Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/1173 E. 2025/1280 K.
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1173
- Karar No
- 2025/1280
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1173
KARAR NO: 2025/1280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİHİ: 24.04.2025
NUMARASI: 2022/508 Esas
DAVA: Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 04/05/2023 TARİH 2023/76 ESAS 2023/191 KARAR SAYILI BİRLEŞME KARARINA KONU DOSYASI
DAVA: Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davalının teminatın azaltılmasına yönelik ara karardan rücu edilmesi talebinin reddine dair verilen 24.04.2025 tarihi ara karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davda davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaptanı olduğu Liberya bayraklı ... IMO numaralı ... isimli yük gemisinin Zonguldak Limanı'ndan tahliye edilmek üzere kömür yüklediğini, geminin 11.02.2022 tarihinde Çanakkale Boğazındaki geçişine başlayarak sorunsuz tamamladığını, 12.02.2022 tarihinde İstanbul boğaz girişine ulaşıldığını, boğaz girişinde gemi trafik hizmetleri tarafından transit geçiş gemisi olması nedeniyle boğaz geçişine başlamadan önce geminin drift yapması talimatı verildiğini, klavuz kaptanın gemiye ulaşması için geminin olağan hızından daha düşük hızla seyrine devam etmesinin istendiğini, verilen talimat nedeniyle gemide sorun oluştuğunu, kaptanın gemiye inmesi için kurtarma altı römorkorunun gemiye eşlik ettiğini, gerek bulunmamasına rağmen başka römorkorların da gemiye halat atarak gemiyi çektiklerini, gemideki sorunun 13.02.2022 tarihinde giderildiğini, davalının kurtarma alacağı bulunduğunu talep ederek 7.000.000 USD tutarında teminat mektubu istediğini ve bu mektubun ... Bankasından alınan 18.02.2022 tarihli ... referans numaralı mektupla karşılandığını, davalının herhangi bir kurtarma hizmeti vermediğini, yaşanan sorunların davalının talimatlarından kaynaklandığını, müvekkilinin bu nedenle 185.261,60 USD zararı oluştuğunu ileri sürerek, teminat mektubunun iadesini, oluşan zararın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilince davalıların acenteliğini yaptığı geminin İstanbul Boğaz güney girişindeki makine arızası nedeniyle kurtarma ve römorkor hizmeti verildiğini, deniz tehlikesine maruz kalan ve sürüklenen geminin müvekkilince verilen hizmet sayesinde kurtarılarak demirleme bölgesine götürüldüğünü, gemi kaptanının arıza sırasında römorkor istediğini, müvekkili kurumca gönderilen römorkorların 168 bin ton kömür yüklü ve 18 metre su çekimine sahip gemiyi başarılı bir şekilde kurtararak davalının çevreye verdiği, vereceği kirlilik nedeniyle tazminat ödemesinin önüne geçildiğini, gemi ve yükün kurtarıldığını ileri sürerek, şimdilik 3.500.000 USD kurtarma ücretinin faizi ile birlikte tahsilini, hüküm altına alınacak tazminatın öncelikle donatanı adına müvekkiline verilen ... Bankası Salıparazı Şubesinden alınan 18.02.2022 tarihli ... referans numaralı mektupla karşılanmasını, bu davanın kaptan tarafından açılan dava ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları üzerine asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin talebi doğrultusunda, birleşen davanın değeri dikkate alınarak 08.11.2023 tarihli oturumda teminat mektubunun değerini 4.000.000 USD'ye düşürülmesine ve bu miktarda teminatın birleşen davada davacıya verilmesi halinde önceki teminat mektubunun donatına iadesine karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporundan sonra yeniden talepte bulunulması üzerine mahkemenin 26/03/2025 tarihli kararı ile asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin teminatın düşürülmesi talebinin kabulü ile teminat tutarının 2.000.000 USD'ye düşürülmesine karar verilmiştir. Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili, teminatın azaltılmasına itiraz dilekçesinde özetle; ara kararın hatalı olması nedeniyle ara kararın dönülmesi gerektiğini, sunulan bilirkişi raporlarında takdir edilen kurtarma hizmeti ücretine ilişkin haklı itirazların dosyaya sunulduğunu, aynı duruşmada verilen 3 no'lu ara karar ile iki ayrı heyetçe düzenlenen raporlar arasında önemli farklılık bulunduğundan, kadri maruf kurtarma ücreti alacağının saptanması konusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiğini, kurtarma ücreti alacaklarına ilişkin olarak Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof Dr. ... tarafından 25.03.2025 tarihli uzman görüşünün mahkemeye sunulduğunu, kurtarma hizmeti verilen geminin yabancı bayraklı olması ve davacı tarafın da yabancı olması nedeniyle müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davayı açtığı, yargılama sonucunda belirlenecek kurtarma hizmet alacağını tahsil edebileceği tek mecranın teminat mektubu olduğu hususu da dikkate alındığında, teminat mektubu tutarının indirilmesi talebinin bu aşamada erken olduğunu, ilerleyen aşamada belirlenecek daha yüksek alacağın bu mektupla tazmin edilemeyeceğini belirterek, 26.03.2025 tarihli duruşmasında verilen 2 no'lu ara karardan dönülmesi ile birleşen davada davalı vekilinin teminatın düşürülmesine yönelik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 24.04.2025 tarihli ara kararla; teminat miktarının düşürülmesi kararınına ilişkin olarak verilen ara karardan rücuyu gerektirecek bir neden bulunmadığından, rücu talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin 26.03.2025 tarihli duruşmasında verilen teminat miktarının düşürülmesine yönelik 2 no'lu ara kararın hatalı olması nedeniyle karardan dönülmesi gerektiğini, müvekkilinin yasa ile kurulmuş ve gemilere kurtarma hizmeti verdiği, asıl davada davacıya ait ... gemisine 12.02.2022 tarihinde verilen kurtarma hizmeti nedeniyle verilen 7.000.000,00 USD teminat mektubunun iadesi ile uğranılan 185.261,60 USD tutarındaki zararın tazmininin istendiğini, birleşen davada ise müvekkilince kurtarma hizmetinden kaynaklanan şimdilik 3.500.000,00 USD kurtarma ücretinin faiziyle tahsili ve alacağın öncelikle sunulan ... Salıpazarı Şubesi tarafından hazırlanan 29.07.2021 tarihli ... referans no'lu, 7.000.000,00 USD tutarlı teminat mektubundan tahsiline karar verilmesinin istendiğini, Alacağın ... gemisinin 12.02.2022 tarihinde makine arızası nedeniyle sürüklenerek tehlikeye maruz kalması nedeniyle verilen kurtarma hizmeti neticesi Ahırkapı C bölgesi demir sahasına demirletildiğini, alının raporlarda müvekkilinin gemiye kurtarma hizmeti verdiği ve müvekkilinin kurtarma ücretine hak kazandığını, Makine arızası nedeniyle geminin kontrolsüz şekilde sürüklendiğini, römorkörleri yardımıyla 295 metre boyunda, yaklaşık 169 bin ton kömür yüklü ve 18 metre su çekimine sahip geminin kurtarıldığını, kurtarma ile çevre kirliliği nedeniyle verilecek zararların tazmininden de davacının kurtulduğunu, TTK'nın 1304.maddesi gereğince faydalı bir sonuç vermiş olan her türlü kurtarma faaliyeti, kurtarma ücreti istemine hak kazanılacağını, TTK'nın 1314.maddesi uyarınca, kurtarılan şeylerin 1303.maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca teslim alınırken, borçlular, kurtaranın bu alacaklarından kendi paylarına düşen paraları ödemek veya kurtaranın istemi üzerine bu paralar için faizi ve yargılama giderlerini de kapsayacak şekilde teminat göstermek zorunda olduğunun belirlendiğini, bu nedenle müvekkilince verilen kurtarma hizmeti nedeniyle gemi ilgililerine yöneltilecek kurtarma hizmetinden doğan talepleri karşılacağı taahhüt edilen bir teminat mektubu alındığını, geminin yabancı bayraklı olması nedeniyle, alacağın ancak teminat mektubu ile tahsil edilebileceğini, kurtarma alacaklısının hapis hakkı bulunduğunu, müvekkilince yapılan değerlendirme sonucu kurtarılan yük ve gemi dikkate alınarak gemi için 7.000.000,00 USD teminat ile yüke ilişkin 3.915.000,00 USD teminat istendiğini, teminat mektubu sunulduğundan geminin bırakıldığını, buna rağmen mahkemece önce teminat mektubunun 4.000.000,00 USD'ye düşürüldüğünü, daha sonra sunulan 14.06.2024 tarihi bilirkişi raporunda kurtarma ücretinin 1.750.000,00 USD olduğu ve 02.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda 1.487.500,00 USD ve faizi 36.148,29 USD olmak üzere toplam 1.523.648,29USD olduğunun belirlendiğini, anılan rapora itiraz edildiğini, müvekkilince alınan uzman görüşünde kurtarma ücretinin 45.839.362,25%6,51= 2.984.142,48 USD olduğunun belirlendiğini, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alınmasına karar verildiğini, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için rapor alınacağından teminat mektubunun azaltılmasına ilişkin ara karardan dönülmesi gerektiğini, Bu nedenle mahkemenin 26.03.2025 tarihli duruşmasında verilen teminat tutarının 2.000.000,00 USD'ye düşürülmesine ilişkin 2 no'lu ara karardan dönülmesi talebinin reddine dair verilen 24.04.