Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/1144 E. 2025/1135 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1144
Karar No
2025/1135
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1144

KARAR NO: 2025/1135

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28.03.2025 VE 30.04.2025 tarihli ek kararlar.

NUMARASI: 2025/157 D.İş - 2025/166 K.

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın kabulüne dair verilen 28.03.2025 tarihli ek karara ve ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddinine dair verilen 30.04.2025 tarihli ek karara, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1215 Esas ve 2025/119 Karar sayılı kararı ve birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/216 Esas 2018/1025 Karar sayılı kararları gereğince müvekkilinin,7.654.379,63.-TL. Asıl alacak tutarı, 13.132.373,85.-TL. faizi, 8.563.113,36.-TL. ilam asıl alacak tutarı, 1.294.524,79.-TL. ilam vekalet ücreti, 422.190,66.-TL yargılama gideri+harç olmak üzere toplam 31.066.582,29 TL tutar sebebiyle ilama dayalı olarak alacaklı bulunduğunu, alacakların vadesinde ödenmediğini, alacağın hiçbir teminata bağlı olmadığını, borcun da bu güne kadar ödenemediğini ileri sürerek, borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 25.03.2025 tarihli değişik iş kararında; "...Talebin dayanağı İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2025 tarih, 2016/1215 E, 2025119 K. Sayılı ilamı olduğu ve ilamı içeriğinin talebi doğruladığı anlaşıldığından talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, talebin kabulü ile İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince, ihtiyati haciz isteyen alacaklının talebe konu alacağının ilamına dayalı olması nedeni ile teminatsız olarak borçlunun gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1215 Esas, 2025/119 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, kararın ivedilikle teminat karşılığı kaldırılmasını talep ettiklerini, ilgili kararın, henüz yazılmadığını ve tebliğ edilmediğini, her ne kadar Kanunda buna imkan tanıyan bir düzenleme olsa da, işbu aşamada, müvekkilinin hesaplarına konu miktarın yüksekliği de göz önüne alınarak ihtiyati haciz konulmasının, istinaf yoluna başvuru hakkından önce müvekkili ve çalışanları aleyhine hakkaniyete aykırı bir sonuç doğuracağını belirterek, İİK'nın 266.maddesi kapsamında ivedilikle teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARLARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 28.03.2025 tarihli ek kararında; "...İİK'nın 266. Maddesinde: "Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." Yapılan incelemede, borçlunun İİK'nın 266. Maddesi uyarınca teminat yatırmak isteği anlaşılmakla, borçlunun, ihtiyati hacze konu 31.066.582,29 TL borcu karşılar nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunduğu takdirde talebin kabulü ile ihtiyati haczin teminata yansıtılarak diğer mal varlıklarından haczin kadırılmasına edileceğine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle, İtiraz eden borçlunun İİK'nın 266. maddesi uyarınca talebinin kabulü ile 31.066.582,29 TL borcu karşılar nakit veya teminat mektubu sunduğu takdirde ihtiyati haczin teminata yansıtılarak diğer mal varlıklarından haczin kaldırılmasına, teminat yatırılıncaya kadar ihtiyati haczin devamına, karar verilmiştir.Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararında; Mahkememiz 28/03/2025 tarihli Ek Kararı, dosyamız Karşı Tarafı ... Anonim Şirketi vekili Avukat ...'na 12/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, Karşı Taraf vekili tarafından iki haftalık istinaf kanun yoluna başvurma süresi geçtikten sonra 29/04/2025 tarihinde istinaf dilekçesi sunularak istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 346. Madde "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir." hükmü uyarınca, Karşı taraf vekili tarafından kanuni süre geçtikten sonra verilen istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle, 28.03.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun süresinde olmaması sebebiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bu karara ve 28.03.2025 tarihli ek karara borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, 28.03.2025 tarihli ek karara karşı sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; ihtiyati haciz kararına itiraz ise sonunda mahkemece verilen 28/03/2025 tarihli ihtiyati haczin ancak teminat ile kaldırılabileceği yönündeki kararının hukuka aykırı olduğunu,htiyati haciz kararına itiraz edilerek, İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı henüz borçluya tebliğ edilmediğinden, karara karşı istinaf başvurusu yapılacağından ve ihtiyati haciz kararı bu haliyle haksız olmakla haczin kaldırılmasının talep edildiğini, ancak karşı tarafın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haczin uygulanmasını talep ettiğini, bu talep doğrultusunda müvekkilinin banka hesaplarına ve araçlarına ihtiyati haciz konduğunu, bu durumun borçlunun ticari akışını ciddi ölçüde bozacak şekilde bir gecikmeye neden olacağı açık olduğundan ve takibe geçildikten sonra bu talebin icra hukuk mahkemesinden talep edilmesi yönündeki yasal düzenleme karşısında, ihtiyati haczin teminat karşılığı kaldırılması için icra hukuk mahkemesine başvurulduğunu, İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/238 Esas, 2025/121 Karar ve 27.03.2025 tarihli kararı doğrultusunda 28/03/2025 tarih, ... Mektup no.lu ve ... Bankası tarafından düzenlenmiş 31.066.582,29 TL tutarlı teminat mektubunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına sunulduğunu, İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verdiğini, bu esnada, karşı tarafın yine aynı icra dosyası üzerinden bu kez asıl takibe geçtiğini, bu doğrultuda borca konu fakat henüz taraflarına tebliğ edilmeyen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı istinaf edilerek, İcra Müdürlüğü tarafından verilen mehil vesikası doğrultusunda, İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/1196 D. İş, 2025/1291 K ve 02/05/2025 tarihli kararı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, istinaf ve temyiz süresince icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, bu kapsamda, asıl takip ve icranın geri bırakılması için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına