Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2025/2301 E. 2025/1662 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2301
Karar No
2025/1662
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2025/2301

KARAR NO : 2025/1662

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 18/08/2025 tarihli ara karar

NUMARASI : 2025/312 Esas

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 12/11/2025

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında araç hasar ve değer kaybı tazminatı ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin 18/08/2025 tarihli ara kararında; ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, SEDDK tarafından kamuoyuna yapılan açıklama ile davalı ... Sigorta AŞ hakkında “mali bünyeye ilişkin ikinci aşama tedbirler” kapsamında işlem başlatıldığını, yeni poliçe düzenleme ve temdit yetkisinin kaldırıldığının bildirildiğini, davalı sigorta şirketinin içinde bulunduğu güncel durum göz önüne alındığında ihtiyati tedbir kararına esas teşkil edecek düzeyde açık, somut ve yeterli belgelerle yaklaşık olarak ispatlandığını, davalı sigorta şirketinin mali durumu ve kamu otoritesi tarafından getirilen kısıtlamaların göz ardı edildiğini, ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen İİK'nin 257. maddesine atıf yapılmış olsa da "ihtiyati tedbir" konulmasının talep edildiğini, ihtiyati tedbir yönünden değerlendirilmeye alınmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, davacı sigortalı tarafından sigortacısından hasar, değer kaybı tazminatının tahsili davasında ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.İİK'nin 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.Somut olayda dosyaya sunulan deliller itibarıyla, davacı tarafından talep edilen hasar ve değer kaybı tazminatının tutarı, bu aşamada yaklaşık olarak dahi tespit edilebilmiş değildir. Diğer yandan, ... Hesabı Yönetmeliğinin "Hesaba başvurulabilecek haller" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde: "Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için" ... Hesabına başvurulabileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, "davalı sigorta şirketinin mali durumu ve kamu otoritesi tarafından getirilen kısıtlamaların göz ardı edildiği" yönündeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek mahkemece ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/2301, K. 2025/1662, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2025-2301-e-2025-1662-k-c14be6853058