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, davalının verdiği talimatlar nedeniyle gemide oluşan arıza ve hasarların belirlenerek tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava ise davacının verdiği kurtarma ücretinin belirlenerek tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, dava açılmadan önce verilen teminat 7.000.000 USD bedelli mektubunun belirlenene zarara göre iadesi ile teminat mektubu bedelinin 08.11.2023 tarihli ara karar ile 4.000.000 USD'ye 26.03.2025 tarihli ara karar ile 2.000.000 TL'ye indirilmesine karar verilmiştir. Son ara karara yönelik itiraz başvurusu mahkemenin 24.04.2024 tarihli ara kararı ile reddedilmiş; bu ara karara karşı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl davada, davalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün, kılavuz kaptan hizmeti verilmesi sırasındaki emir ve talimatları ile hız ve seyir şekline ilişkin uyarıları nedeniyle gemide arıza meydana geldiğini, davalının kusuruyla donatanın zarara uğradığını, buna rağmen kurtarma hizmeti verildiği iddiasıyla geminin teminat mektubu karşılığı serbest bırakıldığını belirterek, zararın tahsilini istemiştir. Birleşen davada ise kurtarma ücretinin tahsili talep edilmiştir. Asıl davada davacı, kurtarma ücreti karşılığında TTK'nın 314.maddesi uyarnca ... Salıpazarı Şubesi tarafından hazırlanan 29.07.2021 tarihli ... referans no'lu, 7.000.000,00 USD tutarlı teminat mektubunu almıştır. Birleşen davada kurtarma alacağının belirlenmesini ve ödedikleri teminat mektubunun tahsiline karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince alınan 14.06.2024 tarihli ek raporda kurtarma alacağının 1.750.000 USD olduğu belirlenmiştir. 22.01.2025 tarihinde başka bir bilirkişi kurulundan alınan raporda işlemiş faizi ile birlikte 1.523.648,29 USD kurtarma alacağı bulunduğu belirlenmiştir. Birleşen davada davacı vekilinin bu rapora yönelik 03.02.2025 tarihli dilekçede bilirkişi raporundaki hesaplama tarzına itiraz edilmiştir. Mahkemece bu itiraz üzerine 26.03.2025 tarihli ara kararla heyet raporları arasında önemli fark bulunduğundan yeni bir bilirkişi kurulundan önceki itirazları karşılayacak rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından sunulan ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporda kurtarma ücretinin 2.984.142,48 TL olduğu görüşü bildirilmiştir.Öncelikle ara kararın istinaf kabil bir karar olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlar ile karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Somut olayda istinaf edilen ara karar belirtilen nitelikleri taşımamaktadır. Uyuşmazlıkta mahkemece belirlenen bir tedbir veya teminat bulunmamaktadır. Tarafların dava öncesi anlaştıkları bir teminat tutarı asıl davada davacı tarafından davalıya verilmiştir. Birleşen davadan sonra mahkemece yasada muhafaza tedbiri olarak belirlenen bu teminat miktarı azaltılmış, zararın miktarına ilişkin alınan bilirkişi raporu itiraza uğrası ve raporların arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınmasına karar verilse de daha önce 4.000.000 USD olarak belirlenen teminat bu kez 2.000.000 USD olarak belirlenmiştir. Mahkemenin, muhafaza tedbiri niteliğindeki teminatın azaltılmasına dair bu kararı, yasada istinaf edilebilir olarak düzenlenen kararlar arasında olmadığından, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf başvurusuna konu ara kararın istinafı kabil kararlardan olmaması nedeniyle, istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İlk derece mahkemesinin kararı HMK'nın 341/2. maddesi gereğince istinafı kabil bir karar olmadığından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine,2-Birleşen davada davalı vekilince yatırılan istinaf peşin harcının talep hâlinde iadesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, başvuran üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.07.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f maddesi uyarınca karar kesindir.