Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1252 E. 2025/1560 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1252
- Karar No
- 2025/1560
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1252
KARAR NO : 2025/1560
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 08/05/2025
NUMARASI : 2024/65 E. - 2025/143 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1999 yılından bu yana birçok dizi ve sinema filminin görsel efekt çalışmasını gerçekleştirdiğini ve görsel efekt yönetmenliğinde piyasanın aranılan bir ismi haline geldiğini, 2011 yılında ‘’Şehr-i Îstanbul-Renklerin Diyarı” isimli belgesele imza atan müvekkilinin, söz konusu belgeselin tanıtımı için çeşitli mecralarda tanıtım fragmanının yayınlandığını söz konusu fragman ve belgeselde müvekkilinin İstanbul’u anlatan ve İstanbul’un bazı semtlerinden çektiği, müvekkilinin tecrübesini ve estetiğini yansıtan videoların yer aldığını ve müvekkilinin belgeseline ilişkin tanıtımların ... Okul gibi birçok ulusal kanalda yayınlandığını, müvekkilinin söz konusu belgesele ilişkin tanıtım fragmanının yayınlanmasından sonra fragmanda yer alan görsellerin bazı ve kişi ve kurumlar tarafından kendi onayı olmaksızın kullanıldığını tespit ettiğini, nitekim bu fragmana ait sekiz adet görselin davalı şirketin "... Holding-2013 TGSD Tanıtım 2" isimli videosunda müvekkilinin herhangi bir onayı yada izni olmadan kullanıldığının tespit edildiğini, buna göre bahse konu videonun; 00:03 saniyesinde Boğaz ve Boğaziçi görüntüsünün, 00:07 saniyesinde İs Kuleleri ve Sabancı Holding görüntüsünün, 00:08 saniyesinde Camlıca tepesinden genel İstanbul görüntüsünün, 00:09 saniyesinde Avasofva ve sarı laleler görüntüsünün, 00:10 saniyesinde Ortaköv Camii. Boğaziçi Köprüsü ve gün doğumu görüntüsünün,00:15 saniyesinde Kızkulesi ve martılar görüntüsünün, 00:17 saniyesinde Rumeli Hisarı ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü görüntüsünün, 01:55 saniyesinde ... Center gece inşaat görüntüsünün yer aldığını, bu görsellerin tümünün müvekkili tarafından çekildiğini, müvekkilinin söz konusu haksız kullanımının tespiti akabinde vekil vasıtası ile söz konusu telif tecavüzünün sonlandınlmasını ve kullanım bedelinin kendine ödenmesini talep etmişse de davalı şirket tarafından söz konusu taleplerinin yerine getirilmediğini, ancak davalı şirkete ait olan ve müvekkiline ait görsellerin paylaşıldığı ”... Holding-2013 TGSD Tanıtım 2” isimli videonun davalı şirket tarafından ”https://www....?v=...” linkinden ivedilikle kaldırıldığını, yıllardır emeği ve yeteneği ile saygm bir yer kazanmış müvekkilinden izin dahi alınmaksızın söz konusu görüntülere yer vermenin açıkça müvekkilinin haklarına saldırı niteliği taşıdığını ve müvekkilinin bu bağlamda maddi ve manevi haklarının tecavüze uğradığını; Fikri mülkiyetin önemli bir bölümünü temsil eden telif haklarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmakta olup FSEK’e göre bir ürünün eser olarak korunabilmesi için iki ön koşul bulunduğunu, buna göre ürün, FSEK’te öngörülen eser türlerinden birine dahil olmalı ve sahibinin hususiyetini taşıması gerektiğini, müvekkilinin yukanda bahsi geçen videolarının tamamının FSEK’in koruması altında olduğunu; müvekkilinin bahsi geçen görüntülerinin FSEK’e göre "güzel sanat eseri" olarak kabul edildiğini, bir videonun telif haklan ile güvence altına alınabilmesi için asgari düzeyde özgünlük taşımasının gerektiğini, söz konusu özgün olduğununda bilirkişiler tarafından tespit edileceğini, haksız kullanıma konu görsellerde özel bir kadraj, çekim açısı ve ışık tekniği kullanılmış olup bahse konu görsellerin özgün olduğunun her türlü şüpheden ve tartışmadan uzak olduğunu, eserlerin sahibinin müvekkilinin olduğuna ilişkin bir itilafın bulunmadığını; koruma şartlan taşıyan eserin sahibine manevi ve mali bir takım haklar sağladığını, eser sahibinin işbu manevi ve mali haklarının bir başkasına yazılı bir sözleşme ile devredebileceği gibi bu hakların kullanım (lisans-ruhsat) hakkım bir başkasına bırakabileceğini, manevi hakların devrinin mümkün olmamakla birlikte, bunların kullanımının da bir başkasına bırakılabileceğini, ancak müvekkili ile davalı şirket arasında herhangi bir devir sözleşmesi olmadığı gibi müvekkili tarafından verilmiş bir onay ya da iznin de bulunmadığını; 5846 sayılı FSEK’nun eser sahibinin haklarına tecavüz halinde eser sahibine hukuk ve ceza davası hakkı tanıdığını, FSEK’in "Mali Haklara Tecavüz Halinde" başlıklı 68. Md.sinin "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." denilmesi suretiyle telif hakları tecavüze maruz kalan eser sahibinin FSEK uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç katına kadar tazminat istenebileceğini düzenlediğini, yine FSEK’in "Tazminat Davası" başlıklı 70. Md.sinin "Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir." denilmesi suretiyle de manevi hakları tecavüze uğrayan eser sahibinin tazminat talep edebileceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin haksız kullanıma konu videolarının, söz konusu davalının haksız