Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1531 E. 2025/1323 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1531
Karar No
2025/1323
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1531 Esas 2025/1323 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1531 KARAR NO : 2025/1323

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2025

NUMARASI : 2025/338 D.İş Esas 2025/338 Karar

TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 31/07/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz talebinin yargılaması sonunda kararda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik olarak verilen ek karara karşı lehine ihtiyati haciz kararı verilen vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, borçlunun belirli yerleşim yeri olmaması şartının gerçekleşmediğini, müvekkillerinin mal kaçırma veya gizleme yönünde bir iradeleri bulunmadığını, ihtiyati hacze konu olan bononun gerçekte teminat senedi olduğunu, müvekkili ... ... Ltd. Şti ile banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin teminatı olarak bononun bankaya verildiğini, müvekkili şirketin bankadan kredi kullandığını, kredilerin çeşitli tarihlerde ödenme sürecinde olduğunu, müvekkillerinin bankaya belirtilen miktarda borçları bulunmadığını, banka ile kişi veya kurumlar arasında senet vasıtasıyla borç alış verişinin söz konusu olamayacağını, bononun kredi kullanımından kaynaklı riskler sebebiyle alındığını, banka ile müvekkilleri arasındaki tek ilişkinin krediye dayalı olabileceğini, bononun teminat senedi olduğunun kabulü gerektiğini, ihtiyati haczi kararının müvekkilinin savunma hakkını kısıtladığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişti. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, icra takibi dayanağı bononun teminat bonosu olduğu iddiasında bulunulmuş, teminat bonosuna yönelik genel kredi sözleşmesi dışında borcun kat edildiğine yönelik ihtarname ve tebliğ şerhlerinin sunulmadığı, teminat bonosu miktarına konu borca ilişkin husus belgeler uhdesinde olacak olan alacaklı banka tarafınca kanıtlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın kabulüne, 10/07/2025 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Lehine ihtiyati haciz kararı verilen vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlunun ihtiyati hacze itiraz gerekçelerinin, İİK’da öngörülen yasal itiraz nedenlerine dayanmamakta olduğundan dinlenilebilirliği dahi bulunmazken, mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için kanuni tüm şartların oluştuğunu, yasal düzenlemeler gereğince, ihtiyati haciz kararına itirazda alacağın varlığı ya da yokluğunun, haklılığı ya da haksızlığının saptanmasının mümkün olmadığını, bonoların ödeme gününün geçtiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca, Ankara Batı İcra Dairesi 2025/6480 sayılı dosya ile firmaların mernis ve şube adreslerine gidildiğini, fabrikadaki malların çıkarılarak fabrikaların terk edildiğini ve adreslerin boş olduğunun tespit edildiğini, firmaların mal kaçırma amacında olduklarını, senetlerin teminat senedi olmadığını, bu iddianın, iddia eden borçlular tarafından ispat edilmesi gerekirken ispat yükünün tersine çevrilerek müvekkilinin alacağını ispatlayamadığı tespiti ile ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin usul, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına taban tabana aykırı olup, bir devlet bankası olan müvekkilinin telafisi imkansız zararına sebebiyet verileceğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, dava konusu senetlerin, teminat senedi niteliğinde olmayıp, aksi yöndeki iddialarının yazılı delille karşı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, borçlu tarafından söz konusu bonoların teminat senedi olduğu iddia edilmekle birlikte senet metni incelendiğinde senedin teminat senedi olduğunu ifade eden hiçbir ibarenin bulunmadığını, davalı tarafından senetlerin, teminat senedi olduğu iddia edilmekle birlikte bu iddiasını ispatlayacak yazılı bir delilin de sunulmadığını, mahkemenin 17.09.2025 tarihli kararı üzerine, alacağın dayanağı olmasa da kredi çerçeve sözleşmeleri sunulmuş olup, işbu ihtiyati hacze konu bonoların teminat olarak özgülenmedikleri son derece açık olduğunu, mahkeme tarafından, müvekkilinden açıkça ihtarname ve tebliğ şerhleri talep edilmemiş olup, verilen kesin sürenin de usule uygun verilmediğini, usulüne uygun bir ihtarat yapılmaksızın ihtiyati hacze itirazın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yasal takibinde kredi sözleşmelerine dayanılmadığını, taraflarınca dayanılmayan ve aslında iddia eden borçlu tarafından ibraz edilmesi gereken belgelerin müvekkili bankadan talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtaratta kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonucun açık olarak anlatılmaması, anlatılanların tutanağa geçirilmemesi ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut delillere göre karar verilip gerektiğinde ret kararı verilebileceğinin açıkça bildirilmemesi sebebiyle mahkemenin ilgili ara kararı ile yapılan ihtaratı ve sonucunda ihtiyati haczin kaldırılmasının isabetsiz bulunduğunu, nitekim Yargıtay'ın yerleşik tüm içtihatlarının da bu yönde olduğunu, takip konusu bonolar incelendiğinde, senet metninde, teminattır ibaresinin bulunmadığını, üzerinde teminattır yazan senet dahi teminat senedi niteliğinde sayılmazken, takibe konu bonoların teminat senedi olarak addedilmesinin olanaklı bulunmadığını, uhdemizde bulunan ve yasal tüm unsurları taşıyan, ödeme günü geçmesine rağmen ödenmeyen, illetten mücerret olan senetlerden alacaklı olduklarını belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, İİK’nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. Lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden banka vekili, müvekkilinin hamili, keşidecisi ... Elektro Mekanik ... A.