Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1580 E. 2026/480 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1580
- Karar No
- 2026/480
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2025/1580
KARAR NO: 2026/480
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/06/2025
NUMARASI : 2025/483 (E) - 2025/469 (K)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 02/04/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/615 Esas sayılı dosyasında 18/12/2024 tarihli ara karar gereği müvekkillerinin ön ödeme taleplerinin kabul edildiğini ve "davacı ...'a takdiren 50.000 TL, davacı ...'a takdiren 50.000 TL, ...'a takdiren 50.000 TL ön ödemenin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacılara ödenmesine" karar verildiğini, söz konusu ilam gereği davalı aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ön ödemenin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, bir an evvel alacağına kavuşmak amacında olan ve alacağı İİK'nin 68. maddesindeki belgeya dayanan davacıların itirazın kesin kaldırılması için icra mahkemelerine müracat etmeleri gerekir iken daha uzun bir yargılama süreci ihtiva edeceği açık olan eldeki davayı açmalarında hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; alacağı İİK'nin 68. maddesindeki belgelere dayanan alacaklının İİK'nin 67. maddesine göre isterse genel mahkemede itirazın iptali davasını açabileceğini veya isterse İİK'nin 68. maddesine göre itirazın kaldırılmasını icra mahkemesinden isteyebileceğini, bunun seçimlik bir hak olduğunu, bu nedenle taraflarının da seçimlik hakkını kullanarak mahkemede itirazın iptali davası açtıklarını, mahkeme tarafından verilen usulden ret kararının süreci uzatan asıl unsur olup müvekkillerine hak kaybı yaşatacak bir karar olduğunu, kanun tarafından verilmiş seçimlik hakkın kullanılmış olması nedeniyle hak sahibinin cezalandırılamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, ön ödeme alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklılar (davacılar) ... ve ... tarafından borçlu (davalı) ... Şirketi aleyhine Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/615 Esas sayılı dosyasından verilen ön ödeme kararına istinaden toplam 150.000 TL alacağın tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde icra takibine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nin 67/1 maddesi gereğince "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Aynı kanunun 68.maddesinde "Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz."
Bu yasal düzenlemeler gereği icra mahkemelerinde itirazın kaldırılması yada genel mahkemelerde itirazın iptali davası açılması konusunda alacaklının seçimlik hakkı bulunmakta olup somut davada davacılar vekili seçimlik hakkını asliye ticaret mahkemesinde itirazın iptali davası açarak kullandığından ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/04/2026