Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2246 E. 2026/730 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2246
Karar No
2026/730
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2025/2246

KARAR NO : 2026/730

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/06/2025

NUMARASI : 2024/71 E - 2025/417 K

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 12/03/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili .... A.Ş.’nin ... hizmet numaralı sanayi abonesi olarak elektrik tükettiğini, davalı ... A.Ş.’nin sanayi sicil belgesinin süresinin 19.06.2023 tarihinde sona ereceğini belirterek yeni belge ve kapasite raporunun bu tarihten sonraki 30 gün içinde Avcılar Müşteri Operasyon Destek Merkezi’ne ibraz edilmesini aksi halde abone grubunun ticarethane olarak değiştirileceğini 11.04.2023 tarihli yazı ile bildirdiğini, müvekkilinin süresi uzatılmış ve 19.06.2025 tarihine kadar geçerli sanayi sicil belgesi ile kapasite raporunu şirket fabrika müdürü ... tarafından 21.06.2023 tarihinde ...@....com adresinden davalıya ait ...@....com.tr adresine e-posta yoluyla ilettiğini, ilgili mevzuata göre sanayi sicil belgesinin kalıcı veri saklayıcısı yoluyla (örneğin e-posta ile) gönderilmesinin yeterli olduğunu, bu nedenle belgenin süresinde ibraz edildiğini, buna rağmen davalı ...’ın 31.08.2023 ve 30.10.2023 tarihli faturaları ticarethane tarifesi üzerinden düzenleyerek haksız şekilde fazla bedel tahsil ettiğini, sanayi sicil belgesinin 19.06.2023 tarihinde yeniden onaylandığını ve hiçbir dönem için eksiklik olmadığını, mevzuata aykırı şekilde uygulanan bu tarifenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tedarikçi konumundaki davalı ... Elektrik’in de sürecin tarafı olduğunu, yapılan arabuluculuk başvurusunun 20.11.2023 tarihinde 2023/121081 numaralı dosya ile anlaşmazlıkla sonuçlandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL’nin ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan alınmasına talep etmiştir.

Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının faturalandırmaya ilişkin taleplerinin haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ...A.Ş.’nin yalnızca elektrik enerjisinin tedarik ve perakende satışıyla görevli olduğunu, sayaç okuma, tüketim miktarının belirlenmesi, dağıtım bedeli hesaplaması gibi işlemlerin diğer davalı ... A.Ş.’nin yetki ve sorumluluğunda bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin fatura bedellerinin oluşumunda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin kendisine dağıtım şirketi tarafından bildirilen sayaç değerleri ve bilgiler doğrultusunda usulüne uygun şekilde fatura tahakkuk ettirdiğini, davaya konu edilen Ağustos ve Eylül 2023 dönemi faturalarında da bu şekilde işlem yapıldığını, bu faturaların ilgili sözleşme hesabına ait belgelerle ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun biçimde düzenlendiğini, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, dağıtım şirketinden alınan bilgiye göre söz konusu faturalarda sanayi tarifesinin uygulandığı ancak sistem kullanım faturasında ticarethane tarifesi esas alındığı ve dağıtım bedelinin buna göre belirlendiğinin bildirildiğini, bu durumun mevzuata uygun olduğu, faturalarda hata bulunmadığı, tüm bu nedenlerle müvekkili hakkında açılan davanın usulden reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı .... A.Ş.’nin sanayi tarifesi yerine ticarethane tarifesi uygulanarak fazla fatura düzenlendiği yönündeki iddialarının gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ... A.Ş.’nin yalnızca İstanbul Avrupa Yakası’nda elektrik dağıtımı faaliyeti yürüttüğünü, perakende satış yetkisinin ve faturalama sorumluluğunun ise ayrı tüzel kişilik olan diğer davalı ...A.Ş.’ye ait olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacının iddia ettiği sanayi sicil belgesi ve kapasite raporunu müvekkiline süresi içinde iletmediğini, ilettiğini ileri sürdüğü mailin müvekkili birimlerine ulaşmadığını, tek taraflı sunulan ekran görüntüsünün bu hususu ispatlamaya yeterli olmadığını, yürürlükteki mevzuat uyarınca geçerli sanayi sicil belgesinin ibrazının abone grubu tarifesinin uygulanması için zorunlu olduğunu, bu belge ibraz edilmediğinden sanayi tarifesinin uygulanamayacağını, dolayısıyla davaya konu tahakkukların usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, davacının faiz ve diğer tüm taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacıya yönelik herhangi bir alacak borcu bulunmadığını, bu nedenle davanın tamamen reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " öncelikle davacı şirketin süresinde ... Anonim Şirketi'ne sanayi sicil belgesini ibraz etmediği iddiası ile davalı ... tarafından 205.683,12-TL'lik fatura ve 231.437,13-TL'lik fatura düzenlendiği ve bu faturaların davalıya ödendiği, faturaların davalıya ödenmiş olması, tedarik şirketinin de dağıtım şirketi ...'a ödeme yapmış olması da göz önüne alındığında davalı vekilinin husumete yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir. Dava konusu olayın vuku bulduğu tarihteki mevzuat hükümleri dikkate alındığında, abone gruplarının tespitinde yetkili merci, tercih edilen tedarikçiye göre, görevli perakende satış şirketi veya dağıtım şirketidir. Var olan abonelik grubunu değiştirmek de yine aboneliği belirleyen firmalara aittir. Bununla beraber herhangi bir abonelik grubu değiştirilirken yetki şirketler kullanıcıya yazılı olarak bildirimde bulunmak ve müşteriye 30 gün önce haber vermek durumundadır. İlgili EPDK kararının 8. Maddesinde düzenlenen bu hükümle uyumlu olarak sanayi abone grubundaki müşterilerin, grupların değiştirilmesinde vize bitim tarihinden iki ay önce yazılı bildirim zorunluluğu getirilmiş ve verilen 30 günlük süre içerisinde, müşteri tarafından sanayi vizesi getirilmezse, vizenin bitim tarihini takip eden süreden itibaren ticarethane aboneliğine geçilebileceği düzenlenmiştir. Tüm bu düzenlemeler göz önüne alındığında;davacı nevinde Sanayi Abone Grubu kapsamında olan tüketici için ihbar olunan dağıtım şirketine vize bitim tarihinden 2 ay önce yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile sanayi belgesinin vize edilmemesi veya ibraz edilmemesi halinde 30 günlük süre sonunda abone grubu değişimi olacağına dair bildirim yapma zorunluluğu getirildiği, davacı tarafından 19/06/2025 tarihine uzatılmış sanayi sicil belgesi ve kapasite raporu temin edilerek, şirket yetkilisinin mail adresinden davalı ...'ın ...@....com.tr mail adresine 21/06/2023 tarihinde gönderildiği, davalı ... firmasının sanayi sicil belgesi vizesinin sona ereceğini bildirdiği 11/04/2023 tarihli yazısı incelendiğinde de bu yazının sol alt kısmında e-posta olarak ...@....com.tr adresinin bildirildiği, yani davalının da kalıcı veri saklayıcı olarak ....com.tr mail adresini kullandığı, davacı yetkilisince dağıtım şirketine bildirimin ...@....com.tr adresine elektronik ortamda yapıldığı, mevzuata göre kalıcı veri saklayıcısı üzerinden elektronik ortamda bildirim yapılmasında engel bulunmadığı, davacının e-posta ile yapmış olduğu Sanayi Sicil bildiriminin geçerli olduğu mahkememizce kabul edilmiş, davacı vekilinin 13/05/2025 tarihli dava değerini arttırım dilekçesi de göz önüne alındığında; davacıdan haksız olarak tahsil edilen toplamda 437.120,25-TL alacağın; 205.683,12-TL'lik fatura/bedel yönünden 02/10/2023 tarihinden (ödeme tarihi) itibaren, 231.437,13-TL'lik fatura/bedel yönünden ise 09/11/2023 tarihinden itibaren (ödeme tarihi) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir." gerekçeleriyle

Davacının DAVASININ KABULÜ İLE;

