Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/259 E. 2025/295 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/259
- Karar No
- 2025/295
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/259 - 2025/295 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/259 KARAR NO : 2025/295
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2024 NUMARASI : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VASİ : ... - DAVANIN KONUSU : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 25/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2025
.... Asliye Hukuk Mahkemesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline olan 37.000,00-TL.asıl alacak nedeniyle müvekkili tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, takip sırasında borçlunun bir kısım taşınmazlarına haciz konulduğunu, takibin henüz derdest olduğunu, takip dosyasında müdürlük tarafından yapılan kapak hesabına göre 101.778,62-TL. olarak taraflarına bildirildiğini, ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile takip edilen müvekkili alacaklarının yargılama süreçlerinin uzun zaman alması ve etkili hukuk yolunun olmaması nedeniyle enflasyon karşısında erimesi olduğunu, müvekkilinin bu zaman dilimine kadar büyük zarara uğradığını, TBK m. 122/1'e göre “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.” davalının müvekkiline olan borcuna karşılık 2 adet senet düzenleyerek verdiğini, 20/06/2010 tarihinde temerrüte düştüğünü, davacının zararının giderilmesi gerektiğini beyanla müvekkilinin uğradığı zararın taraflarınca hesaplanması mümkün olmadığından dolayı HMK 107. maddeye göre belirsiz alacak şeklinde açtıklarını, müvekkilinin munzam zararı tam belirlenir hala geldiğinde geçici talep sonucunu artırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL nin 20/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/09/2024 tarih ve ... E-K sayılı kararı ile;" somut olayda davanın munzam zarar taleplerinin kambiyo senedi alacağından kaynaklı olduğu, senedin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığı, geçerli bir kambiyo senedine dayalı bir takibin başlatılıp başlatılmadığı, zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususlarındaki değerlendirme görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerinde olduğu (Adana Bam 9. Hukuk 2018/1814 Esas 2020/110 Karar) anlaşıldığından...Dava konusuna ilişkin olarak görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine"dair karar verilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/11/2024 tarih ve ...-... E-K sayılı kararı ile;" somut olayda tarafların tacir olduğuna dair herhangi bir iddia yoktur. Munzam zarar, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenmiştir. Munzam zarar borcunun hukuki sebebi, asıl alacağın temerrüde uğraması ile oluşan hukuki aykırılıktır. O nedenle, borçlunun munzam zararı tazmin yükümlülüğü (BK 105, TBK 122), asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun ifasına kadar zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borçtur. Takibin dayanağının kambiyo senedi olmasının bir önemi bulunmamaktadır zira yargılamanın konusu borcun olup olmadığı veya senedin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığı değildir. Bu nedenle görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan...Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan HMK 114/c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna" dair karşı görevsizlik kararı verildiği, her iki mahkeme arasında oluşan görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayini ile dairemize gönderildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalı hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibine konu edilen senede dayalı alacağın, davalının takibi sürüncemede bırakacak şekildeki hareketleri sonucunda geç ödenmesi nedeni ile meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkin davada yargı yeri belirlemesine ilişkindir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceği hususundaki değerlendirme Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. Kambiyo senetleri, 6102 sayılı TTK'nın 670 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, TTK'da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari dava olup, aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Somut olayımızda taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo senetlerine yönelik takipte alacağın geç ödenmesinden kaynaklanan zararın tazminine dair olduğu gözetildiğinde davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- ....Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/02/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır