Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1414 E. 2025/1521 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1414
- Karar No
- 2025/1521
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1414 Esas
KARAR NO : 2025/1521 Karar
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/08/2025
NUMARASI : 2025/148 E.SAYILI ARA KARAR
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) TEDBİR
KARAR TARİHİ: 28/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde; davalı ... ... – ... Tekstil’in davacı şirkete ait tescilli marka ve tasarımları, taraflar arasındaki Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi’ne aykırı olarak izinsiz şekilde ürettiğini, mobil satış ve sosyal medya aracılığıyla üçüncü kişilere sattığını, bu suretle marka ve tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabet fiilleri işlediğini ileri sürerek; ihlalin tespiti, önlenmesi, tedbiren durdurulması, ihlale konu ürünlere ve üretim araçlarına el konulması, piyasadaki ürünlerin toplatılması ile 1.000,00 TL maddi tazminat, 1.000,00 USD cezai şart ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 13/08/2025 tarihli 2025/148 E. sayılı ara kararıyla; "... Somut olay incelendiğinde, davacı tarafın dilekçelerinde ikrar ettiği üzere davacı ile davalı arasında husule gelen ticari ilişkinin mevcut olduğu, aralarında akdedilen sözleşmenin bulunduğu, salt ürün bazlı yapılacak incelemenin tedbir için gereken yaklaşık ispatın varlığı için yeterli olmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin tetkiki ile sözleşme kapsamında davalı yanın eylemlerinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, sözleşmeye aykırı eylemlerin vuku bulup bulmadığı hususlarının ve ticari defter kayıtlarının karşılıklı incelenmesinin gerekeceği hülasa tedbir talebinin yargılama gerektirdiği bu aşamada ihtiyati tedbir için gereken koşulların oluşmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, dava dilekçesinde ve ekinde sundukları medya paylaşımları ve satış kanallarıyla iddialarını yaklaşık olarak ispat ettiklerini,Davalının davaya konu eylemlerini sürdürmesi halinde müvekkili için telafisi güç ve imkansız zarar doğma ihtimali bulunduğunu, marka değerinin zedeleneceğini,Mahkemece tedbirin amacının ve fonksiyonunun göz ardı edildiğini, davalının sözleşme hükümlerini aşarak davacıya ait tescilli marka ve tasarımları yetkisiz şekilde üçüncü kişilere sattığını, yani sözleşmeden doğmayan bağımsız ihlalde bulunduğunu, bu durumun incelenmesinin yalnızca sözleşmenin yorumuna bağlı olmadığını, Müvekkilinin haklarının ihlal edilmesinin önlenmesi için derhal tedbir kararı verilmesi gerektiğini, sözleşmenin yorumuna ilişkin değerlendirmelerin ise esas yargılamanın konusu olduğunu belirterek, arz ve izah olunan nedenlerle, Mahkemece re'sen nazara alınacak hususlar da gözetilerek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7, 149 ve ilgili diğer maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu'nun 54 vd. maddeleri uyarınca, müvekkilin marka ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesine, söz konusu marka hakkı ihlalinin ve haksız rekabetin devamını önlemek amacıyla, tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminde kullanılan kalıp, aksesuar, cihaz, makine gibi tüm araçlara el konulmasına ve bunların kullanımının tedbiren durdurulmasına karar verilmesine, müvekkili Şirketin telafisi güç ve imkânsız zararlar yaşamasının önüne geçilebilmesi amacıyla, işbu dilekçenin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın, ivedilikle ve en geniş kapsamda ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne, bu kapsamda; marka tecavüzü oluşturan ürünlerin satışının derhal durdurulmasına, piyasada bulunan ürünlere el konulmasına ve toplatılmasına, internet üzerinden (sosyal medya platformları, e-ticaret siteleri vb.) satışının kesin olarak önlenmesine, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına ve tecavüzün devamını önlemek üzere gerekli tüm tedbirlerin alınmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyaya sunulan sözleşme örneği incelendiğinde; davacı ile davalı ... Tekstil ... ... arasında imzalanan "Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi" olduğu, sözleşmede tarih bulunmadığı, sözleşmede üretici olarak adlandırılan davacı şirket tarafından üretilen ürünlerin satıcı olarak adlandırılan davalı tarafından sözleşmedeki şartlarda üretiminin yapılması ve davacıya satılmasına ilişkin sözleşme olduğu tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E : Dava, sözleşmeye aykırı olarak marka ve tasarım haklarına tecavüz edildiğinin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar olup, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde taraflar arasında davacının satışını yaptığı ürünlerin davalı tarafça üretilip davacıya satılmasına ilişkin sözleşme yapıldığı, davalının sözleşmeyi ihlal edip etmediğinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir koşulları mevcut olmadığından Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 28/11/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.