Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1833 E. 2026/76 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1833
Karar No
2026/76
Karar Tarihi

T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 15/01/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar

DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'ın ... İlçesi ... Mh. ....Cd. No:... adresinde bulunan ... otel adlı işyerinin işletmecisi olduğunu, müvekkilinin davalı ............... abone gurubuna dahil ... tesisat nolu müşterisi olduğunu, ADM şirketi çalışanları tarafından 10/10/2023 tarihinde yerinde kontrol yapılacağı ileri sürülerek yapılan kontrolde müvekkilinin kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak tutulduğunu, tutanak açıklama kısmında "ölçmeye esas sayacı yandan delmek suretiyle fazları (R-S-T) önleyerek kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir" ibaresi yazıldığını, alt kısmında ise "Not 1-İşletmeci elektrik kesilmesine müsaade etmediğini, Not 2- İşletmeyi 1 senedir bu şekilde kullanmaktayım" açıklaması eklendiğini, altı ay içinde de itiraz hakkı olduğunun belirtildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine mükerrer kaçak sebebide eklenerek 11/10/2023 tarih .... nolu fatura ile 3.509.792,84 TL ceza uygulandığını, davalı kurumun mükerrer kaçak sebebini açık ve net olarak bildirmediğini, konu ile ilgili olarak sorunun çözümü için 27/11/2023 tarihinde arabulucuğa başvurulmuş yapılan görüşmenin "anlaşamama" şeklinde sonuçlandığını, davalı şirketin işlemi ve uyguladığı cezanın hukuka aykırı olduğunu, kaçak hattın kullanıldığı ileri sürülen hattın eski bir hat olduğunu, tutanak düzenlenirken kaçak çekilen hattın ne kadar elektrik kaçağına sebep olabileceği hususu hesaplanmamış, bu husus müvekkilin aleyhine değerlendirildiğini, 23 odadan ibaret olan işletmenin bir yıldır kullanıldığı göz önüne alındığında kesilen ceza miktarını tüketmeyeceğini, kesilen ceza fahiş olduğunu, kurumun mükerrer olarak ceza uygulamasının haksız olduğunu, mükerrere sebep olan hususun açıklanmaya muhtaç olduğunu, müvekkilinin bu kullanımdan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, buna ilişkin kira kontratının da ekte olduğunu, müvekkiline uygulanan işlemde laboratuvar raporu düzenlenmeden kurum personelince işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan tespitin doğru bulgu ve belgelere dayandırılmadığını, tüketici haklarının ihlal edildiğini, davalı tarafın usul ve esaslara uymadan afaki olarak soyut ve subjektif yöntemlerle işlem ve hesaplama yapmasının da hukuka aykırı olduğunu, kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre açısından ise; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan sürenin 90 günü geçemeyeceğini, müvekkiline kesilen ceza miktarında hesabın yapılması gereken yasal süreler göz önüne alınmadan ceza kesilmiş olup fatura açıklamasında görüleceği üzere ilk okuma tarihinin 11/10/2022 olduğu göz önüne alındığında kaçak bedelinin hesaplanmasında ihlal yapıldığını, neye ve nasıl hesaplandığının açıklanmadığını, bu hususun dahi tek başına iptal sebebi olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile birlikte yapılacak bilirkişi tespitide göz önüne alınarak müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tespiti ile kesilen para cezasının tenzili veya iptali, mahkeme harcı ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin personelleri tarafından tutulan tutanağın EPTHY'ne uygun olarak tutulduğunu, davacı yanın ilgili adreste kaçak elektrik kullandığını; tutanak ve ölçümlerle sabit hale geldiğini, davacı yanın bulunduğu "... Mah. ... Cad. No:... ... / ..." adresinde yapılan kontrolde "Sayacı yandan delerek fazları şöntleyemek (R-S-T) suretiyle kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir." denildiğini ve davacının sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiğini, davacının dilekçesinde iddia ettiği gibi hattın eski bir hat olması ile kaçak kullanım şekli arasında bir ilişki bulunmadığını, zira davacının haksız eyleminin sayaca müdahalede bulunarak gerçekleştirdiğini, Yargıtayın yerleşmiş içtihatları ile bilindiği üzere "Kaçak elektrik tespit tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar muteber belgelerden olduğunu, davacı yan dilekçesinde kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının aksini ispat eden hiçbir somut delil ileri süremediğini, hattın eski olması gibi soyut iddialar ile yetindiğini, kaçak elektrik tespit tutanağı ile davacının kaçak elektrik kullandığı sabitlenmiş olup; resmi belgelerden sayılan işbu tutanağın aksi yine yazılı delillerle ispatlanabileceğini, kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihlerde davacı yanın; ölçüm sistemine müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullandığından aleyhinde tahakkuk edilen borçtan sorumlu olduğunu, müvekkili şirket yetkililerince yapılan iş ve işlemler Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlandığını, davacı yan