Bölge Adliye Mahkemesi · Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1080 E. 2026/265 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1080
- Karar No
- 2026/265
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1080 - 2026/265 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1080 KARAR NO : 2026/265
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2024 NUMARASI : 2024/297 Esas - 2024/931 Karar
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : NEOVA KATILIM SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.) BAŞVURU TARİHİ : 05.05.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.06.2025 KARAR TARİHİ : 11.02.2026 YAZIM TARİHİ : 12.02.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.06.2022 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki , diğer davalının maliki , davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacı olduğu 16... plakalı aracın davacıların müşterek çocuğu ...'a çarpması neticesinde ...'ın 08.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, araç sürücüsüne herhangi bir kusur atfedilmediğini, kaza tespit tutanağının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza yerinin çevresinde uyarıcı trafik işaretleri bulunmasına rağmen davalı sürücünün hiçbir şekilde bu kurallara uymadığını, ayrıca kaza yerinde çocuk parkının olması ve buna ilişkin uyarıcı tabelaların bulunmasına rağmen sürücünün hızını azaltmamasının davalı sürücünün ağır kusurunu açıkça gözler önüne serdiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan alınarak (sigorta şirketinin sigorta poliçesi ile sorumlu olduğu miktarla sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Neova Katılım Sigorta Şirket vekilinin cevap dilekçesinde; davada İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı taraflara SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespitini, davaya konu alacak haksız fiilden kaynaklandığından ve haksız fillerden doğan alacaklara yasal faiz işletildiğinden, davacı ile müvekkili sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından, sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu belirterek haksız olarak açılan davanın sigortalının kusursuz olması nedeniyle reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müteveffa yayanın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu trafik kazası tespit tutanağında açıkça ortaya konulduğunu, savcılık tarafından davaya konu kazaya ilişkin takipsizlik kararı verildiğini, davacı aile çocuğa karşı bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalı sürücünün kazanın oluşmasında hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davacıların tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında davacıların oğlu ...t'ın ağır şekilde yaralandığını, ancak 08.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, açtıkları davanın mahkemece hukuka aykırı gerekçelerle reddedildiğini, halbuki KTK 51/1. Maddeye göre sürücülerin yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmamak zorunda olduklarını, yine aynı kanunun 52. Maddesine göre de hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduklarını, somut olayda davalı sürücü Sezgin'in dosya kapsamında ve yeterli inceleme neticesinde de görüleceği üzere hız sınırının 30 km/s nin olduğunu, tek şerif olarak trafiğe açık ve yanında çocuk parkı bulunan yolda park tabelasını gördüğü halde umursamayıp kamera kayıtlarından da anlaşılacağı üzere hız sınırının epey üzerinde seyrederek Berat'ın ölümüne sebebiyet verdiğini, mahkemece ceza soruşturması kapsamında alınan raporlara itibar edilerek hüküm kurulduğunu ancak hükme esas alınan ve gerekçede örnek gösterilen raporlarda yetkisiz olarak kusur tespiti yapıldığını, 6754 sayılı Kanun 3/2 mad. İle Bilirkişilik yönetmeliğinin 55/4 maddeleri gereğince bilirkişinin yetkisi olmayan bir hususta görüş bildirmişse mahkemece bu hususun göz ardı edilip kusur oranını tayin etmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda, 06.06.2022 tarihinde, davacıların çocukları ... davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu vefat etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz." şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266 ncı ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. Davaya konu trafik kazası nedeniyle davalı aracın sürücüsü hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, davalının kusursuz olduğundan bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 18.01.2023 tarihli raporda, 2013 doğumlu müteveffa yaya ...'nün taşıt yolu üzerindeki araçların seyir durumlarına ilişkin yeterli kontrolü yapmadan, kontrolsüz bir şekilde ters yönden koşup sanık sürücü idaresindeki aracın önüne gelerek sedmesine maruz kaldığından asli kusurlu, davalı araç sürücüsü ise kusursuz bulunmuştur. İlk derece mahkemesince yeni bir kusur bilirkişi incelemesi yaptırılmadan soruşturma dosyasında aldırılan kusur bilirkişi raporuyla yetinilerek davalı sürücünün kusursuz olduğundan bahisle dava reddedilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda İlk derece mahkemesince İTÜ makine mühendisliği bölümü öğretim görevlilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamında denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirlendiği bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp davacılar vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür. İlk derece mahkemesince yeni bir kusur bilirkişi alınmadan, soruşturma dosyasında alınan kusur bilirkişi raporuyla yetinilerek karar verilmesi dairemizce HMK'nun 353/1-a-6 maddesinde belirtilen "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" olarak değerlendirildiğinden davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen eksiklik tamamlandıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.12.2024 tarihli 2024/297 esas, 2024/931 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine, 4- İstinaf yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11.02.2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*