Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/131 E. 2025/298 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/131
Karar No
2025/298
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/762 KARAR NO : 2025/876 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.04.2025 NUMARASI : 2025/131 E. - 2025/298 K. DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 02.06.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.06.2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.04.2025 tarih 2025/131 E. - 2025/298 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, müvekkili tarafından tahsil edilemeyen alacağın tahsili için tasfiyesi talep edilen ... Ltd. Şti.aleyhine Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/366 E.sayılı dosyasında alacak dava açtıklarını, 29.01.2025 tarihli duruşmada ticaret sicilden terkin edilen bu şirket için tefrik kararı verildiğini, yeni oluşan 2025/74 E.sayılı dosyada aynı şirket için ihya davası açılmak üzere taraflarına duruşma gününe kadar süre verildiğini, bu şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinden Ankara 14.ATM'nin 2025/74 E.sayılı dosyası ile münhasır olmak üzere ek tasfiye işlemleri için ihya kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Ticaret Sicil Memurluğu, ihyası istenen ... Ltd. Şti.nin 05.02.2008 tarihinde kurulup, 01.02.2024 tarihinde genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, 14.06.2024 tarihinde ise kapanışının sicile tescilinin yapıldığını, müdürlüklerinin yasal hasım olup davaya sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ... vekili, davanın yazılı yargılama usulüne göre yürütülmesi gerektiğini, ihyası istenen şirketin 15.02.2024 tarihinde tasfiyeden dolayı alacaklılara çağrı yapıldığını, üç kere ilan yapıldığını, herhangi bir başvuru olmadığını, TTK'ya uygun olarak tasfiyesinin yapıldığını, bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki yararı olmayıp ihya koşullarının oluşmadığını, başka bir dosyada mahkemenin müvekkilini sorumlu tutmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dava dışı şirketin tasfiye memurunun dava dışı şirket hakkında tasfiyeden önce 28.05.2024 tarihinde Ankara 14.ATM'nin 2024/366 E.sayılı dosyasında dava bulunmasına ve usulüne uygun arabuluculuk tebligatı yapılmasına rağmen bu toplantıya katılmadığı ve o dosya sonuçlanmadan tasfiyeyi sonuçlandırdığı, sicil kaydının terkinine sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle esasa ilişkin davanın derdest olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, ...' nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken 14/06/2024 tarihinde tasfiye sonu terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/74 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, tasfiye Memuru olarak ...'ın atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin ticaret sicile tescil ve ilanına karar verilmiştir. Karara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, ihya koşullarının oluşmadığını, dava dışı şirketin 13.02.2024 tarihinde tasfiyeye girdiğini, alacaklılara çağrı yapılıp üç kez ilan verildiğini, herhangi bir başvuru olmadığını, en sonunda 14.06.2024 tarihinde tasfiyesinin sonlandırıldığını, eksi bakiye ile tasfiyesinin yapıldığını, ihya koşullarının oluşmadığını, herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, mahkemenin başka bir ilamında müvekkilini sorumlu tutulmadğını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan alacak istemli Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/74 Esas sayılı davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı alacak davasının süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve alacak davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerindedir. Ayrıca uygulanan yargılama usulünde de kanuna aykırılık bulunmamıştır. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması ve 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine harç, yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/131, K. 2025/298, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-131-e-2025-298-k-ffbb166b2f95