınıfta korumakta olduğu korunduğu bu sınıflarda üretim, satış ve pazarlama yapma hakkına sahip olduğu, davalının ürünlerinin mağazasında satışı için ayrıca 35. Sınıfta tescil almasına ihtiyaç bulunmadığı, her iki tarafın markalarında yer alan ... ibaresinin benzer olduğu ancak farklı sınıflarda farklı sektörlerde korunmaları ve kullanılmaları sebebi ile iltibas oluşturmayacağı, aksi halin kabulünün, yani davalının tescilli markasını satış alanında kullanmasının yargı kararıyla engellenmesinin davalı açısından markasını tüketiciyle buluşturamama ve ticari hayatını temelden etkileyen orantısız zarar görme ihtimallerini doğurabileceği, bu durumun kanun koyucunun arzusu olamayacağı, yani davalının tescilli markalarını, 35.sınıfa tescilli olmasına dahi üretim, satış, pazarlama safhalarında kullanmasının hakkı olduğunun kabulü gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine," karar verilmiştir. Dairemizin 2020/1660 E. 2023/1019 K. sayılı, 01.10.2023 tarihli kararı ile,"Mahkemece, davalı kullanımının hakka dayalı kullanım olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen, kullanılan markanın davacı markasıyla iltibas oluşturup oluşturmadığı, kullanım şekliyle iltibas yaratıp yaratmadığı tartışılmamıştır. Davacı tarafça sunulan mahkeme ve Yargıtay ilamlarından, bilirkişi raporunda dayanılan dava dışı şirketin bir kısım markalarının davacı markaları ile iltibas tehlikesi bulunduğundan hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır...Mahkemece davalı tarafça cevap dilekçesinde söz edilen kullanımın dayanağı olan marka tescil belgeleri getirtilmeden, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu ile karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın tescil belgeleri getirtildikten sonra, yeni bir heyetten rapor alınarak, davalı kullanımının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği değerlendirilerek karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.Dairemiz kararı sonrasında güncel marka kayıtları celbedilerek bilirkişi raporu alınmıştır. 03/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davaya dayanak yapılan ... ve ... tescil no.lu markalarının 35. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için davacı adına tescil edilmiş olduğu; davacı 2011 yılında yapılan tebliğ değişikliğinden önce 35-05. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için tescilli dayanak markalarının tüm malları kapsadığını beyanı etmekteyse de davacının 35-05. sınıfta bu şekilde genel bir tescilinin olması davalının 08 ve 21. sınıflardaki markasal kullanımını doğrudan engellemeyeceği; davalının 08 ve 21. sınıf kapsamında olan züccaciye ürünleri (mutfak eşyaları) satışı yaptığı işyerinde işletme tabelası olarak dava dışı ... İmalat Ltd. Şti. adına 08 ve 21.sınıflarda tescilli olan "..." ibareli markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer/benzer olan markasını kullandığı, davalının 08 ve 21. Sınıf malları perakende satışa sunduğu işletmesinde “...” markasını kullanması 35-05. sınıf kapsamında bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceği; Davalının 08 ve 21. sınıf mallar yönünden mağazasında perakende satış yapmasının mal sınıflarının doğal bir sonucu olarak kabul edildiği; Mahkemece, davalının 35-05. sınıfta veya benzer bir sınıfta “...” esas unsurlu markaları kullandığı kanaati oluşacak olursa, tarafların “...” esas unsurlu markalarının benzer olduğu ancak raporda yer verilen Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, davalının kullandığı markaların sahibi olan dava dışı ... İnşaat İmalat Ltd. Şti.’nin 1990 yılından bu yana 08 ve 21. sınıf ürünlerin ticaretinde “...” ibareli marka ile ticari faaliyette bulunmakta olduğu, davacı markaları ile dava dışı şirket markalarının 1990 yılından bu yana birlikte yan yana yaşamakta oldukları, davalının züccaciye ürünlerinde tescilli/kullandığı önceki tarihli markalar ile davacının ev tekstili ürünlerinde tescilli/kullandığı markaların içerdikleri ürünler itibariyle kullanımla birbirinden bağımsızlaştıkları ve piyasada ayrı ayrı tutunmakta oldukları, tescilli markanın farklılaştırılarak kullanılması suretiyle davacı markasına yaklaşma durumunun olmadığı göz önünde alındığında somut olayda marka hakkına tecavüz koşullarının ve bağlantılı olarak haksız rekabetin oluşmadığının kabul edilebileceği belirtilmiştir.Mahkemece; yukarıda özetlenen bilirkişi raporundaki değerlendirme aynen gerekçeye alınmak suretiyle yeniden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir. Davacı adına ... markalarının ev tekstili ürünlerinde uzun yıllardır tescilli olduğu ve TPMK marka sicilinde tanınmış marka olarak tescilli olduğu, ... sayılı "..." ibareli markanın, 16, 24, 27, 35, 38 ve 41. Sınıfta 07/05/2004 tarihinden itibaren, ... sayılı "..." ibareli markanın, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35 ve 37. Sınıfta 11/04/2011 tarihinden itibaren tescilli olduğu ancak, 35. Hizmet sınıfında tescilli markaların, tescil tarihi itibarıyla Nice Sınıflandırma Tebliğine göre alt sınıflarının gösterilmediği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davalının ağırlıklı olarak 07.08. ve 21. sınıfta lisanslı/tescilli ve/veya başvuru aşamasındaki mal/emtia grubu markalarının, davalı tarafça 35. Sınıfta (mağazacılık) sınıfında kullanımının, davacı tarafça engellenmesinin istenip istenemeyeceğinden kaynaklanmıştır. Dosya kapsamına göre, davacı adına, 07/05/2004 tarihli ... sayılı 16, 24, 35, 38 ve 41.sınıflarda tescilli ... markası ile 11.04.2011 başvuru tarihli ... sayılı 20, 22, 23, 24,25, 26, 27, 35 ve 37.sınıflarda tescil edilmiş ... şekil markasının tescilli olduğu, davalının bayisi olduğu dava dışı ... İmalat Ltd. Şti.’ adına 08, 21.sınıfta tescilli ... ibareli markaların tescilli olduğu, davacı markalarının 35. sınıfta mağazacılık hizmetinde ürün sınıfı belirtilmeden tescil edilmiş olduğu, davalı kullanımının 35 . Sınıf kapsamındaki "Müşterilerin mallan elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Züccaciya Mallarının (08. ve 21. sınıflar) bir araya getirilmesi hizmetlerine ilişkin olduğu, davalının bu şekilde mağazasında ürün markasını kullandığı, davalının 21. Sınıfta korumakta olan markası ile bu sınıfta üretim, satış ve pazarlama yapma hakkına sahip olduğu, dolayısıyla ünlerinin mağazasında satışını yapabileceği, herhangi bir ürünün satışı için ayrıca 35. Sınıfta tescil olunmasına gerek bulunmamakta ise de bu alanda fiili kullanımın bir başkasının marka hakkını ihlal edecek şekilde gerçekleşmemesi gerekir. Somut olayda, davalıya lisans veren tarafa ait en eski markanın ... ibaresi ile altında küçük yıldız şekilleri ile tertip edildiği, davacının eski tarihli markalarında ise ... ibaresinin gri çerçeve içinde kırmızı dalgalı şekil içinde beyaz harflerle yazılması şeklinde olduğu, davacının bu markasının ev tekstili sektöründe belli bir bilinirliğe sahip olduğu , dava dışı ... Ltd. Şti.’ adına siyah beyaz renk unsurları ile tescilli ... numaralı önceki markanın ise dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ''..." kelimesinden oluştuğu, aynı markayı dünya şekli ve üzerindeki sarı dalgalı kuşak zemininde sarı harfle ''..." kelimesi ve dünya şekli üzerinde taç figürü ile tescil ettirdiği, yine bir kısım markalarda ise davacı markası ile aynı gri kırmızı beyaz renk kombinasyonu ile tescil ettirmeyi tercih ettiği, davacı markası ile aynı renklerdeki bu tip marka tescillerinin " davalı markasının da davacı markalarına yanaşma kastı taşıdığından, davalı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı, dava konusu başvurunun renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyle davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağı,davalı şirket adına siyah beyaz renk unsurları ile tescilli ... numaralı önceki markanın ise dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ''..." kelimesinden oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve beyaz tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan dava konusu başvurunun, davacının gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı ... kelimesi işaretini taşıyan tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları,.. karıştırılmaya yol açan marka oluşturma, tescil ettirme ve kullanmaya yönelik eylemleri bilinçli biçimde gerçekleştirme sayılması gerektiğinin açık olduğu, bunun ise iyiniyetli bir girişim olmadığı, tescil yetkisi ve hakkının davacının tescilli markasının sahip olduğu imajın transferi amaçlı bulunduğu, dolayısıyla davalının bu eylemiyle marka tescil ettirme hakkını, haksız rekabetinin bir aracı olarak kullandığı, davalının eyleminin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, hakkın açıkça kötüye kullanılmasını ise hukuk düzeni korumayacağı, " gerekçesi ile hükümsüzlükle sonuçlandığı (Yargıtay 11. H.D. 15.01.2024 tarih, 2022/3866-2024/264 sayılı kararı), dolayısıyla süreç içerisinde davalının bayisi olduğu marka sahibinin marka tescillerinde eski markası (...) dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ''..." kelimesinden oluştuğu halde sonraki tescillerinde davacı markasına yanaşacak şekilde renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyle tesciller yapma yoluna gittiği, bu tescillerin kesinleşen yargı kararları ile iltibasa neden olduğunun tespit edilmiş olduğu açıktır. Dava konusu olayda , mağaza tabelasında yuvarlak dünya