Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1074 E. 2026/340 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1074
- Karar No
- 2026/340
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2025/1074
KARAR NO:2026/340
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:16/01/2025
NUMARASI:2024/281 Esas - 2025/20 Karar
DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:13/02/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, ... poliçesi ile davacı ... Şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 03/02/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen ... şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın davalının kusurlu olduğu iddiası ile rücuen tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali istemine dayanmaktadır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 17.075,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;davalıların Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, yerel mahkeme tarafından müteselsil sorumluluk ilkeleri dikkate alınmadan ve bu husustaki itirazları gerekçeli kararda tartışılmadan gerekçesiz olarak karar verildiğini, bu bakımdan kusur oranına göre verilen yerel mahkeme kararının kabulünün mümkün olduğunu, bu husustaki itirazlarına yer verildiğini, dava konusu alacak likit olmasına rağmen mahkeme tarafından icra inkar tazminatı talebini reddetmiş olmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, araçta meydana gelen araç hasarı ve değer kaybı ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ... poliçesinden doğan sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olduğunu, dosyada mübrez ATK raporuna göre müvekkili şirket sigortalısının kusursuz olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hükme esas bilirkişi raporunda belirtilen değer kaybına ve araç hasarına ilişkin tutarın son derece fahiş olup raporun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ekspertiz ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, keyfi olarak ekspertiz incelemesi yaptırılarak ekspertiz ücreti talep edilmesinin makul gider olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin halefiyete dayalı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 20/03/2024 tarih, 2021/2289 Esas ve 2024/415 Karar sayılı kararı ile "...Bu halde kaza tespit tutanağı ile mahkemece hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan kusur raporu arasında çelişki oluştuğundan çelişki giderilmeden karar verilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde yapılması gereken İlk Derece Mahkemesince kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için İTÜ Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.03/12/2016 tarihli Kazası Tespit Tutanağına göre; Kazanın oluşumunda plakası alınamayan kamyon sürücüsünün 2918 sayılı KTK’nın 65/1-h kuralını ihlal ettiği, ... plaka sayılı sayılı araç sürücüsünün 56/1-a maddesini ihlal ettiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ...’nın 52/1-b maddesini ihlal ettiği ve ... plaka sayılı aracın araç kamerası görüntüleri incelenerek kusur dağılımı yapılacağının , ... plaka sayılı sayılı aracın plakasının net görülmediğini, sürücü ...'ın beyanına göre yazıldığı belirtilmiştir.Mahkemece aldırılan 20.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsünün % 75 (asli), ... plakalı araç sürücüsünü %25 oranında tali kusurunun bulunduğu;12/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsünün % 50 ,dava dışı plakası bilinmeyen kamyon sürücüsü'nün %25, ... plakalı araç sürücüsünü %25 oranında kusurunun bulunduğu;ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 31.03.2021 tarihli raporunda ; sürücü ... ...'nın, %70,orta şeritten sol şeride geçiş yapan plakası belirsiz aracın, kazada herhangi bir etkenliğinin olmadığı, Orta şerit içerisine düşen cismin, sonuç üzerinde %30 (yüzde otuz) oranında etken olduğu kanaatini bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda İTÜ bilirkişi heyetinden aldırılan bilirkişi heyet raporunda; üç trafik şeritli taşıt yolunda, sağ şeridi takiben seyretmekte olan, plaka numarası bilinmeyen kamyondan yola malzeme dökülmesinin, yükün, düşecek ve dökülecek şekilde, araçların yüklenmesi koşullarına aykırı olarak yüklenmesinin, olayda, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 25 oranında, ... plaka numaralı kamyonetin kimliği bilinmeyen sürücüsü, sol şeride girip yavaşlayarak, sol şeritte seyretmekte olan, ... plaka numaralı otomobilin yolunu kesmiş ve ilk geçiş hakkını ihlal etmesi, sürücünün, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, karayollarında trafiğin akışı, şerit izleme ve şerit değiştirme kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, ... plaka numaralı otomobilin şeridine tecavüz ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, olayda, birinci (asli) derecede ve takdiren % 50 oranında, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsünün, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, aracın hızını, yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartla uydurma zorunluluğuna aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinini, olayda, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece hükme alınan İTÜ bilirkişi heyet raporun kusur raporu ile kaza tespit tutanağının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Eldeki dava davacıya kasko ... poliçesi ile sigortalı aracın meydana gelen trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın davalıların kusurlu olduğu iddiası ile rücuen tahsili istemine dayanmaktadır. Bu doğrultuda davacı kusur oranına göre rücu edebileceğinden mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya trafik sigortalı aracın kusuru oranında karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Mahkemece hasar tazminatı dışından değer kaybı ve ekpertiz ücretine ilişkin karar verilmediği nedenle bu yöne değinen istinaf yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1- Davacı vekili ile davalı ... A.Ş vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.166,39 TL harçtan peşin alınan 615,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 551,35 TL harcın davalı ... A.Ş'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2026