Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2025/255 E. 2026/19 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/255
- Karar No
- 2026/19
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/255 - 2026/19 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/255 KARAR NO : 2026/19
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2024 NUMARASI : 2023/539 Esas 2024/820 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.02.2022 tarihinde, davacı ...'un yolcu olarak bulunduğu, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde, trafik kazası meydana geldiğini, başvuru konusu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın, kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminatı altında olduğunu, maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, ancak ödeme yapılmadığını, davacının ... Şirketinde çalıştığı asgari ücretin üzerinde geliri olduğunu belirtilerek, şimdilik 100.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 100.200,00 TL maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalılardan tahsili talep edilerek iş bu dava ikame edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusur tespiti için ATK'dan maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, zararda ispat yükünün davacıda olduğunu, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının olup olmadığının tespiti için ATK'dan maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davaya konu kazanın tek taraflı olmasıyla sürücünün tam kusurlu olduğu, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle oluşan zararların teminat kapsamında olduğu, davalı tarafın yargılama safhasında verdiği dilekçesinde, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiği, aynı kaza nedeniyle yapılan ceza yargılaması sırasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumunun 16.02.2023 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda yolcuların emniyet kemeri bulunup bulunmadığına göre ikili hesaplama yapıldığı, Keskin Asliye Ceza Mahkemesi yargılaması sırasında bu hususun üzerinde durulduğu, araçta emniyet kemeri düzeneğinin olduğu tespit edildiği, adı geçen dosya kapsamında işbu dava dışı müteveffa yönünden emniyet kemeri takılmadığından bahisle tali düzeyde kusur izafe edilerek hüküm kurulmuş olduğu, mahkeme dosyasındaki yolcu ... yönünden de alınan maluliyet raporunda tespit edilen kas iskelet sistemindeki yaralanmanın mahiyeti gözetilerek Yargıtay yerleşik içtihatları da dikkate alınarak tazminattan %20 oranında müterafik kusuru da bulunduğundan müterafik kusur yönünden indirim yapıldığında bile zararın teminat limitinin üzerinde kaldığı, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğundan temerrüt tarihinden itibaren ve sigortalı aracın ticari olması dikkate alınarak avans faizinden davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle; " Davanın kabulü ile 500.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 5.004,00 TL bakıcı gideri, 9.535,40-TL geçici iş göremezlik tazminatı, olmak üzere toplam 514.539,40 TL tazminatın 08/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı yan, müvekkil sigorta şirketine Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bildirilen usule aykırı ve Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde başvuru için istenilen zorunlu evraklar olmaksızın başvuruda bulunduğundan huzurdaki davanın işbu sebeple dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerekir iken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacı ...'un Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu sunulmaksızın başvuru yapılmış olup, işbu eksik evrak temin edilmeksizin dava yoluna gidildiğini, KTK madde 97’de öngörülen başvuru şartı gereği dava öncesi sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin müvekkil şirkete yüklenemeyeceğini, eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi gerektiğini, müvekkil şirket nezdinde düzenlenen ZMMS poliçesinin azami teminat limitleri sabit olup, müvekkil şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak bu limit ile sınırlı olduğunu, mezkur kaza sebebi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın kusurlu olması halinde, müvekkil şirketin kaza tarihi olan 10.02.2022 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan kişi başına 500.000,00-TL'lik, olay başına 2.500.000,00-TL'lik poliçe limiti ile (Sakatlanma/Ölüm Teminatı) ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, yerel mahkeme kanalı ile alınan bilirkişi raporları ve sağlık kurulu raporları denetime elverişsiz olup, hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, Kırıkkale Karakeçili ilçe devlet hastanesinde düzenlenmiş genel adli muayene formundan da anlaşılacağı üzere, hastanın kazaya ilişkin şikayetleri arasında bel ağrısına ilişkin herhangi bir ifade bulunmadığını, davacı ...'un olay tarihli tıbbi belgelerinde omurga bölgesinden yaralandığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını ve çekilen grafilerde bu bölgede yaralanma tespit edilemediğini, hal böyleyken kazadan 2 yıl sonra düzenlenmiş ve kaza ile illiyet bağı olmayan bir sakatlıktan dolayı verilmiş olan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, her ne kadar FTR tarafından sırt ağrısı ve sinir basısı olduğu kayıtlı olsa da bu durumun kaza ile illiyetinin kurulamadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yapılan tazminat hesaplamalarının hatalı olduğunu, mezkur kaza nedeni ile birden fazla kişinin yaralanması/vefatı söz konusu olup, garame usulü göz önüne alınmaksızın hesaplama yapılamayacağını, bilirkişi raporunu kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, raporda esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu dava konusu kazanın trafik-iş kazası mahiyetinde olduğunu, yerel mahkemece maddi tazminat talepleri yönünden; davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını yerel mahkemece müvekkil şirket yönünden faiz başlangıç tarihi olarak 08/05/2023 tarihi esas alınmış, avans faize hükmedilmiş ise de; müvekkil şirket yönü ile faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması grerektiğini, ancak ve ancak yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. KTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre, indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Dava konusu olayda, birden fazla yaralanan söz konusu olup, mahkemece dava konusu kazayla ilgili olarak tüm hasar ve derdest dava dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzları getirtilerek, garame hesabı yapılmak suretiyle, dava konusu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca yine hasar ve dava dosyaları içeriğine göre, yukarıda anılan KTK 96/2 maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/11/2024 tarihli, 2023/539 Esas - 2024/820 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/5869 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.340.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.