şekli üzerinde kırmızı zemin üzerinde dalgalı bant içinde beyaz harflerle ... ibaresi yer alacak şekilde marka kullanımı tespit edilmiş olup, davacının tescilli markası da aynı şekildedir. Davalının lisans aldığı marka logosunun ise gri zeminde altın renkte yazım şeklinde olduğu, kullanımın lisans alınan markanın tescilli şekline uygun olmadığı, davacı markasına benzer kullanım olduğu, ayrıca mağazada ... , ...ayra gibi markalara ait farklı markalı ürünlerinde satışa sunulduğu, davalının kullandığı markanın tescilli halindeki "..., ..., ... v.b" tali kelime unsuru alınmadan kullanıldığı görülmektedir. Bu durumda davalının markasal kullanımının tescilli markayı tescile uygun kullanımdan ziyade davacı markasının esas unsurunu oluşturan dalgalı kırmızı bant üzerinde beyaz harflerle ... ibaresini baskın ve ön planda tutarak kullandığı, marka sahibinin mağazacılıkta davacı markası ile benzer olmayan ... numaralı 08/21 sınıfta tescilli ... kelimesi altında 6 adet küçük yıldız şekli içeren markasını kullanma olanağı varken bu markayı kullanmayı tercih etmediği görülmektedir. Tanınmış büyük markaların zaman içinde esas unsuru muhafaza ederek seri marka oluşturdukları bilinen bir durumdur. Davalının davacı markasına yakın marka kullanımı halinde ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurma , bilinen tanınmış markanın serisi olduğu izlenimine kapılma gibi durumların yaşanılması kaçınılmazdır. Davalının bayisi olduğu dava dışı marka sahibi şirketin tescilli olan markalarını yenilemesi, seri marka yaratmak için tesciller yapması ticari yönden olağan bir durum olmakla birlikte yeni markalarını tescil ettirirken ve bunları kullanırken bir başkasının marka tescili ile karıştırılmayacak şekilde gerekli önlemleri alarak tercihler yapması yasal bir zorunluluk ve ticari dürüstlük kurallarının da bir gereğidir. Sonuç olarak davacının dünya şekli üzerinde dalgalı kırmızı bant üzerinde beyaz harflerle yazılan ... ibareli markasal kullanım şeklinin iltibasa yol açan bir kullanım olduğu ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının tazminat talebi olduğu,Sınai Mülkiyet Kanununun 151/2-b maddesin uyarınca Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden talepte bulunduğu 22.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda ; Davalı tarafın. ticari defler ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, davalı işletmenin faaliyete başladığı Ocak 2017 ile davanın açıldığı 23.05.2017 tarihine kadar olan dönemde zarar beyan edildiği yıl sonu mali tablolarına göre yıllık satış hasılatının 1.050.981,31 TL olduğu, 253.765.223 TL Brüt Satış karı beyan edildiği, alt hesaplar kullanılmadığından net tazminat tutarının hesaplanamayacağı belirtilmiş, olup tazminat miktarının TBK 50-51 maddesine taktir edilmesi gerektiği anlaşılmakla somut olayın özelliği, ihlalin boyutu ve süresi, dikkate alındığında talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alınmasının dosya kapsamına uygun düşeceği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre ilk derece mahkemesince davanın kabulü yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın reddi yönündeki kararın isabetli olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 28/11/2024 tarih, 2023/216 E. 2024/240 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN KABULÜNE -Davalı tarafından Zeytinburnu- ...'de açılmış olan mağaza tabelasındaki ... ibareli markasal kullanımının davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, giderilmesine, - Davalının ihlal oluşturan "... " ibareli iş yeri tabelasının, KALDIRILMASINA, Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tabelaya EL KONULMASINA, "..." markasının SİLİNMESİNE, bu mümkün değilse karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle İMHA EDİLMESİNE, -Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne 10.000,00 TL tazminatın 23/05/2017 dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet yönünden 615,40 TL maddi tazminat talebi yönünden 683,10 TL toplam 1.298,5 harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile 1.127,72 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 11.383,66 TL bilirkişi ücreti, 880,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 12.553,34 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden 40.000-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul maddi tazminat davası yönünden 10.000-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 970,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.653,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/269, K. 2025/705, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2025-269-e-2025-705-k-11294dab9d3e