kullanımı öncesi başkaca sözleşmelere konu olduğunu, müvekkiline ait görüntülerden sadece birinin 2013 tarihli "Olimpiyat Komitesi-İstanbul 2020/Bridge Together” isimli filmde yer aldığını ve buna ilişkin de dilekçe ekinde telif bedeline emsal teşkil edecek faturasının konulduğu 7.557,60-TL.lik bir ödemenin Türkiye Olimpiyat Komitesi adına müvekkiline yapıldığını, hal böyle iken, davalı şirket tarafından hiçbir bedel ödemeksizin ve hiçbir izin/onay alınmaksızın müvekkiline ait görsellerin kullanımıyla müvekkilinin maddi bir zarara uğratıldığının her türlü şüphe ve tartışmadan uzak olduğunu, bu bağlamda müvekkiline ait her bir görsele ilişkin bedelin, mahkemeye sunulan faturanın da dikkate alınması suretiyle yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenmesi ve tespit edilecek rayiç bedelin üç katının FSEK’in 68. Md.si uyarınca müvekkiline ödenmesinin gerektiğini; eser sahibinin eserini kamuya sunma hakkı ve eser sahibi olarak tanıtılma hakkı gibi manevi haklarının olduğunu, ancak davalı şirket tarafından müvekkilinin çabasının ve emeğinin göz ardı edilmiş, görsellerin orijinal boyutunda değişiklik yapılmış, görüntülerin sağ alt kısmında yer alan logonun bilinçli bir şekilde ortadan kaldırılarak müvekkilinin hiçbir şekilde eser sahibi olarak tanıtılmadığını ve müvekkilinin eserlerinden kaynaklı manevi haklarının zarara uğratıldığını, davalı şirketin söz konusu bu aykırılığın farkında olup, gerekli uyarıların yasal yollarla yapıldığını, ancak davalı şirketin sadece tanıtım videosunun linkini kaldırdığını, müvekkilinin zararlarının giderilmesi noktasında bir girişimde bulunmadığını belirterek açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait görüntülerin izinsiz kullanılması nedeniyle, söz konusu videonun ilk yayınlanma tarihinin tespitine, FSEK 69. Md.sine istinaden muhtemel tecavüzün men’ine, FSEK 68. Md.sine istinaden şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile, (rayiç telif ücretinin üç katı) FSEK 70/1 Md.sine istinaden 50.000,00-TL manevi tazminatın, davalı şirketin tanıtım videosunu yayınlamaya başladığı tarih olan 15.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirsiz alacak davası ikame ettiğini, davacı yan ile müvekkili arasında sözleşmeye ilişkin herhangi bir ilişkinin mevcut olmadığını, taraflar arasında sözleşmeye dayalı olmaksızın fikri hakların ihlal edildiği iddiası söz konusu ise bu durumda haksız fiillere ilişkin zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, davacının müvekkili aleyhine açtığı davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep haklarının zamanaşımına uğradığını, müvekkili hakkında açılan işbu davayı ve dava dilekçesi içeriğindeki isnattan kabul etmediklerini, müvekkili şirketin dünya çapında tanınan büyük bir işletme olup, yurt içindeki yatırımları haricinde dünyanın en prestijli noktalarında faaliyet gösteren ... Otelleri ve ... Grubun Türkiye’deki faaliyet gösteren iş ortağı olduğunu, müvekkili şirketin hizmet alanları ve hitap ettiği kitle dikkate alındığında reklam, tanıtım film ve görsellerini, alanında uzman PR ve reklam şirketleriyle yaptığını, müvekkili şirketin iddia edildiği gibi reklam, tanıtım gibi hizmetleri kendi bünyesi içinde yapmadığını, müvekkili şirketin yaptığı projelerin büyüklüğü göz önüne alındığında dava dilekçesinde iddia edildiği türden basit ve alelade bir videoyu ve bunun paylaşımını yapmasının ihtimal dahilinde bile olamayacağını, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için dava dilekçesinde bahsedildiği şekilde müvekkilinin hazırladığı görsel bir filmin sadece ...’de değil televizyon, kendisine ait internet sitesi veya başka mecralarda da kullanmasının gerekirdi ki, ... gibi ticari bir mecra olmayıp çoğunlukla bireysel kullanıcılara hitap eden bir mecradan müvekkili gibi iş hacmi olan bir işletmenin fayda ummasının beklenemeyeceğini, davaya konu olaydaki en önemli noktalardan birinin de müvekkili şirketin hitap ettiği kitle olup, müvekkili şirketin tüm tanıtım ve reklamlarında bireysel internet kullanıcılarından ziyade tacir srnıfi ile ekonomik anlamda üst sınıfa hitap ettiği düşünüldüğünde ... üzerinden yapılacak bir yayınla müşteri potansiyeli yaratmaya çalışmasının söz konusu dahi olamayacağını, davacı tarafın iddialarının haklı ve mutlaka kabul edilebilir makul delillerle ispat etmesinin gerektiğini; ...’nin sanal alemde yer alan sosyal bir paylaşım sitesi olup, video barındırma ve yayınlama hizmeti vermekle birlikte dünyadaki tüm kullanıcılarına da açık olduğunu, yuotube kullanılırken kimlik doğrulaması yapılmadığından, bu noktada sadece ticari anlamda değil, kişilik hakları anlamında da ihlallerin söz konusu olduğunu, bu nedenle de davacının, yayında olduğunu iddia ettiği videonun, müvekkili şirket tarafından yüklendiği iddiasının dinlenebilmesi için, iddia edilen yayını yükleyen kişi ya da kuruluşların mutlaka isim ve kimlik doğrulamasının yapılmasının gerektiğini, ancak bu durumun davacının iddiasının aksine, sadece İstanbul Siper Suçlarla Şube Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak çözülecek bir mesele olmadığını, böyle bir müzekkere yazılması ile sadece varlığı iddia edilen videonun gerçekte var olup olmadığının tespit edilebileceğini, videonun varlığının ispatından sonra, asıl önemli olan davacının bu videoyu müvekkilinin yaptırıp yaptırmadığını ispat etmesi olduğunu, bunun içinde merkezi ABD/Kaliforniya eyaletindeki ... adlı sosyal paylaşım sitesine ait aynı isimli şirketten videonun sahibinin kimlik bilgilerinin sorulmasının gerektiğini; mahiyet ve içeriğini bilmedikleri video/ videoları kabul etmediklerini, davalının iddialarının müvekkili şirketle hiçbir ilgisinin olmadığını, bu nedenle tek taraflı bir şekilde dosyaya ibraz edilen ekran görüntülerinin hukuki bir değerinin olamayacağını, eğer davacının iddia ettiği şekilde bir video/videolann söz konusu olması halinde, bu videoların kimin tarafından yapıldığının tespitinin müvekkili açısından da önem arzettiğini; müvekkili şirkete yönelik hiçbir iddiayı asla kabul etmemekle beraber, dava dilekçesinde yer alan diğer hususlarında mutlaka araştırılmasının gerektiğini, davacının iddia ettiği hak sahipliği noktasında, görsellerin kendisine aidiyeti, FSEK kapsamında korunmaya değer eserler kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, tek taraflı sözleşmesinden ziyade maddi değerinin tespitine de yönelik incelemenin de yapılmasının gerektiğini; davacı yanın dava açılmazdan evvel elektronik postalar gönderildiğini ve videonun yayından kaldırıldığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının bu tür bir yöntemle algı oluşturmaya çalıştığını, müvekkili şirkete her gün binlerce mail geldiğini, bu maillerden gereksiz kutusuna düşünlerin ise hiç okunmadan silindiğini, hatta kullanılan güvenlik sistemleri ile bir çok e-mailin ulaşmasının dahi mümkün olmadığını, aksi halde de müvekkili şirkete elektronik posta gönderilmesinin ve bu postalara cevap verilmemiş olmasının hukuki anlamda bir ikrar olamayacağının da açık olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemenin 29/01/2020 Tarih, 2017/351 Esas ve 2020/59 sayılı kararı Dairemizin 15/02/2024 Tarih, 2020/2478 Esas ve 2024/276 sayılı kararı ile mahkememizin kararı kaldırıldığını, mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde;İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....İstinaf kaldırma ilamı ve sonrasında alınan bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın, üzerinde hak sahibi olduğu "...” isimli belgeselden belli kesitlerin, davalı tarafça sosyal medyada kullanıldığı iddiası ile davayı açtığı, "... ..." isimli ... kanalının davalı şirkete ait olduğunun bilirkişilerce tespit olunduğu, “... ...” tarafından ... kanalına yüklenmiş “... Introduction / Şirket Tanıtımı” isimli video ile TR1 ekranlarında yayınlanmış “...” programında kullanılmış olan davalı firmanın tanıtımının yapıldığı videonun bire bir aynı olduğunun da yine tespit olunduğu, Bu videoda davacıya ait ;• 00:11 saniyesinde İstanbul Boğazı ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü görüntüsü, • 00:15 saniyesinde İş Kuleleri ve Sabancı Holding görüntüsü, • 00:16 saniyesinde Çamlıca Tepesinden Genel İstanbul görüntüsü, • 00:17 saniyesinde Ayasofya ve Sarı Laleler görüntüsü, • 00:18 saniyesinde Ortaköy Camii, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Gün Doğumu görüntüsü, • 00:24 saniyesinde Kızkulesi ve Martılar görüntüsü ve • 00:25 saniyesinde Rumeli Hisari ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü görüntülerinin yer aldığı, görüntülerin davalı firma tanıtımı için kullanıldığı ve görüntülerin davacının izni alınmadan ve ücretleri ödenmeden kullanılmış oldukları, içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu heyet tarafından davacıya ait izinsiz kullanılan görüntüler için tespit edilen rayiç bedelin dosya kapsamına uygun olduğu, böylelikle FSEK m. 68 kapsamında 60.460,80 davacının 181.382,40 TL maddi tazminat isteminde haklı olduğu, FSEK m. 70 kapsamında eylemin ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereğince 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla," 1-Davanın kabulü ile, davalının eylemlerinin davacının, eser sahipliğinden kaynaklan haklarını ihlal ettiğinin tespitine, 2-181.382,40 TL maddi tazminatın ve 50.000 TL manevi tazminatın, 15.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel Mahkemenin ara kararı ile dosya bilirkişiye tevdi edildiğini ve bilirkişi raporunda, "www....?v=... linki aktif olmadığı için, bu linkte yayınlandığı beyan edilen görüntülerin davaya konu görüntüler olup olmadığı, kim tarafından yüklendiği, ne kadar yayında kaldığı, ne zaman silindiği gibi hususlar kesin olarak tespit edilememektedir. Bu nedenle ... sosyal medya platformuna yazı yazılarak, “www....?v=...” linkinin kime ait olduğu, bu linkin hangi IP üzerinden yüklendiği, bu video içeriği, bu içeriğin ne zaman silindiği gibi hususlarda bilgi istenebilir. Takdir Sayın Mahkemenindir." şeklinde tespitte bulunulduğunu, yani bu tespit ile birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 15. 02. 