Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1301 E. 2025/1352 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1301
Karar No
2025/1352
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1301

KARAR NO : 2025/1352

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/04/2025

NUMARASI : 2021/850 Esas - 2025/280 Karar

DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 26/11/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile davalı arasında 11/02/2011 tarihli Çağrı Sonlandırma Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre taraflar arasındaki çağrı trafiğinin ait olduğu ayı takip eden ilk on gün içinde trafik mutabakatının yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince taraflar arasında yapılacak mutabakata göre başarılı SMS sayısına göre yapılması gerekirken davalı tarafın kendi SMS sayısı üzerinden bildirim ve değerlendirme yaptığını, bu nedenle Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumuna yazı ile itiraz edildiğini, davalı tarafa da ... abonesine ulaşmayan SMS çağrılarının hesaplamaya katıldığı belirtilerek sözleşmeye uygun olarak yeniden değerlendirme yapılıp faturanın buna göre düzenlenmesi için bildirimde bulunduklarını, davacı tarafın bu süreç içerisinde fatura bedellerini süresinde ödediğini, ancak davalı tarafça fazladan ve haksız tahsil edilen miktarlar için davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın haksız tahsil edilen bedelleri ödemeyeceğini kendilerine bildirdiğini, bu nedenle davalı tarafça kendilerinden haksız ve fazladan tahsil tahsil edilen fatura bedelleri ile gecikme faizi ve cezası için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 27.734,46 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirketin üzerine düşen görevleri tam olarak yerine getirdiğini ve buna göre fatura kestiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.5.maddesinde; fatura düzenlenirken müvekkili şirketin değerlerinin esas alınacağı yönünde düzenlemenin bulunduğunu, müvekkilinin haksız bir gelir elde etme düşüncesinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI :

Mahkemece, "Davacı yanın bu kapsamda BTİK yaptığı başvuru neticesi ilgili kurumun; "SMS'lerin toplu SMS ya da kişiden kişiye SMS olarak ayırt edilememesine rağmen şirketiniz şebekesine gönderilen SMS'lerin toplu SMS olup olmamasına göre kategorilere ayrıldığı, STH şebekesine gönderilen SMS'lerin toplu SMS olup olmamasına göre kategorilere ayrıldığı, STH işletmecileri tarafından gönderilen SMS'lerin büyük çoğunluğunun toplu SMS olduğu varsayımı ile ücretlendirmenin şebekeye ulaşan SMS sayısına göre yapıldığı, mobil işletmeciler ve Türk Telekom tarafından gönderilen SMS'lerin ise büyük çoğunluğunun kişiden kişiye SMS olduğu varsayımı ile ücretlendirmenin aboneye ulaşan başarılı SMS sayısına göre yapıldığı anlaşılmakta olup, Şirketinizin uygulamış olduğu söz konusu uygulama farklılığının ' Mobil Çağrı Sonlandırma Piyasası'nda EPG'ye sahip işletmeci olarak şirketinize getirilen "ayrım gözetmeme" yükümlülüğüne ve RAT'ta yer alan çağrı sonlandırma hizmetinin tanımına aykırılık içerdiği değerlendirilmektedir. Kurumumuzun ilgili mevzuattaki hak ve yetkileri saklı kalmak üzere, SMS sonlandırma ücretlendirmesine ilişkin olarak gerçekleştirilen bu uygulamanın şirketiniz tarafından bir an önce durdurulması ve işletmecilere şirketinize sunulan benzer hizmetlerin ayrım gözetmeme ilkesi göz önünde bulundurularak sağlanmasını teminen gerekli tedbirlerin alınması ve yapılan çalışma hakkında 30/12/2011 tarihine kadar kurumumuza bilgi verilmesi hususunda gereği rica ederim. " şeklinde yanıt verdiği görülmüştür.Davalı şirketin BTİK'nın konuya ilişkin kararı sonrası uygulamasını düzelttiği ve göndericisinden kaynaklı sebepler haricindeki davalı şirketin sisteminden kaynaklanın alıcısına ulaşmayan SMS ler için faturalara ücret yansıtmadığı, ücretlendirmenin başarılı SMS ler üzerinden yapıldığı görülmüştür.Davalı vekili; her ne kadar BTİK'nın kararının geçmişe yönelik uygulanamayacağını savunmuştur. Davalı taraf, her