işletmesinin 23 odadan ibaret olduğunu, kesilen ceza kadar elektrik tüketiminde bulunmasının mümkün olmadığını iddia etmekte ise de işbu soyut iddiaların kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, ilgili işetmenin otel olması ve müvekkili şirket personellerinin tespiti üzerine çalışma saatleri 3 vardiya olarak kabul edilerek hesaplama yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan her bir işlemin karşılığı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde yer almakta olup yapılan işlemler ve neticesinde tahakkuk ettirilen fatura bedelinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı yanın iddia ettiği gibi mükerrer kullanıma ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, 10.10.2023 tarihinde ... tesisat nolu tüketim noktasında yapılan kontrolde sayaca müdahalede bulunularak kaçak/usulsüz elektrik enerjisinin kullanıldığı tespit edilmiş olduğundan davacı yan aleyhinde tahakkuk edilen borçtan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, dava harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle; "1-Açılan davanın REDDİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili davacı, davalı şirketin ... tesisat numaralı müşterisi olmadığını, böyle bir ifadesinin bulunmadığını, şirketin ... tesisat numaralı müşterisinin ... olduğunu, bu husus ne tutanak düzenlenirken ne de para cezası tayin edilirken göz önüne alınmamış, davalı şirket tarafından işin kolayına gidilerek davacı müvekkil borçtan sorumlu tutulduğunu, müdahaleli sayaç yerine yeni kurum sayacının takılması, yenilenmesi, kontrolü vs gibi teknik hususlar davalı şirket sorumluluğunda olan hususlar olduğunu, davalı şirketin her ay düzenli olarak abonelerin sayaçlarını kontrol ettiği göz önüne alındığında müdahaleli sayacın daha önce görülmemiş olması, kontrol sırasında okuma ve sarf miktarının düzensizliğinin tespit edilememiş olması kurumun kendi hatasından ve yetersizliğinden meydana gelen bir husus olup davacı müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, bu nedenle davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, her ne kadar sayacın değiştirilmiş olduğu belirtilse dahi kaçak elektrik kullanımı iddiasının sayın mahkemece yerinde tespitinin gerektiğini, eksik incelemenin söz konusu olduğunu, yedi emin olarak müşteriye verilen sayaçtan, sayacın çalışmasından, hatasından, kusurundan, kaçağından vs tamamen davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı şirketin işlemi, uyguladığı ceza ve düzenlenen bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/06/2025 tarih, ...Esas, ...Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesi kaldırılarak, davasının kabulüne, ceza tutanağının ve kesilen haksız cezanın iptaline, dava harçları ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davacının istinaf dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini, müvekkil şirket ekiplerince kaçak elektrik tüketiminin tespiti anından itibaren yapılan tüm iş ve işlemlerin hukuka ve ilgili Yönetmelik'e uygun olduğunu, davalının herhangi bir kusur ve sorumluluğu olmadığına; trafo ve sayaca bir müdahalede bulunmadığına ilişkin iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı yan, aleyhinde tahakkuk ettirilen faturanın yönetmeliğe aykırı olduğunu iddia etmekte ise de; müvekkil şirket yetkililerince yapılan iş ve işlemler Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlandığını, tanzim edilen kaçak elektrik tespit tutanağı aksi ispat olana dek geçerli sayılan belge olduğunu ve davalı tarafından aksinin ispat edilemediğini, dosyada mübrez bilirkişi raporu ile davacının haksız olduğu ve müvekkil şirket ekiplerince yapılan işlemlerin ve hesaplamanın doğru ve ilgili Yönetmelik'e uygun olduğunun tespit edildiğini, bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, kaçak - usulsüz elektrik kullanıldığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen fatura ve cezadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosyanın incelenmesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine kaçak-usulsüz elektrik kullanımı iddiasına dayalı olarak 11/10/2023 tarihli, 3.509.792,84 TL bedelli fatura düzenlendiği, fatura dayanağı, 10/10/2023 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağına göre; "Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42-1-c maddesi kapsamında ölçmeye esas sayacı yandan delmek suretiyle fazları (R-S-T) şöntleyerek kaçak elektrik kullandığı tespit edildi. Müdahaleli sayaç yerine yeni kurum sayacı takıldı. NOT: işletmeci elektriğin kesilmesine müsaade etmemiştir. NOT: işletmeyi bir yıldır bu şekilde kullanmaktayım. ..." şeklinde tutanak içeriğinin düzenlendiği ve abone/kullanıcı olarak davacının tutanak altını imzaladığı, abonenin ticarethane grubundan elektrik kullandığı, davacının işlettiği otelin aboneliğinin dava dışı ... adına olup, davacının abone olmadığı, davacının iddiasının kendisinin otelin işletmecisi olduğu, sayaca müdahale etmediği, sayaca müdahale