2024 tarihinde, 2020 / 2478 Esas - 2024/276 Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılması gerekçesi olarak ileri sürdüğü ve davaya konu görsellerin kim tarafından yüklendiğinin kesin olarak tespit edilmesi gereği yerine getirilmeden karar verildiğini, bu tespitin kesin olarak yapılabilmesi için ilgili sosyal medya platformuna yazı yazılması salık verilmişken ve taraflarınca da defalarca kere yazılı ve sözlü olarak talep edilmişken; Sayın Mahkemenin bu eksikliği gidermek için ilgili sosyal medya platformuna müzekkere yazmaktan imtina ettiğini, Yerel Mahkemenin ilgili sosyal medya platformuna, davaya konu olayı kesin olarak aydınlatmak için müzekkere yazmaktan imtinasını haklı gösterecek bir gerekçeye kararında yer vermediğini, gerek bozma öncesi, gerek ise bozma sonrası sunulan bilirkişi raporlarında, davaya konu görüntülerin müvekkili şirket tarafından kullanıldığının kesin olarak ispat edilemediğinin şüphesiz olduğunu, davaya konu görüntülerin varsayımsal olarak müvekkili tarafından kullanılabilecek olduğunun düşünülmüş ve bu yönde karar verilmiş olduğunu, bu hususta görüntüleri kim yükledi ise silen kişi ya da kişilerin de tespiti gerekli iken ve Sayın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi bunu açıkça istemişken; Sayın Mahkemenin bu husustan imtina etmiş olmasının kabul edilemez olduğunu, "Tr1 TV adlı kanalın, ... Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ... ... ... 'nın konuk olduğu ... isimli ve 14.12.2013 yayın tarihli televizyon programında, ... Holding A.Ş'nin reklam videosunun içerisinde davaya konu görsellerin yayınlandığı ve programın tamamının 28.12.2013 tarihinde kanalın sahibi ... tarafından ... kanalına www....?v=XnK271cr77Y linki ile yüklendiği" belirtildiğini ve buradan yola çıkarak müvekkili sorumlu tutulmaya çalışıldığını, raporda da açıkça belirtildiği üzere müvekkili şirket yönetim kurulu başkan yardımcısı Sn. ... ... ... programa konuk olarak katıldığını, TR1 TV isimli kanalla hiç bir bağlantılarının bulunmadığı gibi, programın yapımcısı ve editörü de olmadıklarının çok açık olduğunu, bahsedilen görseller nedeniyle müvekkiline kusur ve sorumluluk atfedilebilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, yayın içeriğinde yer alan görsellerin telif hakları ile sorumlu kılınamayacağını, müvekkilinin iş bu dava dosyasına yansımış ve müvekkiline aidiyeti ispat edilmiş bir ... kanalı bulunmadığını, astas ... isimli ... kanalında görüntülerin halen aktif ve yayında olduğu bildirilmiş ise de sayfanın incelenmesinde böyle bir videonun bulunmadığının görüleceğini, bu hususun link belirtilmek suretiyle mutlaka ...' dan sorulması gerektiğini, -hükme esas alınan ek ve kök raporun birbiri arasında da çelişkiler mevcut olduğunu, iki rapor arasında bu kadar bariz farklılıkların olabilmesinin hukuken kabul edilebilir olmadığını, ... kanalının açık adresi ile registrer bilgilerinin de dosyada bulunmasının şart olduğunu, müvekkili şirkete ait resmi internet sitesi sayfasının görüntüleri ekte sunulmakta olup; davalı ile dava dilekçesinde eşleştirildiği iddia edildiği şekilde müvekkili şirketin böyle bir ... adresinin olmadığını, www....?v=... linki ile yayında olan ve daha sonradan yayından kaldırılan videonun kim ya da kimlere ait olduğunun tek somut ve kabul edilebilir delili belki de; merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nin California Eyaleti’nde bulunan “...”dan bu yönde gelecek yazılı cevabı olduğunu, Sayın Yerel Mahkeme ara kararı üzerine tanzim edilen kök raporda ilgili link’te yayını yapılan görsellerin davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, bu yönde dosyada delil de olmadığı açıkça zikredilmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek raporda da ... kanalının davalıya ait olabileceği izlenimi oluştuğu belirtilmiş ve devamla, şayet Sayın Mahkeme gerekli görür ise; ...'a bu yönde müzekkere yazılarak hesap sahibinin kimlik ve adres bilgileri talep edilebileceği beyan edilmiş olduğunu, Davalı müvekkil tarafından web sitesinde ve ... adreslerinde birtakım videolar kullanıldığı iddiası, halen dahi ispata muhtaç olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa ait olduğu iddia edilen hiçbir görsel ve/veya yazılı materyali kullanmadığını,-Davacının kullandığını iddia ettiği görüntülerin, müvekkiline ait olduğu iddia edilen ... link’inde kullanılıp kullanılmadığının tespitinin yapılamadığını, işbu link’te kullanılan videoların davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediğini, esasen dosyada böyle bir delilin de yer almadığını, ilgili görsellerin kullanıldığı resmi bir ... kanalı söz konusu olmadığını, Müvekkili şirketin üzerinde tasarruf ve müdahale edebileceği tek mecranın, resmi olarak kendi internet sitesinde yayınlanan içerikler olduğunu, Müvekkili şirketin hizmet alanları ve hitap ettiği kitle dikkate alındığında reklam, tanıtım film ve görsellerini, alanında uzman PR ve reklam şirketleriyle yaptırdığını, müvekkili şirketin iddia edildiği gibi reklam, tanıtım gibi hizmetleri kendi bünyesi içinde yapmadığını, müvekkili şirketin yaptığı projelerin büyüklüğü düşünüldüğünde, dava dilekçesinde iddia edilen türde sıradan bir şekilde hazırlanmış videoyu ve bunun paylaşımını yapmasının ihtimal dahilinde bile olamayacağını, Merkezi ABD/Kaliforniya eyaletindeki ... adlı sosyal paylaşım sitesine ait aynı isimli şirketten videonun sahibinin kimlik bilgilerinin doğru şekilde sorulması için müzekkere yazılması gerektiğini, bilirkişi kök raporun 7. Sayfasında, Beyoğlu 1. Noterliği' nin 25. 