ne kadar başarısız SMS' lerden yanlar arasındaki sözleşmenin 2.5 maddesi gereğince müvekkilinin sorumlu olmadığının düzenlendiği beyanla davanın reddini savunmuş ise de;yanlar arasındaki sözleşmede başarısız SMS'lerin ücretlendirileceği düzenlemesinin bulunmadığı, sözleşmenin 2.5 maddesinin başarısız SMS'lerin ücretlendirilebileceği şeklinde yorumlanamayacağı, BTİK'nun kararından da anlaşılacağı üzere davalının Türk Telekom ve diğer mobil ... firmaları yönünden başarılı SMS ' leri faturalandırdığı, bu anlamda davacıya yönelik uygulamasının eşitliğe aykırı olduğu ve yanlar arasındaki sözleşmede bunun aksinin kararlaştırılmadığı, ayrıca davalı yanın kendi sisteminden kaynaklanan sebeple alıcısına ulaşmayan başarısız SMS'ler yönünden ücret talep etmesinin vermediği hizmet için ücret talebi anlamına geldiği, dolayısıyla bu kapsamda yaptığı davaya konu tahsilat nedeniyle davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. karar verilmiştir.Verilen karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 17/11/2021 tarih 2020/401 E. 2021/1176 K. Sayılı ilamı ; "...Davalı taraf her ne kadar, davacının şebekesinden başlayan ve müvekkil şirket şebekesinde sonlanan tüm SMS'ler, aboneye teslim edilip edilmediğine bakılmaksızın bir trafik oluşturduğundan başarılı ve başarısız tüm SMS'ler yönünden müvekkilin ücrete hak kazandığını, sırf bu nedenle sözleşmenin " Kaliteli Standartları" isimli 3 numaralı ekinin 8. Maddesinde,davalı ...'nın, davacının sonlandırılmak üzere ... şebekesine gönderdiği SMS'lerin gönderilen aboneye ulaşması ve/veya ulaşma zamanı ile ilgili hiçbir taahhütte bulunmadığı, SMS'lerin her ne sebep olursa olusun abonelerine ulaştırılamaması nedeniyle hiç bir şekilde sorumlu tutulamayacağı kararlaştırıldığını ileri sürmüş ise de SMS'lerin abonelere ulaştırılmamasında davalının sorumlu tutulmaması, davalının ücrete hak kazandığı anlamına gelmemektedir. Nitekim sözleşmede, abonelere ulaştırılamayan SMS'lerin ücrete tabi olup olmadığı konusunda bir düzenleme yapılmamış ise de bu durum davacı yanın bu kapsamda T.C. Bilgi İletişim ve Teknoloji Kurumu'na yaptığı başvuru neticesinde ilgili kurumunun cevabı yazısında belirtildiği, ücretlendirmenin aboneye ulaşan başarılı SMS sayısına göre yapılması gerekmektedir. Bu noktada mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi davalı yanın kendi sisteminden kaynaklanan sebeple alıcısına uluşmayan başarısız SMS'ler yönünden hizmetin verilmediği gözetilerek davalının ücret talep etmesi haksız olup alınan ücretin iadesi gerekmektedir.Ancak başarılı/başarısız SMS sayıları, başarısız SMS'lerin davalının sisteminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacı alacağı konusunda hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve Yargıtay denetimine elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez. Bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında, sistem üzerinde yerinde inceleme yapılmadan başarılı/başarısız SMS ayrımı yapılmaksızın, başarısız SMS'lerin sebepleri araştırılmaksızın davalının SMS sayılarından davacının SMS sayıları çıkartılarak elde edilen sayının başarısız SMS sayısı kabul edilerek davacının belirttiği rakamlar üzerinden alacak hesabı yapılmış olup bilirkişi heyeti raporu bu haliyle denetimden uzak hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı görülmüştür.O halde mahkemece yapılacak iş; iletişim ve telekomünikasyon uzmanı, bilgisayar mühendisi, elektronik mühendisi bilirkişilerinden oluşacak yeni bir heyetten bizzat sistem kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak davalının sisteminden kaynaklanan nedenlerle başarısız SMS sayılarının tespiti ile davacı alacağını belirleyen denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekmektedir " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, "...Mahkememizce kaldırma ilamına uygun olarak bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve bilirkişilerce yerinde inceleme sonucu hazırlanan raporda davalının sisteminden kaynaklanan nedenlerle başarısız SMS sayılarının tespitinin mümkün olmadığı BTK'dan ilgili kayıtların celbi gerektiği belirtilmiş ve BTK müzekkere cevabında da SMS kayıtlarına ait başarısızlık nedeni ve sayısının tespit edilemediği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı başarısız SMS'ler kendinden kaynaklanmadığı taktirde ücret talep etme hakkına sahip olup uyuşmazlığın çözümü için davalı sisteminden kaynaklanan başarısız SMS sayısının tespiti gerekmektedir. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü de davacı üzerindedir. Gelinen aşamada mahkememizce kaldırma ilamına uygun şekilde yapılan tüm incelemeler neticesinde dosyada davalının kusuru ile başarısız olan SMS'lerin sayısı tespit edilememiş olup dava ispatlanmadığından davanın reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; öncelikle ulaşmayan SMS'lerde kusurun kimde olduğunun anlaştırılması sektörel mevzuatın ruhuna aykırı olduğunu, sektörde ulaşmayan SMS'ler kimin kusuru olduğuna bakılmaksızın ücretlendirilmediğini, bir başka deyişle ulaşmayan SMS'ler yapılmamış iş anlamına gelmekte zaten ücretin usulü hak edilişi de SMS'in sonlandırılması yani teslim edilmesi ile gündeme geldiğini, tarafımızca kaldırma kararındaki kusur tespiti yaklaşımına hiç katılınmasa da kaldırma kararı sonrası gerçekleştirilen yargılamada ispat için tüm talep ve açıklama gerçekleştirildiğini, ancak müvekkil şirketten kaynaklanmayan nedenlerle ulaşmayan SMS'lerde kusur tespiti yapılamadığını, kaldı ki ulaşmayan SMS'lerde kusur tespiti gibi bir husus da somut olayın gerçekliğine aykırı olduğunu, dava konusu olaya bakıldığında dava konusu edilen ücretin ana konusu müvekkil şirketin davalı firmada sonlandırılan SMS'lerin karşılığı olan ücret olduğuğunu, yani sonlandırılmayan SMS'lerde ücret söz konusu olmadığı gibi ulaşmayan SMS'lerde de davalı tarafından gerçekleştirilmeyen hizmet söz konusu olduğunu, dosyada mevcut mutabakatsızlık raporunda ulaşmayan SMS'lerin sayısı hususunda taraflar arasında bir çekişme yok iken hukukun genel kusur yaklaşımı ile somut olayın değerlendirilerek ulaşmayan SMS'lerde sektörel mevzuata, düzenlemelere ve uygulamalara aykırı olarak kusur tespiti gerektiğinin değerlendirilmesi tamamıyla yanılgılı ve hatalı olduğunu, görüleceği üzere taraflar arasındaki sözleşmede de ulaştırılmayan SMS'lerin faturalandırılacağına dair bir ibare yer almadığını, sonuç olarak davanın esas konusunun davalı tarafın sektörel mevzuata, BTK düzenlemelerine ve davalının diğer firmalardan ulaşmayan SMS'lere ücret almamasına aykırı şekilde müvekkil şirketten ulaşmayan SMS'ler için de fatura düzenleyerek ücret alması olduğu göz önüne alınarak tüm bu hususların tüm dosya kapsamında çekişmesiz ve ispatlı olduğunun açık olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında haksız tahsil edilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda; davalı şirketin sistem kayıtları üzerinde yerinde inceleme icra edilmek suretiyle davalı sisteminden kaynaklanan nedenlerle başarısız SMS sayısının tespiti ile var ise davacı alacağının hesaplanması ve alternatifli olarak başarılı SMS sayısının tespiti ile buna göre var ise davacı alacağının hesaplanması amacıyla iletişim ve telekomünikasyon uzmanı, elektronik mühendisi ve bilgisayar mühendisinden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup alınan 15/11/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporda ; "05/08/2022 tarihinde taraf vekillerinin katılımı ile davalı şirketin Türk Telekom Genel Müdürlük adresinde gerçekleştirilen incelemelere ilişkin tespitlerde; davalı şirket sistemleri üzerinden sorgulanan ... – ... ara bağlantı değerlerine göre; Haziran 2011 dönemi için 375759 adet, Temmuz 2011 dönemi için 637872, Ağustos 2011 dönemi için 1007195, Eylül 2011 dönemi için 722174, Ekim 2011 dönemi için 1130254, Kasım 2011 dönemi için 1256453 ve Aralık 2011 dönemi için 1662952 adet ... den ... SMS yönüne doğru oluşan SMS çağrı sayıları tespit edildiği, davalı sistemlerinden sorgulanan SMS kayıtlarının başarılı veya başarısız olarak iletilen SMS şeklinde