Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/974 E. 2025/1010 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/974
- Karar No
- 2025/1010
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/974 KARAR NO : 2025/1010
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2024 NUMARASI : 2023/300 ESAS - 2024/355 KARAR DAVA KONUSU : İtirazın İptali KARAR YAZIM TARİHİ : 15.05.2025
İSTEM: Davacı vekili, davacı idarenin yetkili personeli tarafından, 21.05.2019 tarihinde dava dışı müteveffa ... adına kayıtlı 3626 numaralı aboneliğin bulunduğu ve davalının maliki olduğu ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde yapılan kontrolde, aboneliğe ait olan ... Marka 5066491 seri numaralı ön ödemeli sayacının yerinde olmadığı, bu sayaç yerine davacı idare kayıtlarında yer almayan, ... Marka 872 m2 endeksli bir sayacın davacı idareden izinsiz bir şekilde takıldığı ve bu kayıtsız sayaçtan aynı yerde bulunan 5 ayrı işletmeye su verildiğinin tespit edilmesi üzerine, kayıtsız sayaç davacı idare personeli tarafından sökülerek kaçak su kullanımına son verilmiş olduğunu, tutanak tarihinden sonra söz konusu aboneliğin 24.05.2019 tarihinde yapılan başvuruya istinaden davalının kiracısı olan dava dışı ... adına devir olunduğu, abone olarak görünen ...'ın ölüm kaydının bulunması nedeni ... Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğinin Müşterek ve/veya müteselsilen sorumluluk başlıklı 35/2. maddesi “Taşınmaz maliki veya intifa hakkı sahibi, kiracısının İdareye abone olmasını sağlamakla yükümlüdür. Aksi halde taşınmaz sahibi veya intifa hakkı sahibi, abone olunmaksızın kullanılan her türlü su ve/veya atıksu vb. borçlardan fiili kullanıcı ile birlikte müşterek ve/veya müteselsilen sorumludur.” hükmü uyarınca taşınmazın maliki olan davalı adına, aboneliğin 6360 sayılı Kanun gereğince davacı idareye devir edildiği 31.03.2014 tarihinden tutanağın tutulduğu 21.05.2019 tarihi arası dönemde işletme fiilen kullanıldığı halde su yüklemesi yapılmadığı tespit edilen 1877 gün esas alınarak 54.253,34TL tahakkuk ettirilmiş olduğunu, tahakkuk ettirilen su bedelinin gönderilen ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek; alacağın tahsili amacıyla başlatılan Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6624 esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, görev ve yetki ilk itirazında bulunarak, davalının sadece tapu maliki olduğunu, davacı idare ile arasında herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığını, kaçak su kullanımının hukuki niteliğinin haksız fiil olduğunu, bu fiilden ancak fiili gerçekleştirenlerin sorumlu tutulabileceğini, davalının sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir yasal düzenlemenin mevcut olmadığını, davacı idarenin kaçak su kullananları tespit etmesine rağmen doğrudan davalıdan talepte bulunmasının anlaşılır olmadığını, davaya konu aboneliğin kurulu bulunduğu işletmeyi kullandığı tespit edilen kişiler ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut olmadığını, davaya konu aboneliğin kurulu bulunduğu işletmenin davalı tarafından kimseye kiraya verilmemiş olduğunu, davacı tarafından iddia edilen kira sözleşmesinin davalının beyanlarına göre sahte imzayla düzenlenmiş olabileceğini, müteveffa abone ...'ın 2015 yılında vefatından bir kaç yıl öncesinden başlamak üzere taşınmazın uzun süre kim olduğunu asla bilemediği birilerinin işgalci olarak faydalandıklarını, kendisinin 1940 doğumlu olduğunu ve yaşının da çok ilerlemiş olması sebebiyle bunlarla baş edemeyeceğini düşündüğünden bu işgalcilerle mücadele edemediğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir. MAHKEME: "Tüm dosya kapsamı itibari ile; davalının tutanağa konu yerde herhangi bir aboneliğinin bulunmadığı, mevcut aboneliğin de dava dışı ...'a ait olduğu, her ne kadar davacı yan tapu maliki olarak davalının kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğunu iddia etmişse de, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre, davacı çalışanlarının kaçak elektrik kullanımını yapan kişiyi bizzat tespit etmeleri gerektiği, olayımızda, denetim sırasında kaçak elektriği dava dışı 3. kişinin kullandığının sabit olduğu, davalının herhangi bir kullanımının olmadığı, kaldı ki aboneliğinin de kendi adına olmadığı bu suretle davalının abone yada fiili kullanıcı olduğu davacı tarafça ispatlanamadığı," gerekçesiyle, "Açılan davanın REDDİNE" karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, yukarıda "istem" kısmında yer verilen iddialarına ek olarak, 3626 numaralı abone sahibi olarak görünen ...’ın ölüm kaydının bulunması nedeni ile taşınmazın maliki olan davalı adına kaçak su kullanım bedeli tahakkuk ettirilmiş olduğunu, abonelik başvurusu sırasında kira sözleşmesinin aslını almasının mevzuat gereği zorunlu olmadığından, yargılama sırasında sunulmasının mümkün olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE: Dava, kaçak su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borçtan ötürü başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; ... Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğinin Müşterek ve/veya müteselsilen sorumluluk başlıklı 35/2. maddesi “Taşınmaz maliki veya intifa hakkı sahibi, kiracısının İdareye abone olmasını sağlamakla yükümlüdür. Aksi halde taşınmaz sahibi veya intifa hakkı sahibi, abone olunmaksızın kullanılan her türlü su ve/veya atıksu vb. borçlardan fiili kullanıcı ile birlikte müşterek ve/veya müteselsilen sorumludur.” hükmünü içermektedir. Davalı, uyuşmazlığa konu kayıtsız sayaçtan su kullanımı yapılan taşınmazın malikidir. Yukarıda yer verilen Yönetmeliği'nin 35/2. maddesi gereğince, kullanılan kaçak su bedelinden, kaçak kullanım yapan gerçek ve tüzel kişiler ile birlikte taşınmaz maliki de sorumludur. Öte yandan davalı malik, 21.05.2019 tarihli kaçak ve/veya usulsüz su kullanımı tutanağı ile tespit edilen fiili kullanıcıların, taşınmazı rızası ve bilgisi dışında (işgalci) olarak kullandıklarını ispat edebilmiş değildir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; öncelikle tutanağa dayalı olarak tahakkuk ettirilen borç sebebiyle tüm belge ve deliller toplanmalı, konusunda uzman bilirkişi ve/veya oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacının, davalı taraftan isteyebileceği kaçak ve ek tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte olan ... Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, Kanun yolu ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu çerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/04/2024 tarih ve 2023/300 Esas - 2024/355 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde davalıya iadesine 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca davalıya iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/05/2025 günü oy birliği ile karar verildi.