Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1635 E. 2026/235 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1635
- Karar No
- 2026/235
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/01/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... Av.... : 2- ... : 3- ... MÜTEVEFFA : ...' ın Mirasçıları : 4- ... : 5- ... : 6- ... : 7- ... DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/02/2026 YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 07/01/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 25/08/2017 tanzim tarihli 30/05/2018 vade tarihli 17.200,00 TL bedelli bononun takibe konulduğunu, kendisinin bonodan dolayı hiçbir borcu olmadığını, davacı ......'nın ... (.....) ve S.S ...... Kooperatifine vermiş olduğu bonunun hiç bir ticari ilişkiye dayanmadığını, kooperatifinin davalılardan ...'a kooperatife ait arazinin kiralanması için kira sözleşmesi düzenlenmediğinden ... (.....)' ın devlet yardımlarından yararlanamadığını, ... (.....)' ın da kooperatife sulamadan dolayı elektrik borcunun olduğunu, ...'ın kooperatife güvenmediğini, kooperatifin kendisine teminat olarak devlet yardımlarını alıncaya kadar üçüncü bir şahsın hatta müvekkili ......'nın şahsi senet vermesi halinde elektrik borcunu ödeyeceğini söylediğini, ......' nın zayıflığından faydalanarak dava konusu bonoyu düzenlediğini, kooperatifin ... (.....)' a kira sözleşmesi hazırlandıktan sonra bononun kendisine iade edileceği konusunda ikna edildiğini, sonrasında kooperatifin kira sözleşmesi düzenlediğini, ...'ın da kira sözleşmesini kullanarak devletten yardım almak için müracaat ettiğini, ama pürüzlerden dolayı yardım alamadığını ama kooperatife olan elektrik borcunu ödediğini, bononun kendisine teslim edilmediğini, dava konusu bono davalı ... (.....) tarafından kooperatife ciro edilerek kooperatifinde Başkanın yakınlarından ...'a, ...'ın da yine davalı ...'a hiçbir ticari ilişki olmadan kötü niyetli ciro edilerek takibe konulduğunu, müvekkili Çumra Cumhuriyet Başsavcılığına bonodan dolayı dolandırıldığı için şikayette bulunup ... soruşturma dosyasının devam ettiğini, diğer davalı kooperatifin ise müvekkilinden icra baskısı ile para tahsil etmeye çalıştığını, diğer cirantalara ödeme emrinin tebliğ edilmeyip haciz işlemlerinin yapılmadığını sadece müvekkiline tebliğ edilip haciz işlemlerinin yürütüldüğünü, dolayısıyla alacaklı ve davalı ...'ın da kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin bonodan dolayı borcu olmadığının tespiti ile icra takip dosyasının durdurulmasını, tedbir talebinin kabulü ile icra takip dosyasının tedbiren durdurulmasını ya da dosyaya ödenecek paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi için tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili dairemizin kaldırma kararından sonra 18/04/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle; Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davaya konu senet sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile haksız yere ödediği bedel olan 23.874,04 TL'nin ödendiği tarihten itibaren ticari-reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili alacaklı olduğundan dolayı vadesi gelen ve ödenmeyen senedi Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmediğinden dolayı takibin kesinleştiğini, bunun üzerine borçlunun kötü niyetli olarak menfi tespit davası açtığını, bu davanın haksız olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu, olaylar ile bağlantılı olmadığını, senedi ciro ile teslim aldığını ve keşideci- davacıya ihtiyati haciz kararı alarak alacağını kurtarmak için icra takibi yaptığını, davacının cevap dilekçesinde beyan ettiği hususların ve mahkemece, davacının kanuna uygun bir şekilde bono vermesi ve verdiği bonoyu ödediğinin ispatı ve diğer iç ilişkilerin alacaklı hamil ile iç ilişki olduğunu, davacının beyanlarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dilekçe de imzaya da bir itiraz söz konusu olmadığını, ayrıca kambiyo senetlerinin kanunen illetten mücerret olduğunu, alınan senedin neden alındığının kanunen bir öneminin olmadığını, hukuka ve hakkaniyete aykırı davanın reddi ile davacının kötü niyetli olmasından dolayı kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Diğer davalılarca cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce "Sosyal güvenlik kurumuna müzekkere yazılarak ...'