08. 2020 tarih ve ... yevmiyeli e tespit tutanaklarından bahsedildiğini, dava tarihinin 16. 08. 2016 olup, Dava tarihinden sonraki belgelerin ve iddiaların raporda dikkate alınması ve bu belgelere dayalı olarak tespitte bulunulması ve daha da ötesi Sayın Mahkemenin bu gerçeği göz ardı ederek kararına esas almasının kabul edilemeyeceğini,-Yerel Mahkemenin hükmüne esas aldığı ek raporun 9. Sayfasının başında, http://www....?v=... adresli link'te yayınlanan görüntülerin adı geçen diğer kanallarda yayınlanmış görüntüler ile eşleştirilmesinin yapılamadığını, nitekim paylaşımların silinmiş olduğunun belirtildiğini, bu hususta görüntüleri kim yükledi ise silen kişi ya da kişilerin de tespiti gerektiğini, bu durum karşısında, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi zaten mümkün değilken verilen aksi kararın hatalı olduğunu, Hükme esas alınan raporun, 11. Sayfasında, “www....?v=...” ... adresinde paylaşılmış görüntülerin içinde de davacıya ait görüntülerin kullanılmış olabileceğinin karine edildiği" beyan edildiğini, karine kavramının genellikle Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 190. maddesi kapsamında gündeme geldiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme olmadıkça, iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendilerini haklı çıkaran tarafa ait olduğunu, davacının iddiasını ispatlayacak dosyaya tek bir delil dahi bulunmadığını, hükme esas alınan raporun, denetime elverişli olmadığını, FSEK’e göre tazminat davasının şartlarının oluşmadığını, nedensellik bağı kurulamadığını, ihlal var ise müvekkili ile ilişkilendirilemediğini, davacının zararını ispat edemediği ve müvekkilinin kusuru bulunmadığı sabit iken hakkında maddi - manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, hükmedilen 50.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat tutarının son derece yüksek olduğunu, davacının bir an için davasında haklı olacağı kabul edilse dahi, hükmedilen tazminat miktarının belki günümüz ekonomisinde hükmedilecek bir tutar olduğunu, ancak 2013 yılından itibaren geçerli olmak üzere hükmedilen 40.000,00 TL manevi tazminatın oldukça yüksek olduğunu, bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere davacıya ait olan görsellerin kullanıldığı linkin davalıya ait olduğu gelinen aşamada halen daha davalıya kesin olarak tespit edilemediğini, google ve ... adreslerine yeniden ve bu kez doğru bilgilerle müzekkere yazılarak linkin müvekkiline ait olmadığı çok rahatlıkla ispat olunabilecekken, Sayın Mahkemenin araştırma görevini yerine getirmekten imtina ettiğini,-Maddi tazminat hesabı bakımından da, davacı dosyaya sadece tek bir fatura ibraz ettiğini, bu faturanın içeriği ve faturaya esas hizmetin araştırılmadığını, Davacının, maddi zararını ispat etmediğini, üç kat bedelin talep edildiği her durumda mahkemenin, sözleşme yapılsaydı istenebilecek olan makul telif ücretinin üç katına yükselterek hüküm kurmak zorunda olmadığını, takdir yetkisi bulunduğunu kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin üzerinde hak sahibi olduğu ''...'' isimli belgeselden belli kesitlerin, davalı ... Holding tarafından sosyal medyada kullanılması gerekçesiyle taraflarınca açılan davada, Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucu, istinaf kaldırma ilamı ve sonrasında alınan bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde ''... ...'' isimli ... kanalının davalı şirkete ait olduğu ve ''... ...'' tarafından ... kanalına yüklenmiş ''... Introduction / Şirket Tanıtımı'' isimli video ile TR1 ekranlarında yayınlanmış ''...'' programında kullanılmış olan davalı firmanın tanıtımını yaptığı videonun bire bir aynı olduğunun da bilirkişilerce tespit olunması gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu; video kayıtları ve bilişim alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmış olup, Yerel Mahkeme yalnızca tek bir rapora dayanılmadığını, dosyada yer alan kök ve ek raporlar birlikte değerlendirilmek suretiyle hükme esas alındığını, söz konusu bilirkişi raporunda; müvekkiline ait görsel malzemelerin davalıya ait ''https://www....?v=...'' isimli linkte kullanıldığının tespiti yapıldığını, taraflarınca sunulan CD ve flash bellek kayıtları incelendiğini, videoların yüklenme tarihi, tarih bilgisinin güvenilir olup olmadığı, değiştirilip değiştirilemeyeceği de değerlendirilerek videoların yayınlandığı kanalın davalı tarafa ait olduğunun tespiti yapıldığını, bu yönüyle, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığına ilişkin beyanlar gerçeği yansıtmadığı gibi, dosya kapsamıyla da çeliştiğini, 09.