Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/185 E. 2025/175 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/185
Karar No
2025/175
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/185 KARAR NO : 2025/175 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2023 NUMARASI : 2023/153 E. - 2023/178 K.

DAVACI : VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2023 tarih ve 2023/153 E. - 2023/178 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "...", "..." ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, bu markaların tamamının 05, 18, 25 ve 35. sınıflarda tescilli bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2015/84377 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı başvurusunun tescili halinde esas unsurları aynı olan davalı markası ile müvekkili markalarının aynı veya benzer ürünlere yönelik olarak piyasada var olacağını, tüketicilerce aynı ya da benzer mecralarda temin edileceğini, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin doğacağını, müvekkili şirketin “...” markalı çanta imalat ve satışı konusunda ülke çapında üne sahip bulunduğunu ve sektörün önemli firmalarından biri olduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli markalara ilişkin Ankara Mahkemelerince verilen kararlarda ve kesinleşen ilamlarda, müvekkiline ait "..." ibareli markaların ülke genelinde "tanınmış" marka olduğunun tespit edildiğini, davalı başvurusunda yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-5027 sayılı kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, ... nezdinde "..." ibaresini taşıyan çok sayıda tescilli markanın olduğunu, herkesçe bilinen, genel geçer bir isim ve sıfat olarak kullanılan "..." kelimesinin tek bir firmanın tekeline verilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın davacı adına tescil edilmiş markalar ile iltibasa yol açmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya yapılan tebliğin tarihi dikkate alındığında, iki aylık hak düşürücü sürenin son günü olan 28/08/2017 tarihine kadar YİDK kararının iptali istemiyle dava açılması gerektiği, hak düşürücü sürenin dolmasını müteakip 07/09/2017 tarihinde davanın açıldığı anlaşıldığından, açıklanan nedenle YİDK kararının iptali davası yönünden süresinde açılmayan davanın reddine karar vermek gerektiği, davalının 2015/85877 sayılı "..." ibareli markası ile ... ibareli davacı markalarının benzer olduğu, başvurunun kapsadığı 18. sınıftaki malların tamamı bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür bulunduğu, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibas ihtimali olduğu, davacı şirketin, ... ibaresi üzerinde tescilsiz markadan kaynaklı üstün ve öncelikli hakkı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacının "..." markasının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle “çantacılık” sektöründe tanınmış marka olduğu ve tanınmışlığın iltibas ihtimalini arttırdığı, davacı şirketin ticaret unvanının, 18. sınıftaki mallar itibariyle "..." markası yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/5 maddesi uyarınca tescil engeli oluşturduğu, davalının markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle YİDK'in 22/06/2017 tarih 2017-M-5027 sayılı kararının iptali talepli açılan davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine, dava konusu 2015/84877 sayılı ... ibareli markanın tescilli olduğu 18. sınıf tüm alt gruplar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemenin 2023/153 E ve 2023/178 K sayılı kararının aleyhe olan ve ... Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu kararının iptaline ilişkin olan kısmı itibari ile ortadan kaldırılarak tam kabul şeklinde karar verilmesini talep ettiklerini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptaline yönelik davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, dolayısıyla bu yönden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, marka hükümsüzlüğüne ilişkin davanın ise tümden kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2025

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/185, K. 2025/175, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-185-e-2025-175-k-b9f64dcc0ad3