ın çalıştığı kurumları bildirir sigorta dökümlerinin gönderilmesinin istenilmesine, Konya Barosuna müzekkere yazılarak ...'ın Avukat ... katibi olarak çalışıp çalışmadığına dair varsa yazılı belgeler ile birlikte bilgi istenilmesine" karar verilmiş gelen cevabi yazılardan ...'ın, Av ...'ın katibi olarak kayıtlarda yer almadığı anlaşılmıştır. Mahkememizde tanık olarak dinlenen ... "ben ...... köyünün kooperatifi aracılığıyla kiraladığım tarım arazisini sularken bir gün sular kesildi, suyun kesilme nedenini kooperatifin başkanı olan ...'a sordum, su borcu ödenmediği için suyun kesildiğini bana bu kişi söyledi, bir gün sonra su açıldı, yine ...... bey "...... senet verdi bu senetle borcu ödedik, suyu açtırdık" dedi, ...ben bu hususun detaylarını bilmiyorum, yani ...... senedi kime verdi, bu hususta bilgim yoktur, dedi.Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: ben kooperatifin nasıl yöneltildiği hususunda bilgiye sahip değilim, ben tarım arazimi bahsi geçen kooperatiften kiraladım, ayrıca ben .....'ı tanımıyorum, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: ben kooperatif üyesi değilim, bonoyu görmedim, sadece biraz önce açıkladığım üzere ...'ın bana anlattıkların bilirim, dedi. Ceza mahkemesi dosyası içerisinde yer alan kollukta verilen 04/12/2018 tarihli tanık beyanı okundu, çelişki üzerine soruldu: ben bu ifadeyi 2018 yılında vermiştim, üzerinden çok zaman geçmiştir, bu nedenle hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuş yine talimatla beyanlarına başvurulan tanık ... "..., ..., ..., ... ve ... uzaktan akrabam olurlar. ... ile beraber biz mahsul ekmiştik. Davacıdan senet/bono alındığına dair herhangi bir bilgim yoktur. ...... Kooperatifine illaki çiftçilerin borcu oluyordu. Ancak günü geldiğinde ödüyorduk. Davacının ödeyip ödemediğini bilmiyorum. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir" şeklinde ve tanık ... ise "Tarafları köylüm olması sebebiyle tanırım. ...'nın sulama borcundan dolayı senet bono verdiğini biliyorum, çünkü bende beraber ekim yapıyorum. Borcunu ödemediğini biliyorum. Ben ...... Kooperatifi başkanını yanındaydım. Borcunu ödemediğini biliyorum. Hatta 6-7 kişinin borcundan dolayı kooperatif kapanmıştı. Herkes ödedi ancak ...... ödemedi. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Somut olayda davacı dilekçesinde de belirttiği üzere bonoyu kendisinin keşide ettiğini, imzaya itirazı olmadığını ama bono lehdarına ve ciro yoluyla bonoyu teslim alan diğer hak sahiplerine herhangi bir sebepten dolayı borçlu olmadığını iddia ettiğine göre davacı taraf bu hususu ispat etmek zorundadır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davasını kanıtlayamadığı..." gerekçesiyle davacının davasının tüm davalılar yönünden esastan reddine, davalının tazminat (haksız ihtiyati tedbir tazminatı) talebinin şartları oluştuğundan kabulü ile, icra veznesine yatan 18.345,09 TL alacağın %20 si olan 3.669,02 TL haksız ihtiyati tedbir tazminatının davacıdan alınarak davalılardan takip alacaklısı ...'a verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kambiyo senedinden kaynaklı bir borcu bulunmadığını, dava konusu kambiyo senedinin, müvekkilin herhangi bir borç ilişkisi kapsamında düzenlediği bir senet olmadığını, sulama