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda, ''İşbu görsellerin, davalı şirkete ait bulunan ... ... isimli ... kanalında yayımlandığı, hatta söz konusu kanal ile bağlantılı olan ... ... isimli Twitter hesabından da ilgili videonun görsellerinin paylaşıldığı'' şeklinde açık bir tespitte bulunulduğunu, dava konusu ... kanalının, davalı şirkete ait olduğu hususunda tereddüde yer bırakmayacak şekilde, şirketin resmi web sitesi ile diğer sosyal medya hesaplarına doğrudan bağlantılı olduğu, bu bağlantıların oluşturulmasının teknik olarak yalnızca kanalın yetkili kullanıcıları tarafından ve gerekli doğrulama aşamaları tamamlandıktan sonra gerçekleştirilebildiğini, 11.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda da; ''Bu görüntüler ile de davacıya ait olan belgeselin fragmanının içinde yer alan görsellerin, ebat farklılıkları dışında, bire bir eşleştiği görülmektedir. Burada ifade edilmek istenen; davacı tarafın kendisine has çekim teknikleri, açı ve ölçekler kullanarak kayıt altına alınmış görüntülerin yakınlaştırılarak, davalı firmanın tanıtımı için hazırlanmış videonun içinde kullanıldığıdır.'' şeklindeki tespit ile, müvekkili tarafından hazırlanan özgün içeriklerin davalı tarafından izinsiz olarak kullanıldığının bilirkişi marifetiyle teknik olarak da ortaya konduğunu, Bilirkişi raporlarında da tespit edildiği gibi müvekkiline ait dava konusu görüntülerin yeniden boyutlandırılarak, 14 Aralık 2013 tarihinde TR1 kanalında yayınlanan ''...'' adlı programda davalı firmanın tanıtımı için kullanıldığını, konusu davalı ... Holding'in faaliyet alanları olan programa konuk olan davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ... ... ...'nın konuşması öncesi söz konusu tanıtım videosu yayınlandığını, Programın tekrarı ''https://www....?v=XnK271cr77Y'' linkinde hala mevcut olduğunu, Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ''Kaldı ki TR1 TV isimli kanalla hiç bir bağlantımız bulunmadığı gibi, programın yapımcısı ve editörü de olmadığımız çok açıktır. Dolayısıyla bahsedilen görseller nedeniyle müvekkile kusur ve sorumluluk atfedilebilmesi kesinlikle mümkün değildir. Takdir edileceği üzere müvekkil şirketin yayın içeriğine müdahale şansı olmadığı gibi, yayın içeriği hakkında da bilgi ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Müvekkil şirket, yayın içeriğinde yer alan görsellerin telif hakları ile sorumlu kılınamaz. Kaldı ki müvekkil şirket böyle bir yayını hazırlamamış ya da hazırlatmamıştır. Hiçbir şekilde tasarrufumuz olmayan bir hususla ilgili müvekkil şirketin genişletici ve subjektif bir yorumla sorumlu tutulması kabul edilemez.'' şeklindeki iddialarının dayanaksız ve gerçeklikten uzak olduğunu, bu konseptli programların genel işleyişi ve uygulamaları kapsamında, programa konuk olan firmalar, tanıtım amacıyla kullanılacak video içeriklerini ve materyalleri program öncesinde hazırlayarak ilgili yayın kuruluşunun teknik ekibine sunduğunu, 11.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda da ''Diğer taraftan “...” isimli programda davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ... ...’nın firma ve faaliyetleri hakkında verdiği beyanlar öncesi yayınlanan tanıtımda; sadece davacıya ait görüntülerin değil, davalı firma tanıtımı için yazılmış olan metinde anlatılanlar doğrultusunda başkaca pek çok görüntünün kullanılmış olduğu da görülmektedir. Televizyon kanallarında, özellikle bölgesel ve/veya yerel TV kanallarında (Ulusal Kanallar dışındaki yayıncı kuruluşlar) firmaların ve faaliyet alanlarının tanıtımlarının yapıldığı pek çok program yapılmaktadır. Bu tür programlara gelen konuklar, kendi firmalarına özel tanıtımları, faaliyet raporlarını ve programda yayınlanmasını istedikleri görselleri malzemeleri yanlarında getirirler veya yayın öncesi kanala gönderirler. Bir başka ifade ile yayıncı kuruluşlar programlarına davet ettikleri firmaların tanıtımlarını hazırlamazlar. Bu tür çalışmalar; firmaların talebi ile reklam ajanslarına ve/veya prodüksiyon şirketlerine yaptırırlar. '' şeklinde açıklandığını, -09.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda ''... ...'e ait twitter hesabında paylaşılan mesajdan ''https://www....?v=...'' ... adresinde paylaşılmış görüntülerin içinde de davacıya ait görüntülerin kullanılmış olabileceğinin karine edildiği...'' ifadesi yer aldığını, Davalı vekilin iddialarının aksine Yerel Mahkeme hüküm kurarken sadece bilirkişi raporundaki karineyi esas almadığını, dosyaya sunulan CD ve flash bellek kayıtları incelendiğini ve ek bilirkişi raporu istenerek, hüküm kurulduğunu, dava konusu müvekkiline ait görüntülerin izin alınmadan ve ücret ödenmeden kusurlu olarak kullanıldığı tespiti yapıldığını, benzer bir mali hak kullanımına ilişkin daha önce yapılmış emsal sözleşme örnekleri ile indirimli satışlara ait bilgi ve faturaların da, varsayımsal sözleşme bedelinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini, taraflarınca dosyaya sunulan benzer nitelikte ve tarihte düzenlenmiş fatura, emsal teşkil etmekte olup, bu fatura üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlenen rayiç bedel de piyasa koşullarına göre uygun bulunduğunu, bu eylemlerin, FSEK kapsamında korunan manevi hakların ihlal edildiğini açıkça gösterdiğini, uygulamada üç kat tazminat talep edilmesi durumunda hakimin takdir hakkının bulunmadığı, ancak davacı tarafın müterafık kusurunun bulunması halinde tazminatta indirim yapılabileceğine işaret edildiğini, istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, eser sahipliğinden kaynaklan hakların ihlal edildiğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.13.