Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1093 E. 2025/2657 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1093
- Karar No
- 2025/2657
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1093
KARAR NO : 2025/2657
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/12/2024
NUMARASI : 2021/397 E - 2024/869 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı aralarında 05/10/2017 tarihli abonelik sözleşmesi gereği müvekkili şirket sözleşmeden kaynaklanan bütün edimlerini yerine getirmişse de davalının takip dayanağı 14 adet faturadan kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, alacağın tahsili amacıyla İzmir 5. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve davalı tarafından takibe tamamen haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığını beyan ederek davanın kabulü İzmir 5. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, davalının kötü niyetli olması sebebi ile %20’den az olmamak üzerine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi kapsamında sözleşmeden ve eklerinden doğabilecek olan ihtilaflar için İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemelerinin yetkili kılındığını, ilamsız icra takiplerinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesinin genel olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, itirazın iptali davasının görülebilmesinin geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğunu, ortada geçerli bir takip yoksa itirazın iptali davasının görülmesinin usulen mümkün olmadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında yapılmış olan sözleşme kapsamında davacı tarafın kurulum işlemlerini geç yapması sebebiyle davacının Aralık 2017 itibari ile taraflarına hizmet vermeye başladığını, sonrasında ise yaşanan teknik sıkıntılardan dolayı Mart 2018 döneminden sonra müvekkilinin davacı tarafın sağlamayı taahhüt etmiş olduğu hizmeti alamadığını, fakat davacı tarafın yetkilendirmiş olduğu kişilerce müvekkili şirketin oyalanarak hiçbir çözüm üretilmeden fatura kesilmeye devam edildiğini, sözleşme kapsamında sağlamayı taahhüt ettiği hizmeti sağlayamamış olan davacı tarafın, sözleşme kasamında edimini yerine getirmeyerek müvekkilinden tek taraflı olarak edimin yerine getirilmesi çabası içerisinde olduğunu, fatura kesiminin devam ettiğini fark eden müvekkilince davacı tarafa Antalya 13. Noterliğince 08/11/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini ve davacı tarafa tebliğ edildiğini beyan ederek hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olan itirazın iptali davasının reddi ile haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatmış olan davacı taraf hakkında %20'den az olmamak koşulu ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Yetkisizlik kararı sonrası yargılamaya devam edilmiştir.Mahkeme,faturalara konu hizmetin davacı tarafça yerine getirilmediğinin iddia edildiği, davalı tarafın işbu savunmasının ispatının ancak davacı taraf elinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile sağlanabileceği, bilirkişi raporları ile eksik bilgi ve belgelerin tespit edildiği, 28.11.2022 tarihli duruşmada ihtaratlı ara karar kurularak davacı tarafın dava konusu hizmeti yerine getirip getirmediğine ilişkin raporda istenen bilgi ve belgeleri dosyaya ibraz etmesinin istendiği, ancak süresi içerisinde ilgili belgelerin dosyaya sunulamadığı, her ne kadar bir kısım faturalar taraf defterlerinde kayıtlı olsa da davalı tarafın işbu kayıtların aksini yine yazılı delillerle ispat etmesinin mümkün olduğu, davacı tarafça incelemeye konu bilgi ve belgelerin sunulmamış olması nedeniyle bu yönde bir inceleme yapılamadığı gerekçesi ile;"Davanın REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; takibe yapılan itirazların geçerli olmadığını,davalının hizmet almadığı iddiasını ispatlayamadığını,tüm delillerin davacı tarafça sunulduğunu,dava konusu faturaların davalı tarafça ticari defterlerine kaydedilmediğini,ayrıca iade faturası da düzenlemediğini,davalınnı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını,aksi davalı tarafça ispat edilmemesine rağmen davacının sunduğu belgeler incelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,ödenmeyen fatura alacağına ilişkindir.Mali müşavirden alınan ilk bilirkişi raporundan sonra GSM uzmanı bilirkişinin de bulunduğu 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan ilk bilirkişi heyet raporunda söz konusu hizmetin sağlanıp sağlanmadığına dair istenen delil ve belgelerin ibrazının istenildiği,bu kayıtların ibrazı için davacı tarafa süre verilip ihtarat yapıldığı,ancak istenen belgelerin sunulmadığı anlaşılmıştır.Daha sonra bu bilirkişi heyetinden alınan 21/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda;Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine görev gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu,İşte ... 25 Mbps Hizmetinin aylık bedelleri ile fesih sonrasındaki cayma bedelinin tarafların anlaştığı şekilde hesaplandığı ve fatura edildiği, 10 Mbps Metro Ethernet Hizmeti aylık bedellerin tarafların anlaştığı şekilde hesaplandığı ve fatura edildiği, aylık bedellerindeki indirimden kaynaklı cayma bedelinin davalı lehine fatura edilmediği, aylık bedellerdeki indirimden kaynaklı cayma bedellerinin davalı lehine fatura edilmediği ya da işbu dosyaya konu olmadığı, 10 Mbps Metro Ethernet Tek Seferlik Hizmetlerinse sözleşmenin taahhüt süresi ve yatırım tutarları ile ilgili cayma bedelinin davalı lehine fatura edilmediği ya da işbu dosyaya konu olmadığı, ayrıca tek seferlik bedellerin sözleşmede çelişkili olmasından dolayı hesaplamanın yapılmadığı, Davacı yanın ticari defterlerinde, davalının yaptığı ödemelerin, davacının düzenlediği, faturalardan düşülmesi sonucu, 08/03/2020 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 24.798,10 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, davalı yanın alacağa ilişkin itirazının bulunması nedeni ile bu husususun mahkemenin takdir ve kararında olduğu,Davalı tarafının fesih bildirimine ilişkin nihai takdirin mahkemede olduğu,Hizmetlerin ne olduğu, koşullarının neler olduğu ve bihakkın sağlanıp sağlanmadığı ile ilgili bir kanaat oluşturabilmek için talep edilen bilgi ve belgelerin taraflarca sağlanmamasından dolayı hizmetin sözleşmeye uygun olarak sağlanıp sağlanmadığı konusunda bir sonuca gidemedikleri" bildirilmiştir. bildirilmiştir.İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.Davacı takibe konu ettiği fatura bedellerine dayanak hizmetin yerine getirildiğine dair delilleri sunmadığından davacı davasını ispatlayamamıştır.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/10/2025