sınıflandırılmadığı, çağrı kayıtlarının sistemde tüm trafik verilerini kapsayacak şekilde kayıtlandığı, başarısızlıkla sonuçlanan SMS çağrılarına ilişkin bir hata kodu üretilmediği, bu bağlamda davalı şirket sistemleri üzerinden sonuçlandırılamayan SMS’lerin sayısı ve kaynağı noktasında bir tespit yapılamadığı görüldüğü,Taraflar arasında 11/02/2011 tarihinde Çağrı Sonlandırma Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun ... şebekesinden başlayıp davacı şebekesinde sonlanan çağrıların, ... şebekesinde başlayıp davacı tarafından taşınarak yurtiçi şebekelerde sonlanan çağrıların, davacı şebekesinde başlayıp ... şebekesinde sonlanan ulusal çağrıların, yurtiçi ve yurtdışı şebekelerden başlayıp davacı tarafından taşınarak ... şebekesinde sonlanan çağrıların şebekeler arası bağlantı yapılması şartlarının ve tarafların bu doğrultudaki hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesine dayandığı, Davacı şebekelerinden başlayan ve davalı şebekelerinde sonlanması gereken, ancak abonelere iletilemeyen ve başarısız olarak sonuçlanan yani abonelere iletilemeyen kısa mesajların abonenin kapsama alanı dışında bulunmasından, cihazların kapalı olmasından, davalı baz istasyonlarında yaşanan sistemsel hatalardan, davacı şirket sistemlerindeki hatalardan (şebeke hatalarından), vd. nedenlerden kaynaklı olabileceği,Davacı şebekelerinden başlayan ancak abonelere ulaştırılamayan SMS çağrılarının davalı şebekelerine başarılı bir şekilde iletilip iletilmediği hususunun davacı şebekelerinin teknik imkanları dahilinde olan bir işlem olduğu, ancak ve ancak bir operatörün abonesi tarafından başlatılan ve davacı şebekeleri üzerinden diğer bir operatörün abonesine iletilmek üzere davalı şebekelerine gönderilen / taşınan SMS çağrılarından davacı yanın sorumlu olabileceği, davalı şebekelerine başarılı bir şekilde taşınan SMS çağrılarının iletiminden sonra çağrının diğer operatörün abonesinde sonlandırılması işleminin tamamen davalı şirketin teknik sorumluluk alanı içerisinde olan bir işlem olduğu, bu bağlamda davaya konu edilen ve ücretlendirilmeye tabi tutulan ancak abonelere iletilemeyen SMS’lerin hangi aşamada sonlandığı hususunda bir tespite varılamadığından ara karar doğrultusunda davacı alacağının tespitine yönelik bir değerlendirmeye gidilemediği, Ayrıca dosyaya sunulan CDR kayıtlarında SMS çağrılarının teslim edildiği ya da edilmediği, edilmedi ise kaynağı noktasında bir bilgiye yer verilmediği gözlendiği, ancak BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) nezdinde tutulan CDR kayıtlarında çağrı kayıtlarının nasıl sonuçlandığı hususunda (hata kodlarıyla birlikte) verilerin barındırılabildiği, ancak ve ancak bu kayıtların celbi halinde ara karar noktasında bir değerlendirme yapılabileceği, Netice olarak, dosya kapsamında geçen tüm bilgi belge ve deliller ile davalı şirket sistemlerinde yapılan incelemeler ile sınırlı olarak yapılan değerlendirmelerde; ... değerleri ile ... değerleri arasında ... den ... SMS yönüne doğru oluşan SMS çağrı sayıları arasındaki farklılığın nedenini ortaya koyabilecek somut bir veriye ulaşılamadığı, bu itibarla davalı şirket sistemlerinden kaynaklanan başarısız SMS çağrı sayısı tespiti yapılamadığından istinaf kararına konu olan yönde bir hesaplamaya gidilemediği" yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda BTK'ya müzekkere yazılarak taraflar arasındaki sözleşme gereği 2011 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait SMS kayıtlarında çağrıların nasıl sonuçlandığı konusunda hata kodlarıyla birlikte değerlendirme yapılabilmesi amacıyla CDR kayıtlarının gönderilmesi için iki kez müzekkere yazılmış olup müzekkerelere bilaikmal cevap verilmesi akabinde BTK'nın bağlı bulunduğu Bakanlığa müzekkere yazılarak BTK'ya yazılan müzekkerelere cevap verilmesi sağlanmış ve 28/01/2025 tarihli cevabi yazıda " kurumumuza gönderilen verilerde SMS kayıtlarına ait başarısızlık nedeni tespit edilemediğinden taleple ilgili herhangi bir işlem tesis edilememektedir" şeklinde bildirilmiştir.Taraf itirazları ve nihai