kooperatifine duyduğu güven ve verilen sözler neticesinde müvekkilinin, geçici bir teminat olarak düzenlediğini, ancak daha sonra senedin hukuka aykırı bir biçimde el değiştirerek icra takibine konu edilmesiyle mağdur edildiğini, müvekkili bonoyu belirli bir amaca yönelik olarak vermiş olup, bu amacın gerçekleşmesi üzerine senedin iade edilmesi gerekirken kötü niyetli şekilde elden ele geçirilerek icraya konulduğunu, kambiyo senedinin soyut borç ikrarı içerdiğini, mahkeme tarafından, özellikle talimatla dinlenen tanık beyanlarının, soruşturma dosyasındaki beyanlarıyla uyumlu olmadığından mahkeme huzurunda dinlenilmesinin talep edildiğini, ancak bu taleplerinin dikkate alınmadığını, davalıların isticvabının talep edildiğini, mahkemece isticvap taleplerinin de kabul edilmediğini, ayrıca davalılardan Çumra ...... Kooperatifinin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiğini, davalı kooperatife muhtıra gönderildiğini, muhtıraya rağmen defter ve kayıtların ibraz edilmediğini, bu durumun davalı kooperatifin defter ve kayıtlarının aleyhine deliller içerdiğinin göstergesi olduğunu, dosya içinde bulunan ve ceza soruşturması sırasında ifadesi bulunan şahitlerin ceza soruşturmasında verdikleri ifadelerle hukuk mahkemesinde verdikleri ifadeler arasında çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince eksik inceleme yapıldığını beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, buna göre mahkemece davanın esastan reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/02/2026 tarihinde oy çokluğuyla HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır (Muhalif) Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır
...
MUHALEFET ŞERHİ: Davacının dava konusu senedi bir kısım davalılar murisi ... (.....)'a teminat olarak verdiğini, bir kısım davalılar murisi ...'ın senedi ...ne ciro ettiğini, daha sonra kooperatifin ......'a, ...'ın da ...' a ciro ettiğini, ...'ın Konya ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu belirterek takip konusu bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, şahsi def'ilerin TTK'nın 687 nci maddesi uyarınca senedi devralan kişilere karşı ileri sürülebilmesi için bonoyu iktisap ederken bile bile davacı zararına hareket etmiş olmaları gerektiği, davacının, davalılar ... , ... ve ...nin birlikte bile bile zararına hareket ettiklerini ispat edemediği, ancak bir kısım davalılar murisi ...'ın Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında jandarmada verdiği ifadesinde "...Ben soy ismimi değiştirdim soy ismim artık ...'dır. 25.08.2017 günü ...... başkanı ... kooperatife ait tarlaları kullanmam için bana kiraya verdi bende ektim ancak devletten destek almam için bana kira sözleşmelerini eksik verdiler bu sebepten dolayı ben devlet desteği alamadım. Bu sebepten kooperatif bana borçlu kaldı. Bende bu borca karşılık senet istedim yanımızda ..., ..., ... ve ...... vardı. Ben kooperatif başkanına güvenmediğim için bana güvenilir bir adam senet versin dedim ...... isimli şahısta ben veririm dedi ben de kendisine güvendiğim için seneti kabul ettim ancak herhangi bir zorlama olmadı. Seneti imzalamayı kendisi teklif etti yanımızda bulunan şahıslarda buna şahittir. Senetin toplamı 17.200 TL dir. Ben daha sonra bu seneti borcuma karşılık ...'a verdim...." şeklinde beyanda bulunduğu, bir kısım davalılar murisi ...'ın bu beyanının resmi makamlar önünde yapılmış mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğu, bir kısım davalılar murisi ...'ın senedin teminat senedi olduğunu kabul ettiği, bu nedenle bir kısım davalılar murisi ... yönünden senedin teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin araştırılması gerekirken bir kısım davalılar murisi ... yönünden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Üye ... e-imzalıdır