Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2024/986 E. 2026/422 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/986
- Karar No
- 2026/422
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/986 KARAR NO : 2026/422
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.06.2024 NUMARASI : 2023/1065 Esas 2024/625 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.03.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 21.08.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalı davalı ...'ın maliki olduğu diğer davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı ...’a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, ...'ın kaza sırasında ehliyeti olmadığını, olay nedeniyle davacı ...’un daha çocuk yaşında ilerideki yaşamını ciddi bir biçimde etkileyecek şekilde yaralandığını, davacı baba ...'un tek başına hem analık hem babalık yaptığını, çocuğuna tek başına maddi ve manevi destek olmaya çalıştığını belirtilerek, şimdilik tedavi giderleri için 500,00-TL, iş gücü kaybı için 500,00-TL maddi tazminat ile ... açısından 200.000,00-TL, ... açısından ise150.000,00-TL’nin manevi tazminatın tahsiline tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 15.06.2022 - 2023 tarihleri arasında 1280411322 numaralı karayolu motorlu araçlar zmss sigorta poliçesiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ölüm/sakatlık halinde 1.000.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde kusuru kabul etmediğinin, davacı yayanın kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde aracın sürücüsü olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde davalılardan ...'ın maliki olduğu, ...'ın sevk ve idaresinde bulunan, ... Sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı aracın davacı yaya ...'a çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın 15.06.2022 - 15.06.2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, davadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulduğu, sigorta şirketince 22.10.2023 tarihinde başvuruya olumsuz cevap verildiği, mahkemenin 2023/790 Esas sayılı dosyasınında arabuluculuk tutanak aslı sunulmadığından davanın usulden reddine karar verildiği ve kararın 06.10.2023 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın 12.10.2023 tarihinde açıldığı, kararın usulden ret ile sonuçlanması esasa ilişkin bir karar olmaması sebebiyle kesin hüküm teşkil etmeyeceği, kesinleşmeden sonra dava açıldığı için derdestlik de söz konusu olmayacağı, 04.04.2024 tanzim tarihli bilirkişi raporuna göre davacı yaya ...’un meydana gelen kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’ın meydana gelen kazanın oluşumunda tarafına izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu, soruşturma aşamasında alınan 15.11.2022 tanzim tarihli raporda da yaya ...'un asli ve tam kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu rapor edildiği, kusur raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, soruşturma aşamasında alınan rapor ile örtüşen tespitler içerdiği, herhangi bir çelişkinin söz konusu olmadığı, kaza anını gösterir kamera görüntülerinden davacı yayanın koşarak yola girdiği ve davalı araç sürücüsünün kullandığı ... plakalı aracın sağ ön yan tarafına çarparak yere düştüğü, davalı sürücünün hızının tanık beyanının aksine yüksek olmadığı, bu şekilde gerçekleşen kazada davalı sürücüye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın % 100 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, sürücüye salt ehliyetsiz araç kullanması sebebiyle kusur atfedilemeyeceği belirtilerek, davacının davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...'nın 23.11.2022 tarihli Adli Tıp raporundan da anlaşılacağı üzere kaza sonucu dalağının parçalanması nedeniyle alındığını, aylarca yoğun bakımda kaldığını, yüzünde sabit eser sayılabilecek yaralar oluştuğunu, kas zayıflığı ve kuvvet düşüklüğü yaşayan bir kişi haline geldiğini, gözlerinde geçirdiği beyin kanaması nedeniyle kaymalar olduğunu, yetersiz, denetime elverişsiz kusur bilirkişi raporu ile karar verildiğini, kazaya yol açan aracın hızının tespitinin dahi yapılmadığını, somut olayda MOBESE görüntüleri bulunduğunu, itiraza rağmen dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmediğini, tek kişilik bilirkişinin verdiği raporla ret kararı verildiğini, raporda kaza anını gösterir kamera görüntülerinden davacı yayanın koşarak yola girdiği ve davalı araç sürücüsünün kullandığı ... plakalı aracın sağ ön yan tarafına çarparak yere düştüğü, davalı sürücünün hızının tanık beyanının aksine yüksek olmadığı, bu şekilde gerçekleşen kazada davalı sürücüye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığının belirtildiğini, kaza anında araç şoförü davalının ehliyetine el konulmasına rağmen trafikte olması ve kazaya sebebiyet verdiğini, bu durumun sadece sürücü açısından idari para cezası yaptırımı olması vicdanları ve hukuk ilkelerini yaralayıcı nitelikte olduğunu, davalı ehliyetsiz sürücü olarak trafiğe çıkmasa bu kazanın gerçekleşmeyeceği için sırf bu durumun bile kusur olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamda davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Dava konusu maddi olaya ilişkin kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; 21.08.2022 tarihinde olay mahallinde yolun yerleşim yeri içi, 2 şeritli, 15 metre platform genişlikli, düz ve eğimsiz, bölünmüş tek yönlü asfalt cadde olduğu, kazanın gece vakti açık hava ve