Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1702 E. 2025/1433 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1702
Karar No
2025/1433
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1702

KARAR NO : 2025/1433

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/735

ARA KARAR TARİHİ: 17/10/2025

DAVA TARİHİ: 16/10/2025

DAVANIN KONUSU: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan

KARAR TARİHİ: 10/12/2025

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde; Davalı şirkete ait ... plakalı araçların 05.02.2025-09.04.2025 tarihleri arasında müvekkilinin işletmesini yürüttüğü köprü ve otoyollardan ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretlerinin tahsil edilemediğinden İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın haksız olması nedeniyle davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı borçluya menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, dosya güncel hesabının çıkartılarak borca yetecek kısmının ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 17/10/2025 tarihli ara kararı ile "...Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre, ihtiyati tedbir/haciz kararları esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan, yaklaşık ispatın varlığının yeterli olduğu hallerde verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardır. Buna göre somut olayda, dava dilekçesi ile sunulan ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden talebin haklılığını ortaya koyacak yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, taraflarca sunulacak delillerin değerlendirilmesinin ardından davacının talep edebileceği bir alacak miktarı bulunup bulunmadığının belirlenebileceği, henüz alacak iddiasının ihtilaflı olduğu, alacağın bu haliyle muaccel olduğundan söz edilemeyeceği, davalının İİK'nun 257/2.maddesinde bentler halinde belirlenen davranışlar içerisine girdiği yönünde dosyamıza herhangi bir delil de sunulmamış olduğu anlaşıldığından bu aşamada verilecek ihtiyati haciz kararının ölçülü olmayacağı değerlendirilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine '' dair karar verilmiştir. Davacı vekilince yasal süresi içerisinde sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde;Davacının takip tarihi itibariyle 426.719,40-TL alacağı bulunduğu , davalının hiçbir haklı gerekçe olmaksızın takibe konu edilen borcu ödenmeyerek dava açılmasına sebep olduğu, açılan dava neticesinde alınacak ilamı etkisiz hale getirmek için mal varlığı değerlerini elden çıkarma yoluna gidebileceği endişesini yarattığı, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu belirtilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Uyuşmazlık, ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen kararın usul ve esas yönden hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmıştır.2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartları 257. Maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. Bir alacak için İhtiyati haciz isteyen kişinin o alacağın alacaklı sıfatına sahip olması gerekir. Yani ancak alacağın alacaklısı İhtiyati haciz isteyebilir. Bu durum hakimin maddi hukuku araştırması gerektiği sonucunu beraberinde getirmektedir. Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. İbraz edilen ispat vasıtası, iddia edilen hakkın varlığını ispatlamaya elverişli olmalıdır. Diğer yandan, alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamaktadır. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. Bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. Talep edilen alacağın ise vadesinin gelmiş olması gerekir (İİK m.257/1). Alacağın muaccel olduğu an, ya tarafların anlaşması veya bir ihbar yada kanun hükmü veya hukuki ilişkinin mahiyeti ile belirlenir. Muacceliyet ile temerrüdü karıştırmamak gerekir. Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrüt olur. Diğer yandan alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerekir. Vadesi gelmemiş alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilmesinin şartları İİK 257/2. fıkrada sınırlı şekilde sayılmıştır.Somut olayda, davalıya ait olduğu belirtilen , davacının işlettiği otoyolda ihlalli geçiş yaptığı iddiası ile ihlalli geçiş ücretinin tazmini talep edilmiştir. Davalıya ait araçlarda OGS/HGS bakiyesi olup olmadığı, kaçak geçiş yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise sebebi, sonradan yükleme yapılmış ise 15 gün içinde tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise sebebi ve davacının varsa alacak miktarı yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden, sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini yaklaşık ispata yeterli olmadığı, davalının mallarını gizlemeye veya kaçırmaya teşebbüsüne ilişkin somut bilgi ve belge bulunmadığı ve bu nedenle İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Sonuç olarak, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/12/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1702, K. 2025/1433, T. 17.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1702-e-2025-1433-k-5140e7734834