Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1052 E. 2025/2070 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1052
- Karar No
- 2025/2070
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1052
KARAR NO : 2025/2070
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2025
NUMARASI : 2024/560 Esas - 2025/330 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Mahkememizin 2024/560 Esas sayılı dosyasında, tasfiye memuru'na(...) yönelik birleştirme talepli dava açmak için tarafına süre verildiğini, bu sebeple 13. Asliye ticaret mahkemesinde derdesi olan 2024/560 esas sayılı dosya ile birleştirilmesini talep ettiğini, şahsım Küçükçekmece 2.İş Mahkemesi 2024/70 Esas sayılı dosyası ile Hizmet Tespiti için, davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'ne dava açmış bulunduklarını, 16/07/2024 tarihinde Küçükçekmece 2. İş Mahkemesinde verilen ara karar neticesinde verilen hükümde tarafına Şirketin İhyası için başvuru yapması istenmiş olduğunu, tarafına verilen yasal süre içerisinde Şirketin İhyası davasını açmakta olduğunu, İhyasını istediği şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinden ötürü bu davada husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş bulunduğunu, Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ihyasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin tasfiye memuru olarak görev yaptığı Tasfiye Halindeki ... Limited Şirketi aleyhine davacının Küçükçekmece 2. İş Mahkemesi’nde Hizmet Tespiti davası açtığını ancak bu davanın görülebilmesi için şirketin Türk Ticaret Kanunu uyarınca yeniden ek tasfiye sürecine sokulmasının talep edildiğini belirttiği huzurdaki davanın süresinde açılmadığını hizmet tespiti davasının açılabilmesi için hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde başvuru yapılması gerektiğini bu sürenin hak düşürücü nitelik taşıdığını müvekkilinin davacıyı tanımadığını hizmet tespitine dayanak gösterilen yıllar açısından sürenin aşıldığını bu nedenle davanın dinlenebilmesinin mümkün olmadığını ileri sürdüğü ayrıca hukuki yararın da bulunmadığını bu nedenlerle davanın usulden reddini talep ettiği şirketin tasfiyesinin uzun süre önce tamamlandığını buna rağmen davacının herhangi bir bildirimde bulunmadığını bu sürecin başlamasında müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ifade ettiği tüm bu nedenlerle açılan davanın kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu beyan ettiği bununla birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesi gereğince ek tasfiye için karar verilmesi halinde müvekkilinin yeniden tasfiye memuru olarak görevi yerine getirmeye hazır olduğunu bildirdiği davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini ayrıca hukuki yarar bulunmadığından esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "..Asıl ve birleşen İstanbul 16. ATM 2025/53 esas sayılı davalarının kabulüne, TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ (288154)'nin sicil kaydının Küçükçekmece 2. Asliye İş Mahkemesinin 2024/70 Esas sayılı dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden İHYASINA," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; huzurdaki dava, süresinde açılmamış olduğundan bu yönde yapmış oldukları ilk itirazları olan zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönündeki itirazları ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığından, huzurdaki davanın evleviyetle süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Küçükçekmece 2. İş Mahkemesi'nin 2024/70Esas sayılı dosyası ile Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi aleyhine açmış olduğu Hizmet Tespiti davasını, anılı şirketin tasfiye tarihi dikkate alındığında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesinin 9. Paragrafı'nda belirtilen beş (5) yıllık Hak Düşürücü Süre içerisinde açmadığından, davacı tarafın huzurdaki davasının "hukuki yarar" yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönde yaptıkların itirazlarının ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesi kararının 7. Maddesinde, davacı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmiş ise de, davacı tarafın vekilinin bulunmadığı sabit olduğundan, hak ve hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararını, müvekkili aleyhine davacı lehine takdir edilen vekalet ücreti yönünden de istinaf etmekle, iş bu sebepler vesilesi ile hak ve hukuka aykırı İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/560E, 2025/330K ve 08.05.2025 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Somut olayda ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 29/11/2011 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacılar tarafından ihyası istenen şirket aleyhine Küçükçekmece 2. İş Mahkemesinin 2024/70 Esas sayılı dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edilmiş ve TTK geçiçi 7 maddesi uyarınca terkin edilmemiş olup, bu madde kapsamında düzenlenen hak düşürücü tabi olmadığı gibi TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya( ek tasfiye ) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresi de düzenlenmediğinden davalı tasfiye memuru bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi23/03/2022 tarih E: 2022/265 -K: 2022/2291).Davalı tasfiye memuru davacının ihyası istenen şirketteki çalışma tarihine göre açtığı davada hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle hukuki yararı olmadığını, belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş is de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tescil ve ilanına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulanmamaktadır. Ancak asıl ve birleşen davada davacı kendisini vekille temsil ettirmediği halde mahkemece bu husus göz ardı edilerek davacı lehine vekalet ücreti takdır edilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA;
1-)Asıl ve birleşen İstanbul 16. ATM 2025/53 esas sayılı davalarının kabulüne, TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ (288154)'nin sicil kaydının Küçükçekmece 2. (Asliye) İş Mahkemesinin 2024/70 Esas sayılı dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden İHYASINA,
2-)... (TCKN: ...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına,
3-)İlgili kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına,
4-)İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalı tasfiye memuru ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 1.432,00-TL tebligat/ posta gideri olmak üzere toplam 2.348,00-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini vekille temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına
8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine
9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Tasfiye Memuru ... vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Tasfiye Memuru ... tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalı Tasfiye Memuruna verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025