müzekkere cevabının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden alınan 27.03.2025 tarihli ek raporda özetle"....Takdiri Sayın Mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; Davalı şirket sistemlerinden kaynaklanan başarısız SMS kayıtlarının tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, BTK müzekkere cevapları doğrultusunda, SMS kayıtlarının iletilip iletilmediği hususunda tespit yapılmasının mümkün olmadığı, dosyaya sunulan deliller kapsamında, davacı iddialarını kanıtlamaya yeterli veri bulunmadığı, daha önce sunulan kök rapor ve ek raporlardaki görüşlerimizde herhangi bir değişiklik bulunmadığı, yeni gelen müzekkere cevaplarının da önceki tespitlerimizi desteklediği" yönünde ek görüş bildirmişlerdir.Dosya kapsamına göre; taraflar arasında 11.02.2011 tarihinde “Çağrı Sonlandırma Sözleşmesi" imzalandığı, amaç, konu ve yetki başlıklı sözleşmenin 2. maddesinde, tarafların şebekesinde başlayıp sonlanan çağrılar ile sınırlı olmak üzere, şebekelerarası bağlantı yapılması şartları ve tarafların bu doğrultudaki hak ve yükümlülükleri belirlendiği, sözleşmenin "Ücretler, Ödemeler Ve Faturalama Koşulları" isimli 1 numaralı ekinde, sözleşme kapsamında karşılıklı olarak verilen hizmetlerin karşılığı, ücretlerin hesaplanması ve ödenmesine ilişkin hükümlerin düzenlendiği, bu madde hükümlerine göre taraflar karşılıklı olarak trafik miktarlarını paylaşıp, uyuşmaları halinde trafik sonuç raporuna göre fatura düzenleneceği, tarafların trafik miktarı konusunda uyuşamamaları halinde ise sözleşme ekinin 2.5 maddesi gereğince yapılacak hesaplamaya göre faturanın düzenleneceği kararlaştırılmıştır. Davacı, taraflar arasında imzalanan çağrı sonlandırma sözleşmesinde ücretlendirmenin başaralı SMS sayısına göre yapılması gerekirken haksız şekilde başarısız SMS'lerin de ücretlendirildiği, bu nedenle başarısız SMS' ler için ödenmek zorunda kalınan bedelin tahsilini talep etmiştir. Davalı ise başarısız SMS' lerden müvekkilinin sorumlu olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.5 maddesinde ücretlendirmede müvekkilinin trafik değerlerinin esas alınacağı düzenlendiğini, faturaların sözleşmeye uygun düzenlenerek tahsil edildiğinden bahisle davanın reddini savunmuştur. Davaya konu sözleşmede abonelere ulaştırılamayan SMS'lerin ücrete tabi olup olmadığı konusunda bir düzenleme yapılmamıştır. Bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacı şebekelerinden başlayan ve davalı şebekelerinde sonlanması gereken, ancak abonelere iletilemeyen ve başarısız olarak sonuçlanan yani abonelere iletilemeyen kısa mesajların abonenin kapsama alanı dışında bulunmasından, cihazların kapalı olmasından, davalı baz istasyonlarında yaşanan sistemsel hatalardan, davacı şirket sistemlerindeki hatalardan (şebeke hatalarından), vd. nedenlerden kaynaklı olabileceğinden bizzat davalı sisteminin kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak davalının sisteminden kaynaklanan nedenlerle başarısız SMS sayılarının tespiti gerekmektedir. Bu şekilde davalı yanın kendi sisteminden kaynaklanan sebeple alıcısına ulaşmayan başarısız SMS'ler yönünden hizmetin verilmediği gözetilerek davalının ücret talep etmesi haksız olduğu tespit edilecektir. Ancak gerek davalı kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemede gerekse BTK'ya yazılan müzekkere cevabından başarısızlıkla sonuçlanan SMS çağrılarına ilişkin bir hata kodu üretilmediği, bu bağlamda davalı şirket sistemleri üzerinden sonuçlandırılamayan SMS’lerin sayısı ve kaynağı noktasında bir tespit yapılamadığı gibi SMS kayıtlarına ait başarısızlık nedeni de belirlenemediği anlaşılmıştır. O halde davalının, sözleşmeye konu hizmeti gereği gibi yerine getirmediği diğer bir ifade ile sözleşmeye konu abonelere iletilemeyen ve başarısız olarak sonuçlanan kısa mesajların davalının kusurundan kaynaklandığı ispata elverişli yasal delillerle kanatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1301, K. 2025/1352, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1301-e-2025-1352-k-e5f6fbc64e1c