1-)Toplamda 437.120,25-TL alacağın ;205.683,12- TL lik fatura/bedel yönünden 02/10/2023 tarihinden itibaren, 231.437,13-TL'lik fatura/bedel yönünden ise 09/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı ... vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, müşterilerin abonelik tesisine yönelik taleplerin ve abonelik verilmediğine ilişkin iddiaların muhatabının müvekkili şirket olmayıp, diğer davalı ... A.Ş. Olduğunu, abonelik sözleşmesi akdetmekle, dönem faturası tahakkuk ettirmekle ve tahsilat yapmakla görevli kurumun ayrı tüzel kişiliği haiz “diğer davalı ...A.Ş.” olduğunu, her ne kadar mahkemece davacı tarafın kalıcı veri saklayıcı olarak müvekkili şirkete başvuruda bulunduğu gerekçesi ile davayı kabul etmiş ise de, davacının başvuruda bulunduğu mail adresi müvekkili şirket mail adresi olmadığı için davanın reddi yerine kabulü usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin böyle bir mail adresi bulunmadığını, yaptığı başvurunun yasal süresi içinde akıbetini takip etmeyen davacı yan bu nedenle de ağır kusurlu olup bu kusur illiyeti keser nitelikte olduğu gibi aksi halde dahi müterafik kusur olup bu hususun kararda değerlendirilmemesi ile hakkaniyete aykırı olduğunu, dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği halde ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmolunması mevzuata aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde dava konusu bedellerin müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmediği halde talep aşılmak suretiyle bedellerin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, hüküm altına alınan miktar fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davalı ... EPSAŞ vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davaya konu sözleşme ilişkisi gereğince müvekkil şirketin yerleşim yeri İzmir olup, HMK m.6 ve m.10 uyarınca yetkili mahkeme İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca perakende satış faaliyet alanı kapsamında sorumluluğu bulunduğu, sayaç okuma, tüketim miktarının belirlenmesi ve dağıtım bedeli hesaplamasının dağıtım şirketinin münhasır yetkisinde olduğu, husumetin yanlış yöneltildiğini, bilirkişi raporunda, davacının bildiriminin kalıcı veri saklayıcısı niteliğinde olup olmadığı hususunda çelişkili değerlendirmeler yapıldığını, "kalıcı veri saklayıcısı üzerinden elektronik ortamda bildirim yapılmasında engel yoktur” denilirken, diğer yandan kullanılan e-posta adresinin bu nitelikte olmadığının belirtildiğini, raporda, “bildirimin geçerli olmadığı” durumda davacının alacak hakkı bulunmayacağının açıkça ifade edildiğini, mahkemece, bu teknik değerlendirmeyi yeterli inceleme yapmadan ve ek rapor almadan bertaraf ederek davacının e-posta ile yaptığı bildirimi geçerli sayıldığını, davacı yalnızca kendi beyanına dayalı ekran görüntüsü sunulduğunu, ...'ın ise bu e-postanın kendilerine ulaşmadığını beyan ettiğini, müvekkili şirket ile ... arasında davacı lehine müşterek/müteselsil sorumluluk doğuran bir hüküm veya yasal düzenleme bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Uyuşmazlık, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklı istirdat talebine ilişkindir.

31.12.2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esasları Düzenleyen kararının sanayi abone grubu başlıklık (3/2.) maddesinde; “Görevli tedarik şirketinden enerji alan müşteriler için görevli tedarik şirketi, görevli tedarik şirketi dışında bir tedarikçiden enerji alan dağıtım sistemi kullanıcısı müşteriler için dağıtım şirketi sanayi abone grubundaki tüketicileri vize bitim tarihinden en az iki ay önce sanayi sicil belgelerinin yenilenerek ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirmekle yükümlüdür. Bildirim yapılmasına rağmen sanayi sicil belgelerinin vize bitim tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yenilenerek dilekçe ekinde ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin verilen 30 (otuz) günlük süre sonrasındaki ilk fatura döneminden itibaren tüketimleri ticarethane abone grubu tarifesi üzerinden faturalandırılır. Görevli perakende satış şirketi, dağıtım şirketini abone grubu değişikliği hakkında bilgilendirir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.

Yukarıda açıklanan düzenleme gereğince; dağıtım şirketine, sanayi abone grubundaki davalıyı davacının vize bitim tarihinden en az iki ay önce Sanayi Sicil Belgelerinin yenilenerek ibraz edilmesi, aksi halde tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirme yükümlülüğü getirildiği, bilgilendirme yükümlülüğü bulunan dağıtım şirketi tarafından davacıya bildirim yapıldığının idida ve ispat edilmediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, davacıya yukarıda belirtildiği şekilde yazılı bildirimin dağıtım şirketi tarafından yapıldığının kanıtlanamadığı, bildirim yapma yükümlülüğünün dağıtım şirketine ait olduğu anlaşılmakla, bildirim yükümlüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle dağıtım şirketine de husumet düştüğü, faturaların da diğer davalı şirket tarafından tahsil edildiği, sözleşme zamaaşımı süresinin de dolmadığı anlaşılmakla mahkemesince kararda belirtilen sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.

Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,

Davalı ...'tan alınması gereken 29.859,68 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.465,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.394,68 TL'nin bu taraflardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) her bir davalı yönünden ayrı ayrı yazılacak

Davalı ...' ... A.Ş.'den alınması gereken 29.859,68 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.465,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.394,68 TL'nin bu taraflardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) her bir davalı yönünden ayrı ayrı yazılacak

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2246, K. 2026/730, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2246-e-2026-730-k-d6d809a7ccaf