bu kez ... Bankası tarafından düzenlenmiş, 09/04/2025 tarihli, ... Mektup no.lu ve 36.250.000,00 TL bedelli teminat mektubu sunulduğunu, dolayısıyla ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında halihazırda teminatı aşan iki teminat mektubu bulunduğunu, ilk teminat mektubuna konu ihtiyati haciz kararı, asıl takibe geçildiğinden konusuz kaldığını, bu nedenle kararın kaldırılarak teminatın iadesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yönde karar verilmeyerek yasa ve usule aykırı bir hukuki duruma neden olunduğunu, ihtiyati haciz kararına itirazın İİK m.265'e göre duruşmalı olarak iki taraf davet edilerek değerlendirilmesi gerekirken herhangi bir duruşma açılmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/238 Esas, 2025/121 Karar sayılı kararı ile konu ihtiyati haczin teminat karşılığı kaldırılmasına karar verdiğinden, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati haciz kararının da konusuz kaldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/157 D. İş., 2025/166 K, 30/04/2025 tarihli kararının kaldırılarak, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/157 D. İş, 2025/166 K, 28.03.2025 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasının teminat karşılığı kabulü ile aksi halde devamına ilişkin istinaf başvurumuzun kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına ve bu karar ile bağlantılı olarak İcra Müdürlüğüne sunulan, ... Bankası A.Ş. Tarafından düzenlenen 28.03.2025 tarih ve 2470240 mektup numaralı 31.066.582,29 TL tutarındaki teminat mektubunun tarafımıza iadesine karar verilmesini istemiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, 30.04.2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararına karşı sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; ihtiyati haciz kararına itirazın İİK m.265'e göre duruşmalı olarak iki taraf davet edilerek değerlendirilmesi gerekirken herhangi bir duruşma açılmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/238 Esas, 2025/121 Karar sayılı kararı ile konu ihtiyati haczin teminat karşılığı kaldırılmasına karar verdiğinden, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati haciz kararının da konusuz kaldığını, her ne kadar mahkemece istinaf başvurularının süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de yukarıda belirttikleri sebeplerle istinaf başvurusunun kabulü gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise itirazın kabulüne dair verilen 28.03.2025 tarihli ek karara ve ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine dair verilen 30.04.2025 tarihli ek karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın kabulüne dair verilen 28.03.2025 tarihli ek karara karşı ve itirazın kabulüne dair verilen 28.03.2025 tarihli ek karara karara yönelik istinaf başvurusunun reddinine dair verilen 30.04.2025 tarihli ek kara yönelik borçlu vekili tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Alacaklı vekilince ilama dayalı alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, bunun üzerine mahkemece 25.03.2025 tarihli karar ile teminatsız olarak ihtiyati haczin kabulüne karar verildiği, bu karar karşı borçlu vekilince 27.03.2025 tarihli dilekçe ile İİK'nın 266.maddesi kapsamında teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasını talep edildiği, mahkemenin 28.03.2025 tarihli ek kararı ile, borçlunun ihtiyati hacze konu 31.066.582,29 TL borcu karşılar nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunduğu takdirde talebin kabulü ile ihtiyati haczin teminata yansıtılarak diğer mal varlıklarından haczin kaldırılmasına karar verildiği, borçlu vekiline bu ek kararın 14.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince 29.04.2025 tarihinde sunulan istinaf dilekçesi ile 25.03.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının konusuz kaldığı ileri sürülerek kararın istinaf edildiği, ilk derece mahkemesince 30.04.2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile, borçlu vekilinin istinaf isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, borçlu vekilince bu kez, 30.04.2025 tarihli karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, bunun üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 266. maddesi uyarınca, "Borçlu para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra yetki, icra mahkemesine geçer." hükmünü içermektedir. HMK'nın 341/1.b maddesinde istinafa tabi kararlar açıkça sayılmıştır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yine, İİK'nın 258/son maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddi kararlarına; 265/son maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yolu açılmıştır.Somut olayda, mahkemece verilen 28.03.2025 tarihli ek kararın, İİK'nın 266.maddesi uyarınca ihtiyati haczin gösterilen teminata kaydırılması niteliğinde olduğu, ihtiyati haczin şartlarına ve itiraz sebeplerine ilişkin olmayan ek karar olduğu ve teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin ek kararın istinaf edilebileceğine ilişkin kanunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu karara karşı istinaf kanun yolu da öngörülmemiştir. Dolayısıyla, istinafı kabil olmayan 28.03.2025 tarihli ek karara karşı istinaf yolunun açık olduğu belirtilerek karar verilmesi bu kararı istinafa tabi hale getirmemektedir. Yine bu ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun süresinde olmaması sebebiyle reddine dair verilen 30.04.2025 tarihli ek kararı da istinafa tabi hale getirmemektedir. Kaldı ki, 28.03.2025 tarihli ihtiyati haczin teminata yansıtılarak diğer mal varlıklarından haczin kaldırılmasına dair ek kararın borçlu vekiline 14.04.2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen borçlu vekilince 29.04.2025 tarihinde, süresinden sonra sunulan istinaf dilekçesi ile istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf başvurusunun süresinde olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince 30.04.2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararının da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 30.04.2025 tarihli karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.06.2025

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/1144, K. 2025/1135, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2025-1144-e-2025-1135-k-0f5700b2d355