Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/120 E. 2025/448 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/120
- Karar No
- 2025/448
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/120 Esas
KARAR NO: 2025/448
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/07/2024
NUMARASI: 2014/426 Esas, 2024/607 Karar
DAVANIN KONUSU: ALACAK
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... San. ve Tic. A.Ş.'nin iflasının açılmasından sonra iflas idaresinin, iflas masasının faaliyetlerini yürütürken faydalanmak üzere müvekkilinden 30.11.2010 tarihli ve ...nolu fatura ile ... isimli yazılımı satın aldığını, müvekkilinin iflas masasından olan bakiye alacağının öncelikli olarak ödenmesi amacıyla 08.02.2011 tarihinde iflas müdürlüğüne başvurulmuş ise de, alacağın tümüyle reddedilerek düzenlenen sıra cetveline yazılmadığını, iflas dosyasından müvekkilinin banka hesabına 27.07.2010 tarihinde kısmi olarak 8.612,93 TL havale edilmiş olmasının da alacağın bulunduğunu ortaya koyduğunu belirterek müvekkilinin alacağının masaya kayıt ve kabulü ile sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesine ve müvekkilinin alacağının öncelikli olarak ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: İflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının iflasın açılmasından sonra iflas masasının faaliyeti nedeniyle doğduğunu iddia ettiği alacağı bakımından önce iflas idaresine başvurması, talebin reddi halinde ise İcra Hukuk Mahkemesine şikayet yoluna gitmesi gerektiğinden davanın görevsiz mahkemede açıldığını, iflas idaresinin alacak kaydının reddine ilişkin kararının hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davanın kayıt kabul davası olduğu, uyuşmazlığın 30.11.2010 tarihli ve ... nolu faturadan kaynaklandığı, davacı işbu fatura bedelini ödemediğini beyan ettiği, ancak yapılan incelemeye göre davacının faturaya konu malı davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacının 10.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, işbu alacağın 16.06.2010 tarihli ... nolu faturaya ilişkin olduğu, davanın cari hesap alacağına ilişkin olmaması sebebiyle bu hususun dikkate alınmadığı gerekçeleri ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu hususun 21.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, dava konusu 16.06.2010 tarihli, ... seri nolu, 18.612,93 TL ve 30.11.2010 tarihli, ... seri nolu 35.755,06 TL'lik faturaların iflas idaresine tebliğ edildiğini, faturaların ... A.Ş. aracılığıyla gönderilerek davalının çalışanı ...'ye teslim edildiğini, adı geçenin talimat ile alınan beyanlarında taşıma irsaliyelerini teslim aldığını ve teslime ilişkin imzaların kendisine ait olduğunu ifade ettiğini, dava konusu faturalar müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasının alacağın olmadığı anlamına gelmediğini, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin iflasının kaldırılmasının borcu ortadan kaldırmadığı gibi borçtan sorumluluğu da değiştirmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmiş olup hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/493 Esas sayılı dosyası ile 05/03/2009 tarihinde iflasına karar verilen ... İlaç San. ve Tic. A.Ş.'nin iflas tasfiyesinin İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, iflas içi konkordato talebinde bulunulması üzerine İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/896 Esas 2021/1056 Karar sayılı kararı ile verilen tasdik kararının kesinleştiği ve akabinde iflasın kaldırılması kararı ile davalı şirketin, işbu eldeki dosyanın karar tarihinden önce iflas halinin kalktığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 08/02/2011 tarihli dilekçesi ile 16.06.2010 tarihli, ... seri nolu, 18.612,93 TL ve 30.11.2010 tarihli, ... seri nolu 35.755,06 TL'lik faturalardan kaynaklı 45.755,06 TL bakiye alacağın kaydedilerek öncelikli olarak ödenmesini talep etmiş, iflas idaresi 02/05/2011 tarihli kararı ile beyan ve ibraz edilen belgeler yeterli görülmeyerek alacak kaydı talebinin tümden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesi ile iflas idaresinin kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin alacağının kabulü ve ödenmesini talep ettiğine göre 16.06.2010 tarihli, ... seri nolu, 18.612,93 TL bedelli fatura yönünden bir talebinin bulunmadığı söylenemez. Bu nedenle Mahkemenin aksine kabulü yerinde olmayıp inceleme her iki faturaya ilişkin olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 190/1 maddesi uyarınca, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Buna göre faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını ispatlaması gerekir. Somut olayda, 16.06.2010 tarihli, ... seri nolu, 18.612,93 TL bedelli fatura ve davacıya yapılan 8.612,93 TL ödeme her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olup 30.11.2010 tarihli, ... seri nolu 35.755,06 TL bedelli fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olsa da davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Davacı, iddiasının ispatı bakımından faturaların kargo ile Gülhanım Sürmeli isimli kişiye teslim edildiğini ileri sürmüştür. Her ne kadar adı geçen kişi talimat ile alınan beyanlarında kargo teslim belgesinde yer alan imzanın kendisine ait olduğunu ifade etmiş ise de, faturalara yönelik bir beyanı bulunmadığı gibi taşıma irsaliyesinin içeriğinde ne olduğu da belli olmadığından teslim olgusunun gerçekleştiği söylenemez. Dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre davacı 30.11.2010 tarihli, ... seri nolu 35.755,06 TL bedelli fatura sebebiyle alacaklı olduğunu ispatlayamamıştır. O halde her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı 16.06.2010 tarihli, ... seri nolu, 18.612,93 TL bedelli fatura sebebiyle davacıya yapılan 8.612,93 TL ödeme de mahsup edilerek kalan bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın tümden reddedilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/426 Esas, 2024/607 Karar sayılı ve 16/07/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından başlangıçta yatırılan 18,40 TL peşin harç ile 781,38 TL tamamlama harcının toplamından oluşan 799,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 184,38 TL harcın talebi halinde davacıya İADESİNE,c)Davacı tarafından yapılan toplam 2.861,80 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (% 21,86 kabul - % 78,14 ret) hesaplanan 625,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan toplam 100,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (% 21,86 kabul - % 78,14 ret) hesaplanan 78,14 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatına göre ilk derece Mahkemesince takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf harçları toplamı 1.597,00 TL ile yapılan istinaf yargılama gideri 525,00 TL olmak üzere toplam 2.122,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/03/2025