edenin kim olduğunun bilinmediği yönünde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında, fiili kullanıcı davacının, elektrik sayacına müdahale etmek ve sayacın eksik yazmasını sağlamak suretiyle kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, kaçak tespit işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, kaçak elektrik kullanılmış ise buna ilişkin faturanın miktarı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. Dava konusu borcun dayanağını oluşturan 10/10/2023 tarihli tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 30/05/2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin dava konusu olayla ilgili hükümleri aşağıdaki şekildedir; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri" başlıklı 42/1-c maddesinde, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." Aynı Yönetmeliğin "Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci" başlıklı 43/2 maddesinde, "42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır; a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır. b) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’da yer alan sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir. c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir. ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. '' Yine Yönetmeliğin 43/7 maddesinde, "Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir." Aynı Yönetmeliğin "Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanması" başlıklı 44/2-b maddesi, "(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir" Aynı Yönetmeliğin ''Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Miktarının Hesaplanmasında Ve Faturalanmasında Esas Alınacak Süre" başlıklı 45/1-c maddesi, "42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez." Aynı Yönetmeliğin 45/ç maddesi ''Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (3)Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; ....c)Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, olarak kabul edilir'' Aynı Yönetmeliğin ''Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketiminin Faturalandırılması'' başlıklı 46/2-3 maddelerinde ''...(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının borçtan sorumluluğu için abonelik ilişkisinin ya da fiili kullanım durumunun bulunması gerektiği (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/1368 Esas, 2023/ 3200 Karar sayılı İlamı), davacının, kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği adreste fiili kullanımının bulunduğunun ihtilaf konusu olmadığı; dosya kapsamına göre işyerinde kullanılan elektrikli aletlere dair ve aboneliğin fiili kullanımına dair de bir ihtilafın olmadığı ve davalı şirketçe tutulan kaçak elektrik tutanağı sonrası müdahaleli sayacın değiştirildiği de nazara alındığında mahalde keşif yapılmasının dosyanın esasına bir katkısı bulunmayacağı; somut olayda, davacının fiili kullanıcısı olduğu sayacın kaçak elektrik tespitinin yapıldığı tarihteki video ve görüntülerini içeren ve davalı tarafından sunulan CD kayıtlarının, sayacın kaçak elektrik tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük 1 yıllık tüketim endeksi dökümleri ile anlaşılan ve sebebi açıklanamayan ortalama tüketim azalışının, davalı tarafından tutanak altına alınan Kaçak Elektrik kullanımı iddiasını desteklediğine Dairemizce kanaat getirildiği; kaldı ki yönetmeliğin 43/2 maddesindeki ilgili düzenlemede sayacın eksik değer kaydettiğinden şüphelenilmesi halindeki prosedür belirtilmiş olup bu hususun kaçak elektrik kullanımının ispatı ile ilgili bir olgu olup, dosyada mevcut fotoğraf ve görüntü kayıtlarından sayaca müdahale yapıldığının tespit edilmesi hâlinde somut olayın özelliklerine göre ispat koşulunun gerçekleştiğinin kabul edilebileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece usulüne uygun olarak bilirkişi raporu alındığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiği, bilirkişi tarafından davacının kullandığı kaçak elektrik miktarının hesaplanmasında, 30.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliğinin 42/1-c, 43/2, 44/1-2, 45/1-c, 46/2-3 maddelerine göre hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamaya esas alınan yönetmelikler ve ilgili maddelerinin doğru tespit edildiği, kaçak tüketime dair hesabın son endeks okuma ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre baz alınarak ve tüketimin meydana geldiği kabul edilen birim fiyatlar dikkate alınarak yapıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından yapılan kaçak elektrik tespiti ve hesaplamalarında bir usulsüzlük bulunmadığı kanaatine varılmış; davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2025 tarih, ... Esas ...Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, 5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026

Başkan Üye Üye Katip

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1833, K. 2026/76, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1833-e-2026-76-k-92dd6160f8bb