Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1949 E. 2025/1800 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1949
- Karar No
- 2025/1800
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1949
KARAR NO : 2025/1800
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01.10.2025 tarihli ara karar.
NUMARASI : 2025/733 E.
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Taraflar arasında görülen tazminat talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının şoför ve vale hizmetleri veren bir firma olup, bir çok araç kiralama ve kurumsal firmalara şoför hizmeti verdiğini, dava dışı araç kiralama firması olan ... Otomotiv Servis ve Tic AŞ'ye de bu hizmeti verdiğini, 23.06.2025 tarihinde dava dışı ... Otomotiv Servis ve Tic AŞ'ye ait ... plakalı (2023 model ...marka ) aracı belirtilen yere teslim etmek üzere şoför / vale temin ettiğini, bu araca davalı akaryakıt firmasında araç dizel olmasına rağmen benzin yakıt konulduğunu, aracın bu sebeple yolda kaldığını, servise çekildiğini ve bir çok parçasının değiştirildiğini, akaryakıt fişinden yanlış yakıt konulduğunun görüldüğünü, davalının akaryakıt firması ayrıca sağlayıcı ve dağıtıcı olduğunu, Petrol Piyasası Kanunu madde 7 gereğince de sorumluluğu bulunduğunu, onarım, tamirat ve parça değişimi sonucunda 640.376,18TL maddi hasar faturası ödendiğini, bu zarara ilişkin hasar yansıtma faturası düzenlendiğini, bu nedenle müvekkili firmanın işbu davayı açmakta hukuki yararı olduğunu, davalı akaryakıt istasyonun koyduğu yanlış yakıt nedeni ile meydana gelen haksız fiili sonucu araçta oluşan maddi hasar sebebiyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden davalının sorumlu olduğunu, olayda yaklaşık ispatın sağlanması sebebiyle ihtiyati haczin şartlarının da oluştuğunu ileri sürerek, öncelikle İİK. m. 257 gereği davalı tarafın adına kayıtlı taşınırlara, taşınmazlara, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına 640.376,18 TL haksız fiil nedeni ile uğranılan rücuen maddi tazminat doğrultusunda borca yeter miktarı kadar ihtiyaten haczine karar verilmesini, ayrıca 640.376,18TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek olan değişen oranlarda ticari avans faizi ile davalıdan rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 01.10.2025 tarihli ara kararında; " ...Talep, 2004 sayılı İİK 257 vd. maddelerine dayalı ihtiyati haciz ilişkindir. İİK 257. maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yed'inde veya 3. şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1-Borçlunun muayyen ikâmetgahı yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; bu suretle, ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.Tüm dosya kapsamı itibariyle ; davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden nitelikte işlemler yaptığına dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı, yargılamanın derdest olduğu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat kuralının henüz gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde;aracın akaryakıt istasyonundan yakıt aldıktan çok kısa bir süre sonra servisine çekilmek zorunda kalındığını, davalı akaryakıt firmasının haksız fiili sonucunda aracın yaklaşık 2 ay serviste kaldığını, araca yapılan onarım, tamirat ve parça değişimi sonucunda 640.376,18TL maddi hasar faturası ödenmek zorunda kalındığını, dava dışı araç maliki ... Otomotiv Servis ve Tic AŞ ile davacı arasındaki sözleşme ve aracın müvekkilinin kullanımında olduğu sırada gerçekleştiği için bu hasar bedelinin davacıya rücu edildiğini, davalı akaryakıt istasyonun koyduğu yanlış yakıt nedeni ile meydana gelen haksız fiili sonucu araçta oluşan muaccel faturaya dayalı maddi zararın davacıya rücu edilmesi karşısında, bu zararın davalıdan , haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek olan değişen oranlarda ticari avans faizi ile rücuen tazmini ve tahsili amacı ile işbu davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, İİK'nın 257. maddesi gereği ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, alacağın kesin olarak kanıtlanmasının gerekmediğini, davacının alacağı rehinle de temin edilmediğine göre borçlunun elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarından uygun miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K,2014/22955 esas 2017/3970 karar sayılı ilamları; aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin 2014/1150 esas 2014/1621 karar sayılı ,2014/9434 esas 2014/13476 karar sayılı ilamlarının emsal nitelikte olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacının, şoför ve vale hizmeti verdiği dava dışı firmaya ait araca davalı yanca yanlış yakıt konulması sonucu meydana geldiğini iddia ettiği hasar sebebiyle ödediği bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine; istinaf, ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davacının dava dışı şirkete ait araca vale ve şoför hizmeti verdiği sırada davalıya ait akaryakıt istasyonundan yakıt alındığını, ancak davalının dizel olan araca benzin yakıtı koyması sebebiyle aracın yolda arızalandığını, servise çekildiğini, araçta ağır hasar meydana geldiğini, davacının 640.376,18TL maddi hasar faturası ödemek zorunda kaldığını, bu bedelden davalının haksız eylemi sebebiyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, ödediği bedelin rücuen davalıdan tahsilini ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yaklaşık ispatın sağlanamadığı, alacağın varlığı ve muacceliyetinin yargılamayı gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafça alacağın varlığına ve miktarına dair ihtiyati haciz kararı verilmesini sağlayacak kanaat verici delil sunulamadığı, mevcut delillerin yaklaşık ispata yeterli olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Zira davacının iddia ettiği gibi araçtaki hasarın yanlış yakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı şirketin araca yanlış yakıt doldurup doldurmadığı, bunun davalının kusuruyla meydana gelip gelmediği , alacağın miktarı hususlarında mevcut delillerle yaklaşık ispatın sağlandığı kanaatine ulaşılamamıştır. Bu aşamada ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında bu aşamada dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler yaklaşık ispat için yeterli kabul edilecek nitelikte olmayıp ilk derece mahkemesince verilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Buna göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Her ne kadar mahkemece, ''talebin yargılamayı gerektidiği '' şeklinde yasada yer almayan bir gerekçeyle talep reddedilmiş ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 01.10.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.11.2025
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.