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...Yapılan incelemelerde davacı ... ... tarafından üretilen "Şehr-İstanbul-Renklerin Diyarı" isimli belgeselin özgün eser sayılacağı ve 5846 sayılı FSEK’in koruması altında olduğunu, Söz konusu davacıya ait olup 5846 sayılı FSEK’e göre eser sayılan "Şehr-i Îstanbul-Renklerin Diyarı" isimli belgeselden kullanıldığı iddia edilen, Boğaz ve Boğaziçi, İş Kuleleri ve Sabancı Holding, Çamlıca tepesinden genel İstanbul, Ayasofya ve sarı laleler, Ortaköy Camii, Boğaziçi Köprüsü ve gün doğumu, Kızkulesi ve martılar, Rumeli Hisan ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve ... Center gece inşaat görüntüsünün bulunduğu görsel malzemelerin davalıya ait ‘’https://www....?v=...”isimli linkte kullanılıp kullanılmadığının tespitinin tam olarak yapılamadığı, işbu linkte kullanılan videoların kesin olarak davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, esasen dava dosyasında böyle bir delilinde yer almadığı, dava konusu edilen "https://www....?v=..." isimli linkin, ... üzerinde açılan "https://web.....org/web/.../http://www.....com/user/astascadcam" web sitesinde mevcut olduğu, geçmiş dönemlerde kullanıldığı ancak daha sonra gerek web sitesinden gerekse ... üzerinden silindiği, ancak silinen videolara ait bilgilerin ...'dan normal yollardan temin edilemeyeceği, hukuki yollar kullanılarak merkezi ABD'de olan ... firmasından temin edilebileceği, bu konuda müzekkere yazılarak sorulması takdirinin Mahkeme’ye ait olduğu, davacının iddiasının Mahkeme’nin kabulü halinde;"...” isimli belgeselden kullanıldığı iddia edilen, Boğaz ve Boğaziçi, İş Kuleleri ve Sabancı Holding, Çamlıca tepesinden genel İstanbul, Avasofya ve sarı laleler, Ortaköy Camii, Boğaziçi Köprüsü ve gün doğumu, Kızkulesi ve martılar, Rumeli Hisan ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve ... Center gece inşaat görüntülü görsel malzemelerin davalıya ait https://...?v=0W07HaZEyII isimli linkte kullanıldığı mali yönden yapılan değerlendirme sonucunda ise; davacının davalıdan izinsiz kullanılan 8 adet görsele dair rayiç bedel üzerinden hesaplanan 60.460,80-TL telif ücretinin FSEK’in 68. Md.si uyarınca talep edebileceği 3 katı olan 181.382,40-TL tutarında maddi tazminat talebinde bulunabileceği, davacı tarafın 50.000,00.-TL manevi tazminat talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğu..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece ... (GOOGLE INC)'e müzekkere yazılarak "... Holding-2013 TGSD Tanıtım 2" isimli videonun "https://www....?v=..." linki ve dava dilekçesi ile birlikte sunulan ekran görüntüsü de dikkate alınarak, ... hesabını oluşturan bilgisayarın IP numarası, dava konusu ... videosunun yüklendiği bilgisayarın IP numarası, dava konusu ... videosunu silen bilgisayarın IP numurası, dava konusu silinen ... videosunun orijinalinin temini ile bu videonun yüklenme ve silinme tarihlerinin tespit edilmesi istenilmiş olup; Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı Hukuk Departmanı Uluslararası Adli Yardım Bürosunca gönderilen cevabi yazıda Google Şirketi'nin bahsi geçen talepte yer alan bilgilerle alakalı herhangi bir cevabi bilgi ve kayda ulaşmadığının bildirildiği görülmüştür.İstinaf kaldırma ilamı sonrası, Mahkemece 09/07/2024 tarihinde alınan bilirkişi ek raporunda; "...CD ve Flash bellek içinde dosyaya sunulmuş olan görsel delillerden fotoğrafların ve/veya videoların davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafa ait belgesel içinde yer alan Ayasofya ve sarı laleler, Ortaköy Camii, Boğaz ve Boğaziçi, Çamlıca tepesinden genel İstanbul, Boğaziçi Köprüsü ve gün doğumu, Kızkulesi ve martılar, Rumeli Hisarı ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İş Kuleleri ve Sabancı Holding ve ... Center gece inşaat görüntülerinin davalı tarafa ait ... kanalında kullanılmış olduğunun Noter tarafından da belgelenip dosyaya sunulmuş olduğunun görüldüğü, dilekçelerde yer alan “www....?v=...” adresli linkte yayınlanan görüntüler ile davacıya ait eser içindeki görüntülerin aynı olup olmadığı,“www....?v=...” adresindeki görüntüler silinmiş olduğundan tespit edilemediği, ancak ... Jukı Logolu görüntülerde kullanılmış görsellerin, davacı tarafa ait olan 12 görüntülerin tekrar ebatlandırılarak kullanılması neticesinde oluşturulmuş olduğunun tespit edildiği, rapor içeriğinde sunulmuş olan görsellerden ... ... isimli ... kanalının davalı şirkete ait olduğunun anlaşıldığı, ... ...’e ait twitter hesabında paylaşılan; mesajdan “www....?v=...” ... adresinde paylaşılmış görüntülerin içinde de davacıya ait görüntülerin kullanılmış olabileceğinin karine edildiği, davalıya ait ... kanalındaki videolar, ... ... ’ın ... kanalında yayınlamış olduğu “... Tanıtım 2019” isimli video ve TR1 ekranlarında yayınlanmış program içinde kullanılmış olan davalı firmanın tanıtımının yapıldığı program görüntüleri ile davacıya ait olan belgeselin içinde yer alan görsellerin (tekrar ebatlandırıldıkları unsuru dışarıda bırakıldığında) bire bir eşleştiği..