kuru zeminde, tek araçlı ve yayaya çarpma şeklinde meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde yaya çocuk ...'un ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek, zorundadırlar kural ihlalini işlemiş olduğunun CD görüntülerinin incelenmesi sonucu anlaşıldığı belirtilmiştir. Yine, polis memurlarınca düzenlenen 21.08.2022 tarihli CD İnceleme tutanağında, 21.08.2022 günü kamera saatine göre saat 01:20:30 sıralarında bilgi sahibi ... ile mağdur ... isimli çocukların ilk önce soldan sağa her iki yol şeridini de karşıdan karşıya geçip kaldırıma çıktıkları esnada bir köpeğin çocukların üzerine doğru koştuğu ve çocukların ani bir refleksle yol istikametine doğru koştukları, mağdur ... isimli çocuğun ise yola koştuğu esnada sağ şeritten gelen aracın önünden geçtiği, sağ şeritteki aracın solunda bulunan ve bu aracı sollayan ... isimli şahsın da ... isimli çocuğa çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği belirtilmiştir. Olayın hemen ardından alınan beyanlarında tanık ..., ...'nın kendisinin kuzeni olduğunu ve çiğ köfte dükkanlarını kapatıp eve doğru yola çıktıklarını, olay yerinde kaldırımda yola doğru indikleri esnada köpeklerin kendilerine saldırdıklarını ve o anki panikle kendisinin yolda dümdüz koştuğunu, ...'nın ise 2 şeritli yolun karşısına olacak şekilde koşmaya başladığını ve sağ şeritteki aracın ...'nın koştuğunu görünce hızlı olmadığından durabildiğini, ancak sol şeritteki aracın ise hızının yüksek olmasından dolayı duramayarak ...'ya çarptığını beyan etmiş, ... plakalı araç sürücüsü ... ise Alpaslan Türkeş Bulvarı Çallı Öz Köprü üstünden geçeceği sırada yolun sağ tarafından bir aracın yavaşladığını gördüğünü, aracın sinyalinin yandığını, kendisinin de sol şeride geçtiğini, sol şeride geçerken de önünde yavaşlayan araçtan dolayı yavaşladığını, önündeki aracı sol şeritten geçeceği esnada küt diye bir ses duyduğunu ve 10 -15 metre sonra aracı sağa çekip durduğunu, şahsa önden çarpmadığını, sağındaki aracı sollarken şahsın aracına sağ yandan araca çarptığı ifade etmiştir. Dava konusu maddi olaya ilişkin Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/10494 Soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen 15.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile meydana gelen kazanın oluşumunda yaya ...'un 2918 sayılı KTK'nın 68/b-3. ve KTY'nin 138/b-3. Maddelerindeki kuralları ihlal ettiği belirtilerek asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiş, yapılan soruşturma neticesinde davalı sürücü ...'ın kusuru bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, karara yapılan itiraz üzerine Kırıkkale Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27.02.2023 tarih ve 2022/7138 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, kazanın davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı ...'ın maliki olduğu diğer davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Alpaslan Türkeş Bulvarı Ankara istikametinden Saray istikametine doğru seyir halindeyken, köpeğin hamle yapması üzerine bir anda yolun sağ dış tarafından koşarak yola giren ...'un sağ şeritteki plakası tespit edilemeyen aracın önünden koşarak sol şeritte seyir halinde olan davalı sürücü ... idaresindeki araca sağ ön yan taraftan çarparak yere düştüğü kaza tespit tutanağı, soruşturma aşmasında alınan kolluk beyanları ve olay yeri görüntüleri içerir CD izleme tutanağı ile tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında alınan ve olay anına ilişkin görüntü kamerası kayıtları da değerlendirilmek suretiyle tazim edilen kusur raporu ile davalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken, sağındaki şeritte de başka bir aracın olduğu esnada, yolun sağ dış tarafından yol kenarında bulunan başıboş köpeklerin saldırması sonucu koşarak yola giren ...'un sağ şeritteki aracın önünden koşarak sol şeritte seyir halinde olan davalı sürücü ... idaresindeki araca sağ ön yan taraftan çarparak yere düştüğü, araç sürücüsünün olay yerinde yüksek hızla seyir halinde olmadığı gibi sağında araç da olduğu halde köpeklerden kaçan ve koşarak yola giren yayayı önceden görme imkanı da bulunmadığı gibi yayaya da çarpmayıp yayanın kendisinin idaresindeki aracına çarptığı belirtilerek kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında düzenlenen kusur raporu ile uyumlu şekilde davalı sürücünün kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; kazanın kamera kayıtlarına göre yol kenarında yürümekte iken başıboş köpeklerden kaçmak için yola doğru koşan yaya ...'un araca çarpması şeklinde gerçekleştiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığının dosya kapsamına göre belirlendiği, olay nedeniyle davalı dışında başkaca kusurlu olanların olup olmamasının bu davanın konusu olmaması nedeniyle kusur raporlarının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, kazanın olay yerinde bulunan köpeğin davacıya saldırması ile korkan davacının bir anda kontrolsüzce yola çıkması neticesinde gerçekleştiğinin anlaşılmasına, olay sırasında davalı sürücünün sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması nedeniyle sürücü belgesi bulunmadığı sabit ise de geçerli bir sürücü belgesinin bulunmaması idari yaptırım uygulanması gerektiren bir hal olup sürüş kusuru olarak veya illiyet bağını kesen bir hal olarak nitelendirilemeyecek olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00-TL istinaf harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.