Ş., avalistleri ... ve ... ... Ltd. Şti olan 100.000.000,00 TL bedelli bono ile müvekkilinin hamili, keşidecisi ... ... Ltd. Şti, avalistleri ... ve ... Elektro Mekanik ... A.Ş. olan 50.000.000,00 TL bedelli bono nedeniyle alacaklı olduğunu, borçluların mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, piyasaya yüksek miktarda borçları olduğunu belirterek 50.333.377,44 TL alacağın tahsilini teminen borçluların menkul ve gayrımenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Anılan talep dayanağı olarak da, bankanın hamili, keşidecisi ... Elektro Mekanik ... A.Ş., avalistleri ... ve ... ... Ltd. Şti olan 100.000.000,00 TL bedelli bono ile bankanın hamili, keşidecisi ... ... Ltd. Şti, avalistleri ... ve ... Elektro Mekanik ... A.Ş. olan 50.000.000,00 TL bedelli bonoyu ibraz etmiştir. Mahkemece 10/07/2025 tarih ve 20225/338 D.İş Esas 2025/338 Karar sayılı karar ile, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 50.333.377,44 TL alacağa yetecek miktarda borçluların menkul, gayri menkul mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiş, anılan karara borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine ise, duruşma açılarak yapılan itiraz yargılaması sonunda itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair ek karar verilmiştir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. Somut olayda, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular dinlenmeden mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtiraz eden borçluların henüz huzuri ile yapılan haciz ve/veya yokluklarında yapılan haciz tutanağının kendilerine tebliği söz konusu olmadığından ihtiyati haciz kararına itiraz edenlerin itirazının süresinde olduğu kabul edilmiştir. İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır. İtiraz yargılaması sırasında mahkemece genel kredi sözleşmesi ve buna yönelik tüm belgeleri sunmak üzere banka vekiline süre verilmiş, verilen süre üzerine lehine ihtiyati haciz kararı verilen banka tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz eden ... Elektro Mekanik ... AŞ ile banka arasında akdedilen 17/10/2023 tarihli 100.000.000,00 TL limitli, 17/10/2023 tarihli 50.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri ibraz edilmiş olup, sözleşmelerde ihtiyati haciz kararına diğer itiraz edenlerin müteselsil kefil olarak imzalarının yer aldığı görülmüştür. İhtiyati haciz kararına itiraz nedenlerinden biri haczin dayandığı sebeplerdir. İhtiyati haciz kararına itiraz edenler de, ihtiyati haciz kararına dayanak iki adet bononun teminat senedi olduğunu, kambiyo senedi vasfı bulunmadığını, banka ile akdedilen genel kredi sözleşmelerinin teminatı olarak bankaya verildiğini, banka ile kredi ilişkisi dışında başka bir ilişkinin bulunmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Anılan itiraz kapsamında ihtiyati haciz kararına dayanak bonoların teminat vasfının bulunup bulunmadığına ilişkin kayıtlar bankadadır. Bu kapsamda, banka vekiline verilen süre içerisinde dosyaya sadece iki adet genel kredi sözleşmesi sureti sunulmuş ise de, kredi ilişkisinin kat edildiğine ilişkin hesap kat ihtarnamesi ve tebliğ şerhleri sunulmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece alacaklı banka tarafından genel kredi sözleşmesi dışında başka bir belge sunulmadığı, ihtiyati haciz kararına itiraz edenlerin ihtiyati haciz kararına dayanak bonoların teminat olduğunu ileri sürdükleri, karara dayanak bonolarda hamilin alacaklı banka olduğu, bono kapsamında hamil banka ile keşideci ve avalist olan ihtiyati haciz kararına itiraz edenler arasında temel ilişkinin bulunduğu, itirazın kapsamı ve sunulan belgeler karşısında bankanın muaccel bir alacağının varlığını yaklaşık olarak ispatlayamadığı gözetilerek itirazın kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin ek kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden lehine ihtiyati haciz kararı verilen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Lehine ihtiyati haciz kararı verilen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Lehine ihtiyati haciz kararı verilen tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati haciz kararına itiraz edenler yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.19/11/2025

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1531, K. 2025/1323, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1531-e-2025-1323-k-9af67a966ebc