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. İstinaf kaldırma ilamı sonrası Mahkemece 11/02/2025 tarihinde alınan 2. bilirkişi ek raporunda; "...Davacıya ait görüntülerin yeniden boyutlandırılarak bu görüntülerden bazılarının, TR1’de yayınlanan “...” isimli TV programının içinde, davalı şirket tanıtımı için kullanılmış olduğu, bu programın ... ... kanalında 28.12.2013 tarihinden itibaren “... 14.11.2013 – tr1 tv” adı ile yayınlanmış olduğu,www....?v=2O57ye3kYag&t=11s ... adresine 11 Ocak 2019 tarihinde “... ...” tarafından yüklenmiş “... Introduction / Şirket Tanıtımı” isimli videoda da davacıya ait görüntülerin kullanılmış olduğu, bu linkin halen aktif ve yayında olduğu, “... ...” tarafından ... kanalına yüklenmiş “... Introduction / Şirket Tanıtımı” isimli video ile TR1 ekranlarında yayınlanmış “...” programında kullanılmış olan davalı firmanın tanıtımının yapıldığı videonun bire bir aynı olduğu, bu videonun için davacıya ait 00:11 saniyesinde İstanbul Boğazı ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü görüntüsü, 00:15 saniyesinde İş Kuleleri ve Sabancı Holding görüntüsü, 00:16 saniyesinde Çamlıca Tepesinden Genel İstanbul görüntüsü, 00:17 saniyesinde Ayasofya ve Sarı Laleler görüntüsü, 00:18 saniyesinde Ortaköy Camii, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Gün Doğumu görüntüsü, 00:24 saniyesinde Kızkulesi ve Martılar görüntüsü ve 00:25 saniyesinde Rumeli Hisari ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü görüntüsü olmak üzere toplam 8 görüntünün yer aldığı, görüntülerin davalı firma tanıtımı için kullanıldığı, hem Tr1’de hem ...’ın ... kanalında hem de ... ... isimli firmanın ticari kanalında yayınlanmış olduklarından ticari amaçla kullanılmış olduklarının söylenebileceği, görüntülerin izin/onay alınmadan ve ücretleri ödenmeden kullanılmış oldukları, davalı taraf, davacıya ait görüntüleri sektör teamüllerine göre tanıtımlarında kullanılmak için davacıyla sözleşme imzalamış olsaydı, tarafların ortak bir bedel kararlaştırabileceği, tarafların aralarında yazılı bir sözleşme olmaması durumunda ise davacının benzer bir iş için kesmiş olduğu faturaların emsal fatura olarak değerlendirilebileceği, davacı tarafından 2013 yılında, 1 adet görüntü kullanımı telif bedeli için kesilmiş emsal faturanın dosyaya sunulmuş olduğunun görüldüğü, bu faturada yer alan eser başına 7.557,60 TL’nin piyasa şartlarına göre uygun kabul edilebileceği, bu nedenle davacının 2013 yılı için her bir görüntü için 7.557,60 TL, toplam 8 görüntü için 8 x 7.557,60 TL = 60.460,80 TL talep edebileceği, FSEK 68 kapsamında davacının rayiç bedel talebi doğrultusunda 60.460,80 TL x 3 katı = 181.382,40 TL talep edebileceği..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.Somut olay değerlendirildiğinde, davalı tarafça her ne kadar, davacının, yayında olduğunu iddia ettiği videonun, müvekkili şirket tarafından yüklendiği iddiasının dinlenebilmesi için, iddia edilen yayını yükleyen kişi ya da kuruluşların mutlaka isim ve kimlik doğrulamasının yapılmasının gerektiği iddia edilmiş ve asıl önemli olanın davacının bu videoyu müvekkili şirketin yaptırıp yaptırmadığının ispat edilmesi olduğu ileri sürülmüş ise de, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, ''... ...'' isimli ... kanalının davalı şirkete ait olduğunun sabit olduğu ve ''... ...'' tarafından ... kanalına yüklenmiş ''... Introduction / Şirket Tanıtımı'' isimli videonun kim tarafından yüklendiğinin bir öneminin bulunmadığı, söz konusu ... kanalının kendilerine ait olmadığına ilişkin iddiasının ise aksinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun video kayıtları ve bilişim alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlandığı, davacıya ait görsellerin davalıya ait ''https://www....?v=...'' isimli linkte kullanıldığının tespiti yapıldığı, videoların yüklenme tarihi, tarih bilgisinin güvenilir olup olmadığı, değiştirilip değiştirilemeyeceği de değerlendirilerek videoların yayınlandığı kanalın davalı tarafa ait olduğunun tespiti yapıldığı, buna göre bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, maddi ve manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu , kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/05/2025 tarih ve 2024/65 E. 2025/143 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.805,74-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.566,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.238,91-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025