Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2025/1398 E. 2025/1231 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1398
- Karar No
- 2025/1231
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1398
KARAR NO: 2025/1231
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2025
NUMARASI : 2024/205 Esas, 2025/214 Karar
DAVANIN KONUSU: Yargılanmanın Yenilenmesi
KARAR TARİHİ : 05/11/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2012 tarih ve 2010/935 Esas - 2012/625 Karar sayılı kararına yönelik; kat mülkiyeti kurulmuş ise alacağın daire sahiplerininden tahsili olmadığı takdirde; davalı şirketin ihyası ve yargılamanın HMK'nun 375/1-f,ğ,h maddelerine göre iadesi talebine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın iadesi talebinin reddine dair verilen karara karşı talep eden şirket temsilcisi tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı şirket temsilcisi; Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2012 tarih ve 2010/935 Esas - 2012/625 Karar sayılı kararında; davalı tarafın, karara tesir eden hileli davranışı sebebiyle davanın reddine karar verildiğini belirterek; kat mülkiyeti kurulmuş ise alacağın daire sahiplerininden tahsili olmadığı takdirde; davalı şirketin ihyası ve her ne kadar dava dilekçesi içeriğinde; HMK'nun 375/1-f,ğ,h maddelerine dayanmışsa da, dilekçenin sonuç ve istem kısmında HMK 'nun 37571-h maddesine dayalı olarak yargılamanın iadesini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 19/03/2025 tarihli karar ile; davacının yargılamanın iadesi gerekçesini HMK'nın 375 (1) h) bendine dayandırdığı, 377 (1) son cümle uyarınca iade talebinde bulunma süresinin hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl olduğu, iade talebine konu Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2012 tarih ve 2010/935 Esas - 2012/625 Karar sayılı hükmün 21.11.2013 tarihinde kesinleştiği, talebin ise 12/03/2024 tarihinde yani hüküm kesinleştikten 10 yıl 3 ay 21 gün sonra yapıldığı, 7226 sayılı yasanın tanıdığı 3 ay 2 gün durma süresi de çıkartıldığında 10 yıl 19 gün sonra dava açıldığı anlaşıldığından yargılamanın iadesi talebinin kanuni süre içinde yapılmadığı gerekçesi ile davanın HMK 379/1-a, 2. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.Davacı temsilcisi istinaf dilekçesi ile; sözleşmeye aykırı ve hileli eylemlerde bulunma ve kasten gerçeğe aykırı bilirkişi raporlarının içeriğinin, yargılamanın iadesi talebinden hemen önce fark ettiklerini, bu nedenle HMK 377/1-c ve ç bentlerinin uygulanmasının gerektiğini, HMK nun 377/1-c maddesine göre hilenin öğrenilmesinden 3 ay içinde bu davayı açabileceklerini, bu nedenle zaman aşımı süresinin dolmadığını, hak düşürücü süreyi kaçırmamak için bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunmadıklarını, onama kararının tebliğ tarihi olan 18.12.2013 tarihi esas alınsa bile, 10 yıl eklenince sürenin son gününün 18.12.2013 tarihi olduğunu, bu tarihe covid nedeni eklenmesi gereken 3 ay 2 gün eklenince sürenin son gününün 20.03.2024 tarihi olduğunu, iş bu davanın ise süresinde 12.03.2024 tarihinde açıldığını, ayrıca 18.09.2011 ve 25.09.2011 tarihlerinde geçirilen beyin kanamasının mücbir sebep olduğunu 9 ay çalışamadığını bu nedenle 9 ayında süreye eklenmesi gerektiğini, mahkemenin covid için eklemesi gereken 3 ay 2 günlük süreyi hata yaparak süreden çıkardığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK' nun Yargılamanın İadesi sebeplerini düzenleyen 375/1 maddesinde düzenlenen fıkralarında; f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması durumlarının yargılamanın iadesi sebepleri olarak düzenlediği, maddenin 2. Fıkrasında (f) bendine göre yargılamanın iadesinin istenebilmesinin, bu sebebin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlı olduğunun belirtildiğini, delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmayacağı, bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerektiğinin düzenlendiği, ancak davacı yanın bu konuda bilirkişi ve davacı hakkında herhangi şikayette bulunmamış olduğu ve yerel mahkemeden bilirkişilerin şikayet edilmesini talep ettiği, ayrıca bu iddiasına dair hiç bir delil sunmadığı, iddiaların soyut olduğu, davacının 375. Maddenin ğ bendine dayanmış sa da; karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmamış olduğu, ve yine h bendine göre lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması sebebini kanıtlayamadığı, bu kanun yoluna başvurma süresini düzenleyen 377. Maddenin c bendinde ;yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç bendinde ise 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, hallerin düzenlendiği, davacının yargılamanın iadesini istediği; Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2012 tarih ve 2010/935 Esas - 2012/625 sayılı kararının; Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin; 2012/ 7740 E., 2013/ 6172 sayılı karar ve 21.11.2013 tarihli onama kararı sonucu 21.11.2013 tarihinde kesinleştiği, talebin ise 12/03/2024 tarihinde yani hüküm kesinleştikten 10 yıl 3 ay 21 gün sonra yapıldığı, mahkemece covid nedeni ile 7226 sayılı Yasanın tanıdığı 3 ay 2 gün durma süresi de eklenerek yapılan hesaplama ile normal şartlarda en son 21.11.2023 tarihinde açılması gereken davanın covid nedeni ile eklenen 3 ay 21 gün eklendiğinde en son 23.02.2023 tarihinde açılması gerekirken davacı tarafından 12.03.2023 tarihinde açıldığı, 2023 yılı şubat ayı 28 gün olmakla; davacının iş bu davayı ikame etmekte 17 gün geciktiği anlaşıldığından; mahkemece yazılı gerekçe ile yargılamanın iadesi talebinin, kanuni süre içinde yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı temsilcinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/03/2025 tarih ve 2024/205 Esas, 2025/214 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 05/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.